Evliliğin İptali Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Aile - Boşanma Hukuku  > Evliliğin İptali Davası

Evliliğin İptali Davası

Evliliğin İptali Davası

Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir.

Evliliğin İptali Davası Nasıl Nerede Açılır ?

Evliliğin İptali Davası, Dava aile mahkemesinde görülür. Evliliğin İptali Davasında Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Evliliğin İptali Davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler.

Dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, Evliliğin İptali Davası ile dava edebilir.

Evlilik İptali Konusunda Yapılması Gerekenler

Yasal olarak yapılan evlilikler yine yasal olarak sonlandırılabilmekte ve evlilikler iptal edilebilmektedir. Boşanma işleminden farklı olarak evlilik iptali konusunda belirli şartların yerine gelmesi gerekmektedir. Bu şartların oluşması durumunda evliliğin iptali davası açılabilmektedir.

Bu davanın açılması konusunda gerekli olan evliliğin iptal edilmesi konusundaki haklı gerekçelerin sunulması gerekmektedir. Bu gerekçeler yasalarda belirtilmiş durumdadır. Yasalarda evliliğin iptali konusunda gerekçeler mutlak ve nispi olarak ayrılmış durumdadır. Mahkemeye evliliğin iptali konusunda yasalarda belirtilen geçerli bir sebebin sunulmaması veya bunun oluşmamış olması durumunda evlilik iptali gerçekleşmeyecektir.

Evlilik İptali İçin Belirlenen Mutlak Sebepler

Evliliklerin iptal edilmesi konusunda yasalarda bazı haklı sebepler belirtilmiştir. Bu sebeplerin ortaya çıkması durumunda tarafların evlilikleri iptal edilecektir.

Bunun gerçekleşmesi için belirtilen sebepler içerisinde mutlak sebepler bulunmaktadır.

Bu sebeplerin oluşması ve bunların kanıtlanması ile mahkeme evliliğin iptali konusunda karar verebilecektir. Bu durumların oluşması ve ispatlanamaması veya tam olarak oluşmaması durumlarında evlilik iptali söz konusu olmayacaktır.

Evlilik yapan taraflardan birisinin ayırt etme gücünden yoksun olması bu sebepler içerisinde gösterilmektedir.

Evlenen bireylerden birisinin, evliliğin önünde engel teşkil edecek durumda ve derecede akıl sağlığının bozuk olması diğer bir sebep olmaktadır.

Bunların yanında evlilik iptali için evlenen kişilerin evliliği etkileyecek derecede hısım olmaları da mutlak bir sebep olarak gösterilebilmektedir.

Evlilik İptali İçin Belirlenen Nispi Sebepler

Evliliğin iptal edilmesi konusunda mutlak sebepler yanında nispi sebeplerde bulunmaktadır. Bunlarında gerçekleşmesi durumunda evliliğin iptal edilmesi mümkün olabilmektedir.

  • Evliliğin iptali için evlenen kişilerden birisinin yanılgı ile evlenmesi evliliğin iptalini gerektirebilmektedir.
  • Evliliğin iptali konusundaki diğer bir nispi sebep ile evlenilen eşin kandırması ve aldatması olabilmektedir. Bu durumda da evlilik iptali sebepleri gerçekleşmiş olacaktır.
  • Evliliğin iptal edilmesi için gerekleri sebeplerden birisi de taraflardan birisinin evliliğe tehdit veya şantaj ile zorla karar verdirilmiş olmasıdır. Böyle bir durumda da evlilik iptal edilebilecektir.

Evliliği iptali konusunda açılacak davalarda bu konular belirtilmeli ve ispat edilmelidir. Bu şekilde mahkeme tarafından evliliğin iptal edilmesi söz konusu olabilmektedir.

Evliliğin İptali Davası Şartları
  1. Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa,
  2. Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse.
  3. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa,
  4. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse.
  • Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
  •  Kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesi, evlenmenin butlanını gerektirmez.
  •  Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.
  • Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyi niyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Evliliğin İptali Davası | Sıkça Sorulan Sorular

BOŞANMA DAVASI - KADININ NİSPİ BUTLAN SEBEBİYLE EVLİLİĞİN İPTALİNE İLİŞKİN DAVASINDA VERİLEN RET KARARININ DOĞRU GÖRÜLDÜĞÜ

ÖZET: Kadının nispi butlan sebebiyle evliliğin iptaline ilişkin davasında verilen ret kararı doğru görüldüğüne göre, erkeğin boşanma davasının tefrik edilmesine ve boşanma davasının nispi butlan sebebiyle evliliğin iptaline ilişkin davanın sonucunu beklemesine de usul ekonomisi gereğince bir gereklilik bulunmamaktadır.

O halde, kadının evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali davasının reddine, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına dair karar onanmalıdır.

Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, davalı-davacının karar düzeltme isteğinin kabulü gerekir.

BOŞANMA VEYA EVLİLİĞİN İPTALİ - KARAR YETERLİ GEREKÇEDEN YOKSUN OLUP İLGİLİ KANUN MADDESİNDEKİ UNSURLARI İÇERMEMESİ - GEREKÇESİZ KARAR OLUŞTURULMASI USUL VE KANUNA AYKIRI OLUŞU - HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olaya gelince; mahkemenin gerekçeli kararında sadece iddia ve savunmanın özeti yapılmış, davacı-karşı davalı kadının davasında Davacının iddiasına, davalı-karşı davacının savunmasına, mahkememize ait 13/02/2015 tarih ve 2013/798 Esas 2015/102 Karar numaralı kararına, usul ve kanuna uygun bulunan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30/03/2016 tarih ve 2015/14875 Esas, 2016/6288 karar sayılı bozma ilamına uyularak,

Yargıtay bozma ilamında ayrıntısıyla belirtilen nedenlerle tarafların boşanmalarına, ortak çocuk …’nin velayetinin davacı-karşı davalı anneye bırakılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

Denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili hangi olayın sabit olduğu ve tarafların kusurlu görülen davranışları ise kararda belirtilmemiştir.

Bu haliyle karar yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan gerekçesiz karar oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

0 Yorum

Yorum Bırak