Tehdit Suçu Tazminat | Ankara Avukat

Tehdit Suçu Tazminat

Tehdit Suçu Tazminat

Tehdit Suçu Tazminat Davası Nasıl Açılır? Tehdit sebebiyle tazminat davası açılması kişilik haklarının korunmasına ve hayat hakkının temin edilmesine yönelik olarak açılacak dava çeşididir.

Tehdit suçu esas olarak Türk Ceza Kanunu’nda yer almakta ve kişinin malına veya canına saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilen kişinin cezalandırılması öngörülmektedir.

Bununla birlikte tehdit suçu kişinin korkutulması, iç huzurunun engellenmesi gibi birtakım haklarında ihlali anlamına geleceğinden tehdit suçunu işleyen aleyhine dava açarak uğranılan zararın tazmin edilmesini isteme hakkı söz konusudur.

Tehdit suçu tazminat davası diğer tazminat davalarından farklı şekilde açılmakta ve yürütülmektedir. İş kazası, trafik kazası, doktor kusuru gibi tazminat davalarında davalının vermiş olduğu somut bir zarardan söz edilmekteyken tehdit suçunda mağdura saldırı gerçekleştireceğinin bildirilmesi ve davacının korkutulması yeterli görülmekte ve davacının uğradığı duygusal çöküntünün ve korkunun hükmedilecek tazminatla hafifletilmesi amaçlanmaktadır.

Tehdit Suçunun Cezası Ne Kadardır?

Tehdit suçundan tazminat davası açılmadan önce tehdit suçunu işleyen kimseye yönelik olarak ceza davası açılması için kolluk kuvvetlerine ya da cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunmakta yarar vardır. Çünkü ceza davası açılarak tehdit suçunun ispatlanması kişisel haklara saldırıda bulunulduğunun ispatlanması için en önemli aşamadır.

Suç duyurusunda bulunulup tehdit suçunu işleyen aleyhinde yeterli şüphe bulunması halinde cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek asliye ceza mahkemesine dava açacak ve bu yargılama sonucunda tehdit eden hapis ya da adli para cezasına çarptırılacaktır. Tehdit eden kimse cezaevine girmese bile tehdit suçundan dolayı tazminat davası açmak mümkündür.

Mesajla tehdidin cezası 2019 ne kadardır sorusu oldukça merak edilmektedir. TCK’da düzenlenen tehdit suçunun basit şekilde karşı tarafın malına zarar vereceğinden bahisle işlenmesi halinde TCK 106/1 maddesine göre 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörülmektedir.

Ayrıca tehdit suçunun nitelikli şekilde işlenmesi halinde ise TCK 106/2 maddesine göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı öngörülmüş olup mahkumiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi tehdit eden aleyhine karar alındıktan sonra tazminat davası açılması isabetli olacaktır.

Tehdit Suçu Tazminat Davası Nasıl Açılmalıdır?

Tehdit suçu tazminat davası tehdit suçunu işleyen kimsenin meydana getirdiği manevi zararlara, korku ve huzursuzluk durumlarına karşı tazminat dilekçesi örneği ile mahkemeye başvurmak suretiyle gerçekleşmektedir.

Dava dilekçesinde aleyhte dava açılan davalı tehdit suçundan dolayı alınan mahkumiyet kararı almışsa eklenmeli sonuçlanmış bir dava yoksa suç duyusunda bulunulduğu ifade edilmelidir. Genellikle tazminat taleplerinde mahkemeler ceza davasının sonucunu beklemekte ve ceza davasının sonucuyla orantılı tazminat taleplerine cevap vermektedirler.

Tehdit suçu tazminat davası açılırken tazminat tutarı oranında nispi harcı adliyeye yatırılması zorunludur. Bu tutarın yatırılmaması halinde dava açılamamaktadır. Bu sebeple çekilen manevi acılarla orantılı tazminat talebinde bulunulmalıdır.

Manevi olarak uğranılan zarar dava dilekçesinde detaylarıyla anlatılmalıdır. Çekilen sıkıntıların, huzursuzlukların, tehditten dolayı duyulan korkuların manevi tazminat davası miktarının belirlenmesinde göz önüne alınacağı unutulmamalıdır.

Gerek tehdit suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulmasında gerekse de açılacak manevi tazminat davasında bu alanda deneyimli avukatlık bürolarıyla çalışılması ve avukatlık desteği alınması uğranılan zararların istenilen düzeyde tazmin edilmesine ve davaların hızlı bir biçimde sonuçlanmasına yardımcı olacaktır.

Tehdit Suçu Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Neresidir?

Tehdit suçu tazminat davasında görevli ve yetkili mahkeme davalı veya davacının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemeleridir. Tehdit suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulmaması ya da ceza davası açılmaması halinde tazminat talepleri olumsuz cevaplanabileceğinden tehdit suçuyla ilgili ceza yargılaması yapıldıktan sonra tazminat davası açılması daha tercih edilebilir bir durumdur.

Tehdit Eden Kişiden Tazminat Talep Etmek

Tehdit Suçu Tazminat, Kişiler genel olarak kendilerine uygun bir yaşam tarzı istemekte, kendilerinden olmayan kişileri yok etme ya da tehditlerle yıldırma politikası izleyerek sindirmeye çalışmaktadırlar. Tehdit ya da şantaj her konuda olabilir.

Öğrenilmesini istemediğiniz bir sırrınızı bir başkasına söylemekle size şantaj yapan kişi beğenmediğiniz bir fotoğrafı ifşa etmekle de şantaj yapmış olacaktır.

Aynı şekilde ruhsal anlamda sizi etkileyecek şekilde canınızla ya da malınızla ilgili tehditlere maruz kalmak da tehdit için bir dava unsuru olabilir.

Tehdit ve şantaj davası açmak için her davada olduğu gibi elinizde deliller olmak zorundadır. Örneğin kişi sizi ölümle tehdit ederken aramışsa ve bunu telefonda söylüyorsa sesini kaydedebilirsiniz, mesaj atıyorsa mesajları delil olarak sunabilirsiniz.

En önemlisi de bir kamera önünde sesler duyulacak şekilde tehdit alıyor ya da şantaj ediliyorsanız bütün bu delillerle bir tazminat davası açma hakkınız doğacaktır. (Tehdit Suçu Tazminat)

Tehdit ve Şantaj Tazminatını Diğer Tazminatlardan Ayırılması

Araba değer kaybı tazminatı, işten haksız yere çıkarılma durumunda kıdem tazminatı, işe başlatmama tazminatı gibi tazminat türlerinde dava direkt olarak tazminat talebiyle açılacaktır.

Ama tehdit ve şantaj davalarında durum çok farklıdır. Şantaj insan onurunu küçük düşüren ruh haline zarar veren aşağılık bir eylemdir. Aynı şekilde tehditte de kişinin kişisel haklarına zarar verme sonucu yattığından bir cezadır.

Bu nedenle tehdit edilme ve şantaja maruz kalma durumlarında önce ceza mahkemelerine ceza davası açılmalıdır. Çünkü tehdit ve şantaj tazminatla son bulacak mağduriyetler değildir. İlk olarak size zarar vermek için sizi tehdit eden kişinin ceza alması gerekir.

Ceza davası devam ederken dilediğiniz tazminat miktarını karşı tarafında ödeme gücünü göz önüne alarak avukatınızla belirleyerek mahkemeye sunmanız yeterlidir.

Mahkemenin son celsesinde ceza kararıyla birlikte hakimin sizin tazminat talebinizi haklı görmesi halinde tazminat tutarı da karar yansıtılacaktır. Bazı tehdit ve şantaj davalarında ceza alan kişi tehditte bulunduğu kişiye yaklaşmama ya da aynı mahalleye girememe gibi cezalar alacaktır. Alınan cezalar toplum hizmeti şeklinde bile olsa tazminat hakkınız her zaman bulunur. (Tehdit Suçu Tazminat)

Tehdit Suçu Tazminat | Sıkça Sorulan Sorular

TEHDİT SUÇU – DOSYA KAPSAMI İLE BAĞDAŞMAYAN ANLATIM

ÖZET: Kamu görevlisine hakaret suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilirken sanığın aynı hakaret eylemi ile birden fazla kamu görevlisi mağdura karşı aynı suçu işlemesi nedeni ile,

TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile bağdaşmayan anlatım ile sanığın değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu işlediğinden bahisle ceza artırımı yapılması suretiyle,

Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34 ve 230. maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla; bu nedenlerle Anayasa’nın 141 ve CMK’nın 34 ve 230. maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün,

CMK’nın 280/1-b, 289/1-g maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

TEHDİT SUÇU – SUÇUN İŞLENDİĞİ ZAMAN YÜRÜRLÜKTE BULUNAN KANUN İLE SONRADAN YÜRÜRLÜĞE GİREN KANUNLARIN HÜKÜMLERİ FARKLI İSE FAİLİN LEHİNE OLAN KANUN UYGULANIR VE İNFAZ OLUNUR HÜKMÜ.

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK’nun 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK’nun maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında;

TCK’nun maddesindeki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek,

Anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK’nun Maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

TEHDİT SUÇU – TANIĞIN SORUŞTURMA EVRESİNDE VE DURUŞMA SIRASINDA VERDİĞİ BEYANLARININ ÇELİŞMESİ – TANIĞIN ANLATIMLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ GİDERİLEMEDİĞİ TAKDİRDE YÖNTEMİNCE İRDELENİP HANGİ ANLATIMIN HANGİ NEDENLE ÜSTÜN TUTULDUĞUNUN AÇIKLANMASI GEREĞİ.

ÖZET: Tanığın soruşturma evresinde ve duruşma sırasında verdiği beyanlarının çelişmesi karşısında tanığın anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

Soruşturma evresinde alınan ifadesinde, müşteki sanık …….’nun, müşteki sanık …’’ya yönelik “dışarıya çık yoksa seni öldüreceğim sana iki dakika mühlet veriyorum çık git evimden.” şeklinde sözler söylediğini belirten ve müşteki sanık … …’nun “mutfaktan eline ekmek bıçağı aldı elinde bıçağı gördüm” diyen …’nin, mahkemedeki anlatımında önceki ifadesiyle çelişir biçimde tehdit içerikli sözlerden bahsetmeyişi ve tehdit olayına ilişkin “bir şey görmediğini” beyan etmesi karşısında,

Adı geçen tanığın anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile karar verilmesi.

TAZMİNAT DAVASI – DAVACI YARARINA HÜKÜMDE BELİRTİLEN MİKTARDA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ YERİNDE OLDUĞU – DAVALININ İSMİNİN MÜKERRER OLARAK SEHVEN İKİ KEZ YAZILMIŞ OLMASININ MAHALLİNDE GİDERİLEBİLECEK MADDİ HATA NİTELİĞİNDE BULUNDUĞU.

ÖZET: Dosya kapsamı, belgeler, beyanlar, dosya içerisinde bulunan ceza dosyası içeriği, olay tarihi, olayın gelişim şekli, tarafların sosyal ve ekonomik dikkate alındığında, davacı yararına hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata hükmedilmesi yerindedir. Yerel mahkemece, gerekçeli karar başlığında davalının isminin mükerrer olarak sehven iki kez yazılmış olmasının, mahallinde giderilebilecek maddi hata niteliğinde bulunduğu görülmüştür.

Bu itibarla, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, ceza dosyası içeriğine ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. (Tehdit Suçu Tazminat)

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri