Atla

Vekalet Görevini Kötüye Kullanma


Vekalet Görevini Kötüye Kullanma

Vekalet Görevini Kötüye Kullanma

Vekalet Görevini Kötüye Kullanma

  • Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 818 sayılı Yasanın 390/2 maddesinde 'vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir...' hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi, vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.
  • Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.
  • Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir.
  • Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek, en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

VEKALET GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA TAPU İPTALİ VE TESCİLİ DAVASI

  • Vekalet Görevini Kötüye Kullanma Tapu İptali Davasında, Görevli mahkeme, dava konusu taşınmazın değerine göre belirlenir. (14 HD. 2003/4749 E. 2003/7690 K.)
  • Vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.
  • Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırlan içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.
  • Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil kendi eyleminin neticelerinden sorumludur. (1 HD. 2007/4285 E. 2007/6006 K.)
VEKALET GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA YARGITAY KARARI
  • T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas:  2013/19452 Karar: 2014/980 Karar Tarihi: 23.01.2014
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - DAVAYA KATILMAYAN ORTAKLARIN OLURLARININ ALINMASI YADA MİRAS ŞİRKETİNE ATANACAK TEMSİLCİ ARACILIĞI İLE DAVANIN SÜRDÜRÜLMESİNİN GEREĞİ - VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI HUKUKSAL NEDENİNE DAYANILDIĞI - HÜKMÜN BOZULMASI
  • ÖZET: Miras bırakan C.T.'nin ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı halde hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek karar verilmesi de isabetsizdir.
 
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • MUKADDES YAVAŞ -
    5 Ağustos 2016

    Kötü yasalar, zulmün en berbat şeklidir. (Burke)

    Cevapla
Yorum Bırak