Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası | Ankara Avukat

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İş Hukuku  > Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası

Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası

Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası

Haklı nedenle iş akdinin fesih edilmesi durumlarında işe iade davası açmak isteyen birçok işçi, böyle bir durumda dava açılıp açılamayacağını merak etmektedir. İşverenin haklı nedenle feshi ile sonuçlanan iş sözleşmelerinde, işten ayrılan işçiler için işe geri dönüş imkânlarının olup olmadığı merak edilmektedir. Bu konularla ilgili olarak işe iade davası nedir ve hangi durumlarda işe iade davası açılabilir sorularının cevaplarını ve daha birçok önemli bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz.

İşe İade Davası Nedir?

İşveren ve işçi arasında oluşturulan iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesi içinde resmiyet kazanmaktadır. Nitekim söz konusu kanun, çalışan ve işveren arasındaki iş ilişkisinin sürekliliği ve istikrarlı bir biçimde devam etmesi amacıyla düzenlenmiştir. Dolayısıyla İş Kanunu’nun 20. Maddesine göre, geçerli bir neden bulunmadan veya haklı bir sebep gösterilmeden yapılan iş sözleşmesinin fesih işlemleri geçerli olarak kabul edilmemektedir. İşte böyle durumlarda çalışan, işten haklı bir sebep gösterilmeden atıldığına dair yaşadığı mağduriyetinin giderilmesi adına işe iade davası açabilmektedir.

Görüldüğü üzere işe iade davasının açılabilmesi için işverenin elinde haklı nedenlerin olmaması gerekmektedir. Dolayısıyla haksız yere işten çıkarıldığını düşünen çalışan, mağduriyetinin giderilmesi adına işe iade talebinde bulunabilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak birçok kişi “Haklı nedenle fesihte işe iade davası açılabilir mi?” şeklinde sorular sormaktadır. Bu sorunun cevabını yanıtlamak adına işe iade davası şartlarına bir göz atalım.

İşe İade Davası Şartları Nelerdir?

Çalışan tarafından işe iade davasının açılabilmesi için bazı şartların sağlanması gerekmektedir. Nitekim haklı neden gösterilerek iş sözleşmesinin fesih edildiği durumlarda işe iade davası açılmamaktadır. Bunun gibi önem teşkil eden diğer şartlar şunlardır:

  • İşe iade davasının açılabilmesi için, işveren ve çalışan arasındaki iş sözleşmesi kanunen geçerli bir sebep gösterilerek sonlandırılması gerekmektedir. Söz konusu geçerli sebepler 4857 sayılı İş Kanunu’nda açık bir şekilde belirtilmiştir.
  • İşe iade davasının açılabilmesi için iş akdinin işveren tarafından fesih edilmesi şarttır.
  • Haksız yere işten çıkarıldığını düşünen işçi, işe iade davası açabilmek için süre belirsiz olan bir iş sözleşmesine sahip olmalıdır.

Şartlarda açıkça görüldüğü üzere haklı nedenle fesih işe iade davası açılamamaktadır.

İşçiler aksine bir sözleşme olmadığı taktirde işverenin gösterdiği aynı türden işleri yapmakla yükümlüdür. Bunun dışında kalan malzemeyi dışarı taşıma, işyerini temizleme ve havalandırma gibi işleri o işlerin yapılması yolunda geçici bir gelenek olmaması halinde yapmakla yükümlü tutulamaz.

Ancak, geçici olarak işçiden başka iş yapmasının istenmesi sadakat borcuna uygun durumlarda söz konusu olabilir. Örneğin, yangın, deprem ve su basması gibi, afetlerde işçinin kendisinden genelde beklenmeyen işleri de yapmak zorunda olduğu kabul edilmelidir.

İşçinin ücretiyle buna bağlı hakların ödenmemesi de haklı fesih sebebi oluşturur. Örneğin fazla çalışma ücretiyle bayram ve tatil ücretlerinin ödenmediği gerçekleşmiş ve bu haklar mahkemece de hüküm altına alınmış ise, bu durumda işçinin feshinin haklı sebebe dayandığı kabul edilmelidir.

İşverence naklen atanan işçinin başka haklı bir neden ileri sürüp ispatlamadıkça sırf atama sebebiyle işe devamsızlık etmesi haklı sayılamaz. Zira, işyeri yönetmeliği işverene şehirler arası atama yetkisi vermediğinde bu durum işçinin iş şartlarını ağırlaştırıyorsa, bu nedenle işçi hizmet akdini fesih edebilir.

Bu halde işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İşverenin işçiyi nakil işlemi işçinin eylemi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılmışsa işçi haklı fesihte bulunamaz.

Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası – Yargıtay ve istinaf Kararı

İŞE İADE DAVASI – KAVGANIN DAVACININ HAKSIZ HAREKETİ SONUCU MEYDANA GELDİĞİ – DAVALI İŞVEREN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FESİH NEDENİ DE İŞ KANUNUNUN BENDİ GEREĞİ HAKLI NEDENE DAYANDIĞINDAN MAHKEMENİN KARARININ YERİNDE OLDUĞU

ÖZET: Davacı her ne kadar … tarihinde …-… vardiyasındaki nöbet görevini yapmakta olduğu sırada nöbet arkadaşı tarafından hakaret ve kötü söylemlere maruz kaldığını iddia etse de, dava dışı T. D.’nin davacıya karşı bu şekilde davranmasını gerektiren bir durum yoktur.

Tam tersi bir önceki gece T. D., davacının konuşmakta zorlandığını, ayakta duramadığını amirlerine ileterek amirleri tarafından evine gönderilmesine neden olmuştur. Hayatın olağan akışı da bunu gerektirmektedir.

Yani bir önceki gecenin etkisiyle davacı, T. D.’ye önce küfür etmiş, daha sonra da onu darp etmeye başlamış, T. D. de kendisini savunmak amacıyla davacıya vurmuş, böylelikle birbirlerini yaralamışlardır.

Davacı ve T. D. arasındaki kavga davacının haksız hareketi sonucu meydana geldiğinden, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen fesih nedeni de İş Kanunu’nun bendi gereği haklı nedene dayandığından mahkemenin kararı yerindedir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin, istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir

Makalemizde Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve İş Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Haklı Nedenle Fesih İşe İade Davası | Sıkça Sorulan Sorular

İŞE İADE DAVASI - KAVGANIN DAVACININ HAKSIZ HAREKETİ SONUCU MEYDANA GELDİĞİ - DAVALI İŞVEREN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FESİH NEDENİ DE İŞ KANUNUNUN BENDİ GEREĞİ HAKLI NEDENE DAYANDIĞINDAN MAHKEMENİN KARARININ YERİNDE OLDUĞU

ÖZET: Davacı her ne kadar … tarihinde …-… vardiyasındaki nöbet görevini yapmakta olduğu sırada nöbet arkadaşı tarafından hakaret ve kötü söylemlere maruz kaldığını iddia etse de, dava dışı T. D.’nin davacıya karşı bu şekilde davranmasını gerektiren bir durum yoktur.

Tam tersi bir önceki gece T. D., davacının konuşmakta zorlandığını, ayakta duramadığını amirlerine ileterek amirleri tarafından evine gönderilmesine neden olmuştur.

Hayatın olağan akışı da bunu gerektirmektedir. Yani bir önceki gecenin etkisiyle davacı, T. D.’ye önce küfür etmiş, daha sonra da onu darp etmeye başlamış, T. D. de kendisini savunmak amacıyla davacıya vurmuş, böylelikle birbirlerini yaralamışlardır.

Davacı ve T. D. arasındaki kavga davacının haksız hareketi sonucu meydana geldiğinden, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen fesih nedeni de İş Kanunu’nun bendi gereği haklı nedene dayandığından mahkemenin kararı yerindedir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin, istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor