Atla

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Davası


Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Davası

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Davası

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Davası

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Davası Nedir Çocuğun velayet hakkı anne veya babadan birine bırakılır. Bu velayet hakkının bırakılması durumunda, velayet hakkı alamayan tarafın çocukla nasıl ve ne şekilde kişisel ilişki sağlayacağı mahkeme tarafından belirlenir. Medeni Kanun'un 182. maddesi konuyla alakalı olarak açıkça, ana ve babanın boşanması ve ayrılığı kararında, çocukla kişisel ilişkilerini mahkemenin düzenleyeceğini belirtmektedir. Bu madde hükmü dışında incelenmesi önemli olan iki hüküm daha vardır. Bunlardan ilki, Medeni Kanun 323. madde hükmüdür. İlgili hükme göre; ana veya babadan her biri kendisine bırakılmamış veya velayeti kendisinde olmayan çocuk için, çocukla uygun şekilde kişisel ilişki kurulmasını talep eme hakkına sahiptir. Buradan anlaşılacağı üzere, sadece velayete sahip olmamış olan ana veya baba değil, velayete sahip olmakla birlikte çocuğun başkasının korumasına ve gözetimine bırakılma durumunda da, ana ve babanın çocukla kişisel ilişki kurma ile ilgili talep hakkı olduğu ortaya çıkmaktadır. Konuyla alakalı olan diğer hüküm Medeni kanun 324. madde hükmüdür. Bu hüküm, çocuk ile kurulan kişisel ilişkinin sınırlarını düzenlemektedir. Medeni Kanun kişisel ilişki bakımından ana ve babaya görev yüklemiş durumdadır.

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması

İlgili kanun madde 324, I hükmü, ana babadan her birinin, diğer taraf ile kurulan kişisel ilişkiyi zedelemekten ve zarar vermekten kaçınılmasıyla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Bunun yanı sıra çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesi sürecinin engellenmesinden de kaçınmakla yükümlüdürler. İlgili kanun madde 324,II hükmünde de bahsedilen yükümlülüğe aykırı davranılmasının yaptırımı yer almaktadır. Medeni Kanun 324. madde II hükmü, Çocuk Hakları Sözleşmesine paralel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre; kişisel ilişki nedeni ile çocuğun huzuru tehlikeye düşer ve bozulursa ya da ana ve baba edindiği hakları kullanırken diğer tarafın çocukla olan kişisel ilişkisine zarar verirse ilişki kurma hakkı reddedilebilir ya da kendilerinden alınabilir. Aynı şekilde çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesi bakımından engellemeler yapılır veya çocukla ciddi olarak ilgilenilmezse, tüm bunlarla birlikte başka önemli nedenlerin varlığı oluşursa yine kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir ya da kendilerinden alınabilir. Üçüncü kişilerle çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin düzenlemesi ise Medeni Kanun 325. madde de yapılmıştır. Hukukumuzda, çocukla kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili olan ilamların icrasının düzenlenmesi çocuk tesliminden farklı olarak yapılmıştır. Çocukla kişisel ilişki kurulması ilamının yerine getirilmesi, belirli sürelerde devamlı tekrarlanan bir durum içeriğindedir.

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Kriterleri

 Çocukla Kişisel İlişki Tesisinde Çocuğun Psikolojik Gelişimi ve Gelecekteki Çıkarları

Kişisel ilişki hakkı, çocuğun psikolojik gelişiminin ve gelecekteki çıkarlarının gözetilerek geliştirilmiş olan bir haktır. 4721 sayılı TMK 323. maddeye göre bu bir hak sayılır. Ancak bu hak mutlak bir hak değildir. Yargıtay kararları bu durumu çok daha iyi açıklamıştır. Bu kararlara göre kişisel ilişki hakkı velayet hakkının da ana baba olmanın da gereği değildir. Kişisel ilişki düzenlenmesindeki amaç, çocuğun miras ve diğer haklarının yitirilmemesi ile birlikte aile bağlarının da devam etmesidir. Bu nedenle kendine velayet verilmeyen taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmelidir. Çocuk, ana ve baba sevgisine bir bütün olarak ihtiyaç duyar ve bu onun en doğal hakkıdır. Bu nedenle bu sevgi, tek tarafa atılamaz. Ana baba arasındaki anlaşmazlık çocuğu en az etkileyecek şekilde olmalıdır ki çocuğun sağlıklı gelişiminden söz edilebilsin.

Velayet Verilmeyen Tarafın Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması Nasıl Olur

Kendisine velayet verilmemiş tarafın çocuğu ile kuracağı kişisel ilişki ve bu çerçevedeki görüşmesi tamamen yasal bir haktır. Velayet alan taraf da almayan taraf da bu hakkı anlamalı ve uygar bir şekilde bu hakkın gerekliliklerini yerine getirmelidir. Velayet alan taraf, diğer taraf ile kurulacak olan kişisel ilişkinin çocuk için gerekli olduğunu bilmeli ve buna inanmalıdır. Bu nedenle üzerine düşen görevleri özenle yapmalıdır. Tabi ki burada bahsedilen özen, kişisel ilişki külfetinin tam anlamıyla velayete sahip olan tarafa yıkılması değildir. Kişisel ilişki icra memuru gözetiminde başlayıp bittiğinde, bu durum çocuk için şüphesiz gelişimine olumsuz etki edecek bir durumdur. Karşı tarafa engel oluşturulması, çocuğun hak olan kişisel ilişkiden kaçırılması, çocuğun tesliminin icra memurları ve polis gözetiminde yapılıyor olması çocuk açısından ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açabilir. Bu nedenle taraflar kişisel ilişki konusunda sorun çıkarmamalı, bu ilişkiye engel olmamalı ve çocuğu bu ilişkinin doğallığına inandırmalıdırlar. Çocuğu iyi bir şekilde ilişki için hazırlamak ve kişisel ilişki hakkına sahip olan ana veya babanın çocuğu teslim almasının sorunsuz yapılması çok önemli konulardır. Unutulmamalıdır ki, bahsi geçen kişi çocuğun anası veya babasıdır. O kişinin çocuğa gereksinimi olduğu bir gerçektir ancak çocuğun o kişinin sevgisine çok daha fazla ihtiyacı vardır. Bir kişi hem anne hem baba olamaz. Çocuk hem anneye hem babaya ihtiyaç duymaktadır. Kişisel ilişki, çoğunlukla geçmişten genle sorunlarla karıştırılmaması gereken bir ilişkidir. Bu sorunlar çocuğu ilgilendiren önemli bir olayda kıstas olmamalıdır. Yasal bir haktan bahsedildiğini ve çocuk açısından gerekli olduğunu unutmamak gerekir. Aksi bir davranışta TMK ilgili madde yükümlülükleri yerine getirilmemiş sayılır. Bu da çocuğun velayetinin sizden alınmasına ve görüştürmekten kaçındığınız ana veya babasına verilmesine neden olabilen bir durumdur. 

Çocukla Kişisel İlişkide Ana ve Babalık Duygusunun Tatmini

Kişisel ilişki kurmadaki amaçlardan biri de ana ve babalık duygu tatmini olmaktadır. Velayet verilmeyen taraf çocuğuna karşı bir özlem duyar ve bu insani bir duygudur. Bu hasretliğini ve özlemin görmezden gelinmesi imkansızdır. Çocuğundan ayrı kalmak zorunda olmuş bir ana veya baba bu özlem felaketini çok iyi bilmektedir. Bu nedenle kişisel ilişki kurulmasında ana ve babalık duygularının tatmini de amaçlanmıştır. Tabi ki ana babalık duygusu tatmin edilirken çocuğa psikolojik anlamda bir sorun yaşatılmamalı, onun gelişimini engelleyecek şeylerden kaçınılmalıdır. Abartıyla yapılan bir kişisel ilişkinin çocuğu olumsuz şekilde etkileyebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca velayet hakkının kullanımına engel sağlayacak bir kişisel ilişki düzenlenemez.

Çocukla Kişisel İlişki Tesisinde Üçüncü Kişiler Nezaretinde Nasıl Yapılır

Kişisel ilişkinin amacı çocuğa yarar sağlanması ve bu yararla birlikte analık-babalık duygularının tatmin edilmesidir. Yargıtay görüşüne göre, kişisel ilişki bir başka kişi nezaretinde ve denetiminde olamaz. Ancak kendisinde velayet bulunmayan taraf bazen saldırganlık sergiliyorsa, o zaman kişisel ilişkinin bir başka kişi gözetiminde kurulmasına imkan vardır. Tabi ki böyle bir hal söz konusuysa kişisel ilişki kısa tutulmalıdır.

Kişisel İlişkinin Kardeşlerin Birbirini Görmeleri Sağlanacak Şekilde Düzenlenmesi

Velayet düzenlenirken kardeşlerin birbirinden ayrılmaması gereklidir. Fakat bazı özel durumlarda kardeşlerden biri anaya biri de babaya verilebilmektedir. Bu durum bazen Yargıtay denetiminden geçilmeden kesinlik kazanmaktadır. Çocuklarla düzenlenen kişisel ilişkide, kardeşlerin bir araya gelmelerine özen gösterilmeli, bu duruma dikkat edilmelidir.

Evlilik Devam Ederken Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulması

Evlilik devam etmesine rağmen eşler ayrı yaşıyorlarsa, çocuğun yanında yer almadığı taraf Yargıca başvuruda bulunarak çocuğun kendisine teslimini isteyebilir ya da sadece çocukla kişisel ilişki kurulmasını dava edebilir. (4721 sayılı TMK md. 323) Yargıç tedbir niteliğinde çocuğun teslim kararını verirken, çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişimi için en uygun ortamı araştırır ve bu doğrultuda karar verir. Eğer çocuk ana bakım ve şefkatine muhtaçsa, çocuğun tedbir niteliğinde anaya verilmesi gereklidir. Unutulmaması ve karıştırılmaması gereken nokta, çocuğun teslimi kararı bir velayet düzenleme kararı değildir. Bu bir tedbir kararıdır. Çocuğun yanında olmadığı taraf, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına vakıftır. Yargıç tedbir kararı ile birlikte çocuğun yanında olmadığı tarafla çocuk arasında kişisel ilişkinin kurulmasına da karar vermekle yükümlüdür.

Boşanma, Evliliğin Butlanı, Babalık Davası ve Evlilik Dışı Çocukların Tanınması veya Af Kanunu Gereği Nesep İlişkisi Kurulan Çocukların Velayetinin Düzenlenmesi Davasında Kişisel İlişki

Bu tür davaya bakan Yargıç tarafından re'sen şekilde(kendiliğinden) velayet düzenlemesi yapılır. Evliliğin son bulmasının ya da evlilik dışı soy ilişkisinin (nesep) yasal bir sonucu velayet ve kişisel ilişkidir. Yargıç kişisel ilişki kararını verirken tarafların isteğini aramaz. Burada tarafların isteğine bakılmadan, çocuğun gelişimi, çıkarları ve sağlayacağı yararlar doğrultusunda velayet bulunmayan taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmek zorundadır. Eğer Yargıç kişisel ilişkiyi düzenlememişse ve bu karar temyiz incelemesinden geçmeden kesinlik kazanmışsa veya temyiz incelemesi esnasında gözden kaçırılmışsa kişisel ilişkinin düzenlenmesi davası açılabilir. Bu davayı hem velayet hakkı olan taraf hem de velayet hakkına sahip olmayan taraf açabilir. Bu dava, davalı kişinin ikametgahının olduğu yerdeki Aile Mahkemesinde açılır. Eğer bahsi geçen yer için Aile Mahkemesi kurulmamışsa, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gereklidir.

Kişisel İlişki Düzenlenirken Tarafların Arzusuyla Bağlı Olunmaması

Kişisel ilişkiyi düzenleyen Yargıç, tarafların arzusu ile bağlı değildir. Kişisel ilişki, velayet görevini bölebilecek bir nitelik taşımamalıdır. Velayet hakkına sahip olan tarafın aynı evde çocukla yaşama hakkı vardır. Bu mantıkla bakıldığında düzenlenen kişisel ilişki, velayet görevine mani olmamalıdır. Velayete engel teşkil etmeyecek şekilde düzenlenmelidir. Taraflar kendi aralarında çocuğun kaç günü nerede kalacağını kararlaştırmış olsun. Diyelim ki tarafların kendi aralarındaki anlaşmaya göre çocuk haftanın üç günü babada dört günü annede kalacak diye konuşuldu. Yargıç bu konuşulana, tarafların kendi aralarında sağladıkları bu karara bağlı değildir. Bahsi geçen şekilde sağlanmış bir kişisel ilişki, çocuğa hem bedenen hem de ruhen zararlı olacaktır. Yargıtay'a göre; çocukların korunması kamu düzeniyle ilişkilidir. Hakim, ayrılık veya boşanma olayında ortak olan çocukların velayet haklarının kullanılmasını gözetmek zorundadır. Ayrıca gözetilen velayet hakkıyla birlikte ana babanın kişisel ilişkileri için gerekli olan düzenlemeleri de boşanmanın sonucu olarak re'sen (kendiliğinden)yapmalıdır. Eğer tarafların anlaşmış oldukları kişisel ilişki düzenlemesi, çocuğun hayatını alt üst edecek şekildeyse yargıç bu anlaşmayı kabul etmek zorunda değildir.

Kişisel İlişkinin Külfeti Kime Aittir

Çocukla kurulan kişisel ilişkinin külfeti, velayet verilmeyen tarafa aittir. Eğer bu taraf çocukla görüşmek isterse çocuğun hayatını geçirdiği eve gidip çocuğu almak ve ortaya çıkan masraflar olursa bunlara katlanmak zorundadır.

Kişisel İlişkinin Süresi Nasıl Belirlenir

Kişisel ilişki kuran kişi, kararın gereğini yerine getirirken duraksama yaşamamalıdır. Bu da ancak her şeyin açık olmasıyla mümkün olur. Kişisel ilişkiyle ilgili olarak, ilişkinin başlangıç tarihi gün ve saati, ne kadar süreceği, bitiş tarihi gün ve saati açıkça yazılmış olmalıdır. Tarih, gün ve saat kişisel ilişkiyle ilgili olarak açık ve net olarak düzenlenmiş olmalıdır. 

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulmasında Çocuğun Yaşının Önemi Nedir

Kişisel ilişkinin süresi belirlenirken göz önünde tutulması gereken bir kıstas, çocuğun yaşıdır. Şöyle ki, anne sütü ile beslenen bir bebeğin dört saatten fazla bir zaman diliminde babayla kişisel ilişki kurması mümkün değildir. Yargıç en uygun süreyi belirlerken, çocuğun yaşına göre hareket ederek karar vermelidir. Yargıtay konu ile ilgili bir kararında, 1,5 yaşındaki bir çocuğu temmuz ayının 1–31 tarihleri arasında babaya bırakmanın uygun olmadığı yönünde karar vermiştir.

Velayeti Alan Tarafın Çocukla Birlikte Yaşama Zorunluluğu

Çocukla birlikte yaşanmasını sağlayan hak velayet hakkıdır. Kişisel ilişki kurulurken, velayet hakkına sahip olan tarafın velayet görevini yerine getirilmesi engellenmemelidir. Bu kapsamda bu görevi engelleyecek kadar uzun ve sık şekilde kişisel ilişki kurulmamalıdır. Aynı zamanda kişisel ilişki, velayet hakkını bölebilecek uzunluğa sahip olmamalıdır.

Eslerin Aynı Şehirde Oturması Halinde Kişisel İlişki Nasıl Kurulur

Eğer konuyla ilgili olan tafralar aynı şehirdeyse, velayet hakkına sahip olmayan tarafa ayın belli zamanlarında çocukla kişisel ilişki kurma olanağı tanınmalıdır. Konuyla ilgili bir örnek vererek, kişisel ilişkide verilecek kararı görelim: Taraflar aynı şehirde oturuyorlarsa, her ayın ilk cumartesi ve üçüncü cumartesi günü saat 10 ile 17 arası çocuk babasıyla kişisel ilişki kurmalıdır.

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Kurulmasında Tatil Yapılması Olanağı

Kişisel ilişki düzenlenirken, velayet hakkına sahip olmayan tarafla çocuk, gerektiği zaman tatil yapabilmeli yönünde hareket edilmelidir. Bununla ilgili en uygun zaman okulların tatil olduğu yaz dönemidir.  Eğer velayet hakkına sahip olmayan tarafın bir engeli bulunmuyorsa, tatil için en uygun aylar temmuz veya ağustos aylarıdır. Kendisine velayet verilmeyen tarafla çocuk arasında verilecek karar; her yıl 1 Temmuz zamanı saat 9 da başlayan ve 31 Temmuz günü 17 de biten kişisel ilişki kurulabilir şeklindedir. Bu durumun geçerli olması için çocuğun özel bir durumu olmamalı ve çocuğun yaşının uygunluk taşıması gereklidir.

Ayrı Şehirde veya Başka Ülkelerde Oturma Halinde Kişisel İlişki Nasıl Kurulur

Eğer taraflar ayrı şehir ya da ülkelerdeyse, kişisel ilişki için senenin uygun bir ayında her iki taraf için de akla yatkın bir süreyle karar verilmesi gereklidir. Yargıtay süreyle ilgili olarak, eğer taraflar ayrı ülkelerdeyse kişisel ilişkinin bir aydan daha az bir süreyle olmaması yönünde görüşe sahiptir.

Dini ve Milli Bayramlarda Kişisel İlişki Nasıl Kurulur

Kendinde velayet olmayan ana/baba dini bayramlarda çocuğu ile bir araya gelmek ister. bu anlayışla karşılanılması gereken bir durumdur. Bu kapsamda kişisel ilişki başladığı gün ve saat duraksamaya mahal vermeyecek kadar açık olmalıdır. Örnek vermek gerekirse; Küçük A ile babası arasındaki kişisel ilişki, her yıl dini bayramların ikinci gününde saat 9 ile 17 arasında küçük A'nın babaya teslim edilmesi şeklinde düzenlenebilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • BERTUĞ KARABULUT -
    5 Ağustos 2016

    Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir.

    Cevapla
Yorum Bırak