İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz Temyiz

İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz

İhtiyati tedbir kararına itirazın nasıl yapılacağı ile ilgili hususlara geçmeden önce ihtiyati tedbir kararının niteliklerinden bahsetmek gerekmektedir. Yargılama süresince kesin hüküm elde edilene kadar para dışında kalan her türlü talep için söz konusu hükümlerde ortaya çıkabilecek icraları teminat altına almak veya bunların geçici bir şekilde ifa edilmesini sağlamak üzere alınan koruma tedbirleri ihtiyati tedbir kararı olarak değerlendirilmektedir. Hata uyuşmazlık hallerinde hukuki ilişkilerin geçici olarak düzenlemesini sağlamak için yapılan koruma tedbirleri de buna dahil edilmektedir. Tüm bu geniş perspektiften dolayı ihtiyati tedbir kararları icra davalarında, boşanma davalarında nafaka konusunda ya da velayetle ilgili durumlarda bile sıklıkla başvurulan bir durum olmaktadır.

İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Uyuşmazlık hallerinde veya bu konuyla alakalı olarak ihtiyati bir tedbir davasının açılmasının söz konusu olduğu durumlarda esasla ilgili olarak görevli ve yetkili mahkemeden davanın açılmasını takip eden süreçte asıl davanın görülmekte olduğu mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmektedir. İhtiyati tedbir kararı ile ilgili olarak bu kararın verilmesi talebinde bulunan kişinin bunu istemesinde hukuki açıdan bir yararının bulunması gerektiği şarttır. Bu karar kural olması itibarıyla uyuşmazlıkta karşı taraf olarak değerlendirilen davalıya karşı verilmektedir. İhtiyati tedbir kararını talep eden kişinin bu talebini hangi gerekçeye dayandırmış olduğunu, ne şekilde bunu talep ettiğini asıl dava ile ilişkili bir şekilde açıkça belirtmiş olması gerekmektedir. Kişinin bu aşamada haklı olduğunu ortaya koyan delilleri de sıralaması gerekir. Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararının verilmesi görüşü hakim kabul edilmişse bu durumda talep eden kişiden teminat alınmasına karar verilir. Karşı taraf sadece kendisinin dinlenmeden verilmiş olan kararlar için itirazda bulunabilmektedir. Bu tarafın kararın tam olarak ne olduğuna bağlı şekilde tedbirin uygulanmasını talep etmesi ancak yine içerikte belirtilen durumlara bağlı olarak mahkemedeki yazı işleri müdürünü kararın icrasını gerçekleştirmek üzere görevlendirmesi gerekmektedir. Eğer tedbir kararının asıl dava açılmadan önce verilmesi söz konusu olmuşsa bu durumda iki haftalık zamanaşımı süresi dikkate alınarak esas davasının açılması sağlanmalıdır. Kendisi dinlenmeyen kişilerin aleyhine sonuçlar doğmuşsa bu durumda tedbir kararının şartlarına, mahkemenin görev ve yetkilerine buna ek olarak teminata ilişkin kararı veren mahkemeye karşı itiraz haklarının kullanılması mümkün olabiliyor.

İhtiyati Tedbir Kararlarında Temyiz ve İstinaf

İcra ve İflas Kanunu içerisinde asıl düzenlemeleri yapılmış ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya kabulü kararlarında kişiler itiraz haklarını kullanabilmektedir. Bu durumda Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde kişilerin istinaf yoluna gitmesi uygun görülmüştür. Fakat istinaf mahkemelerinin göreve başlamadığı ve hukuk muhakemeleri kanununda belirtilen bu mahkemelerin göreve başlayıncaya kadar temyiz hükümlerinin uygulanması yönündeki kuralı sebebiyle kişilerin itiraz için kullanabilecekleri yolun temyiz olacağı durumu da göz önünde olmaktadır.

İtirazda bulunmak üzere kanun yoluna başvuracak olan kişilerin hukuk usulü muhakemeleri kanunu düzenlemeleri ile başvurularını yapması söz konusu olabiliyor. Bu durumda İcra ve İflas Kanunu hükümleri ile birlikte ihtiyati tedbir için düzenlenmiş olan HUMK hükümlerine bakılarak da itirazda bulunulmalıdır. Son olarak gidilecek kanun yolu ihtiyati haciz olarak belirlenmiş ve istinaf şeklinde düzenlenmiştir.