Atla

Yanlış Diş Tedavisi Tazminat


Yanlış Diş Tedavisi Tazminat

Yanlış Diş Tedavisi Tazminat

Yanlış Diş Tedavisi Tazminat

Hatalı implant uygulaması ve diş tedavinin tıbbi kurallara göre aykırı yapılmasıdiş hekimine tazminat davası açılması için sebep oluşturmaktadır. Diş hekiminin bu uygulaması diş tedavisinde ayıplı hizmet olarak kabul edilmekte ve bu sebeplere dayanılarak maddi manevi tazminat açılabilmektedir.

Yazımızda  tıbbi kurallara aykırı diş tedavisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin verilen kararda şöyle bir açıklama getirilmiştir. 

 

Yanlış Diş Tedavisi Tazminat

Uyuşmazlık tedavi amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklanmış olup, taraflar arasında vekâlet ilişkisinin mevcut olduğu ve TBK`nın 502 vd. maddeleri uyarınca; vekil olan doktorun sadakat ve özen borcunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, tedavinin tıbbi usüllere ve kurallara aykırı yapıldığı anlaşıldığından, doktorun tedavi ücreti ve iş bedeline hak kazanmadığı gibi, yaptığı müdahale sonucu ortaya çıkan zararın giderilmesi için, davacı yeniden tedavi masrafı yapmış olduğundan, davalılara ödediği tedavi bedelinin tamamı ile vekâlet görevinin tam olarak yerine getirilmemiş olması nedeniyle zararının giderilmesi için yapılması gereken tedavi masraflarını; yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile talep edebilir.

Yanlış Diş Tedavisi Nedeniyle Yapılan Masraflar Geri Alınır Mı?

Kararın devamın yapılan masraflar ile ilgili şu açıklama yapılmıştır.Mahkemece yapılan yargılamanın yeniden yapılırken, konunun mesleğinde teknik bilirkişi seçilerek, dava konusu olan diş tedavisi nedeniyle ödediği masraflar ile ayıplı ve eksik hizmet nedeniyle uğradığı zararın tespiti ve tedavi sonucu dişindeki eksilme ve kesilmenin eski zamandaki hale getirilmesi veya tedavisi için gerekli masrafların ve bu tedavi  devam ederken yaptığı ulaşım giderlerinin mahalli piyasa fiyatlarıyla hesaplattırılıp karar altına alınması gerektiği belirtilmiştir.

 

Yanlış Diş Tedavisi Nedeniyle Tazminat Talebi Nasıl Talep Edilir?

Bu kararlar dışında yanlış diş tedavi tazminat konularında farklı kararlar bulunmaktadır. Bir başka yargı kararında, davalı diş hekimi tarafından yapılan muayene neticesinde, on adet dişe tedavi uygulanması, üç adet köprü yapılması ve dişlerin parlatılması konusunda 2.000,00 TL ye anlaştıklarını, bedeli ödediğini, başlangıçta diş çekimi ve dişlerin kesilmesi işleminin yapıldığını, iyileşmesi beklenilmeden işlemlere devam edildiğini, kanamaların durmadığını. Yapılan geçici dişlerin kısa sürede düştüğünü, protezlerin çok büyük olduğunu, tam olarak oturmadığını.

Yanlış Diş Tedavisi

 

Bu hususları dile getirmesine rağmen diş doktorunun dikkate almadığını, yemek yiyemez duruma geldiğini, doğru yapılmayan dişlerin düzeltilmesi talebinin davalı tarafından olumsuz karşılandığını. Hakarete varan sözler söylediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla ödenen 2.000,00 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 

Yapılan yargılamada, Yerel Mahkemece; taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı diş hekimin en küçük ihmali, tedavi ücretini iade ve yeniden yapılmak zorunda kalınan masrafları ödemesi gerektiği.

Davalının eyleminin haksız fiil teşkil ettiği gerekçesiyle tazminat taleplerininde davanın kısmen kabulü ile 4.020,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararı hüküm süresi içerisinde davacı avukat ve davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz itirazını değerlendiren üst mahkeme kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görmemiş olup yanlış diş tedavi nedeniyle tazminatın ödenmesine karar verilmesini onamıştır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacılar, davalı hekimin ihmali ve yanlış tedavi sonucu zarara uğradıkları iddiası ile eldeki tazminat davasını açmışlardır. Mahkemece, ruhani tazminat davasının reddine hüküm verilmiştir. Dosyada dört adet davacı bulunuyor çoğu, red nedeni ortak olan vekendini vekil ile delegasyon ettiren davalılar yararına tek vekalet fiyatına hükmedilmesi gerekirken her bir davacı aleyhine tek tek vekalet fiyatına hükmedilmesi usul ve yasaya marjinal çoğu bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yine yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına hüküm verilmesi lazım olur.

Dava, tedavi giderinin fazlası saklı tutularak kanuni faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, tedavinin niteliğine ait olmayıp, tedavi giderinin Kurumca ne biçimde karşılanacağına ilişkindir. Mahkemece 2006 yılı Bütçe Uygulama Talimatı doğrultusunda ne miktarda ödeme yapılabileceği öncelikle kurumdan sorularak, gerektiğinde de uzman bilirkişi görüşüne başvurularak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda özel muayenehanede yapılan tedavi karşılığı ödenen ücretin diş hekimleri odasının asgari ücret tarifesi uyarınca tamamının ödenmesine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacının oğlunun diş tedavisini gerçekleştiren karşılığında …-TL'lik serbest meslek makbuzunu düzenleyen diş hekiminin davada bilirkişi olarak görüşüne başvurulması da doğru görülmemiştir.

Dava: Davacı S. K. vekili Avukat A. K. tarafından davalı K. G.vd.leri aleyhine 20.3.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.7.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı K. G. ve A. S. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Karar: Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir Davacı Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bölümü doçenti davalı A. S. gözetimi altında diğer davalı stajyer doktor davalı K.G.'un yaptığı yanlış kanal tedavisi nedeniyle üst dudağı ve yanağında şişme ve morluk meydana geldiğini, 10 gün işgöremezlik nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yargılama sırasında görüşüne başvurulan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalında görevli öğretim görevlisi dört kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 9.7 2004 tarihli raporda davacının kanal tedavisi için yapılan lokal anesteziye rağmen uyuşmayınca ikinci bir anestezi uygulandığı ve yüzde şişlik ve morarma olunca gereken ilaç tedavisinin uygulandığı gelişen tablonun lokal anestezinin beklenir ve geçici bir komplikasyonu olup hastayı tedavi eden hekim ve stajyer hekime atfedilebilecek kusur olmadığı bildirilmiştir Yerel mahkemece ihtisas sahibi bilirkişiler kurulunun görüşüne rağmen davacının davalıların özensiz tıbbi müdahale ve yanlış anestezi uygulaması sonucu zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. 

Tedavi giderinden bin TL, hâsılat kaybından elli bin TL olmak suretiyletoplam elli bir bin TL’lik parasal tazminat isteği reddedildiğinden bu oranüstünden vekille delegasyon olunan davalı yararına Avukatlık MinimumÜcret Tarifesi’ne göre nisbi vekalet fiyatına hükmedilmesi gerekirken bin TL vekalet fiyatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bozulması lazım olur ise de; uygulanan bu yanlışlığın giderilmesi yine yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz istemi kabul edilerek hükmündüzeltilerek onanması lazım olur.

Suçun, sıhhat ocağı doktoru olan katılanın kontrol odasında işlenmesi ve sanığın, sıhhat ocağı dışındaki eyleminin ise iddianameye mevzuedilmediğinin anlaşılması karşısında, eylemde aleniyet öğesiningerçekleşmediği gözetilmemesi yasaya marjinal çoğu bu konu bozmayı gerektirse de mevzubahis yasaya aykırılığın giderilmesi yine yargılamayı gerektirmemesi hasebiyle kararın düzeltilerek onanması lazım olur.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak