Atla

Trafik Sigortası Eksik Ödeme Tazminatı Nasıl Alınır


Trafik Sigortası Eksik Ödeme Tazminatı Nasıl Alınır

Trafik Sigortası Eksik Ödeme Tazminatı Nasıl Alınır

Trafik Sigortası Eksik Ödeme Tazminatı Nasıl Alınır

Ülkemizde Trafik konusunda ki eğitim yetersizliği, Trafikte ki kural ihlallerinin takibi ve kontrolünün yetersizliği, en önemlisi Trafik uyarı ve işaretlerini yetersiz olması nedeniyle bir çok maddi, yaralanmalı ve ölümlü kazalar meydana gelmektedir. Bu kazalar nedeniyle bir çok insanımız dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle ya sakat kalmakta, yada vefat etmektedir. Bu durumda insanlarda derin manevi yaralar meydana gelmesinin yanında maddi kayıplarda yaşamaktadır.

Trafik Kazası Sonucunda Maddi Ve Manevi Kayıplar Nedeniyle Haklarımızı Bilmiyoruz

Trafik kazası sonra meydana gelen yaralanmalı ve ölümlü kazalarda ceza ve tazminat konularında haklarımızın bilinmediği Ülkemizde yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. Trafik sigorta şirketlerine ödenen prim miktarlarına karşılık olarak, Bu olaylardan dolayı Trafik sigortalarına başvuru ve tazminat talebinin çok düşük olduğu devlet verilerine göre beklentinin çok altında olduğunu göstermiştir.

Bu yapılan açıklamaya ek olarak, Trafik sigortasına Maddi tazminat nedeniyle yapılan başvurularda ise Trafik sigortasının kazaya uğrayan kişilere yada mirasçılar ödediği tazminat miktarı ise beklentilerin çok altında çıkmakta ve ödenmektedir.

 

Trafik Sigortası Eksik Ödeme Tazminatı Nasıl Alınır

Trafik Sigortası Aktüer Hesabı İle Dava Sonucu Bilirkişi Aktüer Hesabına Göre Çok Düşük Hesap Yapılmakta

Trafik kazalarında gerek Yargıtay kararlarında gerekse SGK hesaplamalarında gereksede Sigorta şirketlerinin Aktüer Hesabı farklı olup belli bir kural ve ortak bir formül bulunmamaktadır. Bu durumda da hesaplama ve tazminat miktarları farklı çıkmaktadır.

Örneğin dava durumunda bilirkişi hesaplarında, CSO - 1980 yaşam tablosu göz önünde bulundurulmaktadır. Bu tablo bizim vatandaşımızın yaşam özelliğine uymamasına rağmen kullanılmaktadır. Bu yaşam tablosuna göre de çok düşük tazminat hesaplanmaktadır.

Trafik Sigortası ise bu tablo dışında kendisinin belirlediği Aktüer hesabına göre Mağdur ve Mirasçılar teklifte bulunarak, düşük ve eksik miktarlarda ödeme yaparak "İbraname" almaktadır. İşte bu kısımda makalenin ana konusu ve sıkça sorulan ortak sorunun cevabı önem kazanmaktadır.

 

Soru: Trafik Kazası Sonrası "Sigortadan Tazminat Aldım" – "İbraname İmzaladım " "Trafik Sigortasının Eksik Ödeme Yaptığını Düşünüyorum" "Alabilirmiyim"

 

Cevap :  Ortak olan ve çokça sıkça sorulan bu soruya yukarda anlattığımız aktüer hesaplamalara göre eksik yapılan ödemeleri tekrar talep edilmesi ve dava edilmesi halinde " ALABİLİRSİNİZ".

Eksik ödenen bu tazminatının alınması içinde bazı şartların olduğunu söylememiz gerekmektedir. Yargıtay içtihatlarını incelediğimizde, "Sigortanın Eksik Ödeme Tazminatı" nedeniyle açılan davalarda ödeme tarihi, ödeme miktarı ve 2 yıl zamanaşım süresi konularına değinilmiştir.

 

Trafik kazasından dolayı eksik ödeme tazminatı nasıl alınır

Ödeme tarihi ile talep tarihi arasında geçen 2 yılın geçmiş olması hak kaybına neden olmaktadır. Ayrıca ödenen miktar gerçekten düşükmü bu konu yeni yapılan aktüer hesabına göre araştırılmaktadır. Verilen Yargıtay kararlarında örnek açıklama şu şekildedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun sorumluluğa ilişkin anlaşmaları düzenleyen 111.maddesinde yer alan “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacıya ödenen paranın avans niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Böylece bu ödeme ile borçlunun borcundan kurtulduğu, borcun söndüğü kabul edilemez. Davacıların eksik ödenen tazminatı talebe hakları bulunmaktadır. 

Yukarda verilen yargıtay kararında Sigortanın kendi aktüer hesaplaması ile ödenen miktarın avans olarak kabul edilmesi gerektiği kabul görmüştür. İmzalanan İbranamenin bu karara göre "ödemenin eksik olması sebebiyle" gerçerliliği kalmamıştır.

 

Soru : Trafik Kazalarında Kusurlu Kişi Maddi Ve Manevi Tazminat Alabilir Mi?

Cevap : Yargıtay kararları incelendiğinde kusurlu olsa dahi kusur oranına göre hatta tam kusurlu olsa dahi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Bu tazminatın sorumluluğu sigorta şirketininde olduğu belirtilmiştir.. Bu konuya örnek olması açısında yargıtayın kararında önemli açıklama bölümü şu şekildedir

Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir.

Tazminat Hesaplama Araçları

İş Kazası ve Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama


Aşağıdaki bilgileri doldurduktan sonra "Hesapla" butonuna basınız. Verileriniz alanında uzman personellerimiz tarafından değerlendirilecek ve size 24 Saat içerisinde dönüş yapılacaktır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacının, kardeşi olan sürücü C. T.'un sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu, sürücünün kaza anında 0,59 promil alkollü olduğu, davacının kardeşi olan sürücünün alkollü olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı yöne ait şeride girmesiyle kazanın gerçekleştiği, davacının ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracına bilerek binen davacının müterafik kusuru nedeniyle maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Trafik kazasının; davalıya ait aracın tespit edilemeyen nedenle damperli kasasının açılması sonucu kasanın baş kısımları ile yolda bulunan plaka tanıma sisteminin takılı olduğu demir çatı direklerine çarparak yola devirmesiyle oluştuğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazada araçların azami yüksekliği 4 mt kuralı ihlal edildiğinden ve beyanlarına göre kaza anında gürültü duyduğu kazadan 200 mt sonra durduğu halde damperi indirip yola devam etmesi nedeniyle %100 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumun da kasta yaklaşan bir kusur durumu olan ağır kusur olarak kabul edilmesi doğru değildir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle rücu şartlarının oluşamadığı göz önüne alınarak davalı ... hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma istemine ilişkindir. Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine göre davalı Güvence Hesabı'nın işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda sürücü tam kusurlu olsa bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı Güvence Hesabı sorumlu olacağına göre davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

 

Araç işleteni olan davalı ... A.Ş' nin çalışanı olan sürücünün kusurundan davalı işveren şirketin sorumlu olduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına; asıl ve birleşen davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesinde düzenlenen, uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açılmış olmasına; davacının manevi tazminat istemini sadece araç maliki ve işleteni olan davalılara yöneltip aracın kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ...'dan bu hususta talepte bulunmadığı, davacının maddi zararı yönünden alınan hesap raporundaki miktarın, davalı ... şirketi tarafından ödenen tazminat miktarının üzerinde olduğu hususları gözetildiğinde, davalı ... şirketi tarafından İMSS poliçesi kapsamında davacıya yapılmış manevi tazminat ödemesi bulunmamasına göre; davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davacının altmış gün işten güçten geri kalacak şekilde, davalının on gün işten güçten geri kalacak şekilde yaralandığı olayda ceza zamanaşımı süresi beş yıldır. Olayda gelişen durum bulunmayıp, dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporu uyarınca davacı vekili tarafından dava ıslah edilmiş, bozma ilamına uyularak ıslah dilekçesinin tebliğ edilmesi üzerine davalı şirket vekili süresi içerisinde ıslah zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği tarihe göre beş yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre, kısmi dava ıslah zamanaşımına uğramış olmaktadır. O halde mahkemece davada ıslah edilen kısım yönünden davalı şirket vekilinin ıslah zamanaşımı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak