İstirdat Davası Nasıl Açılır

Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itirazının icra mahkemesinde kaldırılmış olması halinde takip kesinleşecektir.Takipten önce borçlu menfi tespit davası da açıp tedbir almamışsa,borçlu,takip konusu borcu ödemek zorunda kalacaktır.Buna rağmen borçlu,gerçekte borçlu olmayabilir veya borcu olmadığını düşünebilir.Daha önce bu konuda dava açılmış olmadığından,borçlu olduğunu gösteren bir mahkeme kararı da bulunmamaktadır.

Böyle bir durumda,menfi tespit davası açamadığı için,cebri icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kalan borçlu,ödediği paranın geri verilmesi için istirdat davası açabilir,daha önce menfi tespit davası açmışsa,bu dava istirdat davasına dönüşür.İstirdat davası borçlu bakımından bir eda davasıdır ve maddi hukuk açısından sebepsiz zenginleşme davasına benzer.Ancak bu davaya icra hukuku bakımından bazı şartlar ve sonuçlar bağlanmıştır.

İstirdat Davası Açma Şartları Nelerdir

1.Borç Olmayan Bir Paranın Ödenmiş Olması

Borçlu maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalırsa istirdat davası açabilir.Yani takip sırasındaki ödeme,maddi hukuk bakımından hiçbir nedene dayanmamalıdır.Bununla birlikte eksik borçlar takip sırasında ödenirse,bunlar istirdat davasına konu olamaz.Örneğin,ahlaki bir ödevin iflası veya zamanaşımına uğrayan bir borcun ödenmesi böyledir.Böyle bir borcu takip sırasında ödeyen borçlu istirdat davası açamaz.Ancak zamanaşımı bakımından daha önce genel açıklamalar arasında söylenenler burada da geçerlidir. Borçlunun parayı hata sonucu ödeyip ödememesi önemli değildir.Burada borçlu olmadığını ve bu parayı ödememsi gerektiğini ispat yeterlidir.

2.Paranın İcra Takibi Sırasında Ödenmiş Olması

İstirdat davası açılabilmesi için,borç olmayan paranın icra takibi sırasında ödenmiş olması gerekir.Bu para,icra takibinde doğrudan borçlu tarafından ödenebileceği gibi,mallarının satılıp paraya çevrilmesi sonucu da ödenmiş olabilir.Burada borçlu takipte ödenen tüm para için değil,Borçlu olmadığını düşündüğü miktar için bu davayı açacaktır.

3.Paranın Cebri İcra Tehdidi Altında Ödenmesi

Ödemenin icra takibi sırasında yapılması gerekir.Takip henüz kesinleşmeden yapılan ödemeler cebri icra tehdidi altında yapılan ödeme sayılamaz.Buna karşılık,ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu,takip kesinleştikten sonra borcunu öderse,istirdat davası açabilir.Borçlunun bu tür davranmasının pek çok sebebi olabilir.Örneğin,çok önemli bir malına haciz konulması ve satılması tehlikesi halinde,borçlu bu ödemeyi yaparak o mal üzerindeki o haczin kalkmasını ve işlerine devam etmeyi sağlayabilir.Diğer taraftan da borcu olmadığı halde ödediği parayı istirdat davası yolu ile geri almaya çalışabilir.

İcra mahkemesinden itirazı kesin olarak kaldırılan borçlu da,bu kararın kesinleşmesinden sonra takip borcu öderse istirdat davası açabilir.Buna karşılık takipten önce alınan ve malları ihtiyaten haczedilen borçlunun henüz ödeme emri gönderilmeden ve itiraz hakkını kullanmadan takip konusu borcu ödemesi halinde,istirdat davası açabilmesi mümkün değildir.İhtiyati haciz tehdidi,istirdat davası açılabilmesi için yeterli değildir.Borçlu ihtiyati hacizden sonra kendisine gönderilen ödeme emrine karşı itiraz edebilir.Bu durumda şartları oluşursa genel hükümlere göre sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.

4.İstirdat Davası Bir Yıl İçinde Açılmış Olması

İstirdat davasının açılması hak düşürücü bir süreye bağlanmıştır.Bu süre,borç olmayan paranın icra veznesine tamamen ödenmesiyle işlemeye başlar ve bir yıl sonra sona erer.Bu paranın alacaklıya ödenip ödenmemesi bu süre bakımından önemli değildir. Bir yıllık süre,hak düşürücü süre olduğundan,mahkemece kendiliğinden nazara alınır.

Bir yıldan sonra genel hükümlere göre sebepsiz zenginleşme davasının açılıp açılamayacağı konusu tartışmalıdır.Kanımızca,bir yıllık süreyi geçiren borçlu,Türk Borçlar Kanunu’nun 78.maddesine göre sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.Çünkü her iki davanın incelenmesi ve kabulü koşulları birbirinden farklıdır.

İstirdat Davası Nasıl Açılır – Nasıl Görülür

İstirdat davası genel mahkemelerde açılır.1 Ekim 2011’den sonra açılacak davalarda malvarlığını ilgilendiren ve dolayısıyla konusu para olan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan,istirdat davasında da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır.Yetkili mahkeme ise,davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir.Davalının davacısı borçlu,alacaklısı ise davalıdır.

İstirdat davasında esasen genel ispat kuralları geçerlidir.Ancak Kanun’da “Davacı,istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispatlamalıdır” denilmektedir.Bunun anlamı,davacı-borçlunun borcunu hata sonucu ödediğini ispatine gerek bulunmadığıdır.Böylelikle istirdat davasında,borçlunun sebepsiz zenginleşme davasından farklı olarak,Borçlar Kanunu’nun 78.maddesine göre kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat etmesi koşulu aranmamıştır.Bunun nedeni,borçlu borcunu cebri icra tehdidi altında ödediğinden,ayrıca kendisini borçlu sanarak ödediğini ispatlaması gereksizidir.

İstirdat Davası Takibe İtiraz

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, genel hükümler çerçevesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Görevli mahkeme genel hükümler çerçevesinde belirlenir.

İstirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin değildir ve re’sen yetkisizlik kararı verilemez.

Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

Takip sürecinde yapılan ödemenin maddi hukuka dayalı bir sebebinin bulunmaması gerekir. Eksik borçları ödenmesi durumunda bu ödeme istirdat davasına konu edilemez. Dava takipte ödenen paranın bir kısmı için de açılabilir. Takip kesinleşmeden yapılan ödemeler istirdat davasına konu edilemez. Paranın icra takibi sırasında ödenmesi gerekir. İhtiyati haciz tehdidi altında ödenen para için de istirdat davası açılamaz.

Dava bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Borçlunun parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelinin icra dairesine ödendiği tarihte, 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Borçlunun menfi tespit davası açmış olması halinde, bu dava sırasında ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedeniyle borç alacaklıya ödenmiş olursa, artık menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir.