Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Aile ve Boşanma Hukuku Davaları  > Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır

Davacı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde faiz isteğinde bulunmamış, 06.06.2014 tarihinde harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesinde ise alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına faiz talebi bulunduğu takdirde dava dilekçesindeki miktar yönünden dava, ıslah edilen miktar yönünden ise ıslah tarihinden geçerli olarak yasal faize hükmedilmesi gerekir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 239/3. maddesi hükmüne göre; aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.

Mahkemece davacı tarafın ıslah dilekçesinde faiz isteği olduğu halde hükmedilen alacaklara faiz yürütülmesine karar verilmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMUK’nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır Yargıtay Kararı

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ İLE TAPU İPTAL TESCİL OLMAZSA ALACAK DAVASI – DAVACI VEKİLİNİN DAVA DİLEKÇESİNDE FAİZ TALEBİ YOKKEN ISLAH DİLEKÇESİYLE FAİZ TALEBİNDE BULUNDUĞU

ÖZET: Davacı vekili dava dilekçesinde faiz isteğinde bulunmamış, harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesinde ise alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına faiz talebi bulunduğu takdirde dava dilekçesindeki miktar yönünden dava, ıslah edilen miktar yönünden ise ıslah tarihinden geçerli olarak yasal faize hükmedilmesi gerekir.

Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.

Mahkemece davacı tarafın ıslah dilekçesinde faiz isteği olduğu halde hükmedilen alacaklara faiz yürütülmesine karar verilmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor