Tazminat Davaları

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Tazminat Hukuku  > Tazminat Davaları

Tazminat Davaları

Tazminat Davası Açma

Tazminat Davası Açma

Tazminat Davası  Nedir yada neden açılır. Tazminat her konuda zarar görülmesi, haksız eylem ve haksız fiil nedeniyle zarar görmesi nedeniyle dava açma hakkına sahiptir.

Tazminat konusunda maddi olarak kaybı ve zararı varsa, maddi tazminat, manevi zarara uğramış ve üzüntü duymuş ise manevi tazminat olmak üzere dava açma hakkına sahiptir. Tazminat hangi konularda talep edilir sorusuna örnek verilecek olursak.

Boşanma davası tazminat davası açma;  Boşanmaya sebep olayda aldatma varsa, yada hakaret tehdit görmüş ise yada boşanma nedeniyle evlilikteki mefaatleri zarara uğramış ise boşanma davası ile birlikte davada maddi ve manevi tazminat istenebilir.

Trafik kazası sonucu tazminat davası açma; Trafik kazası sonucunda kişi yaralanmış yada vefat etmiş ise yada Trafik kazası sonucu kusuru olmadığı halde aracında meydana gelen hasar nedeniyle aracının değerinin kaybetmesi nedeniyle tazminat istenebilir.

Trafik kazası yaralanmalarında iş gücü kaybında oluşan tazminat, kol, bacak, göz vb. gibi uzuv kaybından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptirler.

Vefat durumunda mirasçılar, destek yoksun kalmaları nedeniyle maddi tazminat, duydukları üzüntü ve eksiklikten dolayı manevi tazminat isteyebilirler. Manevi tazminatı sadece mirasçıları değil, anne, baba, kardeş, eş ve çocuklarda talep edebilirler.

İş Hukuku tazminat davası açma; İş hukuku kanundan kaynaklı işçi ile işveren arasında ki sözleşme nedeniyle haksız fesihlerde kıdem, ihbar, fazla mesai ve diğer tazminat talepleri için dava açma hakkına sahiptir. Bunun yanında İş yaptığı esnada sigortalı olarak işverenin yeterli tedbirler almamasından kaynaklı olarak iş kazası geçirmesi sonucu iş gücü kaybında oluşan tazminat, kol, bacak, göz vb. gibi uzuv kaybından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptirler.

İşçi Vefat etmiş ise, mirasçıların dava açma hakkı vardır. Bu tazminat davaları destek yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat, duydukları üzüntü ve eksiklikten dolayı manevi tazminat isteyebilirler. Manevi tazminatı sadece mirasçıları değil, anne, baba, kardeş, eş ve çocuklarda talep edebilirler.

Diğer tazminat davası açma taleplerini oluşturacak diğer konulardan bahsedecek olursak, kişiye hakaret veya tehdit edilmesi, kişilik haklarına saldırı ve birçok nedene dayanarak tazminat davası açma talebi olabilir.

Tazminat davası açma ve tazminat talepleri, açılmış mahkemece konun uzmanı bilirkişilere inceletme yaptırılarak tazminat konusunda haklı olup olmadığınız tespit edilir. Bu tespit sonucu uğranılan zarar,duyulan üzüntü, sosyal çevre, gelir ve yaşam düzeyi gibi birçok konu incelemede esas alınarak tazminat miktarına karar verilir.

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – DAVACININ KİŞİLİK HAKLARINA DİĞER BİR ANLATIMLA MADDİ VE MANEVİ VARLIĞINA KARŞI BİR SALDIRI GERÇEKLEŞTİĞNİN KANITLANADIĞI

Manevi tazminata hükmedebilmesi için kişilik haklarına saldırıda bulunulması, olayda haksız fiil unsurlarından hukuka aykırılığı ortadan kaldıracak bir nedenin mevcut olmaması gerekir. Kişilik haklarının ihlal edilmesinden söz edilebilmesi için söz konusu unsurun kin ve garezle karşı tarafa zarar verme amacıyla yapılması şarttır.

Dava konusu olayda, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini gösteren delil ve emare bulunmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

BOŞANMA DAVASI – DAVACI ERKEĞİN EŞİNE ŞİDDET UYGULADIĞI BİRLİK GÖREVLERİNİ İHMAL ETTİĞİ TARAFLARIN ALMAYI KARARLAŞTIRDIĞI EVİN TAPUSUNUN ERKEK TARALINDAN EŞİNDEN HABERSİZ ANNESİNİN ADINA ALINDIĞI – BOŞANMADA KADININ KUSURUNUN OLMADIĞI – DAVACI KADINA TAKDİR EDİLEN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATIN YERİNDE OLDUĞU.

ÖZET: Davalı-karşı davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı, birlik görevlerini, ihmal ettiği, tarafların almayı kararlaştırdığı evin tapusunun erkek taralından eşinden habersiz annesinin adına alındığı, mevcut olaylara göre evlilik birliği eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur.

Ne var ki bu sonuca ulaşmada davalı-karşı davacı erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, kadına atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davacı kadının davasının kabulü ile davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.

Tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ve ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

TAZMİNAT DAVASI – HAKİM TAKDİR HAKKINI KULLANIRKEN ÜLKENİN EKONOMİK KOŞULLARI TARAFLARIN SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLARI PARANIN SATIN ALMA GÜCÜ, TARAFLARIN KUSUR DURUMU OLAYIN AĞIRLIĞI İŞÇİNİN YAŞI OLAYIN OLUŞ BİÇİMİ GİBİ ÖZELLİKLERİ GÖZ ÖNÜNDE TUTMASI

Madde 31- “(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.”;

Madde 144- “(1) Tahkikat aşamasında mahkeme, her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip, davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir”;

Madde 169- “(1) Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir.

(2) İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur…” hükümleri dikkate alınarak davacı asilin olayın oluşu hakkında isticvabının yapılması ve olayın oluş şekli tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra kusur raporlarına itibar edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi ve gerekirse toplanan tüm deliller ile birlikte kusur raporu alınması gerekliği .

TAZMİNAT DAVASI – BİR MOTORLU ARACIN KATILDIĞI BİR KAZADA BİR ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN UĞRADIĞI ZARARDAN DOLAYI BİRDEN FAZLA KİŞİ TAZMİNATLA YÜKÜMLÜ BULUNUYORSA BUNLARIN MÜTESELSİL OLARAK SORUMLU TUTULACAĞI

Trafik kazası meydana geldiği ve minibüste yolcu olarak bulunan davacı B. E.’un yaralandığı, bu yaralanmasından ötürü %2,l oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, ayrıca iyileşme süresinin 3 ay olduğu, tarafların sosyal-mali durumları olayın oluş şekli,

Davacının olaydan sonra geçirmiş olduğu tedavi ve muayenenin süresi nazara alınarak maddi tazminat talebi yönünden davanın tamamen (feragat edilen kısım hariç) manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Konuyla bağlantılı İş kazası tazminat davası nasıl açılır hakkındaki makaleyi okuyabilirsiniz.

Tazminat Davası Açma | Sıkça Sorulan Sorular

TAZMİNAT DAVASI - MÜDÜRLERİN 2016 YILINDA ŞİRKET BİLANÇOLARINDA DAHA ÖNCEKİ YILLAR İÇİN YER ALAN KİRA MİKTARINDAN DAHA FAZLA ŞİRKET ALEYHİNE TAKİP YAPILMASINA RAĞMEN BUNA İTİRAZ ETMEYEREK ÖZEN VE BAĞLILIK YÜKÜMÜNÜ AĞIR BİR ŞEKİLDE İHLAL ETTİĞİ - İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ

ÖZET: TTK 625. ve 626.maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Şirketin muhasebesinin finansal denetiminin oluşturulmasında genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesinden sorumludurlar.

Genel kurul toplantısının hazırlıklarını yaparak, genel kurul toplantı çağrısını yapmak müdürün devredilmez görevleri arasındadır. Davalı bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Ayrıca şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmasından da sorumludur. 2016 yılında şirket bilançolarında daha önceki yıllar için yer alan kira miktarından daha fazla şirket aleyhine takip yapılmasına rağmen buna itiraz etmeyerek özen ve bağlılık yükümünü ağır bir şekilde ihlal etmiştir. Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

TAZMİNAT DAVASI - HAVAYOLU TAŞIMASI SIRASINDA KAYBOLAN BAGAJ NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ - MAHKEMECE KAYIP TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZE HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ - FAİZ İSTEMİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZ OLDUĞU

ÖZET: Dava, havayolu taşıması sırasında kaybolan bagaj nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin tarihinde ….yolculuğunu davalıya ait uçakla yaptığını, davalıya teslim edilen .. adet bagajın kaybolduğunu, başvurular sonucunda bu bagajlardan birinin geri verildiğini, ancak diğer bagajının teslim edilmediğini,

Müvekkilinin başvuru ve taleplerine davalının ilgisiz kalarak oyalama yoluna gittiğini, talepleri iki ay sürüncemede bıraktığını, kayıp bagajın içinde eşyaların, çocuklar ve torunlar için alınan hediyelerin, işitme cihazının bulunduğunu, cihazın bulunacağı düşüncesiyle müvekkilinin yeni işitme cihazı almadığını, kayıp nedeniyle manevi zarar da gördüğünü ileri sürerek şimdilik …TL maddi, …TL manevi tazminatın kayıp tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacıya ait bagajın …tarihinde davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından davacıya iade edilmediği hususunda ihtilaf bulunmamakta olup davacı, dava ve ıslah dilekçesinde uğradığı zararın kayıp tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Bu durumda mahkemece kayıp tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

TAZMİNAT DAVASI - HAKSIZ EYLEM - OLAY TARİHİ - OLAYIN GELİŞİMİ - DAVALININ SARF ETTİĞİ SÖZLER - DAVACININ YARALANMA DERECESİ - DAVACI YARARINA HÜKMEDİLEN MANEVİ TAZMİNAT MİKTARININ FAZLA OLDUĞU - DAHA ALT DÜZEYDE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Dosya kapsamından, olay tarihi, olayın gelişimi, davalının sarf ettiği sözler, davacının yaralanma derecesi ve ilgili ilkeler nazara alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmelidir, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Ayruca Dosya kapsamından; yargılama sırasında davacının dava konusu olay nedeni ile yaralanmadığını keza maddi tazminat talebinin de bulunmadığını beyan ettiği, bu şekildeki beyan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince talep sonucunun daraltılması mahiyetinde olup, feragat niteliğinde olduğundan davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olduğu; ancak hüküm kısmında, bu hususun eksik bırakılarak kabul veya redde ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

TAZMİNAT DAVASI - HAKSIZ EL KOYMA - DAVACININ YURT DIŞINDAN İTHAL ETTİĞİ MALLARIN DENETİM VE KONTROLÜNÜ GEREKTİĞİ GİBİ YAPMADIĞI - DAVACININ ZARARIN OLUŞMASINDA MÜTERAFİK KUSURUNUN BULUNDUĞU - TAZMİNATTAN UYGUN MİKTARDA İNDİRİM YAPILMASI GEREĞİ

ÖZET: Davacının, yurt dışından ithal ettiği malların denetim ve kontrolünü gereği gibi yaparak evrak üzerindeki nitelik ve model yılının fiziki durumu ile uyuşup uyuşmadığını tam olarak tespit ettikten sonra yurda girişini yapması gerekirken,

İthalatçı firma olarak üzerine düşen denetimleri yapmaması zararın oluşmasında davacının müterafik (bölüşük) kusurunu oluşturmaktadır. Mahkemece, hesaplanacak tazminattan olay tarihinde yürürlükte bulunan kanun maddesi gereğince uygun bir indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

0 Yorum

Yorum Bırak