İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir

İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir sorusunu irdelerken kanun maddelerini göz önünde bulundurmakta fayda vardır. 4721 Sayılı T.M.K’ un 330. Maddesine göre “nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenecektir. Nafaka miktarının belirlenmesinden çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur”. Eski Türk Kanunu Medenisinde bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktu. Maddede çocuk için nafaka takdir edilirken ne gibi ölçütlere bağlı kalınması gerektiği sayılmış bulunmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında “nafakanın her ay peşin ödenmesi gereği” hüküm altına alınmıştır. Çocuk için nafaka takdir edilirken aşağıdaki hususlar göz önünde tutulmalıdır:

İştirak Nafakası Miktarı Belirlenmesi Kriterleri

Çocuğun yaşı: İştirak nafakası çocuğun yaşı göz önünde bulundurularak saptanır. Çocuğun yaşına göre gereksinimleri de farklı olacağından yargıç çocuğun yaşını saptamalı iştirak nafakası takdir ederken çocuğun yaşını dikkate almalıdır.

Çocuğun eğitim durumu: Yargıç iştirak nafakası takdir ederken çocuğun okuduğu okulun özel olup olmadığını, çocuğun okul giderlerini, servis giderlerini kitap ve okuldaki sosyal etkinlikleri dikkate alıp iştirak nafakasını ona göre belirlemelidir.

Çocuğun sosyal çevresi ve eskiden beri devam eden yaşam seviyesini göz önünde bulundurmalıdır.

Vekâlet hakkı verilen eşin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyi: Yargıç iştirak nafakası takdir ederken velayet hakkı verilen eşin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyini de göz önünde bulundurulmalı velayet verilen tarafın ekonomik gücü yoksa diğer tarafın bakım borcundan kaynaklanan yükümlülüğünü göz önünde bulundurup iştirak nafakasını ona göre saptamalıdır.

Eşlerin çocuklarını uygun bir şekilde geçindirmesi görevi: Çocukların uygun bir şekilde geçindirilmesi ana ve babanın görevidir. Yargıç ana ve babanın ekonomik ve sosyal durumunu araştırmalı yukarıdaki ölçütleri de göz önünde bulundurarak çocuk için hakkaniyet duygusu içinde bir karar vermelidir. İştirak nafakası takdir edilirken ülkenin içinde bulunduğu genel ekonomik koşullar da göz önünde bulundurulmalı enflasyon dikkate alınmalı verilen iştirak nafakasının kısa süre içinde alım gücünü yitirmemesine dikkat edilmelidir.

4721 Sayılı T.M.K’ un 330/1. Maddesine göre iştirak nafakası saptanırken varsa çocuğun geliri de göz önüne alınmalıdır.

Çocuğun velayeti hükmen kendisine verilen taraf çocuğu fiilen teslim almadığı takdirde iştirak nafakasını isteyemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre “velayeti eylemli olarak kullanmayan veli diğerlerinden alınmasına karar verilen iştirak nafakasını isteyemez”.

İştirak nafakası boşanma, ayrılık ve evliliğin butlanı davalarının eki (ferisi) niteliğindedir. Belirtilen davalar içinde iştirak nafakası talep edilmişse Yargıç talebi aşarak daha fazla iştirak nafakasına karar veremez.

Yargıtay Kararı – İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2015/14011 Karar: 2016/4882 Karar Tarihi: 14.03.2016

BOŞANMA DAVASI – DAVALI KADIN ÖN İNCELEME DURUŞMASINDAN ÖNCE SUNDUĞU DİLEKÇE İLE İŞTİRAK NAFAKASI TALEP ETTİĞİ – VELAYETLERİ DAVALI ANNEYE VERİLEN MÜŞTEREK ÇOCUKLAR LEHİNE İŞTİRAK NAFAKASINA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Davalı kadın ön inceleme duruşmasından önce sunduğu dilekçe ile iştirak nafakası talep ettiğine göre, talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, velayetleri davalı anneye verilen müşterek çocuklar M. ve B. Z. lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmayıp, bozmaya gerektirmiştir.

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın ve müşterek çocuklar yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, 20.02.2014 tarihli ara kararla hükmedildiği halde, davalı kadının kendisi ve ortak çocuklar için süresinde tedbir nafakası istemediği gerekçesiyle hüküm fıkrasında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Mahkemece, müşterek çocuklar için istenilen iştirak nafakası talebi süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Davalı kadın ön inceleme duruşmasından önce sunduğu dilekçe ile iştirak nafakası talep ettiğine göre, talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, velayetleri davalı anneye verilen müşterek çocuklar Mihriban ve Bilge Zeynep lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmayıp, bozmaya gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.03.2016