İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır

İlamlı İcra Takibi, Mahkeme ilamına dayanılarak yapılan İcra Takibidir. Burada; alacaklının elinde, borçlusuna karşı almış olduğu bir mahkeme ilamı vardır. Alacaklı, bu mahkeme ilamını İcra Dairesine vererek İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır. Borçlu, kendisine tanınan süre içinde ilam konusu borcu rızası ile yerine getirmezse, ilam İcra Dairesi tarafından zorla icra ettirilir. İlamlı İcra Takibinde ’da borçlu, borcu olmadığını ileri sürerek bir itirazda bulunamaz. Bulunsa bile, bu itiraz İcra takibini durdurmaz.

Konusu paradan başka bir şey olan alacaklıların, bu yolla takip edilebilmesi için, ilk önce dava açıp, bu konuda bir mahkeme ilamı almak gerekir. Böyle bir ilam almadan, konusu paradan başka bir şey olan alacakların Cebri İcra yoluyla yerine getirilmesi istenemez. İlamlı İcra Takibi, Türkiye’deki herhangi bir İcra Dairesi’nden talep olunabilir ve  Alacaklı ikametgâhını değiştirirse, takibin yeni ikametgâhı İcra Dairesi’ne havalesini isteyebilir.

İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır

İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır

İlamlı İcra Nedir – İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır

İlamsız icranın esasen (kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi dışında) para ve teminat alacakları için mümkün olduğunu,bunun dışında takip yapılmak isteniyorsa,önce mahkemeye başvurulup ilam alındıktan sonra,takip yapılması gerektiğini gördük.Para ve teminat alacağı dışında bir alacak için (örneğin,taşınır ve taşınmaz teslimi,bir işin yapılması,bir çocuğun teslimi),takip yapılmadan önce mutlak mahkemede dava açılıp ilam alınmalıdır.Ayrıca,konusu para veya teminat alacağı olan alacaklılar için de ilamsız icra yoluna başvurmak istemeyen alacaklı,önce mahkemeden ilam daha sonra takip yapabilir.Ancak,bu alacaklar için ilamlı icra takibi yapmak bir zorunluluk değildir;alacaklının tercihine bağlıdır.Borçlunun bu ilamın gereğini yerine getirmemesi durumunda,alacaklının zorla ilamın yerine getirilmesini sağlaması,kendiliğinden hak almaya çalışması yasaktır,hatta suçtur.Bu sebeple ilamlı icra yoluna başvurması gerekir.

 İlamlı icra takibinde,ilamsız icradan farklı olarak temel iki aşama söz konusudur:İlamsız icrada,alacaklı doğrudan icra dairesine başvurarak takibi başlatır.Oysa,ilamlı icrada takip yapmak isteyen alacaklının,önce mahkemeye başvurması,bu konuda yargılamanın yapılması ve bunun sonucunda lehine bir ilam elde ettikten sonra icra dairesine başvurarak ilamın icrasını talep etmesi gerekir.Yani,ilamlı icrada önce mahkemeye daha sonra icra dairesine başvurulmalıdır.Bunun dışında,kanun koyucunun ilam kuvvetinde kabul ettiği bazı belgelere sahip olan alacaklı da bu yola başvurabilir.Bunun için de,alacaklının,alacağının veya talebinin önce bu belgelere bağlanması ve daha sonra takip yapılması söz konusudur.

İlamlı icra takibi de,ilamsız icrada olduğu gibi bir takip talebi ile başlar.Takip talebinden sonra ödeme emri değil,icra emri gönderilir.Kural olarak icra emri karşısında onun gereğinin yerine getirilmesi gerekir;icra emrine karşı ilamsız icradaki gibi,takibin durmasını sağlayan doğrudan bir itiraz yolu öngörülmemiştir.Zira,alacaklının elinde artık bir ilam veya ilam niteliğinde bir belge mevcuttur.Ancak,borçlunun takibe karşı koyabilmesi için,kanun koyucu bazı imkanlar tanımıştır.İcra emrine borçlu tarafından uyulmazsa,takibin bir sonraki aşaması,icranın yerine getirilmesidir.Burada ilamın konusu para alacağı ise,ilamsız icradaki gibi haciz,satış ve paranın ödenmesi şeklindeki aşamalar söz konusu iken;para dışındaki alacaklarda ilamın gereği zorla yerine getirilir.

Kanun’da,ilamlı icra ayrıntılı şekilde düzenlenememiştir.Bu sebeple,açıkça düzenlenemeyen hususlarda ilamsız icraya ilişkin hükümler,niteliğine aykırı düşmedikçe ilamlı icra için de uygulama alanı bulur.

Yargıtay Kararı – İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2014/25523 Karar: 2016/9871 Karar Tarihi: 06.06.2016

İLAMLI İCRA EMRİNE İTİRAZ DAVASI – İCRA TAKİBİNE DAYANAK YAPILAN İLAMDA MÜŞTEREK MÜTESELSİL TAHSİL HÜKMÜ BULUNMADIĞI HALDE DAVALILARDAN MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL TAHSİLİ SONUCUNU DOĞURACAK ŞEKİLDE TAKİP BAŞLATILDIĞI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: İcra takibine dayanak yapılan ilamda müşterek müteselsil tahsil hükmü bulunmadığı halde, iadesine karar verilen miktarın davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili sonucunu doğuracak şekilde, takip başlatıldığı, bu hususun Yasaya aykırı olduğu Mahkemece de belirlendiğine göre, icra emrinin düzeltilmesi yerine takibin iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, ilamda tarafların iade edilecek tutardan müteselsilen sorumlu olacaklarına dair açıklama bulunmadığı gibi, kanundan kaynaklanan müteselsil sorumlulukları da olmadığı, alacaklının tüm davalıları müteselsilen aynı borçtan sorumlu tutar şekilde takip başlattığı, bu haliyle takibin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiş olup, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.

İİK’nun 17. maddesinin 1. fıkrası; ”Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda icra takibine dayanak yapılan ilamda müşterek müteselsil tahsil hükmü bulunmadığı halde, iadesine karar verilen 129.522,30 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili sonucunu doğuracak şekilde, takip başlatıldığı, bu hususun Yasaya aykırı olduğu Mahkemece de belirlendiğine göre, icra emrinin yukarıdaki Yasa maddesine göre düzeltilmesi yerine takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.