Atla

Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat


Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat

Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat

Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat

Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat, Tapu İptali Ve Tescil Davasında Husumet, Tapu İptali Ve Tescil Davasında Zamaaşımı, Tapu İptali Ve Tescil DavasındaTanık, Tapu İptali Ve Tescil Davasında Süre, Tapu İptali Ve Tescil Davasında Görevli Mahkeme

YARGITAY KARARI:TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINDA İSPAT

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas:  2014/3448 Karar: 2015/208 Karar Tarihi: 12.01.2015

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ - DAVACININ DAVASINI HUKUKİ SEBEPLERDEN HANGİSİNE DAYANDIRDIĞININ AÇIKLATTIRILARAK OLUŞACAK DURUMA GÖRE DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİ - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Davacının davasını hukuki sebeplerden hangisine dayandırdığının açıklattırılması ve dayanılan dava sebebine göre taraf teşkilinden sonra taraf delillerinin toplanması, bundan sonra oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus açıklattırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. (4721 S. K. m. 713)

Karar: Davacılar vekili, TMK. 713/2 maddesi uyarınca dava konusu 62 ada 19 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edenler adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Kanun maddesinde de açıkça yazılı olduğu üzere, yazılı her üç neden ayrı davaların konusudur.

Kanun maddesinde yazılı her üç neden İSPAT KOŞULLARI nedeniyle ayrı davaların konusudur. Bu nedenle öncelikle davacının davasını TMK'nun 713/2 maddesinde bulunan hukuki sebeplerden hangisine dayandırdığının açıklattırılması ve dayanılan dava sebebine göre taraf teşkilinden sonra taraf delillerinin toplanması, bundan sonra oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus açıklattırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

YARGITAY KARARI:TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINDA İSPAT

T.C. YARGITAY 16.Hukuk Dairesi Esas:  2014/14257 Karar: 2014/14066 Karar Tarihi: 27.11.2014

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - DAVANIN 6100 SAYILI YASANIN YÜRÜRLÜK GÜNÜNDEN SONRA AÇILMIŞ OLMASI NEDENİYLE DAVAYA BAKMANIN SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVİNE GİRMEDİĞİ - GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞU

ÖZET: Davanın 6100 sayılı Yasa'nın yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmemektedir. 6100 sayılı kanun maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. (6831 S. K. m. 2) (6100 S. K. m. 1)

1993 yılında kesinleşen kullanım kadastrosu sonucunda, Karaçulha Köyü çalışma alanında bulunan, 5741 parsel sayılı 3.927,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Y. oğlu A. K.’ın zilyetliğinde bulunduğu şerh verilerek Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2011 yılında Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla beyanlar hanesine (A) harfli bölümün F. K. ve müşterekleri, (B) harfli bölümün A. K. kullanımında bulunduğu şerhi verilmiştir. Davacı A. K. taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişme konusu 5741 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün davacı A. K.’ın fiili kullanımında bulunduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, O. K. vekiliyle Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen kullanım kadastro tutanağına karşı, tapu kaydının beyanlar hanesine davacının fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemine yöneliktir. Bu nitelikteki davalar, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine ilişkin taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazineye ve varsa lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı fiili kullanım iddiasının ispat yükümlülüğünü içerdiği ve zilyetliğin korunması davasından farklı olarak tapu kaydının beyanlar hanesinde esaslı değişiklik yapılması sonucunu doğurduğundan çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilemez. Bu durumda 6100 sayılı Yasa'nın yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmemektedir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden O. K.'a iadesine, 27.11.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ZEMZEM YEŞİLKAYA -
    7 Ağustos 2016

    Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat Konuyla ilgili bilgi verirseniz ona göre bir yol izlemek isterim teşekkür ederim iyi çalışmalar.

    Cevapla
  • DUHAN CİHAN -
    14 Kasım 2016

    Tapu İptali Ve Tescil Davasında İspat Bu davanın Masrafı ne kadar? Bu dava maliyetli mi bilgi verirseniz sevinirim.

    Cevapla
Yorum Bırak