Atla

Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır


Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır

Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır

Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır

Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır Hukuk yargılamasındaki dava çeşitlerinden olup, gerekli hukuki menfaate (yarara) sahip bir kimsenin, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece belirlenmesi konusunda açtığı dava. Tespit davaları, menfi veya müspet olarak açılabilir. Tespit davasının konusu, ancak bir hukuki ilişki olabilir, ayrıca davanın bu hukuki ilişkilerin var olup olmadığının hemen tespitinde hukuki menfaatin tespiti gerekir. Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen haller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkan vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır. Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.  Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir. Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hallerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir. Tespiti istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse, bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümler uygulanır. (6100 S. K. m. 404) Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir. Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır.

Yargıtay Kararı - Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır

T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi Esas: 2016/2020 Karar: 2016/5739 Karar Tarihi: 10.05.2016HASAR TESPİT VE TAZMİNAT DAVASI - TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLANAN MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ - HASAR KONUSUNDA UZMAN BİLİRKİŞİDEN AÇIKLAMALI AYRINTILI DENETİME ELVERİŞLİ BİR RAPOR ALINARAK SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ - HÜKMÜN BOZULDUĞU ÖZET: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı aracının modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı vs de gözönünde bulundurularak aracın onarımının mı, pertinin mi uygun (ekonomik) olduğu, pertinin ekonomik olması halinde aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin (hasarlı hali ile ederinin) ve davacı tarafın aynı model ve özellikle yeni bir araç alması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre içinde davacının yapması gerekli zorunlu giderler (yakıt masrafı v.s.) tenzil edilerek araç mahrumiyetinin belirlenmesi hususlarında, hasar konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı aracı 2005 model Renault Megane otomobildir. Onarım masrafları, taşıtın riziko tarihindeki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmezse taşıt tam hasara uğramış sayılır. Hasar konusunda alınan 22.04.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda aracın pert ihtimalinin olduğu ancak dosyada aracın piyasa rayiç bedeline ve sovtaj bedeline ilişkin bilgi bulunmadığından bu yönde değerlendirme yapılamadığı belirtilerek araçtaki toplam hasarın 14.322 TL olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan 11.09.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise araçtaki toplam hasarın 14.160 TL olduğu belirlenmiş, aracın modeli, olay tarihindeki yaşı, hasar durumu vs göre pertinin ekonomik olup olmayacağı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Aracın pertinin uygun olması halinde davalı taraf ayrıca değer kaybı zararından sorumlu olmaz. Yine bu durumda araç mahrumiyetinin tespiti için, aracın tamir süresi içinde gerekli kiralama bedeli değil, aynı özellikte yeni bir araç alınması için gerekli makul süre tespit edilerek, (bu süre içinde, emsal aracın kiralama bedelinin emsal aracın kiralama bedelinden; davacı tarafından, kendi aracını kullanması halinde yapacağı yakıt masrafı, amortisman v.s zorunlu giderler mahsup edilerek) bulunacak net kiralama bedeli esas alınarak hesaplama yapılması gerekir. Dosyada alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, davacı aracının modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı vs de gözönünde bulundurularak aracın onarımının mı, pertinin mi uygun (ekonomik) olduğu, pertinin ekonomik olması halinde aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin (hasarlı hali ile ederinin) ve davacı tarafın aynı model ve özellikle yeni bir araç alması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre içinde davacının yapması gerekli zorunlu giderler (yakıt masrafı v.s.) tenzil edilerek araç mahrumiyetinin belirlenmesi hususlarında, hasar konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı........ lehine BOZULMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.T.C. YARGITAY 19.Hukuk Dairesi Esas: 2016/2437 Karar: 2016/10513 Karar Tarihi: 13.06.2016BORÇ MENFİ TESPİT DAVASI - BONO BEDELİNİN DAVACI TARAFINDAN ÖDENMİŞ OLDUĞU GEREKÇESİYLE DAVANIN KABULÜ - DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE VE ALACAĞIN YÜZDE YİRMİSİ ORANINDA TAZMİNATIN DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİ - HÜKMÜN ONANMASI ÖZET: Mahkemece tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalının banka hesabına takip ve dava konusu senedin tanzim tarihinden vade tarihi olan … tarihine kadar toplam … TL ödediği, yine senedin vade tarihinden sonra ise davacının hesabından davalının hesabına toplamda … TL ödenmiş olduğu, bu ödemelerin başka bir borcun mahsubu için yapıldığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı, davalı bu ödemelerin başka bir ticari ilişkiye ilişkin olduğunu savunmuşsa da, bu halde ispat yükünün bu iddiası ile bağlantısız bileşik ikrarda bulunan davalı üzerinde olacağı, kaldı ki belirtilen ticari ilişkinin de yalnızca dava konusu senedin düzenlenmesine esas teşkil eden aynı hukuki ilişkiden ibaret olduğu, dolayısıyla bono bedelinin davacı tarafından ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve alacağın yüzde yirmisi oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince tarafından temyiz edilmiştir. Hükmün onanması gerekmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalının banka hesabına takip ve dava konusu senedin tanzim tarihinden vade tarihi olan 20/04/2010 tarihine kadar toplam 479.890 TL ödediği, yine senedin vade tarihinden sonra ise davacının hesabından davalının hesabına toplamda 277.502 TL ödenmiş olduğu, bu ödemelerin başka bir borcun mahsubu için yapıldığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı, davalı bu ödemelerin başka bir ticari ilişkiye ilişkin olduğunu savunmuşsa da, bu halde ispat yükünün bu iddiası ile bağlantısız bileşik ikrarda bulunan davalı üzerinde olacağı, kaldı ki belirtilen ticari ilişkinin de yalnızca dava konusu senedin düzenlenmesine esas teşkil eden aynı hukuki ilişkiden ibaret olduğu, dolayısıyla bono bedelinin davacı tarafından ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. Hasar Delil Borç Tespit Davası Nasıl Açılır 
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak