İdari Yargıda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasındadır. İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 2577 sayılı kanundaki 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.

İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, 2577 sayılı kanunun 13. Maddesinin birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.

1. Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.

2. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir.

3. Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez.

4. Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.

5. Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilir.

6. Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler.

İdari Yargıda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İdari Yargıda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İdari Yargıda Destekten Yoksun Kalma Tazminatı –  Yargıtay Kararları

T.C. DANIŞTAY 10.Dairesi Esas: 2012/2437 Karar: 2012/5430 Karar Tarihi: 06.11.2012

TAZMİNAT DAVASI – NİSPİ KARAR HARCI DIŞINDAKİ HARÇ VE POSTA GİDERİNİN HAKLILIK ORANINA GÖRE DAVANIN TARAFLARINA YÜKLETİLMESİ – DAVACININ KARARIN NİSPİ KARAR HARCINA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞI

ÖZET: Konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç ve posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 59.4 oranında hesaplanacak nispi karar harcının ise, tümüyle haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletilmesi gerekmekte olup, bozma kararı uyarınca Mahkemece yeniden verilecek kararda bu husus nazara alınacağından davacının kararın, nispi harca yönelik temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer yoktur. Davacının maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin reddine ve davacının kararın nispi karar harcına yönelik temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

T.C. DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu Esas: 2008/909 Karar: 2011/278 Karar Tarihi: 28.04.2011

TAZMİNAT DAVASI – CEZAEVİNDE ÇIKAN YANGIN NEDENİYLE MEYDANA GELEN ÖLÜM – DAVACILAR MURİSİNİN ÖLDÜRÜLMEMİŞ OLMASI HALİNDE CEZA DAVASINDA ALMASI MUHTEMEL HAPİS CEZASI DİKKATE ALINARAK DAVACILARIN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATININ HESAPLANMASI GEREĞİ

ÖZET: Davacılar murisi yönünden ceza davasının yürütülmesine hukuki olanak bulunmamakla birlikte, Uşak ilindeki … (…Tekstil) isimli fabrikanın basılması olayıyla ilgili olarak yargılanan davacılar murisinin öldürülmemiş olması halinde, ceza davasına ilişkin dosyada yer alan bilgi, belge ve alınan ifadelere göre (aynı olaydan dolayı yargılanan diğer sanıkların ceza davasındaki bilgi ve belgelerden de yararlanmak suretiyle) alması muhtemel hapis cezası da dikkate alınarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucunda, maddi tazminat isteyen davacıların oğlunun cezaevinde öldürüldüğü tarihten itibaren hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının davalı idarece davacılara ödenmesi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

 

Avukat