Velayet Kararının Tenfizi

velayet kararının tenfizi, velayet tenfiz, velayet kararı tenfiz, yurtdışı velayet kararının tenfizi, yurtdışında alınana velayet kararının tenfizi, velayet kararının tanınması, velayet kararının tanıma ve tenfizi, velayet kararının tenfizi nasıl olur, yurtdışında alınana velayet kararı nasıl geçerli olur, ilkay hukuk bürosu avukatları ankara.

Yabancı mahkemelerde alınan Velayet kararlarının tenfiz edilmesi uluslaraarası sözleşmelerle ülkeler ararsı velayetin tenfizi açısından daha hızlı sonuçlanması amaçlanılmıştır. Sözleşmeler ile birlikte aşağıda belirtilen yargıtay kararları ile birlikte Velayet Kararının Tenfizi anlatılmıştır.

Çocukların velayetine ilişkin kararların tanınması ve tenfizi ile çocukların velayetinin yeniden tesisine ilişkin Avrupa Sözleşmesine ülkemiz 1.6.2000 tarihinde katılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesi; akit devletlerden birinde verilmiş velayete ilişkin bir kararın, diğer bir akit devlette tanınacağını ve verildiği devlette kabili infaz olduğu takdirde tenfiz edileceğini 9/3 maddesi de; kararın hiçbir şekilde esastan inceleme konusu yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Bu açıklama karışsında mahkemece işin esasının incelenmesi, delillerin yeniden değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. (2675 SK.m.38/a) Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Yasanın 38/c maddesinde kamu düzenine açıkça aykırılık halinde tenfiz isteminin reddedileceği öngörülmüştür

Çocukların Velayetine ilişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi Luxembourg, 20.V.1980:
Avrupa Konseyi üye Devletlerinde, velâyete ilişkin kararların verilmesinde çocuğun yararının en önemli unsur olduğunu idrâk ederek; Çocuğun velâyetine ilişkin kararların,dahâ yâygın biçimde tanınmasını ve tenfizini sağlamaya matuf düzenlemeler yapılmasının çocuğun yararının daha büyük ölçüde korunmasını sağlayacağını düşünerek……anlaşmaya varılmştır. Çocuğun velâyetini elinde bulunduran kişi ile bir başka kişi arasında, bu kişinin çocukla ilişkilerini sürdürmesine izin veren ve yetkili bir merci tarafından onaylanmış bir anlaşma bulunup da bu anlaşmaya dayanılarak çocuk yurt dışına çıkarılmış ve üzerinde anlaşılan süre sonunda velisine iade edilmemiş ise, velâyet, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 2. Fıkrası uyarınca iade edilecektir. Bir yetkili merciin üye sahip olmayan kişiye çocukla kişisel ilişki kurma hakkı veren kararı konusunda da aynı işlem yapılacaktır.

1961 La Haye Sözleşmesi’nin işlerliğini sağlamış hem de geniş ölçüde yukarıda sözünü ettiğimiz problemleri çözmüştür. Sözleşme’ye Almanya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lichtenstein, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldovya, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırbistan-Karadağ, Slovakya, Türkiye ve Yunanistan taraftır.
Sözleşme’de velayet konusunda alınacak tedbirleri ve işlemleri yürütmek üzere merkezi makamların görev ve yetkileri ve uygulanacak usule ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Sözleşme, en  Önemlisi, idari makamlar tarafından alınacak velayet kararlarının tanınması ve tenfizine de imkân tanımaktadır.
Bu çerçevede, yukarıda ifade ettiğimiz La Haye Sözleşmesi’nce belirlenmiş idari makamlar tarafından alınan tedbir ve kararlar bu Sözleşme hükümlerine göre tanınıp tenfiz edilecektir.
Sözleşme’nin 7. maddesine göre “Akit Devletlerden birinde verilmiş velâyete ilişkin bir karar diğer herhangi bir Akit devlette tanınır ve verildiği Devlet de kabili infaz olduğu takdirde tenfiz edilir.

Yargıtay Kararı – Velayet Kararının Tenfizi

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2014/7356 Karar: 2014/13375 Karar Tarihi: 16.06.2014

TENFİZ DAVASI – MAHKEMENİN VELAYET DÜZENLEMESİNE YÖNELİK TENFİZ İSTEĞİNİ REDDETMESİNDE BİR İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI – YABANCI MAHKEME İLAMININ BOŞANMAYA YÖNELİK BÖLÜMÜNÜN TANINMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemenin velayet düzenlemesine yönelik tenfiz isteğini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkındaki Yasanın aradığı koşullar gerçekleşmiştir. O halde, mahkemece, yabancı mahkeme ilamının boşanmaya yönelik bölümünün tanınmasına karar verilmesi gerekirken; isteğin tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Karar: Davacı kadın, yabancı mahkemeden verilen boşanma ve velayete ilişkin kararın tenfizini istemiştir. Almanya HerzbergHarz Yerel Mahkemesince 11.12.2008 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve karar 17.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Tenfizi istenilen ilamda 25.01.2001 doğumlu müşterek çocuk F.’nın velayetinin ana ve baba tarafından birlikte kullanılmasına karar verilmiştir. Yabancı mahkemenin müşterek çocuğun velayetine ilişkin düzenlemesi Türk Medeni Kanununa aykırıdır. Bu nedenle, mahkemenin velayet düzenlemesine yönelik tenfiz isteğini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir (MÖHUK md.56). 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkındaki Yasanın aradığı koşullar gerçekleşmiştir. O halde, mahkemece, yabancı mahkeme ilamının boşanmaya yönelik bölümünün tanınmasına karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile isteğin tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA,

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2013/15673 Karar: 2014/233 Karar Tarihi: 14.01.2014

TENFİZ DAVASI – DAVANIN GENEL HÜKÜMLERE TABİ BİR DAVA NİTELİĞİNDE OLMAYIP AİLE MAHKEMELERİNİN GÖREVİ DAHİLİNDE OLDUĞU – GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Davanın genel hükümlere tabi bir dava niteliğinde olmayıp, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun maddelerinin birlikte değerlendirilmesi ile davanın Aile Mahkemelerinin görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından, mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının Almanya’da boşandıklarını, müşterek çocukları S. ve G. için Almanya Hersbruck Yerel Mahkemesinin 050FH 00010/05 sayı, 11.01.2006 tarihli kararı ile 291’er Euro nafakaya hükmedildiğini, kararın 08.03.2006 tarihinde kesinleştiğini belirterek nafaka ilamının tenfizini talep etmiştir.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.

Davada, nafaka ile ilgili yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi (yerine getirilmesi, infaz edilmesi) talep edilmektedir.

Görev, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen nazara alınması gerekmektedir.

Bu durumda davanın genel hükümlere tabi bir dava niteliğinde olmayıp, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 1.maddesi ile 4.maddesinin birlikte değerlendirilmesi ile davanın Aile Mahkemelerinin görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından, mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA.

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2010/15227 Karar: 2011/5030 Karar Tarihi: 22.03.2011

VELAYET DAVASI – TENFİZ EDİLEN YABANCI MAHKEME KARARI İLE VELAYETLERİNİN DAVALI BABAYA VERİLDİĞİ – BABANIN KÜÇÜKLERE KÖTÜ DAVRANDIĞI VE VELAYET GÖREVİNİ GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMEDİĞİNİN KANITLANMADIĞI

ÖZET: Müşterek çocuklar halen baba yanında kaldıkları ve tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı ile velayetlerinin davalı babaya verildiği anlaşılmaktadır. Toplanan delillerden davalı babanın küçüklere kötü davrandığı ve velayet görevini gereği gibi yerine getirmediği kanıtlanmadığı gibi B… İlçe Dairesi Gençlik Daire Merkezince düzenlenen rapor içeriği de göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekir.

Müşterek çocuklar 1995 doğumlu Y. ve 2003 doğumlu B. halen Almanya’da baba yanında kaldıkları ve tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı ile velayetlerinin davalı babaya verildiği anlaşılmaktadır. Toplanan delillerden davalı babanın küçüklere kötü davrandığı ve velayet görevini gereği gibi yerine getirmediği kanıtlanmadığı gibi Berlin İlçe Dairesi Gençlik Daire Merkezince düzenlenen 28.5.2010 tarihli rapor içeriği de göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,

Avukat