Kısıtlama Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler

Kısıtlama Davası

Kısıtlama Davası

Kısıtlama Davası,  Savurganlık ve Kötü Yönetim Sebebiyle Kısıtlılık Altına Alma

Kısıtlılık Nedir? | Kısıtlama Davası

Kişilerin fiil ehliyetlerinin bulunması, tek başlarına hukuki bir işlemi, herhangi bir kişinin onamasına gereksinim duymaksızın tesis edebilmeleri, hukuk hayatına geçirebilmeleri demektir.

Bu anlamda, kısıtlılık altında alınmış bir kişinin, yani eski deyimle hacir altına alınmış bir kişinin, fiil ehliyetinin kısıtlandığını söylememiz mümkündür.

Fiil Ehliyetinin Kısıtlanması Nedir?

Kısıtlılık altına alınmış kişinin işlemlerinin geçerlilik arz edebilmesi için, ya yasal temsilcinin işleme önceden “izin” vermiş olması, ya da işlem yapıldıktan sonra “icazet” vermesi gerekir.

Eğer yasal temsilci suskun kalırsa, “sükut inkardan gelir” ilkesi uyarınca, kısıtlılık altındaki kişinin söz konusu işleminin yasal temsilcisi tarafından onaylanmadığı anlamı çıkar. Bu durumda, söz konusu hukuki işlem tabiri uygunsa askıda kalacaktır. Yani, bu işlem artık “noksanlık” yaptırımına tabi tutularak sakat hale getirilmiştir.

Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz gibi, kişinin kısıtlılık atlına sokulması önemli hukuki neticeler doğuracağından, bu kararı verecek yargıcın çok iyi düşünerek, hakkaniyet esasıyla hareket etmesi ve asıl amacının “hacir altına alınacak kişinin korunması” olması gerekmektedir. Şimdi, özetle kısıtlılık altına alınma sebeplerini görelim.

Burada, kişinin savurganlık veya kötü yönetiminin mutlaka bilinçli bir iradeye dayanmasına gerek yoktur. Kişi bunu akılca saflığından dolayı da yapıyor olabilir.

Bu gibi durumlarda, ailenin ya da çevredekilerin bizzat kendileri ilgili kimsenin kısıtlılık altına alınmasına yönelik dava açarlar. İlgili madde, Türk Medeni Kanununun 406.maddesidir.

Miras Hukuku

Miras hukuku ilgilendiği konular, yasal ve atanmış mirasçıların belirlenmesi, mirasçılık belgesi alınması, terekenin belirlenmesi, reddi miras davaları, miras istihkakı, vasiyetname hazırlanması, vasiyetnamelerin açılması, mirasçılıktan çıkarma, mirasçılıktan çıkarmanın iptali, tenkis, denkleştirme, miras ortaklığının giderilmesi, vasiyetnamelerde miras bakanın tasarrufunun iptali ve daha birçok konuya ilişkin dava açılması ve dava süreçlerini takip etmek olarak sıralanabilir.

Miras hukuku bir çok hukuk alanına nazaran birçok farklı hukuki sürece hakim olması gereken kişidir. Miras davalarında, aile hukukundan, icra iflas hukukuna, gayrimenkul ve taşınmaz hukukundan, kira hukukuna kadar birçok farklı alan iç içedir.

Miras hakkı Anayasa ile de teminat altına alınmış bir haktır. Miras hukuk, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki tüm vatandaşların Anayasa ile de korunan miras hakkının savunulması ve hakların hukuki kurallar çerçevesinde sahiplerine teslim edilmesi için hukuki süreçleri yönetir ve bu süreçlere ilişkin danışmanlık verir.

Miras hukuk miras davalarında en başından sonuna mirastan kaynaklanan uyuşmazlıklara, kişilerin haklarının belirlenmesine ve bu haklarında savunulması için pratik çözümler üretmelidir.

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz.

[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor