Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit

Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit

Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit

Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit

ŞİKAYET DAVASI – İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN HACİZDE TERTİP KURALLARIN UYGUN OLARAK ALACAKLININ HACİZ TALEBİ İLE BORÇLUNUN İLİŞİLMEZLİK SAVUNMASINI TEST ETMEDİĞİ – MEMUR İŞLEMLERİNİN İPTAL EDİLMESİ – İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜ İLE YEREL MAHKEME KARARININ ORTADAN KALDIRILMASI

ÖZET: İcra müdürlüğü bu görevi yerine getirmek yerine her iki talebi red gerekçesine dönüştürmüş, mahkeme de müdürlük kararının gerçek ve doğruluğunu sınamadan alacaklının şikayetlerini red etmiştir. Bu redde yönelik istinaf haklıdır. Toplanan delillere göre yerel mahkeme kararını ortadan kaldırarak yeni bir hüküm verme imkanı bulunmaktadır.

Mevcut delillere göre icra müdürlüğü hacizde tertip kuralların uygun olarak alacaklının haciz talebi ile borçlunun ilişilmezlik savunmasının test etmemiştir. Bu sebeple 10.10.2016 ve 11.10.2016 tarihli müdürlük kararlarına yönelik şikayet haklıdır. Şikayet kabul edilerek mahkeme kararı ortadan kaldırılmalı dava kabul edilerek 10.10.2016 ve 11.10.2016 tarihli memur işlemleri iptal edilmeli, icra müdürlüğüne alacaklı talebinin hacizdeki tertip kuralları (nitelik ve nicelik yönünden) ve mal beyanına ilişkin kaideler nazara alınarak kabulü yönünde işlem yapılmalıdır.

5393 sayılı yasanın 15. Maddesine eklenen fıkranın 1. Cümlesinde yer alan “haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” kısmı iptal edilmiş ise de devamında alacak miktarını aşacak veya kamu hizmetini aksatacak şekilde yapılamaz dendiğini bu nedenle bütün taşınmazlar üzerine haciz konulması talebinin reddine borçlu tarafından bildirilen taşınmaz üzerine haciz konulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin 10.10.2016 tarihinde yeniden borçlu adına kayıtlı çok sayıda taşınmazı bildirerek haciz talebinde bulunduğu bildirdiği bankalara İİK 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep ettiği, aynı gerekçeler ile 11.10.2016 tarihinde talebin red edildiği anlaşılmıştır.

İcra müdürlüğü bu görevi yerine getirmek yerine her iki talebi red gerekçesine dönüştürmüş, mahkeme de müdürlük kararının gerçek ve doğruluğunu sınamadan alacaklının şikayetlerini red etmiştir. Bu redde yönelik istinaf haklıdır. Toplanan delillere göre Mahkememizin HMK 353/1b/3 maddesi gereğince yerel mahkeme kararını ortadan kaldırarak yeni bir hüküm verme imkanı bulunmaktadır.

Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit – Yargıtay Kararı

MENFİ TESPİT DAVASI – ÜÇÜNCÜ HACİZ İHBARNAMESİNİN DAVACIYA TEBLİĞ EDİLDİĞİ – HACİZ İHBARNAMESİNİN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN MENFİ TESPİT DAVASI AÇMASI İÇİN ON BEŞ GÜNLÜK SÜRE VERİLDİĞİ – HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRENİN GEÇMESİ

ÖZET: Yasal düzenleme uyarınca icra takibinde üçüncü kişi durumunda olan davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren menfi tespit davası açması için on beş günlük süre verildiği, bu sürenin hak düşürücü süre olduğu anlaşılmaktadır.

Üçüncü haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiği, eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının dava dilekçesinde açıkça menfi tespit isteminde bulunduğu hususu da gözetildiğinde davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

Eldeki dava; İİK 89/3. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.

İİK 89. maddesindeki yasal düzenleme uyarınca icra takibinde üçüncü kişi durumunda olan davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren menfi tespit davası açması için 15 günlük süre verildiği, bu sürenin hak düşürücü süre olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda üçüncü haciz ihbarnamesinin davacıya 24.09.2008 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 13.10.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının dava dilekçesinde açıkça İİK 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit isteminde bulunduğu hususu da gözetildiğinde davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Konuyu daha iyi anlamak için menfi tespit davası nasıl açılır konusu hakkında ki makaleyi okuyabilirsiniz.

Üçüncü Haciz İhbarnamesi Menfi Tespit | Sıkça Sorulan Sorular

MENFİ TESPİT DAVASI - KAMBİYO SENEDİNİN İBRAZ ANINDA DOLDURMAK KAYDIYLA BOŞ OLARAK DA LEHTARA VERİLEBİLECEĞİ - BEDEL HANESİ BOŞ OLARAK VERİLDİĞİ İDDİA EDİLEN SENEDİN SÖZLEŞMEYE AYKIRI OLARAK DOLDURULDUĞUNUN KEŞİDECİ TARAFINDAN YAZILI DELİLLE İSPATI GEREĞİ

ÖZET: Herhangi bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını içerecek şekilde tanzim edilmesi mümkün olduğu gibi, en geç ibraz anında doldurmak kaydıyla boş olarak da lehtara verilmesi mümkündür.

Bu durumda bedel hanesi boş olarak verildiği iddia edilen senedin, sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunun keşideci tarafından yazılı delillerle ispatı gerekir. Mahkemece uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde çözülmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle ispat tayininde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

TAZMİNAT DAVASI - HACİZ İHBARNAMESİNE KARŞI YALAN BEYAN - PROTOKOL VE BARTER SİSTEMİNDEN BORÇLU ADINA YAPILAN EMTİA ÖDEMESİ - BORÇLU ŞİRKETİN ÜÇÜNCÜ KİŞİ ŞİRKETTEN ALACAKLI KONUMUNA GEÇMEDİĞİNİN KABULÜ LÜZUMU

ÖZET: Barter sistemindeki diğer üyelere, üçüncü kişi şirket tarafından, borçlu şirketin nam ve hesabına yapılan ödemenin barter havuzundan sağlanan emtialar olduğu, emtia ödemesinin borçlu şirketin cari hesabına borç kaydı olarak işlendiği, alacak kaydı olarak işlenmediği, bakiyesinin bulunduğu, anonim şirketin protokol gereğince, taahhüdünü yerine getirerek borçlunun nam ve hesabına emtia ödemesi yaptığı, dolayısıyla borçlu şirketin, üçüncü kişi şirkette herhangi bir mal veya hakkının bulunmadığı,

Aksine, borçlu şirketin barter havuzuna borçlandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna ekli, şirket merkezinde tespit edilen “borç yapılandırma ve geri ödeme protokolü kapsamında teminat senedidir” yazılı, düzenleyeni borçlu şirket, düzenlenme tarihi 26.09.2012 olan 10.000.000 TL bedelli bonoda, lehtarın üçüncü kişi şirket olduğu da gözetildiğinde, protokol ve barter sisteminden borçlu adına yapılan emtia ödemesi ile,

Borçlu şirketin, üçüncü kişi şirketten alacaklı konumuna geçmediğinin kabulü gerekir. Üçüncü kişi şirketin şirket merkezinde, ticari defterler dışında kayıt ve defterler tutulmuş olması da, takip borçlusu şirketin üçüncü kişi şirketten istenebilir hale gelmiş, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olduğu sonucunu doğurmaz. O halde, mahkemece bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

MENFİ TESPİT İSTEMİ - İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ HACİZ İHBARNAMELERİNİN DAVACIYA TEBLİĞ EDİLDİĞİNE İLİŞKİN EVRAKLAR OLMAK ÜZERE TÜM HACİZ İHBARNAMESİ TEBLİGATLARINI İÇERİR ŞEKİLDE DOSYANIN ASLININ DOSYA İÇİNE ALINMASI GEREKTİĞİ

ÖZET: İkinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin evraklar olmak üzere, tüm haciz ihbarnamesi tebligatlarını içerir şekilde,

3. İcra Dairesinin… esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı suretinin dosya içine alınması ve … ITM Tic. ve Sanayi Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kayıtları ve ortaklarını gösterir belgelerin temin edilerek dosyaya eklenmesi için ikinci kez geri çevirme kararı verilmesi gerekmiştir.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor