Atla

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları


Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

SUÇ UYDURMA SUÇU - TEKERRÜR ESAS ALINAN MAHKUMİYETE KONU SUÇUN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINDIĞI - UYARLAMA YARGILAMASI YAPILMASI GEREKTİĞİ.

SANIK HAKKINDA TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANIP UYGULANMAYACAĞININ BELİRLENMESİ GEREĞİNİN GÖZETİLMEMESİ .

ÖZET: Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı olan ve tekerrür esas alınan …....Asliye Ceza Mahkemesince verilen …kesinleşme tarihli …esas, …karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı kanunun ilgili maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu,

5271 sayılı kanının ilgili maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MARKA HAKKINA TECAVÜZ SUÇU - SUÇUN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINDIĞI - LEHE OLAN KANUNUN UYGULANIP İNFAZ OLUNMASI GEREKTİĞİ.

ÖNCEKİ VE SONRAKİ KANUNLAR YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME YAPILMAMASININ İSABETSİZ OLDUĞU

ÖZET: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca, "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar" ibaresinin madde metninden çıkartılması nedeniyle istinaf incelemesine konu suçun uzlaşma kapsamına alınması, 6763 sayılı kanunun yürürlük tarihi olan ….tarihinden önce atılı suçun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle tarafların uzlaşma kapsamındaki olumlu veya olumsuz beyanlarının hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olmaması ve aynı Kanunun ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca,

"Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin ilgili maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir" şeklindeki düzenleme ile,

5237 sayılı kanunun ilgili maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek,

5271 sayılı kanunun 6763 sayılı kanun ile değişik ilgili maddeleri uyarınca uzlaştırma usulüne göre işlem yapılmaması, hüküm gerekçesinde de önceki ve sonraki kanunlar yönünden değerlendirme yapılmaması nedeniyle hükmün bu hususta gerekçesiz olması nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEHDİT SUÇU - MÜEYYİDE OLARAK HAPİS VEYA ADLİ PARA CEZASININ SEÇENEKLİ OLARAK ÖN GÖRÜLDÜĞÜ.

KARARDA HANGİ NEDENLE HAPİS CEZASININ TERCİH EDİLDİĞİ HUSUSUNDA BİR GEREKÇE BULUNMADIĞI.

ÖZET: Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. Bu bağlamda 5237 sayılı kanunun ilgili maddesi gereği müeyyide olarak hapis veya adli para cezası seçenekli olarak ön görülmüş olup kararda hangi nedenle hapis cezasının tercih edildiği hususunda bir gerekçe bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Müşteki H. U. S.'nın eylemin meydana geliş biçimi ile ilgili olarak farklı beyanlarının bulunmasına rağmen beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği; hürriyeti kısıtlama suçuyla ilgili olarak tanık K.'in beyanları arasında farklılık bulunduğu, sanıkların aleyhine olduğu değerlendirilebilecek ilk beyanına göre dahi suçun oluştuğu hususunun şüphede kaldığı,

Hadisenin gerçekleştiği ileri sürülen zamandan kısa bir süre önce yapıldığı anlaşılan telefon görüşmeleri ile ilgili olarak katılana 1958 doğumlu A. Y. ile hangi konuda görüştükleri hususunun olayla doğrudan ilgisi olması muhtemel bir husus olmasına rağmen sorulmadığı, eksik soruşturmaya bağlı olarak saptanan sonuca göre hatalı değerlendirme ve gerekçede zaafiyete yol açılması;

Katılanın aşamalarda 1978 doğumlu A. Y.'un kendisine yönelik somut bir eyleminden söz etmediği halde ve ona atfen gerekçede bahsi geçen tehdit niteliğindeki sözlerin 1958 doğumlu A. Y. tarafından söylendiğinin katılan tarafından ileri sürülmesi karşısında delillerin takdirinde hata ve bu sanık yönünden çelişkili gerekçeli hüküm kurulmuş olmasından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

ÖZET: Keşif tutanağı ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından suça konu malzemelerin alındığı yerin şikayetçinin sokağa bakan duvarına gerilmiş bulunan çamaşır askısından alındığı, eşyaların alındığı yerin kapatılmak suretiyle başkasının girmesine izin verilmediğini gösterecek biçimde dış dünyadan ayrılmış ve korunaklı hale getirilmiş halde bulunmadığı,

Yine soruşturmada düzenlenen olay yeri inceleme raporunda, daire giriş kapısının kilit kısmında veya başka bir yerinde zorlama izlerinin bulunmadığının bildirilmesi ve şikayetçi tarafından da sanığın kapının önüne geldiği ifade edilmiş olmakla birlikte konuta girmeye çalıştığına dair bir hareketinin bulunduğuna ilişkin açık bir beyanının bulunmaması hususları göz önüne alındığında sanığın eyleminin TCK.nın 141/1. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığı hususunun gerekçede tartışılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.

ÖZET: Suçun …. günü saat 01:56 da işlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olmasına, bu zaman diliminin geceye tekabül ettiğinde tereddüt bulunmamasına, ilk derece mahkemesince bu tespitin başlangıçta yapılarak sanığa duruşmada eyleminde TCK.nın 143. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen,

CMK.nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiş olmasına rağmen sanığın cezasının TCK.nın 143/1. maddesi gereğince arttırılmamış olması, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından ilk derece mahkemesince bozma sonrası hüküm kurulur iken,

TCK.nın 143/1. maddesinin suç tarihindeki yürürlükteki hali ile sanığın cezasının arttırılması suretiyle kurulacak hükümde verilecek netice cezanın sanık hakkında verilen evvelki cezada daha fazla olamayacağının gözetilmesi hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

ÖZET: İlk Derece Mahkemesince gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükme dercedilmediği, doğrudan "sanık H. K.... basit yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da;

Sanığın suçları işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalktığı anlaşılmakla" açıklaması yapılarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına,

5237 sayılı kanunun ilgili maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun …….sayılı kararına göre akıl hastalığının saptanması durumunda yapılacak uygulamanın sınırlarını belirleme açısından, işlenen fiilin bir suçu oluşturup oluşturmadığı,

Eğer oluşturuyor ise suç vasfının belirlenmesi ve gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükme dercedilmesinin zorunlu olması nedeniyle hükmünün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Ceza Hukuku Yargıtay Kararları - Yorum
    HALİS ATAN -
    5 Ağustos 2016

    Daha fazla yasa, daha az adalet demektir. (Marcus Tullius Cicero)

    Cevapla
Yorum Bırak