İş Göremezlik Oranı Tespiti İtiraz

 İş Kazasının Tespiti ve Soruşturulması

İşçinin çalışmakta olduğu işyerinde ya da kanunlarla belirlenmiş olan farklı alanlarda iş kazası yaşaması halinde bu iş kazasının tespiti ile ilgili olarak işveren, kolluk kuvvetleri ve kazaya tanık olmuş bazı kişilerin beyanlarına ve ifadelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Burada işveren İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formunu doldurmak ve iş kazası tespit tutanağını hazırlamakla görevlidir. Kolluk kuvvetlerinin içine dahil olduğu iş kazaları için ise ilgili tutanaklar ve tanık ifadeleri hazırlanarak Kısa Vadeli Sigorta Servisi tarafından yasal işlemler yapılır.

Sadece iş kazası hakkında kazanın nasıl meydana geldiği ve kimlerin buna dahil olduğu ile ilgili bilgilerden hareketle bile tutanak ve raporlar hazırlanabildiği ve sonrasında incelenebildiği için bu noktada sigorta servisleri tarafından başka bir araştırma ve soruşturmaya gerek kalmadan iş kazası tespiti yapılabilmektedir. Sigorta servisi tarafından yürütülen bu işlemlerde olayın iş kazası niteliklerini taşımadığı yönünde de bir karar çıkabilmektedir. İş kazası yaşamış olan kişiler iş kazası olmadığı yönündeki kararlara itiraz haklarını kullanabilirler. Burada itirazlar komisyon tarafından incelenerek karara bağlanmaktadır. Eğer kısa vadeli sigorta servisleri tarafından tespit işlemi yerine getirilmezse bu durumda iş kazası tespit komisyonu tarafından iş kazasının tespiti yapılmaktadır.

Sigortalı kişi kısa vadeli sigorta servisleri tarafından verilmiş olan iş kazasının olmadığı yönündeki karara itiraz hakkını kullanabilmekte ve bunun için yasal yollara başvurabilmektedirler. Ancak bu noktada sigortalının itiraz ettiği hususun komisyon tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Eğer itiraz haklı bulunmazsa bu noktada sigortalıya mutlaka kararın tüm gerekçeleri ile birlikte sıralanarak aktarılması gerekmektedir. Sigortalının bu itiraz sırasında itirazına gerekçe olarak sunduğu bilgi ve belgelerin de konu denetim talebi üzerine Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına iletilmesi gerekmektedir.

Komisyon tarafından verilen karar sonrasında sigortalı kişilerin yargı organlarına durumu iletmesi söz konusu olmaktadır. Kazanın özellikle iş kazası nitelikleri taşımadığı yönünde bir karar çıkması halinde sigortalı kişiler olayla ilgili olan her türden belge ve gerekçeyle birlikte gerekli soruşturmaların yapılması amacıyla Rehberlik ve Teftiş Başkanlığında Grup Başkanlıkları aracılığıyla Denetim şeklinde tespitin yapılmasını sağlar.

Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Kim Tarafından Tespit Edilir?

Eğer sigortalının karşılaştığı olay kesin bir şekilde iş kazası olarak tanımlanmışsa bu durumda sigortalının gelir ya da aylık taleplerinde bulunması da mümkün olabilmektedir. Kişinin talebi bulunmadan meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespit edilmesi istenirse bu durumda yeni bir denetim talebine gerek kalmadan hazırlanmış olan iş kazası dosyasının Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine gönderilmesi gerekmektedir.

İş Kazalarında İstirahat Raporlarının Önemi

İş kazasının gerçekleşmesinin ardından sigortalı kişinin kendi haklarından olacak şekilde SGK ile sözleşmeli olan hastanelerde tedavi süreci başlayacaktır. Hastanelerde sigortalılarla ilgili olarak istirahat raporlarının hazırlanması söz konusu olabilir. Bunun gerçekleşmesi ve iş kazasına yönelik bir tedavi sürecinden geçilmesi için mutlaka işçinin SGK ile anlaşması bulunan hastanelere başvurması ve başvuru sırasında işveren tarafından hazırlanacak olan vizite kağıdı ve kimlik belgeleri ile müracaatını yapması gerekmektedir.

İstirahat sürelerinde kaza sonucu alınan hasar ve tedavi şeklinin nasıl olduğunun da ayrıca önemi bulunmaktadır. Örneğin; ayakta tedavi gören işçiler için bir hekim tarafından sadece 10 gün olacak şekilde istirahat yazılabilmektedir. Bu sürenin en fazla 20 güne kadar uzatılması mümkündür. Daha fazla sürelerde istirahatlerin alınması söz konusu ise bu durumda Sağlık Kurulu tarafından izinlerin alınması gerekecektir. Sağlık Kurulu da ancak 6 aylık süreye kadar istirahat raporlarını hazırlayabilmektedir. Sadece malullük giderilen bir durumun ortaya çıkma ihtimali varsa bu durumda 6 aylık süre de uzayabilmektedir.

İstirahat raporlarının mutlaka geçerli olmasına da dikkat etmek gerekmektedir. SGK ile sözleşmesi bulunmayan bir hastaneden alınan raporlarda 10 günden az süreyi takip eden raporlar için mutlaka hastane hekiminin onayının alınması gerekmektedir. 10 günden fazla raporlar için hastanenin Sağlık Kurulu tarafından onaylanan raporlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu şartları sağlamayan belgeler doğrudan geçersiz sayılacaktır.

Ölümle, Maluliyetle veya Uzuv Kaybıyla Sonuçlanan İş Kazaları

İş kazalarının ölümlü, maluliyetle sonuçlanan ya da uzuv kayıplarına yol açan bir şekilde sonuçlanmasının ardından olayın mutlaka hukuk servislerine iletilmesi gerekmektedir. Burada mahkeme tarafından verilen karara bağlı olarak rücu işlemleri yapılabilir.

Sigortalılık Bildirimi Yapılmamışlar için İş Kazası

İşverenlerin işçilerin sigorta bildirimlerini yapma zorunlulukları bulunmalıdır. Eğer iş kazaları bu sürecin dışında sigortaya bildirimi yapılmamış bir çalışma döneminde gerçekleşirse burada Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ve Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği tarafından Kurum denetmenleri aracılığı ile sigortalılık tespitinin yapılması istenir.

 Meslek Hastalıklarının Tespiti ve Soruşturulması

Sigortalı kişiler çalıştıkları işlerin ardından meslek hastalığı olarak adlandırılan kalıcı rahatsızlıklarla karşılaşabilirler. Burada meslek hastalığı şüphesinin ortaya çıkması halinde sigortalının son olarak çalıştığı işyerinin bulunduğu yerdeki sosyal güvenlik il müdürlüğü ya da merkezine başvuru yapması gerekmektedir.

Sigortalılarla ilgili olarak meslekte kazanma gücü kaybının oran halinde tespit edilmesi ve bu yolla meslek hastalığı ile ilgili karar verilmesinde bazı kurumlar yetkili olmaktadır. Bunlar Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet göstermekte olan meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleridir. Sigortalı kişiler kendi hizmet aldıkları kurumlara göre ya da bu kurumlar arasından dilediklerini tercih ederek kendilerinin sevk işlemlerini yaptırabilirler.

Bakanlık iş müfettişleri de meslek hatalıkları ile ilgili sorumluluk sahibi olan kişilerdendir. Bu kişiler bağlı bulundukları kurumların mevzuatları gereğince almaları gereken tedbirleri almalılar ve denetim raporlarını düzenlemelidirler. Bunlara ek olarak sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespit edilmesi için de işyerindeki ortam analiz raporlarını ve risk değerlendirmesini de sosyal güvenlik il müdürlükleri ya da sosyal güvenlik merkezlerine iletmek yoluyla yapması gerekmektedir.

Meslekte kazanma gücü kayıp oranları tespit edilirken meslek hastalığı ile ilgili olarak risk durumları söz konusu olduğunda yıllık, altı aylık süreler halinde iş güvenli uzmanları tarafından değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir. İş güvenliği uzmanlarının yanı sıra işyeri hekimlerinin zorunlu hale getirilmiş olan işyeri sağlık ve güvenlik birimleri tarafından aynı şekilde ölçüm ve analizlerinin yapılması gerekmektedir. Burada tüm raporların ilgili kişiler tarafından sosyal güvenlik il müdürlüklerine ve sosyal güvenlik merkezlerine gönderilmesi de zorunlu olmaktadır.

Meslek Hastalığının Bildirimi

Sağlık Kurulu tarafından bir hastalığın meslek hastalığı niteliğine sahip olduğu kabul edilirse bu noktada sigortalının bağlı bulunduğu kurumun işverene kabul tarihlerine bağlı kalacak şekilde meslek hastalığı bildirimlerini yapması gerekmektedir. Bildirimler İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim formu ile yazılı tebliğ yoluyla yapılmaktadır. Tebligatın ilgili tarihi noktasında işveren tarafından meslek hastalığının öğrenildiği tarih başlangıç kabul edilerek bu süreden üç günlük bir süreye kadar bildirimlerin yapılması zorunlu olmaktadır. İşveren tarafından geç bildirilen durumlar söz konusu olduğunda sigortalıya yapılan tüm masrafların ve ödenmiş olan geçici iş göremezlik ödeneklerinin de Kanunun ilgili maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kusur Oranlarının Tespiti ve Denetim

Kurum müfettişleri tarafından iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin soruşturmalar yapıldıktan sonra bu konuya ilişkin raporlar, işverenler başta olmak üzere rol alması gereken tüm kişiler tarafından kusur oranları belirtilerek yapılması gerekmektedir. İş Kazası eğer müfettişler tarafından yapılan incelemeler sonrasında raporlarda açık bir şekilde ağır kusur olarak ifade edilmişse bu durumda sigortalı kişinin kusur derecesinin de tespitinin yapılması gerekmektedir. Kusur oranları belirlenirken müfettiş raporlarında detaylı bir şekilde kusur oranları ve bunlardan sorumlu olan kişiler de ayrıca belirlenmektedir. Eğer raporda sigortalının ağır kusurlu olduğu belirtilir ve iş göremezlik ödeneğinin ağır kusur derecesi esas alınarak ödenmesine karar verilirse bu noktada 1/3 oranındaki bir azalmaya bağlı kalınarak eksik ödemeler yapılmaktadır. Kusur derecesinin belirtilmediği durumlarda ise %5’lik bir kesinti yapılarak gerekli işlemlerin yapılması sağlanabiliyor.

İş Kazası veya Meslek Hastalığı İşverenin Kastıyla Meydana Gelmişse Ne Olur?

İşverenler çalışma ortamı olarak bilinen işyerinin koşullarından ve işçilerden sorumlu olmaktadırlar. Burada bahsedilen kasıt ifadesi işverenin doğrudan iş kazası ya da meslek hastalığına sebep olacak şekilde bilerek ve kasıtlı bir şekilde hukuka aykırı eylemlerde bulunmasını ifade etmektedir. Doğrudan iş kazalarına ve meslek hastalığına yol açmamasına rağmen bunun öngörülebildiği şartlar da sağlanıyorsa bu durumda işverenin sorumluluğu da ortadan kalkmamaktadır. İşverenin kusurlu olduğunun tespit edilmesinde mahkeme tarafından bu kararın verilmiş olduğuna ya da denetim raporları sırasında işverenin kusurlu olduğuna karar verilmiş olması gerekmektedir.

İş Göremezlik Oranı Tespiti İtiraz

İş Göremezlik Oranı Tespiti İtiraz

İş Göremezlik Oranı Tespiti İtiraz