Velayet Davası  – Velayet Avukatı Ankara Ücretleri

A. Boşanma Davasında Velayet  B. Velayet Davasında Çocuğa DanışılmasıC. Avrupa Sözleşmesi Çocuk Haklarının Kullanılması

Velayet Davası

Görülen boşanma davalarında hakim boşanan eşlerin müşterek çocuklarının velayetinin kimde olacağı konusunda bir karar vermektedirler. Bu kara birçok farklı durum göz önünde bulundurularak verilmektedir. Bu göz önünde durumlar içerisinde eşlerin sosyal durumları, çevreleri ve hukuki özellikleri oldukça önemli olmaktadır. Bunun yanında konusunda uzman bilir kişilerden de bu konuda raporlar istenebilmektedir. Boşanma sonrasında çocuğun kimde kalacağına ilişkin bir kararın verilmesi yanında ara karar olarak boşanma davasının süresi boyunca geçici olarak çocuğun kimde kalacağına dair bir karar da verilmektedir.

Velayet Davalarında Hakimin Kararını Etkileyen Faktörler nelerdir?

Velayet konusunda her anne ve baba çocuğunun velayetini almak istemektedir. Bu konuda mahkeme ve hakimler ise bu kararı verirken öncelikli olarak anne ve babanın isteklerini değil çocuğun menfaatlerini düşünürler. Velayeti alınacak olan çocuğun bebekli döneminde olması durumunda olması ile velayetinin anne şefkatine ihtiyacının daha fazla olması nedeni anneye verilmesi veya çocuğun okulunun babanın evine çok yakın olması durumunda babaya verilmesi gibi durumlar olabilmektedir. Burada verilecek kararlarda asıl öncelik çocuğun en üst seviyede menfaatinin sağlanması olmaktadır. Çocukların konuşur ve kendilerini ifade edebilir yaşlarda olması durumunda da Sosyal Hizmetler uzmanı tarafından çocuk dinlenir ve bu konuda bir rapor hazırlanarak mahkemeye sunulmaktadır.

Çocuğun yaşayacağı ebeveynin yanında kimlerin kaldığı, çocuğun bu kişiler ile ilişkisi ve çocuğun çevresi ile bu değişikliğin ona olan etkileri uzmanlar tarafından incelenmekte ve bir rapor olarak hazırlanarak mahkemeye verilmektedir. Hazırlanacak olan bilirkişi raporu hakimin işini kolaylaştırmak ve karar konusunda bir fikir edinmesini sağlamak amacı ile hazırlanmaktadır. Hazırlanan bilirkişi raporu kesin bir hüküm içermemektedir. Hazırlanacak olan bu raporu hakimlerin uyması konusunda zorlayıcı bir yasa ve kanun bulunmamaktadır. Hakimin velayet konusunda bir karar vermesi sonrasında velayeti alamayan kişinin çocuğu ile görüşmesi konusunda belirli zaman ve yerlerin belirlenmesi de hakim tarafından yapılmaktadır.

Eşlerin anlaşmalı veya çekişmeli olarak açacakları ve görülecek davalar sonucunda boşanma ve velayet konusunda bir kararın alınması yanında bundan bağımsız olarak bir velayet davası da açabilmektedirler. Boşanma davasında verilen velayetten sonra, o günkü sosyal ve ekonomik durumunda farklı bir yerde olduğunu savunan ve çocuğun menfaatlerinin kendisi ile yaşaması ile daha fazla olacağını savunan taraf yenilen velayet davası açabilmektedir. Bunun yanında velayeti alan kişinin, velayeti aldığı dönemden daha kötü bir sosyal ve ekonomik durumda olması ve çocuğa bakamıyor olması gibi durumlarda çocuğun kendi ile kalmasının daha uygun olacağını savunarak velayet davası açabilmektedir.

Velayet Davası Nasıl Açılır – Velayet Avukatı Ankara

Eşler arasında evlilik birliğinin sürdüğü zaman içerisinde çocukların velayetleri anne ve babada bulunmaktadır. Evliliğin sona erdirilmesi ve boşanmanın gerçekleşmesi ile boşanma davalarının bir konusu olarak velayet konusunda karar verilmektedir. Ancak bu velayet kararının değiştirilmesi yani velayetin değiştirilmesi konusunda dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu dava boşanmanın sonrasında açılabilmektedir.

Velayetin değiştirilmesi konusunda bir davanın açıklanmasından önce ilk olarak velayetin verildiği boşanma davalarına bakmak gerekmektedir. Bu davalarda tarafların anlaşmalı olarak boşanıyor olmaları ve velayet konusunda aralarında bir karar vermiş olmaları velayetin bu şekilde mahkeme tarafından verileceği anlamına gelmemektedir. Mahkeme uygun görmediği durumlarda tarafların aralarında velayet anlaşmasını geçersiz sayarak farklı şekilde velayet kararı verebilmektedir. Boşanma davalarında velayetin verilmesi konusunda hakimin en önemli konusu ve baktığı durum çocuğun menfaati olmaktadır. Çocuğun anne şefkatine ihtiyaç duyması veya eğitiminin kesintiye uğraması gibi durumları göz önünde bulundurarak velayeti verebilmektedir. Bunun yanında bazı nadir görülen durumlarda çocuğun velayetini anne veya babasına vermemektedir. Bu durum anne ve babanın haysiyetsiz bir yaşam sürmesi neticesinde olabilmektedir.

Boşanma davasında verilen velayet kararı kesin bir hüküm içermemektedir. Bu durum velayetin sonradan açılacak velayet değiştirme davası ile değiştirilebilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum velayeti alan kişinin çocuğunun bakımı yapamaması gibi durumlarda geçerli olmaktadır. Velayeti alan kişinin yeniden evlenmesi velayetin değiştirilmesi konusunda tek başına yeterli bir sebep değildir. Ancak evlenme nedeni ile çocuğun bakımının aksatılması ve eskisi gibi ilgi görmemesi durumlarında velayet değiştirme davaları açılabilmektedir.

Velayet değiştirme davalarının nasıl açılacağı ise kişisel olarak ve çocuğun durumu açısında karmaşık ve kişiye özgü şekilde değişebilmektedir. Mahkemelere velayetin değiştirilmesini isteyen kişinin bu konuda net olarak ifadeler bulunması ve çocuğun velayet değişikliği ile daha fazla menfaat kazanacağı konusunda deliller sunmalıdır. Velayet değiştirme davalarında avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Görülecek olan davaların çok farklı olabilmesi ve durumun en ince ayrıntısına kadar bilinerek mahkemenin velayet değiştirmenin çocuk için daha iyi olacağına inandırılması konusunda profesyonel bir aile hukuku velayet avukat ile çalışmak oldukça yararlı olacaktır. Daha önce bu davalarda deneyimli olan avukatlar hakimlerin velayet konusundaki dikkat ve önem verdiği durumları iyi bildikleri için velayetin alınması konusunda başarılı davalar yürütebilmektedirler.

Çocuğumun Velayetini Nasıl Alırım?

Velayet konusunda hakimler çocuğun menfaatlerini düşünmektedirler ve bu konuda kararlar vermektedirler. Çocuğunun velayetini almak isteyen ebeveynler hakimleri çocuğun kendi yanlarında çok daha mutlu ve huzurlu olması yanında gelişiminin ve eğitiminin çok daha iyi şartlarda yapılacağı konusunda inandırmak zorundadırlar. Bu sebeple açılacak davalarda ebeveynlerin bu konulara dikkat etmeleri gerekmektedir. Çocuklarının maddi olanaklar yanında manevi ihtiyaçları da bulunmaktadır. Bu sebeple çocukların menfaatleri konusunda hakimler bunları da göz önünde bulunduracaklardır ve kararlarını verirken maddi olanakların sağlanması yanında manevi olarak çocuğa sunulacakları da değerlendireceklerdir.

Velayet davalarında çocukların yaşlarının büyük olması ve kendilerini ifade etmeleri durumunda hakim çocuklara bu konuda soru soracak görüşlerini alacaktır. Yaşları daha küçük olan ve bebeklik döneminde olan çocuklar için ise daha fazla anne şefkatine ihtiyaç duydukları gerekçesi ile anneye verilmektedir. Ancak bu durum bir kural değildir ve her küçük çocuğun velayeti anneye verilmemektedir. Bu durumlarda annenin ve babanın sosyal ve ekonomik durumları da hakim tarafından değerlendirilmektedir. Bu sebeple kesin bir hükmün dava başında verilmesi mümkün değildir.

Verilecek velayet kararının kesin bir hüküm olmaması nedeni ile ileride açılacak velayet değiştirme davası ile bu karar değiştirilebilmektedir. Velayetin verildiği gün üzerinden geçen zamanda velayeti alan kişinin sosyal ve ekonomik durumunun değişmesi ile çocuğa bakamayacak duruma gelmesi veya velayeti alamayan tarafında ekonomik ve sosyal durumunu düzeltmesi ile çocuğa daha iyi bir gelecek sunabilmesi durumları nedeni ile bu davalar açılabilmekte ve velayet değiştirilebilmektedir.

Boşanma Davam Var, Çocuğumun Velayetini Alabilir Miyim?

Evlilikler eşlerin mutlu bir şekilde ortak bir hayat sürmesi için düzenlenen sözleşmeler ile yapılan birlikteliklerdir. Ancak hayat içerisinde evliliklerin yürütülmesi olanaksız hale gelebilmektedir. Bu durumlar eşler boşanarak yeni hayatlar kurmayı hedefleyebilmektedir. Yapılacak boşanma davalarında mallar ve diğer hukuki düzenlemeler ile eşler birbirlerinden ayrılabilmektedirler. Eşlerin ayrılması konusunda en önemli durum çocuklar olmaktadır. Çocukların kimde kalacağı ve kimin yetiştireceği konusu eşler arasında sorun olabilmektedir. Her anne ve baba çocuğunu yetiştirmek ve büyütmek istemektedir. Bu konuda çalışmakta ve çaba harcamaktadır. Görülecek boşanma davalarında hakimler eşlerin bu konudaki istek ve çabalarından çok daha farklı ve geniş bir bakış açıcısı ile çocukların velayeti konusunda kararlar vermektedirler.

Görülecek boşanma davalarında çocukların velayetinin anneye veya babaya verilmesi konusunda karar verecek olan hakimlerin oldukça geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Çocukların velayetinin anneye veya babaya verilmesi yanında farklı kişilere verilmesi de mümkün olabilmektedir. Tüm bu takdir yetkisi hakimde bulunmaktadır. Bu takdir yetkisini kullanırken birçok farklı durumu incelemekte ve en önemlisi olarak çocuğun menfaatini düşünmekte ve kollamaktadır. Bu sebeple çocuğun velayetinin alınması konusunda anne ve babaların çocuğunun menfaatlerinin daha fazla olacağı bir ortam yaratmaya çalışmalıdırlar. Çocuğun maddi ihtiyaçlarının ve eğitim olanaklarının sağlanması yanında sosyal çevresinin olması ve anne ile babanın yanında olan kişiler ile çocuğun ilişkileri oldukça önemlidir. Bu konu yanında manevi olarak çocukların durumu da oldukça önemli olmaktadır.

Görülecek velayet davalarında bilirkişiler ve pedagoglar bu konuda hakim tarafından görevlendirilebilmektedir. Çocuk ile konuşarak velayet konusunda kimde kalmak istedikleri ve kimde kalmasının çocuğun ruhsal ve bedensel menfaatini koruyacağını anlamaya çalışmaktadırlar. Uzmanların verecekleri bu raporlar çocukların yaşları ile alakalı bir durum olabilmektedir. Yaşları büyük olan çocuklar ile hakimler de görüşmekte ve kimde kalmak istediği sorulmaktadır. Velayet konusunda verilecek kararlarda emsal kararlar bulunmamaktadır. Her velayet davası birbirinden farklı olmaktadır. Anne ve babanın durumları ile çocuğun durumu herkes için birbirinden farklı durumları gerektirmektedir. Bu sebeple daha önce görülen velayet davalarında alınan sonuçlardan bir çıkarım yapmak yanıltıcı olabilmektedir.

Velayeti Nasıl Alırım – Velayet Avukatı Ankara

Çocuklu ailelerde yaşanan boşanma davalarında velayet konusunda oldukça önemli bir konudur. Birçok anne ve baba velayeti nasıl alacağını düşünmektedir. Mahkemelerin ve hakimlerin çocukların velayetini vermek konusunda birçok farklı duruma dikkat etmeleri ve çocukların menfaatlerini ön planda tutmaları sonuçların farklı olabilmesini sağlayabilmektedir. Bu sebeple de anne ve babalar tedirgin olabilmektedirler. Çocukların küçük yaşlarda olması durumunda genel olarak anne şefkatine ihtiyaç duymaları nedeni ile velayetleri anneye verilebilmektedir. Ancak diğer taraf çocuğa yeteri kadar bakılamayacağı veya şiddet göreceğini düşünüyor veya bunu biliyorsa, mahkemeye bunu kanıtlamak şartı ile çocuğun velayetinin kendisine verilmesini isteyebilmektedir.

Velayet Davasında Belirleyici Unsurlar Nelerdir?

Toplumsal olarak aile birliğinin en iyi şekilde sürdürülmesi konusunda devlet kurumları ve bireyler olarak çalışmalar yürütülmektedir. Bu konuda sorunların yaşandığı ailelere terapi hizmetleri sunulmakta ve aile birliğinin devam ettirilmesi yönünde iyileştirici etkiler uygulanabilmektedir. Ancak her zaman bu durum başarıya ulaşmamakta ve boşanmalar gerçekleşebilmektedir. Boşanmaların azalması konusunda yapılan çalışmaların yanında boşanan bireylerin çocuklarının bu durumdan en az şekilde etkilenmesinin sağlanması da toplumsal olarak devletin bir görevi olmaktadır. Bu konuda yasaları düzenleyerek etkili çözümler bulunmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde velayet konusunda hakimlerin oldukça geniş bir takdir hakkı bulunmaktadır.

Ancak birçok farklı duruma dikkat etmesi gerektiği için bilirkişi ve sosyal Hizmetlerden yardımlar alabilmektedir. Bu durum hakimlerin çok daha etkili ve başarılı kararlar vermesinin önünü açmaktadır. Görülecek boşanma davalarının başlangıcında hakim bir ara karar alarak çocuğun dava süresi içerisinde kimde kalacağına karar verebilmektedir. Bu durum sonrasında boşanma davası görülmeye devam etmektedir. Velayet davaları boşanma davasının sonuçlanması ile hemen görülebilmektedir. Velayet davalarında karar verecek hakimler birçok etkeni değerlendirmektedir ve birçok konuya dikkat etmektedirler.

Velayet konusunda hakimler kardeşlerin birbirinden ayrılmamasına özel hassasiyet göstermektedirler. Kardeşlerden birinin anneye, bir diğerinin babaya verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Kardeşlerin velayeti konusunda hepsinin tek seferde incelenmesi ve beraberce velayetlerinin bir tarafa verilmesi söz konusu olmaktadır. Hakimlerin velayet konusunda karar verirken dikkat ettikleri birçok farklı durum bulunmaktadır. Bunlar içerisinde çocukların yaşlarına göre okulları, arkadaşları, çevreleri, kalacakları şehir, semt, velayeti verilecek kişinin yanında kalan kişiler ve buna benzer birçok farklı durum hakimler tarafında incelenmektedir.

Velayetin verilmesi konusunda çocuğun anne veya babasından birinden ayrılması oldukça yıpratıcı olacaktır. Buna ek olarak arkadaşları ve ait olduğu çevreden de ayrılmasının daha fazla yıpratıcı olacağı düşünülmektedir. Hakimlerin karar verme konusunda dikkat ettikleri önemli bir durumda bu olmaktadır. Çocukların hakimler ile yapacağı görüşmelerde veya bilirkişiler ile yapacakları görüşmelerde en sevdiği kişiler, arkadaşları ve yaşamak istediği yerler sorulabilmektedir. Bu şekilde kalmayı istediği yer konusunda bir fikir sahibi olunabilmektedir. Hazırlanacak olan bu tür raporlar hakime sunulmaktadır. Hakim bu raporları inceleyerek karar vermektedir. Ancak bu raporların hakim tarafından bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Velayet Neye Göre Belirlenir?

Boşanmalar eşler arasında oldukça yıpratıcı ve hüsran yaratıcı durumlar olmaktadır. Birçok insan yaşadıkları ayrılıkların etkisini uzun süre üstünden atamamaktadır. Yeni bir hayata başlamak bu kişiler için hiçte kolay olmayabilmektedir. Yetişkinler için bu kadar yıpratıcı olan bu durumlar çocuklar çok daha büyük etkilere sebep olabilmektedir. Hatta birçok çocuk için boşanmalar yıkıcı etkilere sebep olabilmektedir. Bu durumdan çocukların olabildiğince az etkilenmesi anne ve babalar gibi devletinde görevi ve isteği olmaktadır. Bu sebeple de velayet konusunda en iyi kararın verilerek çocuğun boşanma sonrasında daha fazla sorun yaşamasının önüne geçilebilmektedir. Boşanma sonrasında velayet davalarının görülmesinde hakimler tüm bu durumların bilincinde olarak bir karar vermeye çalışmaktadırlar. Bu şekilde verilecek kararlarda da birçok farklı durumu değerlendirmektedirler. Çocuğun menfaatini ön planda tutarak onun en az zorun yaşayacağı ve ayrılık sonrasında yaşadığı travmayı en kolay şekilde atlatacağı bir karar vermeye çalışmaktadır. Velayet konusunda hakimlerin en çok önemsediği durum çocukların menfaatidir. Çocukların alıştığı ve sağlıklı bir şekilde yaşamdan kopartılmadan sorunsuz bir şekilde yaşamına devam etmesini en iyi şekilde sağlayacak olan tarafa velayetin verilmesi oldukça yüksek bir olasılık olmaktadır. Çocuğun maddi olarak ihtiyaçlarının karşılanması yanında manevi ihtiyaçlarının da karşılanması ve yaşına göre hangi tarafa daha fazla ihtiyacı olduğu konuları hakim tarafından değerlendirilecektir.

Velayet Davası Kararı Neye Göre Verilmektedir?

Çocukların velayetinin verilmesi konusunda hakimler genel olarak iki yol izlemektedir. Bu yollar çocukların yaşları ile belirlenmektedir. Bebeklik döneminde olan çocuklar genel olarak anne şefkatine ihtiyaçlarının daha fazla olması nedeni ile anneye verilmektedir. Bu durum bebeklik döneminde ve konuşarak kendi isteklerinin daha ifade edemeyecek çocuklar için geçerli olmaktadır. Çocukların konuşabildikleri ve kendilerini ifade edebildikleri yaşlarda olmaları durumunda ise Sosyal Hizmetler uzmanları tarafında dinlenmesi ve nasıl bir ortamda yaşamak istediklerinin anlaşılması sağlanmaktadır. Bu durumda çocuğun istekleri ve sevdikleri kişiler ile yaşadığı ve yaşamak istediği ortamlar belirleyici olmaktadır.

Çocukların genel olarak yaşadıkları çevreden uzaklaştırılmaması velayetin alınması konusunda önemlidir. Bu durum çocukların psikolojisi içinde önemli bir durum olmaktadır. Anne ve babanın ayrılması sonrasında bir de arkadaşlarından ve çevresinden ayrılmak zorunda kalan çocuk çok daha büyük sorunlar yaşayacaktır. Bu sebeple mahkemenin kararı konusunda bu durum oldukça belirleyici olmaktadır. Aynı ortamda kalınması durumunda çocuğa sunulan maddi ve manevi olanakları hakim tarafından incelenecektir. Çocuğa ayrı oda verilmesi, eğitim konusunda daha iyi okula gönderilmesi ve bunun gibi birçok farklı durum mahkeme ve hakim tarafından değerlendirilerek velayetin kime verileceğine karar verilmektedir.

velayet avukatı ankara

velayet avukatı

VELAYET DAVASI DAVA DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR DİLEKÇE ÖRNEĞİ

Velayetin alınması için açılacak Velayet davalarındaki olayların ve açıklamaları her davada farklılık göstermektedir. Bu nedenle hazırlanacak dava dilekçesinden ziyade ana konu başlıkları ile örnek vermeye çalıştık. Velayet dava dilekçesi hazırlanırken avukat desteği ve danışmanlık hizmeti alınmasını tavsiye ediyoruz. Velayet Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur.

  1. Mahkemenin adı.
  2. Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
  3. Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
  4. Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
  5. Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
  6. Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
  7. İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
  8. Dayanılan hukuki sebepler.
  9. Açık bir şekilde talep sonucu.
  10. Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.

Yargıtay Kararları – Velayet Avukatı Ücretleri

YARGITAY: VELAYET DAVASI

  • Hukuk Genel Kurulu Esas:  2011/2-547 Karar: 2011/695 Karar Tarihi: 23.11.2011
  • ÖZET: Olayda, mahkemece yapılacak iş; yeterli idrak gücüne sahip olduğu kabul edilen çocuğa, kendisini doğrudan ilgilendiren velayet konusunda danışılarak, görüşünü ifade etme olanağı sağlanması; ifade edeceği bu görüş, çocuğun kendi çıkarına ters düşmediği takdirde, buna önem verilmesi ve gerektiğinde uzmanlardan da yararlanılmak suretiyle bir karar verilmesi, olmalıdır.  Aynı hususlara işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin: Çocuğun usule ilişkin haklarından, davalarda bilgilendirilme ve dava sırasında görüşünü ifade etme hakkının düzenlendiği 3.maddesinde: <…Yeterli idrake sahip olduğu iç hukuk tarafından kabul edilen bir çocuğun, bir adli merci önündeki, kendisini ilgilendiren davalarda, yararlanmayı bizzat da talep edebileceği aşağıda sayılan haklar verilir:  İlgili tüm bilgileri almak;   Kendisine danışılmak ve kendi görüşünü ifade etmek;,  Görüşlerinin uygulanmasının olası sonuçlarından ve her tür kararın olası sonuçlarından bilgilendirilmek.>; Adli mercilerin rolünden, karar sürecinin düzenlendiği 6.maddede (b) ve (c ) bentlerinde ise:  hükümleri yer almaktadır.
  • Velayetin anne ya da babaya verilmesi, daha çok çocuğu ilgilendiren, onun menfaatine ilişkin bir husus olduğuna göre, gerek yukarıda açıklanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6.maddelerinde yer alan hükümler, gerekse velayete ilişkin yasal düzenlemeler karşısında, velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekir.

YARGITAY : VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, DURUŞMASIZ KARAR VERİLMESİ

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2013/21470 KARAR NO: 2014/4695
  • VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ BASİT YARGILAMA USULÜ DURUŞMASIZ KARAR VERİLMESİ ADİL YARGILANMA HAKKI HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI.
  • Dava, velayetin anneye verilmesi talebine ilişkin olup basit yargılama usulüne tabidir. Ne var ki; mahkemece basit yargılama usulünde duruşma yapılmaksızın karar vermeye imkan tanıyan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320/1. maddesinin uygulanmasında hataya düşülmüştür. Şöyle ki, velayete ilişkin dava kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi uygulanır. Taraflar dilekçelerinde tanık deliline de dayanmıştır. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan, çocuğun üstün yararıdır. Dinlenecek tanıklarla, mevcut hükümden farklı olarak çocukların üstün yararının gözetilmesini gerektirecek yeni bir durum ve olgu ortaya çıkabilir. Öyleyse, dayandıkları olgu ve vakıaları kanıtlama konusunda taraflara imkan tanınması, ‘adil yargılama hakkını’ içeren ‘hukuki dinlenilme hakkı’ nın bir gereğidir (HMK.md.27.) velayet avukatı ankara Öyleyse, açıklanan hususlar gözetilerek mahkemece duruşma günü belirlenerek, taraflara tanıklarını da dinletme imkanı tanınması, delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

 YARGITAY : VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, ANNENİN BAŞKASIYLA EVLENMESİ

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/4764 KARAR: 2013/25031
  • VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, ANNENİN BAŞKASIYLA EVLENMESİ
  • Boşanma kararı ile birlikte ortak çocuğun velayeti davalı anneye verilip kesinleşmiştir. Mahkemece bu kez velayetin değiştirilerek, anneden alınıp babaya verilmesine karar verilmiş ise de; toplanan delillerle annenin velayet görevini kötüye kullandığına veya ihmal ettiğine ilişkin bir delil elde edilememiştir. Velayeti üstlenen anne veya babanın tekrar evlenmiş olması; tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Çocuğun menfaati (üstün yararı) gerektirdiği takdirde, velayet değiştirilebilir (TMK.md.349). Velayetin değiştirilmesinin çocuğun menfaatine olacağına ilişkin bir delil de mevcut değildir. O halde; velayetin değiştirilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulü isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 YARGITAY : VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, OLMAZSA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI.

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/2604 KARAR: 2013/21464
  • TERDİTLİ DAVA VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, OLMAZSA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI
  • Davacı, kademeli (terditli) olarak dava açmış, öncelikle müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak kendisine verilmesini, bu talebi kabul edilmediği takdirde ise müşterek çocuk ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemiştir. Davacının velayetin değiştirilmesi talebi reddedildiğine göre terditli talebi olan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir ve bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY: VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, OLMAZSA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/2604 KARAR: 2013/21464
  • TERDİTLİ DAVA, VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, OLMAZSA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI
  • Davacı, kademeli (terditli) olarak dava açmış, öncelikle müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak kendisine verilmesini, bu talebi kabul edilmediği takdirde ise müşterek çocuk ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemiştir. Davacının velayetin değiştirilmesi talebi reddedildiğine göre terditli talebi olan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir ve bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY : VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ, ANNENİN VELAYETİ İSTEMEMESİ

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/7715 KARAR: 2013/26702
  • ANNENİN VELAYETİ İSTEMEMESİ, VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ
  • Anne ve babanın, deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi; ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamaları halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir. (TMK.md.348) Toplanan deliller velayetin kaldırılmasını gerektirmemekle birlikte velayetin değiştirilmesi çocuğun yararına olacaksa velayetin değiştirilmesi gerekir. Velayet düzenlemesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Ana veya baba ile çocuğun yararının çatışması halinde, çocuğun yararı üstün tutulmalıdır (TMK.md. 183,349). Mahkemece, küçüğün yaşı itibariyle anne bakım ve şefkatine muhtaç olduğu, dava tarihi itibariyle velayetin değiştirilmesini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Velayetin değiştirilmesi davaları “çekişmesiz yargı” işlerindendir (HMK.md.382/2-b/13). Çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça “resen araştırma ilkesi” geçerlidir. Bu nedenle, çekişmesiz yargı işlerinde mahkemece resen delile başvurulması mümkündür. Aynı nedenle, velayetle ilgili davalarda davanın açılmasından sonra meydana gelen olaylar da hükme esas alınabilir.
  • Mahkemece alınan 17.11.2012 tarihli uzman raporunda, davalı annenin velayeti artık üstlenmek istemediği belirtilmiştir. Yine, karar tarihinden sonra davalı annenin çocuğu İstanbul’da bulunan davacı babanın yanına gönderdiği, orada okula gitmesi için muvafakatname verdiği ve küçük M…’un İstanbul ilinde okula başladığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında Türk Medeni Kanunun 348. madde koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle velayetin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamıştır.

YARGITAY : ANNENİN GÜVEN SARSICI DAVRANIŞLARININ VELAYETE ETKİSİ.

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/582 KARAR: 2013/14018
  • ANNENİN GÜVEN SARSICI DAVRANIŞLARININ VELAYETE ETKİSİ, ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI,ÇOCUĞUN GÖRÜŞÜ, BOŞANMADA KUSURUN TESPİTİ
  • Mahkemece davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı kocanın eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, hakaretler ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği, buna karşılık davalı kadının ise güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davacı kocanın ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus nazara alınmadan davalı kadının tam kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat (TMK.m. 174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK.m.175) taleplerinin reddedilmesi ve koca lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
  • Mahkemece, tarafların ortak çocuğu 2001 doğumlu B…’in velayet hakkı, annenin yaşam tarzının çocuğu olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle davacı babaya verilmiştir. Yaşı itibariyle velayet konusunda görüş ve düşüncesini açıklama olgunluğuna eriştiği anlaşılan müşterek çocuk anne ile birlikte yaşamak istediğini beyan etmiştir. Annenin güven sarsıcı davranışlarının bulunması tek başına velayetin kendisine verilmesine engel teşkil etmez. Velayet düzenlemesinde asıl olan küçüğün üstün yararıdır. Bu nedenle müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

YARGITAY : UZMAN GÖRÜŞÜ VE ÇOCUĞUN İSTEĞİNİN AKSİNE KARAR VERİLMESİ

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2012/9745 KARAR: 2013/9865
  • VELAYETTE ÇOCUĞUN GÖRÜŞÜNÜN ÖNEMİ, UZMAN GÖRÜŞÜ VE ÇOCUĞUN İSTEĞİNİN AKSİNE KARAR VERİLMESİ, ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI, KİŞİSEL İLİŞKİYE DAİR KARARLARIN KESİN HÜKÜM OLMADIĞI
  • Kişisel ilişki ile ilgili kararlar kesin hüküm teşkil etmezler. Türk hukukunun da bir parçası olan ‘ Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. ve ‘Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. ve 6. maddeleri; çocukları ilgilendiren konularda idrak çağındaki çocukların görüşünün alınmasını ve çocuğun menfaatlerine açıkça ters düşmediği takdirde, görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet, çocukları ilgilendiren konuların en önemlilerindedir. Tarafların müşterek çocukları 17.11.1999 doğumlu Ş… idrak çağında olup uzman ile görüşmesinde baba ile birlikte kalmak istediğini belirtmiştir. 14.09.2012 tarihli uzman raporunda da velayetin babaya verilmesi önerilmiştir. İdrak çağında olan çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde, çocuğun görüşünün aksine karar verilebilir. Mahkemenin velayetin anneye verilmesi gerekçesi olarak gösterdiği hususlar; çocuğun yüksek yararı olabilecek nitelikte değildir. O halde, idrak çağındaki ortak çocuk ile uzman görüşüne itibar edilerek, velayetin babaya verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile velayetin anneye verilmesi doğru görülmemiştir.

YARGITAY : ÇOCUĞUN İSTEĞİNİN AKSİNE VELAYET KARARI VERİLEBİLECEĞİ

  • YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2013/9516 KARAR: 2013/23409
  • BOŞANMA, VELAYET, ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI, BİRDEN FAZLA ÇOCUĞUN VELAYETİ, ÇOCUKLARIN KARDEŞLİK DUYGUSUNU YAŞAYABİLMELERİ, ÇOCUĞUN İSTEĞİNİN AKSİNE VELAYET KARARI VERİLEBİLECEĞİ
  • Mahkemece boşanma kararıyla birlikte, tarafların ortak çocuklarının velayeti davacı babaya verilmiştir. Tarafların velayete tabi üç çocuğu olup; bunlar 1998 doğumlu Z…, 2003 doğumlu T…, 2006 doğumlu B… adlı çocuklardır. Velayet tercihi konusunda çocukların çelişkili beyanda bulundukları görülmektedir. Velayet düzenlemesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Üstün yararın gerektirdiği takdirde, çocuğun velayet konusundaki görüşünün aksine de karar verilebilir. Velayet düzenlemesine konu birden fazla çocuk bulunduğu takdirde, çocukların kardeşlik duygusunu yaşayabilmeleri için üstün yararları gerektirmediği sürece velayetlerinin aynı ebeveyne verilmesinin tercih edilmesi gerekir. Yaşça küçük olan çocukların, anne şefkat, bakım ve ilgisini yaşayabilmeleri için, annenin bu görevi üstlenmesine engel bir durumu bulunmadıkça velayetin anneye verilmesi tercih edilmelidir. Bu ilkeler ve çocuklardan Berr Nur’un yaşı nedeniyle anne şefkat, bakım ve ilgisine muhtaç olması, babanın ilk evliliğinden olma 1985 doğumlu çocuğu Dilek’e karşı olan tutum ve davranışı ile velayet görevi konusundaki özensizliği gözönüne alındığında; her üç çocuğun velayetinin de davalı anneye verilmesi gerekirken; mahkemece yazılı gerekçeyle babalarına verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

  YARGITAY : ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARININ GÖZETİLMESİNİ GEREKTİRECEK YENİ DURUMUN ORTAYA                                            ÇIKABİLECEĞİ

  • T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2013/21470 Karar: 2014/4695 Karar Tarihi: 04.03.2014
  • VELAYET DAVASI – ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARININ GÖZETİLMESİNİ GEREKTİRECEK YENİ DURUMUN ORTAYA ÇIKABİLECEĞİ – TARAFLARA TANIKLARINI DİNLETME İMKANININ TANINMASI GEREĞİ – EKSİK İNCELEME İLE KARAR VERİLMESİNİN YASAYA AYKIRI OLMASI – KARARIN BOZULMASI
  • ÖZET: Dinlenecek tanıklarla, mevcut hükümden farklı olarak çocukların üstün yararının gözetilmesini gerektirecek yeni bir durum ve olgu ortaya çıkabilir. Öyleyse, dayandıkları olgu ve vakıaları kanıtlama konusunda taraflara imkan tanınması, içeren nın bir gereğidir. Öyleyse, açıklanan hususlar gözetilerek mahkemece duruşma günü belirlenerek, taraflara tanıklarını da dinletme imkanı tanınması, delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.Dava, velayetin anneye verilmesi talebine ilişkin olup basit yargılama usulüne tabidir. Ne var ki; mahkemece basit yargılama usulünde duruşma yapılmaksızın karar vermeye imkan tanıyan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320/1. maddesinin uygulanmasında hataya düşülmüştür. Şöyle ki, velayete ilişkin dava kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi uygulanır. Taraflar dilekçelerinde tanık deliline de dayanmıştır. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan, çocuğun üstün yararıdır. Dinlenecek tanıklarla, mevcut hükümden farklı olarak çocukların üstün yararının gözetilmesini gerektirecek yeni bir durum ve olgu ortaya çıkabilir. Öyleyse, dayandıkları olgu ve vakıaları kanıtlama konusunda taraflara imkan tanınması, içeren nın bir gereğidir (HMK. md.27.) Öyleyse, açıklanan hususlar gözetilerek mahkemece duruşma günü belirlenerek, taraflara tanıklarını da dinletme imkanı tanınması, delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY : VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ İSTEMİ

  • T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2013/13402 Karar: 2014/1 Karar Tarihi: 13.01.2014
  • VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ İSTEMİ – MÜŞTEREK ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİ TALEBİ – BABA İLE ÇOCUK ARASINDA BABALIK DUYGULARINI TATMİNE ELVERİŞLİ OLACAK YETERLİLİKTE KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ
  • ÖZET: Olayda davacı baba velayetin değiştirilmesi talebinin yanında terditli olarak müşterek çocukla arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinde de bulunmuştur. Boşanma tarihi itibariyle müşterek çocuğun yaşı gözetilerek çocukla baba arasında kısa süreli ve hafta sonları yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Ancak aradan geçen süre nedeniyle müşterek çocuğun yaşının büyüdüğü gözetilerek, davacı baba ile çocuk arasında babalık duygularını tatmine elverişli olacak yeterlilikte kişisel ilişki tesisi gerektiği gözetilerek bu hususta bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir (4721 S. K. m. 351)
  • Dava velayetin değiştirilmesi veya müşterek çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebine ilişkindir. Taraflar Kuşadası Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 12.06.2007 tarihinde kesinleşen boşanma ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmışlar, anlaşma uyarınca velayet davalı anneye verilmiş, davacı baba ile müşterek çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmiştir. Müşterek çocuk Can 17.1.2005 doğumlu olup, ana bakım ve şefkatine muhtaçtır. Davalı annenin çocuğa karşı velayet görevini savsakladığına, gereken ilgiyi göstermediğine ve davacı babanın müşterek çocukla kişisel ilişkisini engellediğine ilişkin dosya kapsamında yeterli delil de bulunmamaktadır. Toplanan deliller, velayetin değiştirilmesi şartlarının oluştuğunu kabule yeterlilikte bulunmamaktadır. Velayet sahibi annenin yeniden evlenmesi, tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının velayetin değiştirilmesine yönelik talebin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
  •  Ne var ki davacı baba velayetin değiştirilmesi talebinin yanında terditli olarak müşterek çocukla arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinde de bulunmuştur. Boşanma tarihi itibariyle müşterek çocuğun yaşı gözetilerek çocukla baba arasında kısa süreli ve hafta sonları yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Ancak aradan geçen süre nedeniyle müşterek çocuğun yaşının büyüdüğü gözetilerek, davacı baba ile çocuk arasında babalık duygularını tatmine elverişli olacak yeterlilikte kişisel ilişki tesisi gerektiği gözetilerek bu hususta bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

 YARGITAY: ÇOCUKLARIN KORUNMASININ KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLMASI

  • T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2013/18235 Karar: 2014/15 Karar Tarihi: 13.01.2014
  • BOŞANMA DAVASI – ÇOCUKLARIN KORUNMASININ KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLMASI – HAKİMİN MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN VELAYET HAKLARININ KULLANILMASI HUSUSUNU RESEN GÖZETMESİ – TARAFLARIN KÜÇÜK ÇOCUKLARININ VELAYETİ HAKKINDA DÜZENLEME YAPILMAMASININ İSABETSİZLİĞİ
  • ÖZET: Olayda Anayasanın ve Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinde yer alan kurallarda açıklandığı üzere çocukların korunması kamu düzenine ilişkin olup boşanma veya ayrılık vukuunda hakim müşterek çocukların velayet haklarının kullanılması biçimi ile çocuklarla, ana babanın şahsi ilişkilerine dair gerekli düzenlemeleri, oluşturulan kararın bir sonucu olarak ve görevi gereği, resen gözetmek zorundadır. Bu kural dikkate alınmadan tarafların küçük çocukları … doğumlu M.K.’nın velayeti hakkında bir düzenleme yapılmamış olması doğru görülmemiştir.

 YARGITAY: VELAYET DAVASINDA RAPORUN ÇOCUĞUN ALIŞTIĞI ORTAMIN DEĞİŞMESİNİN UYGUN OLMADIĞI ,  YÖNÜNDE OLMASI

  • T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2013/14210 Karar: 2014/186 Karar Tarihi: 13.01.2014
  • BOŞANMA DAVASI – ANA VE BABANIN YARARLARININ ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARINI ETKİLEMEDİĞİ ÖLÇÜDE GÖZ ÖNÜNDE TUTULACAĞI – RAPORUN ÇOCUĞUN ALIŞTIĞI ORTAMIN DEĞİŞMESİNİN UYGUN OLMADIĞI YÖNÜNDE OLMASI – VELAYETİN BABAYA VERİLMESİ GEREKTİĞİ – KARARIN BOZULMASI
  • ÖZET: Ana ve babanın yararları, ahlaki değer yaşamları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Toplanan delillerden velayet hakkı davalı annede olmakla birlikte, annenin yeniden evlenmesi üzerine müşterek çocuk K.’nın davacı baba yanında kalmaya başladığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan uzman raporu da çocuğun alıştığı ortamın değişmesinin uygun olmadığı ve kendi isteği de göz önüne alınarak velayetin babaya verilmesi gerektiği yönündedir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Velayet Avukatı Ankara.
velayet avukatı ankara

velayet avukatı ankara