Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

Dolandırıcılık Suç Duyurusunda, Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Dolandırıcılık Suç Duyurusu, Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir. Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir.

Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.

Dolandırıcılık davalarında yargıtay kararına göre, Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Yine aynı yargıtay kararına göre, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Genel anlamda Dolandırıcılık suçlarında, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Dolandırıcılık Suçu Yasalarda Nasıl Tanımlanmıştır?

Dolandırıcılık olaydan mağdur olan kişinin hileli davranışlar sonrasında aldatılması, zarara uğraması ya da başka bir kişiye yarar sağlanması amacıyla kullanılması şeklinde gerçekleşmektedir. Suçun dolandırıcılık niteliğinde değerlendirilebilmesi için mutlaka haksız bir çıkarın ya da menfaatin söz konusu olması gerekmektedir. Eğer dolandırıcılık gerçekleşmemiş ve sadece plan aşamasında kalmışsa bu durumda da suça hazırlık için yapılması gereken her aşamanın kat edildiği bilgisinden hareketle gerekli dolandırıcılık suçu şartları yerine getirilmiş sayılmaktadır. Hukuk sistemi için Türk Ceza Kanunu’nda bu suçla ilgili olarak kurallar açıkça ifade edilmiştir. Eğer nitelikli dolandırıcılık suçları söz konusu ise bu durumda ceza miktarlarının farklılığına göre kişilerin çeşitli şekillerde değerlendirilmesi söz konusu oluyor.

Dolandırıcılık Suçunun Şartları Nelerdir?

Bir suçun dolandırıcılık olarak değerlendirilmesi için bazı şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Bu noktada suça sebep olan etkenlerin seçimlik hareket şeklinde meydana gelmesi ilk dikkat edilmesi gereken noktadır. Öncelikle dolandırıcılık suçunun söz konusu olduğu ana eylemin mutlaka suçun faili tarafından gerçekleştirilmiş olması ya da belirli bir oranda kişinin katkısının bulunması gerekmektedir. Buna ek olarak failin hareketinin başka bir kişiyi ya da olaydan mağdur olan kişiyi doğrudan aldatıcı özelliğe sahip olması da gerekiyor. Bir diğer şart da olaydan mağdur olan kişilerin yararının engellenmesi, zarara uğramaları veya başka üçüncü kişilerin yararını kazanmak adına kişilerin zarara uğramış olduklarına dikkat edilmelidir.

Bunlara ek olarak davranışlar yolu ile de suçun tespiti sağlanabiliyor. Bunun için dolandırıcılık suçunda fail olarak değerlendirilen kişinin mutlaka hileli hareketler sergilemesi gerekmektedir. Bu hareketlerin kişilerin bilinçli ya da istemeden yapıyor olması hareketin kişiye yüklediği suç yükümlülüklerinden kurtulması açısından engel taşımaz. Ortaya çıkan zarar ile kişilerin arasında mutlaka bir bağ bulunması gerekmektedir. Dolandırılmış olan kişilerin yoğun şekilde aldatılmış tanımına uyacak olan hareketlerle de karşılaşması gerekmektedir. Herkesin başına gelebilecek olan dolandırıcılık olayları ile ilgili olarak kişiler bu durumlarla karşılaştıklarında mutlaka bulundukları yerde görevli olan cumhuriyet savcılığına ya da kolluk birimlerine durumu bildirmelidirler. Bu süreçte izlenmesi gereken adımlarda herhangi bir hata yapılmaması ve sürecin en iyi şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla kişilerin avukatlar ya da hukuk büroları yardımıyla süreci yönetmeleri gerekmektedir.

Dolandırıcılık Suçu Davalarında Şikayet Süreleri

Türk Ceza Kanunu içerisinde bazı suçlar şikayete bağlı olmadan değerlendirilen suçlar olmaktadır. Dolandırıcılık da bu suçlar kapsamında değerlendirildiğinden cezanın üzerinde kararlar verilirken mutlaka soruşturmalar üzerine dikkatli çalışmalar yapılması gerekiyor. Eğer dolandırıcılık suçu bir alacağın kişilere teslim edilmesi şeklinde sona erdirilecekse bu durumda kovuşturmalar şikayete bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Cumhuriyet savcılıkları ise kendilerine yapılan şikayetlerin ardından suçu öğrendikten sonra kamu davası niteliğinde davaları açarak kuvvetli şüphelerin araştırılması konusunda önemli adımlar atarlar. Eğer bu kovuşturma süreçleri sırasında davaya söz konusu olan suçun şikayete bağlı olarak gerçekleştiği anlaşılırsa bu durumda dolandırıcılık olayından mağdur olan kişi şikayetini geri çekmezse bu durumda yargılama süreçlerinin devam etmesine karar verilir. Bu daa konusunda herhangi bir özel zamanaşımı süresi bulunmadığı için genel hükümler gereği karar verilmesi söz konusu olduğunda mutlaka 8 yıllık süre içinde kişilerin şikayet hakkını kullanması gerekiyor.

Dolandırıcılık Suçlarında Ceza Süreleri ve Yaptırımlar

Türk Ceza Kanunu içerisinde dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak kesin şekilde 1 yıldan 5 yıla kadar çıkabilen hapis cezalarının ve adli para cezalarının verileceği belirtilmiştir. Adli para cezasının hesaplanmasında ise beş günden başlayarak yirmi veya yüz TL arasında değişen bedeller üzerinden bir hesaplama yapılarak para cezasının miktarı açıkça belirtilebiliyor. 157. maddede yer verilen bu bilgilerin yanı sıra 158. maddede dolandırıcılığın nitelikli olarak gerçekleşmesi söz konusu olduğunda 2 yıldan 7 yıla kadar çıkan hapis cezalarına ve beş bin güne kadar çıkabilen adli para cezalarına hüküm verilebilmektedir. Nitelikli suçların daha az ceza gerektirmesi halinde şikayetler değerlendirilerek 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve adli para cezalarına karar verilebilir. Dolandırıcılık suçlarının ilgilendiği davalarda görevli mahkemeler asliye ceza mahkemeleridir. Eğer nitelikli suçlar söz konusu ise bu durumda görevli mahkemeler ağır ceza mahkemeleri olmaktadır.

Hangi Suçlar Nitelikli Dolandırıcılık Olarak Değerlendirilir?

Türk Ceza Kanunu içerisinde 158. maddede belirtilen kurallara göre nitelikli dolandırıcılık suçunun kapsamı açıkça ifade edilmiştir. Buna göre dini duyguların ve inançların kötüye kullanılması, kişilerin mağduriyetlerinden yararlanılması, kişilerin fiziksel zayıflıkları üzerinden dolandırıcılıkların yapılması nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Buna ek olarak kamu kurum ve kuruluşları içinde gerçekleştirilmiş olan ve kurumun zararına sonuçlar doğuran suçlar da nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendiriliyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan internet üzerindeki bankacılık sistemlerinde gerçekleştirilen dolandırıcılıklarda da nitelikli dolandırıcılık suçu dikkate alınmaktadır. Suçun gerçekleşmesindeki bazı detaylar da suçu nitelikli hale getirmektedir. Bunlar medya aracılığı ile suçun işlenmesini kolaylaştırmak, alım satım sırasında suçu işlemek ve güven duyulan mesleklerin kötüye kullanılması şeklinde gerçekleşebilmektedir.

Kanun Maddesi – Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler

MADDE 90 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:

a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.

b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.

(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5353/7) (KOD 1)
(4) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5353/7) (KOD 1)
(5) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.

(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.

MADDE 158 – (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (DEĞİŞİK CÜMLE RGT: 18.04.2013 RG NO: 28622 KANUN NO: 6456/40) (KOD 1) Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (AĞIR CEZA MAHK.)

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

YARGITAY KARARI  ( WEB SİTESİ ÜZERİNDEN DOLANDIRICILIK)

T.C. YARGITAY 15.Ceza Dairesi Esas:  2011/23905 Karar: 2013/8224 Karar Tarihi: 03.05.2013

DOLANDIRICILIK SUÇU – SANIĞIN DİĞER SANIKLARLA BİRLİKTE SUÇ İŞLEME KARARI İLE FİİL ÜZERİNDE MÜŞTEREK HAKİMİYET KURDUĞUNUN ANLAŞILMASI – ERTELENEN SANIĞIN KENDİ ALTSOYU ÜZERİNDEKİ VELAYET VESAYET VE KAYYIMLIK YETKİLERİ AÇISINDAN HAK YOKSUNLUĞU.

ÖZET: Sanığın, diğer sanıklarla birlikte suç işleme kararı ile fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin kanun maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aynı yasanın maddesindeki yardım eden olarak kabulü ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Kanun maddesi uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanık T. K.’ın, www.srexi.com isimli internet sitesi üzerinden, bilgisayar satış ilanı verdiği, bu ilanı gören, katılanın internet üzerinden 1 adet dizüstü bilgisayar siparişi verdiği, bilgisayarın bedeli olan, 1.094,60 TL parayı, Garanti Bankası Girne Caddesi Şubesinden, Garanti Bankası Güzelyalı Şubesinde bulunan, sanık T. B.’nın, 6677801 numaralı hesabına havale ettiği;sanıklar T. B. ve E. K.’ın, Garanti Bankası Mersin-Erdemli Şubesine giderek parayı, birlikte çektikleri;ancak katılana internet üzerinden sattıkları, dizüstü bilgisayarı göndermedikleri gibi, parasını da iade etmedikleri, anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

Makalemizde Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır konusu bilgi amaçlı hazırlanmıştır.