Atla

Eşin Telefon Görüşmesi Veya Mesajlaşması Aldatma Sayılır Mı


Eşin Telefon Görüşmesi Veya Mesajlaşması Aldatma Sayılır Mı

Eşin Telefon Görüşmesi Veya Mesajlaşması Aldatma Sayılır Mı

Eşin Telefon Görüşmesi Veya Mesajlaşması Aldatma Sayılır Mı

Evlilik birliğinde yaşanan olaylar bazen düşünmediğiniz boyutlara ulaşabilmektedir. Dertleşmek, kafa dağıtmak yada gerçekten başka duygular nedeniyle yapılan telefon görüşmeleri, mesajlaşmaları aile mahkemesine açılacak boşanma davasında boşanmaya sebep olay kabul edilebilir. Hatta bu olaylar nedeniyle eşinize tazminat ödemeye mahkum edilebilirsiniz. Bu nedenle evlilik birliğinin yürütülmesinde ki en önemli  faktör eşlerin birbirlerine sadık kalması kuralı unutulmamalıdır.

Örnek bir olayda eşin başka kişiler ile telefon ve mesajlaşmasını sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış olarak kabul edilmiştir. Bu olaya karşılık diğer tarafın eşine şiddet uyguladığı, darp ettiği aynı zamanda hakaret ettiği ve bir başka biriyle birlikte yaşadığı olayıda sadakatsiz davranış olarak kabul etmiştir. Gerçekleşen olaylar karşısında boşanmaya sebep olaylarda her iki taraf kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak başka biriyle birlikte yaşayan eşin kusuru daha ağır kabul edilmiştir.

Yargıtay kararında sadakat yükümlülüğünün değişik yönlerinden bahsedilmiş tanımı yapılmış her sadakat yükümlülüğü de boşanmaya sebep olay kabul edilmemiştir. Karar da sadakat yükümlülüğüne şöyle açıklık getirilmiştir.

Sadakat yükümü sadecece cinsel sadakati kapsamamaktadır.Medeni Kanunun da yer alan sadakat yükümü aynı zamanda duygusal sadakat ve ekonomik sadakati de kapsamaktadır. Bu tanımdan yola çıkıldığında bu durum görüş olarak da kabul gördüğüne göre, boşanma davasından sonra ki olaylarda sadakat yükümlüğüne aykırı davranışlar da duygusal sadakat ve ekonomik sadakataykırı hareketler ise boşanma sebebi kabul edilmemiştir. 

Konumuz olan telefon ve mesajlaşma konusuna yine örnek verecek olursak Toplanan delillerde, davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, bir başka kadınla gece geç saatlere kadar telefon görüşmeleri yaparak ve mesajlaşarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.

Boşanma sebebi ispatlanmıştır. Davacı-karşı davalı kadının davası, boşanmaya ilişkin olmadığına göre, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunsa bile isteğin yalnız ayrılığa ilişkin olması durumunda boşanma sebebi ispatlandığında, ayrılık kararı verilir. Boşanma sebebi gerçekleşmiş olmasına rağmen ayrılığa ilişkin isteğin kabulü yerine, yasal olmayan gerekçe ile reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Eşim Başkalarıyla Telefonda Mesajlaşıyor Aldatma Sayılır Mı

Haysiyetsiz hayat sürme boşanma davalarında sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden birisidir. Bu nedenle karı ve kocanın birbirlerine en önemli sorumluluğu olan sadakat yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir.

Eşim başkasıyla mesajlaşıyor diyen karı veya koca bakımından daha önceki davalara bakıldığında aile mahkemesinin eşi başkası ile telefonda konuşan davacı eşin boşanma nedenini yerinde bulmuş ve boşanma kararı vermiştir.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Mi -  Sadakat Yükümlüğüne Aykırı Davranış Mı

Yargıtay’ın vermiş olduğu önceki kararlarda ise davalı eşin başka birisiyle telefonda konuşmasının evlilik birliğin de Sadakat Yükümlüğüne Aykırı Davranış olarak kabul edildiğini ve bu durumda diğer eş bakımından evliliği çekilemez hale getirebileceği kabul görmüştür. Telefon yada mesajlaşma haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir.

eşim beni internette aldattı ne yapmalıyım

Yargıtay’a göre bir davranışın ve hareketin haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilebilmesi için bu hareketin devamlı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.

Eşim başkası ile mesajlaşıyor diyen eşler bakımından bu tür bir hareketin devamlı olması halinde birlikte yaşamayı zorlaştırmaktadır. Hatta birlikte hayatın çekilemez bir durum almasına sebep olması halinde bu halin boşanma sebebi olarak Sadakat Yükümlüğüne Aykırı Davranış göstererek boşanma davası açabilmektedir.

Eşim Başkalarıyla Telefonda Konuşuyor Aldatma Sayılır Mı

Haysiyetsiz hayat sürme boşanma gerekçesi olarak gösterilebilmekle beraber haysiyetsiz hayat sürme olgusu toplumun ahlaki yapısına ve değer yargılarına göre farklılık gösterebilmektedir.

Eşim başka bir kadınla veya erkekle telefonda konuşuyor diyen eşler bakımından bu hal birlikte hayat sürmeyi çekilmez olduğunun göstergesidir.

Böylesi bir durumda davacı eşler boşanma istemiyle dava açmaları halinde ikametgahlarının bulunduğu bölgedeki Aile mahkemesine boşanma davası dilekçesi ile beraber müracaat yapması gerekmektedir.

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası açacak olan eş bu halin varlığını ispat etmeleri gerekmektedir.

Eşim Başkalarıyla Telefonda Konuşuyor Aldatma Sayılır Mı

Evli kadın veya erkeğin başka bir kadın veya erkekle ile devamlı ilişki kurduğu hallerde eşler haysiyetsiz hayat sürme gerekçesiyle boşanma davası açabilirler. Evlilik hayatı içerisinde eşlerin evlilikten doğan sorumlulukları ve yükümlülükleri bulunmakta ve bunları yerine getirmek zorundadır.

Eşlerin birbirine karşı sadakat sorumluluğu da eşlerin uyması gereken sorumluluklar arasındadır. Eşlerin bu sorumluluğu yerine getirmemesi durumunda aldatma veya zina sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir.

Boşanma davası açacak eşler boşanmaya kesin olarak karar verdikten sonra Aile Mahkemesine müracaat ederek boşanma davası açabilirler.

Boşanma davası ile ilgili olarak davalı ve davacıların boşanma avukatı tarafından hukuki destek ve yardım almaları, olası bir hak kaybı veya tazminat yükümlülüğü durumunun önüne geçebileceği gibi zorlu boşanma dava sürecinden en kısa süre içerisinde kurtulmaları kolaylaştıracaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BOŞANMA DAVASI - DAVACIYA AİT TELEFON KAYITLARININ TEMİN EDİLMESİ - DAVACININ BAŞKA BİR ERKEKLE MESAJLAŞIP MESAJLAŞMADIĞI SADAKAT YÜKÜMLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANIP DAVRANMADIĞI HUSUSUNDA DETAYLI ARAŞTIRMA YAPILMASININ GEREĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI

Somut boşanma davasıolayda aile mahkemesincece, davalı tanıklarının beyanları dikkate alınarak karar tesis edilmiştir. Tanık ifadesi olarak hükme dikkat alınarak, eşin başka biriyle görüştüğünü, mesajlaştığını duyduğunu, abisinin kendisine görüşme tutanaklarını gösterdiğini beyan etmiş, Diğer dava tanığı ise davalının dükkanında çalıştığını, davalıya hangi sebepten ayrıldıklarını sorduğunda başka biriyle mesajlaşmasını ifadesini beyan etmiştir. 

Hukuk içerisinde, Kural olarak aksine ciddi ve inandırıcı delil  olmadıkça tanıkların gerçeği beyan ettiği kabul edilir. Ancak tanıkların ifadelerindeki olaylar sabit görülmemiştir. Tanıkların beyanları duyuma dayılı olması sebebiyle hükme esas alınamaz. 

Hal böyle olunca mahkemece; davalı kocaya tanığın beyanında belirttiği görüşme tutanaklarını dosyaya ibraz etmesi için imkan tanınması, davacıya ait telefon kayıtları temin edilerek, gerekirse kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının başka bir erkekle mesajlaşıp mesajlaşmadığı, sadakat yükümlüğüne aykırı davranıp davranmadığı hususunda detaylı araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu görgüye dayalı beyanları olmayan, sadece davalıdan duydukları bilgisini veren tanıkların beyanları dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yerel mahkemesinin dayandığı kanıtlar kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, mahkemece davalı erkeğin güven sarsıcı davranışı kendisine kusur olarak bağlantı kurulması ve kadının dayandığı kanıt erkeğin telefon kayıtlarının tek başına erkeğe isnat edilen sadakatsizlik olayının ispata yeterli olmadığının anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

Ayrıca eşlerin tespit edilen ekonomik ve sosyal hâlleri, boşanmaya yol açan vakalarda ki kusur oranları, paranın alım durumu, kişilik haklarına yapılmış tecavüz nedeniyle mevcut ve beklenen yarar dikkate alındığında davacı kadın menfaatine takdir edilen maddi ve manevi tazminat yetersizdir.

Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki adalet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 52.kısmı dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekir.

Bir tazminat davasında şöyle bir görüş mevcuttur. Bu karar da telefon görüşmesi delil olarak kabul edilmiş ve tazminata hükmedilmiştir.

Hukuka aykırı olarak ele geçirilmiş delilin kıymetlendirmek konusunda Medeni Usul Hukukunda da muteber olan dürüstlük prensip doğru alınarak sonuca gidilmelidir. Her somut olayda, o olayın özelliğine göre kıymetlendirme yapılmalıdır.

Bu konuda ihlal edilen kanun hükmü ile ispatlanmak istenen fayda arasında amaca orantı hususu da esas alınmalıdır. Diğer taraftan gizli olarak ele geçirilen tüm kanıtlar hukuka aykırı kanıt olarak nitelendirilmemelidir.

Örneğin bir telefon görüşmesinde, telefondaki ses yükseltici veya ikinci bir dinleme aleti sayesinde söylediklerinin duyulması neticesinde yapılan açıklamalar ve bu konudaki tanık ifadeleri geçerli olmalıdır. Kişilik hakkının ihlali sonucu elde edilen kanıtların kullanılmasına hakkı ihlal edilen eş izin verirse bu kanıt mahkemece kullanılabilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasın da yapılan yargılaması sonucunda mahkemece “davalının ev işi yapmadığı, davacıya yemek hazırlamadığı, temizlik yapmadığı, davacının ütüsünü yapmadığı, davacının ise başka bir bayanla ilişkisinin olduğu, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği,davalı aleyhine onu aşağılayacak şekilde facebook üzerinden paylaşımlarda bulunduğu davacının bu durumda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı tarafa göre daha ağır kusurlu olduğu “gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş.

Hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Davacı tanıklarının beyanları soyut nitelikte olup, soyut ve taraflardan aktarılan olaylar hükme esas alınamaz.Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen davalı kadının evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği kanıtlanamamıştır. Sadakat yükümlüğüne aykırı hareket eden, eşini aşağılayan davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurludur.

Dosya kapsamından davalı-davacı kocanın yargılama sırasında başka bir kadınla ilişki içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Eşler evliliğin devamı süresince birbirine sadık kalmak zorundadırlar. Bu yön gözetilerek davacı-davalı kadının davasının kabulü gerekirken ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak