Atla

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır


Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır

Velayetin Kimde Olacağına Nasıl Karar Verilir?

Evlilik birlikteliği içinde bulunurken tarafların ortak olarak sahip oldukları malların dışında çocuklarının da kimde kalacağı konusunda bir paylaşım yapılıyor. Bu durum velayet olarak adlandırılmaktadır. Boşanma davaları çekişmeli ya da anlaşmalı olarak yürütülmelerine bakılmadan velayetin kimde kalacağına kesin olarak mahkemede karar verilmektedir.

Boşanma davalarında en büyük takdir hakkının hakime ait olduğu hatırlanırsa velayet kararı için yapılacak değerlendirmelerin de hakim tarafından son aşamada karara bağlanması söz konusu olmaktadır. Hakim davaların türüne göre velayetin hangi eşte kalması gerektiği konusunda eşlerin çocuğa nasıl bakacaklarına dair ipuçlarını gözden geçirerek karar verebilir. Özellikle eşler arasındaki mücadelenin en gösterişli şekilde ortaya çıktığı alan olarak velayet kararı gösterilirse hakimin bu konuda özenli bir karar vermesi gerekir.

Velayette Anne Ne Zaman Avantajlıdır?

Velayet kararı verilirken mahkemelerde ilk dikkat edilen nokta çocuğun yaşı olmaktadır. Hakim çocuğun yaşına bağlı olarak çocuğun annesine ne kadar bağımlı ve muhtaç olması gerektiği durumunu dikkate alıp kararını verebilmektedir. Özellikle çok küçük yaştaki çocukların anneden uzaklaştırılıp velayet hakkının babaya verilmesi daha büyük sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Türk Hukuk sistemi içerisinde 3 yaşına kadar olan çocukların velayetlerinde mutlaka anneye hakkın verilmesi sağlanır. Her ne kadar koşullar bu yaş grubundaki bir çocuğun babası tarafından yetiştirilmesi konusunda yeterli görülmese de annenin çocuğun sağlığını ya da yaşamını zor sokacak bir hayata sahip olduğu ispat edilirse de bu durumda velayet hakkı babaya geçebiliyor. 3 yaşından sonra tarafların kazançlar, işleri ve yaşam tarzları velayet üzerinde etkili olsa da bu yaştan önce maddeler önemsiz olmaktadır.

Velayette Baba Ne Zaman Avantajlıdır?

Çocukların çok erken yaşlarda bakıma ve beslenmeye ihtiyaç duyduğu göz önüne alınırsa bu yaşlarda çocukların velayetlerinin babaya verilmesi oldukça zorlu bir sürecin başlaması anlamına gelebilir. Ancak 3 yaşından sonra çocukların annenin bakımından ayrılarak kendi ihtiyaçlarını gidermesi noktasında büyük bir yol kat etmiş olması babanın da velayette söz hakkı istemesi durumunu ortaya çıkarabiliyor. Oldukça istisna olarak karşılaşılan bu durumun ortaya çıkması için mutlaka annenin çocuğun bakım ihtiyaçlarını olumsuz yönde etkileyen bir sebebe sahip olması gerekmektedir. Hakim karar verirken anne ya da babanın sahip olduğu özelliklerin ötesinde çocuğun yararına olacak şekilde velayet üzerinde karar vermektedir.

Okul Çağındaki Çocukların Velayeti Kime Bırakılır?

Okul çağı olarak adlandırılan yaş grubu 6 ile 12 yaş arasındaki çocuklar için ifade edilmektedir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır Görülür

Bu noktada çocukların giderlerinin daha fazla olacağı göz önüne alınacağından velayet kararının verilmesinde de maddi durumlar dikkate alınarak karar verilir. Eğer eşlerden birisi okul çağındaki çocuğun velayetini alma konusunda hassas bir tavır içerisindeyse mutlaka çocuğun eğitim ve gelecek anlamında en iyi alanın kendisine sunulacağı konusunda mahkemeyi ikna etmesi gerekmektedir.

Ayrıca mahkemenin verecek olduğu kararın daha nitelikli ve doğru olması adına bu süreçte sosyal hizmet alanında çalışan uzmanlar tarafından çocuk üzerinde raporlar hazırlanır. Bu raporlar her ne kadar kesin sonuç niteliğinde olmasa da hakimin verdiği kararlar üzerinde etkili olmaktadır.

Velayet Kararı Çocuğa Sorulur Mu?

Boşanmış olan eşlerin arasında bir tür güç savaşı olarak gerçekleşen velayet konusunda eşler zaman zaman çocuklarının iyiliğini görmezden gelerek karar verebiliyorlar. Bu noktada duruşmalar sırasında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne dayanarak çocuklara da söz hakkı verilmesi mümkün olabilmektedir. Hakim tarafından sorulan sorularak çocuk tek başına cevap verebilir.

Bu tür sorular sayesinde çocuğun anne ya da babasından hangisiyle kalmak istediği veya daha önceden belirlenmiş olan velayet hakkı sahibi hakkında çocuğun görüşlerinin öğrenilmesi de mümkün olabiliyor.

Bu konun daha iyi anlaşılması açısında verilen örnek kararda velayetin değiştirilmesi davasında çocuğun görüşü önemsenirken, diğer hukuki boyutlarında değerlendirildiği çocuğun görüşü tek başına belirleyici unsur da değildir. Velayet düzenlemesi yapılırken: gözönünde tutulması gereken temel ilke çocuğun "üstün yararı" . Çocuğun üstün yararı belirlenirken: onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.

Ana ve babanın yararları; ahlaki değer yaşamları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını da etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur. Müşterek çocuk uzman raporundaki beyanında annesiyle yaşamak istediğini söylemiştir. Uzman tarafından da isteği doğrultusunda çocuğun üstün yararı gözetilerek velayetin değiştirilmesine yer olmadığı belirtilmiştir.

Çocuğun Anneyi Tercih Etmesine Rağmen 25 Defa İcra Kanalı ile Çocuklarını Gören Babayı Haklı Görerek Velayetin Değiştirilmesi davasını kabul etmiştir.

Dosya kapsamındaki delillerden ve tanık beyanlarından davacı babanın boşanmadan sonraki dava tarihine kadar olan yaklaşık beş yıllık süreçte müşterek çocuğu 25 defa icra kanalıyla şahsi ilişkiyi sağlayabildiği, bu suretle annenin baba ve çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi engelleyerek velayet görevini kötüye kullandığı anlaşılmaktadır.

Bu suretle çocuğun tercihi üstün yararına uygun olmadığı gibi baba yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi sebep ve deliller de bulunmamaktadır. O halde davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Nerede Açılır

Çocuğun Görülmesi Nasıl Gerçekleşir?

Velayet hakkını elde eden kişiler çocukları ile beraber uzun süre vakit geçirebilirlerken karşı taraf çocuğunun üzerindeki haklarını ve anne ya da babalık duygularını beslemek için çocuğunu görmek isteyebilir. Bu durumlar ortaya çıktığı zaman çocuğun belirli sürelerde karşı taraftaki eş ile görüşmesi için mahkeme kararında kesin olarak hangi günlerde ya da hangi durumlarda görüşmelerin gerçekleştirileceği belirlenmektedir. Böylece çocuk yanında kalmadığı ebeveyni ile de arasındaki bağı zayıflatmadan sürdürebilir.

Velayetin Değiştirilmesi Nasıl Olur

Velayet hakkının değiştirilmesi ancak bazı şartların ortaya çıkması halinde mümkün olmaktadır. Bu şartlar arasında en çok karşılaşılan durum velayet hakkını daha önce elde etmiş olan eşin diğer taraftan çocuğunu saklaması olmaktadır. Bu durumda mağdur olan taraf icra dairelerine başvuru yoluyla velayet üzerinde hak iddia edebilir. İlk olarak çocuğun görülmesi için yapılan başvurular, sonuç alınmadığı takdirde velayet değişikliğine kadar gidebilir.

Verilen Örnek yargıtay kararında, Çocukların velayetleri tarafların anlaşmaları doğrultusunda davalı babaya verilmiştir. Bu davada ise davacı anne velayet kendisinde olan babanın çocuklar ile görüşmesine engel olduğu ve çocukların kendisi ile yaşamak istedikleri gerekçesiyle, çocuklar .... velayetlerinin kendisine verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda tarafların ortak çocuklarının velayetleri babadan alınarak anneye verilmiştir. Toplanan delillere göre, boşanma kararının verilmesi ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında geçen süre içerisinde velayetin değiştirilmesini gerektiren bir durum, olay, hal ve şartlarda değişiklik veya davalı babanın velayet görevini yerine getirmediği ve kötüye kullandığı hususları ispatlanamamıştır.

Bu nedenlerle tarafların ortak çocuklarının baba yanında kalmasının çocukların bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikenin varlığı da ispat edilmediği halde ortak çocuklar .... velayetlerinin anneye verilmesi usul ve kanuna ayrırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Velayetin değiştirilmesi davasında yargılama dosyasının incelenmesinde, Davacı ile davalının evlilik dışı ilişkilerinden 4 yıl beraber yaşadıkları daha sonra …isimli ortak çocuklarının dünyaya geldiği, babanın çocukları tanıma yolu ile nüfusuna kayıt yapılmıştır

Tarafların bir süre beraberlikleri devam etmiş ve bir müddet ardından tarafların ayrıldıkları, tarafların ayrılığının ardından davalı-davacı annenin bir müddet ailesinin yanında kalmıştır.

Fakat buradan da ayrılarak erkek kardeşiyle beraber çocuk yetiştirmeye elverişli olmayan bir evde yaşamaya başladığı, işi hasebiyle ...'nin beslenme ve temizlik gibi esas ihtiyacıyla yeteri kadar ilgilenemediği, şahit beyanlarından da anlaşıldığı üzere derli toplu bir yaşam kuramadığı.

Dosya arasındaki sahip olunan icra dosyalarının da öneme alındığında babanın çocuğuyla derli toplu bir şekilde şahsi temas kurulmasının anneden kaynaklanan nedenlerle aksadığı ayrı olarak kardeşlerin birbirinden ayrılmasını gerektirecek.

Babanın velayet vazifesini yerine getiremeyeceğine dair bir mâni durumunda olmadığı anlaşılmıştır.

Gerçekleşen bu vaziyet karşısında, ortak çocuk .... Yönünden de velayetin değiştirilmesi koşulları oluştuğundan, Medeni Kanununun 183. Ve 349. Maddeleri gereğince müşterek çocuk ...'nin velayet hakkının da davalı-davacı anneden alınıp davacı-davalı babaya verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Çocukla alakalı velayete ait düzenlenme yapılmasının yasal unsuru kalmamış, dava konusuz duruma gelmiştir.

Ortak çocuk ...'un velayetinin değiştirilmesi davası konusuz duruma geldiğinden, bu çocukla alakalı olarak yine karar oluşturulmak üzere kararın bozulmasına hüküm vermek gerekmiştir.

Yerel Mahkemece başka çocukların davalı babada olan velayetlerinin kaldırılarak çocukların velayetinin anneye verilmesine hüküm verilmiştir.

Anne ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, farklı bir yerde bulunması ya da aynısı sebeplerle velayet vazifesini gereği gibi layıkıyla getirememesi, Velayet sahibi olan anne ve babanın çocuğa yeterli alakayı göstermemesi ya da velayet hakkını ağır biçimde savsaklamalarının tespiti halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir.

Toplanan kanıtlar yukarıda ki anlatılan velayetin değiştirilmesi için önemli şartlarında ortada olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple yasa hükmünün uygulanmasında uygulanan eksiklikleri bozmayı gerektirmiştir.

Dava,velayetin değiştirilmesi nedeniyle açılmış, davalı kendisinin Karaman’da oturduğunu ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuş; mahkemece de, genel yetki kuralı esas alınarak "davalının adresinin Karaman olduğu” gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

Oysa dava “velayetin değiştirilmesi" isteğine ilişkin olup, çekişmesiz yargıya dahildir. Çekişmesiz yargı işlerinde de, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu kurala göre, davacı kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açabilir. Dava, davacının oturduğu yerde açılmış, davalı da bunun aksini iddia etmemiştir.

Öyleyse yetki itirazının reddi ile velayetin değiştirilmesi ile ilgili talebin esasının incelenmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştur.

Mahkemece alınan raporlarda da kadında oluşan psikolojik sıkıntıların eşinden ve çocuklarından ayrılmasından dolayı bulunduğu, çocukların anne bakımı ve şefkatine muhtaç oldukları ve annenin hayat koşullarınınkafi bulunduğu rapor edilmiştir. 

Mahkemece davalı annenin çocukların yanısıra intihar girişiminde yer aldığı belirtilmiş ise de, toplanan kanıtlarla bu konu kanıtlanamamıştır. 

26.08.2015 tarihli raporunda da, annede herhangi bir psikopatoloji saptanmadığı belirtilmiştir. Davalı annenin çocuklara başka kötü muamelede bulunduğuna veya hutonları suistimal ettiğine değin dosya içinde bir malumat olmadığı gibi, çocuklar yaşları gereği anne fakirlik ve şefkatine de muhtaçtır. 

Bu haysiyetle ortak çocukların velayetlerinin davalı anneye verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Annenin çalışıyor olması sebebiyle, özel okulda eğitim gören çocukların okul servisinden anne tarafından bizzat alınmaması ya da annenin başka bir erkekle yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez.

Mahkemece alınan sosyal inceleme raporunda da annenin velayet görevini yerine getirmediğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır - Yorum
    Kartal -
    22 Eylül 2017

    2014 yılında anlaşmalı olarak boşanma gerçekleşmiş ve velayet babaya bırakılmış. baba 2010 yılından itibaren yurtdışında yaşamaktadır. türkiyede ikamet adresi olmadığı için 2017 yılında anneye çocuğun ikamet okul işleri için ortak velayet verilmiş ve velayet davası açılmıştır. annenin düzenli geliri ve çocuğun okul refah düzeyine yetecek kaynağı mevcuttur. babanın türkiyede banka ve diğer yerlere borcu olduğu kanıtlıdır. anne velayetin düzenlenmesi davasına babanın bu durumuyla ilgili ek dilekçe vermiştir. bu dava kaç duruşmada sonuçlanır?

    Cevapla
Yorum Bırak