Atla

İş Kazası Rücu Davası


İş Kazası Rücu Davası

İş Kazası Rücu Davası

İş Kazası Rücu Davası

İş Kazası Rücu Davası Giriş İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklı rücu davası. Kaza ve meslek hastalıklarından kaynaklı olarak mağdur kişinin tazminat ve iş göremezlik gelirlerinin kim tarafından ve nasıl karşılanacağı konusu kapsamında.

İş hukuku ve yanı sıra sosyal güvenlik hukuku açısından önem taşıyan bir dava türüdür.

İşlerlikte iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına bağlı olarak iş göremezlik durumda olan. Ya da iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ölmüş olan kişilerin oluşan çeşitli tazminat haklarıyla birlikte, tedavi, bakıcı, belirli bir süre veya süresiz ödenen iş göremezlik geliri, bu tür gelirlerin zaman içerisinde artma gerekliliği ile birlikte bu meblağların işveren ve varsa kusurlu 3. Kişiye nasıl yansıtılacağı konularında çeşitli kararlar bulunuyor;

İş Kazası Rücu Davası

Genel anlamda zaman içerisinde değiştirilen çeşitli hükümler ve yasalarla düzenlenmiş olan iş kazası rücu davasında. Genel şartlar iş hukuku kapsamında iş kazasına uğrayan işçinin. Kendisinin veya yakınlarının açtığı tazminat davaları, Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamında ise oluşan zararın ne ölçüde kurum tarafından karşılanacağı ve karşılanan bu kısmın ne ölçüde ve nasıl işverene veya 3. Sorumlu kişiye rücu edileceği konusunda oldukça karmaşıktır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında bulunana maddelerdeki çeşitli hükümler, kuruma rücu hakkı tanır.

Bununla birlikte ilgili kanunda bulunan madde 21 ve madde 23 ile ilgili farklı çok sayıda kararın çıkmış olması, hem bu yönüyle öne çıkar ve hem de ilgili konuyla ilgili kanuni düzenlemeler konusunda kafa karışıklığı oluşturur.

 

İş Kazası Rücu Davası

İş Kazasında İşveren Sorumluluğu

Sosyal Sigorta Kurumu karşısında işverenin sorumluluğunun kapsamı.

İşverenin bildirimleri doğru ve zamanında yerine getirip getirmemesiyle ve yanı sıra kazayla ilgili 3. Bir kişinin sorumluluğunun bulunup bulunmamasıyla bağlantılı olarak değişiklikler gösterir.

 

Sosyal Sigortalar Kurumu’ nun kanun gereği sigortalı hak sahibi ile yakınlarına ödediği ve ileride ödeyeceği ile bağlanan gelirlerin başlangıç tarihinde ki ilk peşin sermaye değerini, işveren veya varsa sorumlu 3. Kişiye rücu edebileceği hükmedilmiştir.

Daha açık bir ifadeyle Sosyal Sigortalar Kurumu’ nun rücu edebileceği davaya konu ödemeler ilk peşin sermaye değeri ve tazminat ödemeleridir.

Bu noktada çıkan sorunlardan bir tanesi iş kazası ve meslek hastalığı gibi sebeplerden iş göremezlik geliri bağlanmış olan. Bir kişinin zaman içerisinde, iş göremezlik oranının artması, bu artışa bağlı olarak artması gereken geliri ile başta bağlanmış.

İlk peşin sermaye değeri arasında oluşan fark, enflasyon oranına bağlı olarak artması gereken gelirden kaynaklı fark ve sigortalının hasatlık halinin artmasına bağlı olarak.

Kendisine bakmakla yükümlü olan kişiye ödenecek gelirde oluşan % 50 oranına ulaşan fark gibi hususların işveren veya varsa sorumlu 3. Kişiye nasıl yansıtılacağı konusundadır. Bu kapsamda çıkmış pek çok farklı karar bulunuyor.

İş Kazasında Kişinin Sorumluluğu

Rücu davalarında ortaya çıkan bir diğer önemli ve farklı kararlar bulunan sorun ise tazminatların nasıl hesaplanacağı konusunda yaşanıyor.

İş kazası ve iş göremezlik durumunda işveren tarafından ödenmesi gereken tazminatlar konusunda halef olan Sosyal Sigortalar Kurumu’ nun rücu davasına konu olacak miktarların belirlenmesi sırasında çıkan farklı kararlar ve tazminatların belirlenmesinde.

İlke olarak farklı temelleri alan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ile 21. Hukuk Dairesi’ nin farklı yaklaşımları, tazminatlar konusunda hem İş Hukuku açısından ve hem de Sosyal Sigorta Hukuku açısından çelişkilerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

İş Kazası Rücu Davası

İş Kazasında Kişinin Sorumluluğu

İş kazası ile ilgili olarak işveren haricinde 3. Bir kişinin sorumluluğu varsa, bu sorumluluğun kapsamı kusur sorumluluğudur. Bu ifadeden çıkarılacak sonuç ise,

İş Kazası Rücu Davası ve 3. Kişi kaza ile ilgili olarak kusurlu olduğu oranda tazminat ve diğer ödemelerle ilgili olarak rücu davasında taraf olabilir.

İş Kazası Rücu Davası ve diğer makaleler için ankara avukat sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Mahkemece, olaydan sonra davacının yakınlarına iş kazası ölüm gelirinin bağlandığı ancak ölümüne neden olan araç tespit edilemediğinden davacıların başkaca bir tazminat veya aylık alamadıkları için davacıların tazminatından indirim yapılamayacağı gerekçesiyle, SGK peşin sermaye değerli gelir ödemesi tazminattan düşülmeksizin hüküm tesis edildiği görülmekte ise de temyiz dilekçesinden davalı tarafından SGK Başkanlığı'nca taraflar aleyhine ... 2.İş Mahkemesi 2011/1238 sayılı dosyası ile rücu davası açıldığı bildirilmiş olup numarası bildirilen bu dosya hakkında herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda mahkemece; ... 2.İş Mahkemesi 2011/1238 sayılı dosyası hakkında gerekli araştırmalar yapılmak suretiyle gerekirse sonucu beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.

Davacılar vekili; 31.05.2011 tarihinde davacılar murisi...'ın plakası tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini ve davacılar eş ile çocuklarının onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili; 08.05.2014 tarihli celsede dava değerinin davacılar ... ve ... yönünden 1.00 TL'şer olduğunu açıklamış, 16.04.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplamda 93.718,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, ölüm ile dava konusu kaza arasındaki illiyet bağının ispatlanmasının gerektiğini, müteveffanın da kazanın oluşumunda müterafik kusurlu olduğunu ve kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davacı ... lehine 67.297,65 TL, davacı ... lehine 2.119,67 TL, davacı ... lehine 10.322,34 TL ve davacı ... lehine 13.978,39 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 09/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş;

Davacının dava dışı üçüncü kişiye ödediği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının yerinde olup olmadığının denetlenmesi bakımından, konusunda uzman aktüerya bilirkişisinden, ilgili ilkelere ve davacının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre hesaplamanın yapıldığı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Davacının dava dışı 3. kişiye ödediği ve sigortalısı olan davalıya rücu edebileceği tazminatın üst sınırını, davacının ödediği bedel oluşturmakta ise de; davacı tarafından ödenen bedelin yerinde olup olmadığı hususunun denetlenmesi, bu denetlemenin sağlanması bakımından da konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekmektedir.

Mahkeme tarafından bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınmadığı; davacının ödeme yapmadan önce kendisinin aldığı 03.08.2012 ve 29.01.2013 tarihli raporların yeterli olduğu gerekçesiyle, davacının ödediği bedelin aynen hüküm altına alındığı görülmektedir.

Mahkemenin yeterli kabul ederek hükme esas aldığı, davacı tarafından alınan aktüer raporları incelendiğinde ise; ... 1980 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel ömür sürelerinin belirlendiği, "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü" esas alınıp % 3 teknik faiz esası ile tazminat hesaplamasının yapıldığı görülmektedir. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemiz'in yerleşik içtihatları gereği, ... (PMF 1931) Tablosu esas alınarak desteğin ve hak sahiplerinin muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi.

Desteğin muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemenin yeterli bulduğu aktüer raporlarındaki hesaplama teknikleri, Dairemiz'in yerleşik uygulamalarına uygun olmayıp, eksik inceleme ile karar verilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu ölen Ş. U.'in hak sahibi olan davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığı.

Gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacılara bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak