Atla

Yurtdışında Çalışan işçinin İş Kazası Hakları


Yurtdışında Çalışan işçinin İş Kazası Hakları

Yurtdışında Çalışan işçinin İş Kazası Hakları

Yurtdışındaki İş Kazasında da Sosyal Güvenlik Hakkı

21.yüzyıl çalışma dünyasında iş ve işçi güvenliği en önemli konuların başında geliyor. Modern toplum yaşamının gereklilikleri çerçevesinde daha yüksek yaşam standartlarının yakalanabilmesi için öncelikli olarak iş güvenliğinin sağlanması gerekir ki tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’ de de ‘iş güvenliği’ ile ilgili olarak önemli çalışmalar ve değerlendirmeler uygulanıyor.

Bunlar arasında da İş Kanunu kapsamında yapılan yeni değişiklikler ile işyerlerinde çalışanların güvenliğinin en yüksek seviyede oluşturulması temel alınıyor.

Bunun dışında İş Kanunu kapsamında çalışanların karşı karşıya kalabilecekleri olası kazaların, ‘iş kazası’ sınıfında değerlendirilmesi ile çeşitli haklar elde edebilmeleri ve mevcut mağduriyetlerinin giderilebilmesi hedefleniyor.

Yurtdışında Çalışan işçinin İş Kazası Hakları

Buna göre İş Kanunu çerçevesinde detaylandırılan iş kazası durumu, çalışanların işyerinde olduğu esnada, işverence sürdürülen olan iş sebebiyle, görevli olarak başka bir noktaya gidildiği esnada, bayan çalışanların süt izinleri sırasında ya da işverence sağlanan taşıtta işe geliş-gidişler esnasında yaşanan kazaları kapsamına alır.

Bu detaylar çerçevesinde yaşanan kazalar iş kazası olarak değerlendirilerek, işçiye önemli haklar kazandırır ve iş kazası tazminat hakkı ortaya çıkmış olur..

İşçi Güvenliği En Önemli Konu

İş Kanunu gibi çeşitli hukuki uygulamalar ile temelde işçinin iş kazasına ilişkin tüm giderici ve tazmin edici yardımlar bulunuyor olsa da en temel hedef, iş kazası ardından çalışanın sağlığını en iyi şekilde geri kazanabilmesinin sağlanmasıdır.

Bu doğrultuda da zaten Türkiye’ de Genel Sağlık Sigortası’ çerçevesinde olası iş kazaları durumunda tüm tedavi masraflarının karşılanması için sağlık yardımları gerçekleştiriliyor.

Çalışanların iş kazası geçirmeleri durumunda ilk yardım müdahalelerinden, acil sağlık hizmetlerine kadar her bir aşama için sağlık yardımı sağlanır.

Genel Sağlık Sigortası hükümleri gereğince iş kazası geçiren çalışanların teşhis ve tedavi hizmetleri, klinik muayenesi, laboratuvar tetkik ve tahliller, tıbbi müdahale,

Tedavi takibi, rehabilitasyon, organ, doku ve kök hücre nakli, hücre tedavileri, tedaviye yönelik ilaçlar, araçlar ve diğer gereçlerin temin edilmesi gibi tedaviye ilişkin olarak gereklilik teşkil eden her bir detay Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıyor.

 

Çalışmayan Süre İçin Ücret Ödemesi Alınabilir

Çalışanın, geçirdiği iş kazası sonrasında çalışamadığı süreç için geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkı bulunur.

Kazadan sonra başlayan tedavi süreci içerisinde kaybedilen gelirin karşılanması ve kişinin mağdur olmaması amacı ile iş göremezlik ödeneği ödemesi gerçekleştirilir.

Yurtdışında Çalışan işçinin İş Kazası

Bu noktada ayakta ve yatarak görülen tedaviler arasında ödenek tutarı ve hesaplaması farklılığı bulunduğu unutulmamalıdır.

SGK tarafından yatarak tedavi için günlük kazancın yarısı düzeyinde, ayakta tedavi görüyor olması durumunda ise günlük kazancının 3’te 2’si kadar ödenek hesaplaması yapılır.

Yurtdışında İş Kazası Geçirmiş İşçinin Hakları Nelerdir?

Mevcut 5510 sayılı Kanun çerçevesinde iş kazasının yurtdışında da geçirilmesi durumunda ‘belirli koşullara’ uygun olması durumunda sigorta desteğinden faydalanabilmesi mümkündür.

Buna göre Türkiye’ de ikamet ediyor ve hizmet akdine göre çalışmaları halinde sigorta hizmetlerinden faydalanabiliyor. 5510 sayılı kanunda yapılan yeni değişiklik sayesinde işverenlerin, ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde çalıştıracakları ‘Türk’ işçiler için kısa süreli sigorta kolları ile Genel Sağlık Sigortası primi ödeme yükümlülüğü getirildi.

Bu yüzden de Türk şirketlerin ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde yerine getirilecek işlere ilişkin olarak görevlendirilecek Türk çalışanlar için kısa vadeli sigorta uygulanıyor.

Bu şekilde bu işçilerin yurtdışında iş kazası geçirmesi durumunda sosyal güvenlik desteği alabilmesi mümkün hale getirildi.

Yurtdışı İş Kazalarında Danışmanlık Ve Avukatlık

Yukarda Açıklanan Yurtdışında iş kazası sonucu yaralanma, sakat kalma veya ölümle sonuçlanması durumunda, işçinin ve mirasçıların yasal hakları olan maddi ve manevi tazminat hakları bulunmaktadır.

Yurtdışında ki işçinin çalıştırıldığı ülke ile anlaşma olmaması, işçinin Türkiye'de sigortası kaydının bulunmaması, iş kazası ile ilgili hastane kayıtlarının temininde sorun yaşanması nedeniyle, iş kazalarına bakan avukat ile görüşülerek bilgi alınması fasyda sağlarken bu konuda ciddi avukat desteğine ihtiyaç bulunduğunu belirtmek gerekmektedir.

İşçinin işveren tarafından yada dava yolu ile sosyal güvenlik kayıtlarına iş kazası olarak geçmesi durumunda, maaş, tedavi ve birçok haklardan faydalanabilmektedir.

Bunun yanında işverenin iş kazası bildirmemesinin en büyük sebeplerinden biride, sosyal güvenliğin işverene kestiği ceza ve rücu davalarına muhatap olmamakla ilgilidir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Dosyadaki yazılara, hükmün dayandığı kanıtlarla kanuni gerektirici sebeplere ve bilhassa can verenin vakada hiç kusurunun bulunmadığının,

Kaza olayının ortaya gelmesinde kabahati bulunanlar arasındaki kabahat dağılımının kendisi aralarında görülmesi tahmin edilen rücu davasında yine değerlendirilmesinin olası bulunmasına göre, 

davacılar ve davalı Genel Müdürlük vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna makul olan kararın taraflaristikametinden onanması lazım olur.

Müteselsil mesuliyet da dahil olmak suretiyle, çok sayıda davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret nedeni ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret nedeni ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret nedeni içersinde tek tek avukatlık fiyatına hükmolunur. 

Bu tertip etme kapsamında ret nedenleri ortak olan davalılar lehine reddedilen bölüm hasebiyle tek red vekalet fiyatı takdir edilmesi gerekirken tek tek red vekâlet fiyatı takdiri yanlış meydana gelmiştir.

Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına ansızın defa bireyin beraber kusurlarıyla sebep olmaları halinde teselsül hükümleri kapsamında bu kişilerin beraber yükümlülükleri bulunmaktadır.

Kendisi payından çoğunu ödeyenin başka müteselsil borçlulara başka rücu hakkı gizli kalmak kaydıyla, her bir borçlu istikametinden kusurların amukabil gelen oran ayrılmaksızın teselsül kaidelerine göre sorumluluklarına hüküm verilmelidir.

 İş kazası veya meslek hastalığınaberaber sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü şahıs olmasıhalinde ise, işverenin müteselsilen mesul olacağı meblağ, kendisi kabahat hissesi gözetilerek mesul tutulacağı miktarın,

Üçüncü bireyin mesulolacağı meblağ ile toplamı kadar olmalı, yasa koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin anapara değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü bireyin müteselsilen mesul tutulacağı miktarın ise,

Gelirin ilk peşinanapara değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak suretiyle bütün davalıların eksiklikleri toplamının çarpımı neticesi elde edilecek meblağkadar olması gereklidir. 

Bu yaklaşım ve program, işvereni, iç temasta üçüncü şahsa rücu edemeyeceği miktarı Müesseseye ödemek mecburiyetindebırakmadığından da hakkaniyete uygundur.

Bu tarafta davalıların işveren vekili çoğu olmadıkları araştırılmalı, işveren vekili olanların teselsül sorumluluğu, üçüncü kişilerin teselsül sorumluluğu usulünce irdelenmeli, neticenine göre hüküm verilmelidir.

manevi tazminata ait hüküm bozma dışı kalarak ferileri eşliğindekesinleştiğinden bu hususta yine bir hüküm verilmesine yer olmadığınahüküm vermek, 

Maddi tazminat istemi itibariyle ise davacının pasif devrezararının hesaplanmasında minimum geçim indirimsiz net minimumücretin gözetildiği yeni bir adisyon raporu alınarak,

Usuli kazanılmış haklara riayet edip temyiz araştırmasına mevzu eldeki dosyada karar altına alınan maddi tazminat sayısını geçmeyecek şekildemaddi zarar tutarını belirleyip çıkacak neticeye göre bir hükümvermekten ibarettir.

Davacının açtığı tazminat dosyasının bütününün bu dosya arasına celbi ile davacının geçirdiği trafik-iş kazası nedeniyle evvel alakalı kuruldan davacının meslekte kazanma kuvveti kayıbı oranının kaç bulunduğu,

Değişme çoğu bulunmadığı ve değişme olmuş ise farklılık tarihinin devurgulanması ile davacının itirazı durumunda aynı şekilde rapor aldırılması ile ikilem vaki gerçekleşir ise ,

Kurulundan bağlayıcı şekilde aldırılacak rapor ile neticenine göre bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya marjinal çoğu, bozma nedenidir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak