Atla

Hayata Kast Ve Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma


Hayata Kast Ve Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Hayata Kast Ve Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Hayata Kast Ve Pek Kötü Muamele Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Açılan Boşanma Davası

Eşler arasındaki evlilik birliğinin sonlandırılması amacıyla açılan boşanma davalarının açılabilmesi için kişilerden en az birinin dava başvurusunu yaparken dilekçede Türk Medeni Kanunu'nda listelenmiş olan haklı gerekçelerden biri ile boşanma davasının açılmasını talep etmesi gerekmektedir. Kanun içinde özel ve genel olarak iki sınıfa ayrılmış olan boşanma sebeplerinden biri de hayata kast, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış gerekçesi olmaktadır. Özel boşanma sebeplerinden biri olan bu gerekçe eşler arasında yaşanmışsa kişilerin bunu sebep göstererek boşanma davasını haklı bir şekilde açması mümkün oluyor. Bu gerekçeyle açılacak olan boşanma davalarında kişilerin zamanaşımı sürelerine de uyması gerekmektedir. Dava açma hakkını elinde bulunduran ve olaydan mağdur olan eş boşanma sebebine gerekçe gösterilecek olayın yaşanmasının ya da bunun öğrenilmesinin ardından geçen altı aylık süre içinde davasını açmalıdır. Bunların dışında tüm haller için beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasına devam ediliyor. Kişilerin birbirlerinin hayatlarına kastetmeleri, kötü muamelede bulunmaları ve onur kırıcı davranışlara maruz kalmaları sebeplerine dayandırılmış olan boşanma davalarının her bir gerekçeye bağlı olarak farklı şekilde yürütülmesi söz konusu olmaktadır.

Hayata Kast Gerekçesi Nasıl Tanımlanmıştır?

Kişilerin hayata kast gerekçesi ile mahkemelere boşanma talepleriyle başvurmaları sonrasında kesin olarak boşanmaları yönünde haklarında karar çıkmaktadır. Bu durum bir eşin diğerinin hayatına son vermek üzere ortaya koymuş olduğu tüm hal, tutum ve davranışlar kapsamında değerlendirilmektedir. Hayata kastın doğrudan diğer eşi öldürmek için bir araç kullanarak meydana gelmesinin dışında aynı zamanda kişinin hayatına son vermesi üzerine özendirilmesi ve intihara yönlendirilmesi de boşanma sebebi sayılmaktadır. Hayata kast kapsamında değerlendirilmeye alınan bir diğer durum da eşin ölmemesi için yapılması gereken şeyleri yapmaktan geri durması olmaktadır. Özellikle sağlık sorunlarının ciddi boyutlara ulaştığı olaylarda bu türde sorunlara çözüm getirmek söz konusu olabiliyor. Kişilerin birbirlerini öldürecekleri ya da ölmelerine sebep olabilecek şeyleri yapacaklarına ilişkin tehditleri ise bu kapsamda değerlendirilmemektedir. Hayata kast kapsamında değerlendirme altına alınmayan eylem türleri dikkatsizlik ve özensizlik şartlarının yerine getirilmiş olduğu durumlar olmaktadır. Bu yönde yapılmış olan tehlikeli sonuçlar doğurabilecek hareketler de hayata kast kapsamında değerlendirilmiyor. Mahkeme hayata kast gerekçesini ortaya çıkaran sebepleri tespit etmesinin ardından ortak hayatın çekilmez olup olmadığını araştırarak boşanma yönünde kesin kararını açıklamaktadır.

Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nasıl Tanımlanmıştır?

Pek kötü veya onur kırıcı davranış gerekçesi ile eşlerden en az birinin boşanma davasını açabilmesi hakkı Türk Medeni Kanunu'na göre kendisine tanınmıştır. Bu kişiler somut örneklerle güçlendirmiş oldukları gerekçeyi dilekçelere ekleyerek boşanma davasının bu gerekçe üzerinden ilerlemesini sağlayabiliyor. Bu gerekçe hakkında açılan davalarda en sık karşılaşılan vakalar eşlerin birbirleri üzerinde eve kapatma uygulaması sürdürmesi, onlara fiziksel şiddette bulunması, aç kalmasına sebep olması ya da ters ilişkiye zorlaması gibi pek çok sebep olabilmektedir. Kanunda pek kötü davranış olarak tanımlanmış davranışlar için herhangi bir şekilde devamlılık şartı bulunmamaktadır. Eğer eşlerden biri bir kez bile olsa bu kötü davranışı diğer eşe uygulamışsa bu durumda boşanma davasını açması mümkün olabiliyor. Pek kötü muamele ve onur kırıcı davranışın somut eylemlerle yaşanmasının ardından kişiler bunu boşanma davaları sırasında ispat edebiliyorsa mahkeme tarafından kesin bir şekilde boşanma yönünde karar verilecektir. Boşanma davalarının gerekçelerinde görülen genel kurala bağlı kalacak şekilde kişilerin boşanmaya gerekçe gösterilecek olan olaya maruz kalmaları ya da bunu öğrenmelerinin ardından geçen altı aylık süre içinde mutlaka boşanma davalarını açması gerekiyor. Tüm hallerde de 5 yıllık zamanaşımı sürelerine uymak gerekmektedir. Süreklilik arz eden eylemler söz konusu ise mahkeme tarafından zamanaşımı sürelerinin gerçekleşen son eylemden sonra işletilmesi sağlanır. Onur kırıcı davranış olarak değerlendirilen olaylar zaman zaman somut eylemlerle desteklenemeyen sadece soyut olaylar şeklinde gerçekleşmiş vakalar olabilmektedir. Bu durumda hakim mahkeme sırasında takdir yetkisini kullanarak karar verecektir. Hakimin vereceği kararda eylemin onur kırıcı nitelik taşıyıp taşımadığı ile ilgili kesin karar eşlerin sosyal ve kültürel seviyelerine bağlı olarak verilebilmektedir. Mahkeme bu süreçte eylemle ilgili olarak eylemin eşin şeref ve haysiyetini zedeleme amacı taşıyan bir eylem olduğuna karar vermelidir. Mahkemenin ağırlık gösterdiği eylemin söz ya da yazıyla yapılmış olması veya Türk Ceza Kanunu'nda belirtilmiş cezalardan biri olması şartı bulunmamaktadır.

Hayata Kast Ve Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası İspat Yükümlülüğü

Soyut eylemler üzerinden yaşanan sorunların ardından pek çok kişinin hayata kast, pek kötü muamele ya da onur kırıcı davranış gerekçesi ile boşanma davalarını açması mümkün oluyor. İspat edildiği takdirde boşanmanın kesin bir şekilde karara bağlanacak olduğu bu tür davalarda ispat yükümlülüğü davayı açan ve olaylardan zarara uğrayan kişiye ait olmaktadır. Kişiler eylemlerin gerçekleştiğine dair ellerinde bulunan tüm delil araçlarını mahkemeye sunabilirler. Mahkemeler delil serbestisi ilkesinden hareketle kararlarını verirler.
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak