Menfi Tespit Davaları Davası | Ankara Avukat | İcra Hukuku

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

Menfi Tespit Davaları Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > Menfi Tespit Davaları Davası

Menfi Tespit Davaları Davası

Menfi Tespit Davaları Davası

Menfi Tespit Davaları Davası, Menfi tespit davalarında davaya bakan mahkeme menfi tespit davasında hukuki yararı kendiliğinden araştır. Hukuki yararı tespit edemezse menfi tespit davasını bu sebeple ret eder. Açılan  Menfi tespit davasında dava açmakta hukuki yararı bulunduğu davasında ispat etmelidir. Menfi tespit davası İcra takibinden önce ve sonra açılabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde % 15 den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Menfi tespit davası nasıl açılır konusu hakkında makaleyi okuyabilirsiniz.

Menfi Tespit Davasının Açılma Zamanı ve Bunun Önemi

Menfi Tespit Davası Takipten Önce Davanın Açılması

Borçlu,kendisine karşı takibe başlanmadan önce menfi tespit davası açabilir.Ancak bunun için borçlunun borcu olmadığının hemen tespitinde korunmaya değer bir yararın bulunması gerekir.

Örneğin,alacaklı,borçlunun imzasını taşıyan bir senede dayanarak ihtarname göndererek borcun ödenmesini istemişse,borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yarar vardır.Çünkü altındaki imza kendine ait olan,fakat hata veya hile sonucu kendisinden alınan senede dayanılarak başlatılan takibe borçlu itiraz ettiğinde,alacaklının itirazın kaldırılmasını istemesi ve bunun sağlaması mümkündür.

Zira,hata veya hile gibi savunmalar icra mahkemesinde itirazın kaldırılması prosedüründe incelenmeyecek ve itiraz kaldırılabilecektir.Henüz alacaklı tarafından takip başlatılmamasına karşı  senet bedelini ödemiş olduğunu veya borcun sona erdiğini tespit ettirmekte de borçlunun yararı bulunabilir. Borçlunun kendisine karşı başlatılan takipte ileri sürülebileceği hususlar için,tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.

Örneğin,alacaklının elinde 68.madde anlamında belge yoksa,borçlu takibe itiraz ederek takibin durmasını sağlayabilir.Bunun üzerine alacaklının itirazın iptali davası açarak itirazı hükümden düşürmesi gerekir.Borçlunun itirazın iptali davasında ileri sürebileceği hususlar için,önceden menfi tespit davası açmasında hukuki bir yarar yoktur.Bunun gibi,borçlunun,alacaklının takip konusu yapacağı alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle menfi tespit davası açmasında hukuki yarar yoktur.

Zamanaşımı itirazı senetten anlaşılan itiraz sebebi olduğundan,borçlu alacaklının hem itirazın iptali yoluna başvurmasında hem de itirazın kesin kaldırılması için başvurduğu icra mahkemesinde zamanaşımı savunmasını ileri sürebilecektir. Borçlunun takipten önce menfi tespit davası açması,bu davadan sonra alacaklının başvuracağı takibi kendiliğinden önlemez veya durdurmaz.

Borçlu teminat karşılığında davaya bakan mahkemeden,icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini isteyebilir.Mahkeme bu durumda da mutlaka ihtiyati tedbire karar vermek zorunda değildir.Eğer borçlunun talebini ciddi görürse,alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan bir teminat karşılığında,icra takibinin durdurulmasına karar verebilir.Bu yönde verilebilecek olan ihtiyati tedbir kararı,takip yapılmasına engel olmaz,ancak takibin olduğu yerde durmasını ve ilerlemesini sağlar.

İhtiyati tedbir kararından sonra,alacaklının itirazın kaldırılması yoluna başvurup başvurmayacağı veya başvurmuşsa,icra mahkemesinin kaldırma kararı verip vermeyeceği tartışmalıdır.

Yargıtay,ihtiyati tedbir yolu ile takibin durmasına karar verilse bile,icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasının istenebileceğini ve mahkemenin işin esasını inceleyebileceği görüşündedir.

İcra mahkemesinde yürütülen prosedür ve inceleme ayrı olduğundan,alacaklı icra mahkemesine başvurabilir ve icra mahkemesi de ihtiyati tedbire rağmen,itirazın kaldırılmasına karar verebilir.

Ayrıca tedbir kararı ile sadece takip işlemleri durur,dava açılması ve açılan davanın görülmesi tedbir kararı ile durdurulamaz.Ancak,itirazın kaldırılması dava sonunda verilen kararın sonuçlarını doğurması,menfi tespit davasının sonuna ertelenmelidir.Yani haksız çıkan,taraf aleyhine hükmedilen tazminatların tahsili ve haciz yapılması menfi tespit davasının sonuna kadar ertelenir. (Menfi Tespit Davaları Davası)

Menfi Tespit Davası Takipten Sonra Davanın Açılması

Borçlunun icra takibinden sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.Takipten sonra açılacak menfi tespit davasında da borçlunun hukuken korunan bir yararının bulunması gerekir.Hukuki yarar menfi tespit davası bakımından dava şartı olup,mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınmalıdır.

Ödeme emrine itiraz üzerine takip durmuşsa, borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.Yine itirazın iptali davası açılmışsa,borçlu menfi tespit davası açamaz.Buna karşılık alacaklının itirazın kaldırılmasını talep etmesi,borçlunun menfi tespit davasını açmasına engel değildir.Çünkü borçlu itirazın kaldırılmasında tüm savunmalarını ve delillerini ileri süremeyecektir.

Ödeme emrine itiraz etmemiş borçlunun kural olarak menfi tespit davası açmasında hukuki yarar vardır.Bunun gibi itirazın kesin kaldırılması kararından sonra da borçlu menfi tespit davası açabilir.Ancak ödeme süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmamış olan borçlu,itiraz süresi geçtikten sonra alacağın zamanaşımına uğradığını tespit için menfi tespit davası açamaz.

Takipten sonra açılan menfi tespit davası da başlamış olan takibi kendiliğinden durdurmaz. Hatta mahkeme yukarıda belirtilen şekilde,talep üzerine ihtiyati tedbir kararı vererek de takibin durmasını sağlayamaz.Ancak,mahkeme takip sonunda tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi için,alacağın yüzde on beşinden az olmayan bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verebilir. Buna göre takipte sonra açılan menfi tespit davası,borçlunun mallarının haczedilmesi,satılmasını önlemeyecektir.

Uygulamada bu hükümden hareketle,henüz haciz veya haciz yapılıp da satış yapılmamışsa,borçlunun borç miktarını (faiz ve takip giderleriyle birlikte) icra dairesine ödeyerek ve ayrıca bu paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak takibin durmasını sağlayabileceği kabul edilmektedir.

Bu durumda borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar,satış yapılmaz.Henüz haciz yapılmamışsa,haciz yapılmaz,ayrıca para,gösterilen teminat karşılığı davanın sonuna kadar alacaklıya ödenmez.

Bu yönde haczi veya haczedilen mallarının satılmasını önlemek isteyen borçlu alacağın tamamı yanında tüm takip masrafları ve faizi icra dairesini ödemesi,ayrıca,bu paranın alacaklıya ödenmesini önlemek için ihtiyati tedbir talep ettiği mahkemeye teminat göstermesi gerekmektedir.

Bu durumda borçlu, borcun tamamı yani %100’ü + %15 teminat=alacağın %115’inin para ve teminat olarak gösterilmesi şartıyla takibin durmasını sağlayabilecektir.Belirtmek gerekir ki,burada %115 teminat gösterilerek takibin durdurulduğundan söz edilemez. Borçlu borcun tamamını icra dairesine yatırdıktan sonra,buna ilaveten m.72, II’de öngörülen borcun yüzde on beşini teminat olarak göstermek zorundadır.Bu teminatın peşin para olması gerekmektedir. (Menfi Tespit Davaları Davası)

Menfi Tespit Davaları Davası Dilekçe Örneği Nasıl Hazırlanır?

Menfi tespit davası dilekçesi hazırlanırken aşağıda belirttiğimiz başlıklar dahilinde dilekçe yazılır.

Menfi Tespit Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur; Mahkemenin adı, Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri, Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,  Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri , Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,  İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, Dayanılan hukuki sebeplerle yazılır.

En son kısımda ise Talep olunan hususlar Açık bir şekilde istenir.  Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. Hazırlanan Menfi Tespit Davası Dilekçesi Mahkeme tevzi bürosuna gidilerek dava açılır. Dava ile ilgili harç vergi ve talep edilen bilirkişi, kesif veya tanıklarınız varsa gider avansı yatırılır. Menfi tespit davasını aşağıda kısaca başlıklar halinde anlatmaya çalışacağız. (Menfi Tespit Davaları Davası)

Menfi Tespit Davası

Menfi tespit davası görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Dava ticari ilişkiden kaynaklı olması halinde asliye ticaret mahkemesidir. İcra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi menfi tespit davası nerede açılır sorusunun cevabıdır.

Menfi tespit davası ne demek ise borçlunun borçlu olmadığı halde icra takibi öncesi ve sonrası için borçlu olmadığının tespiti için açılan davadır. İcra takip kesinleştikten sonra menfi tespit davası açılması durumunda icranın durdurulması için teminat yatırılması gerekmektedir. Menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı ve ihtiyati tedbir talebinden bulunmak mümkündür.

Menfi tespit davası açma süresi veya menfi tespit davası zamanaşımı konusu İcra iflas kanunda 1 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre hak düşürücü süredir.

Menfi tespit davası ispat yükü veya menfi tespit davası nasıl kazanılır konusuna Yargıtay kararı ile cevaplamak isteriz.

Örnek menfi tespit davasında tedariki sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen çek ve senetlerin sonradan imzalanan fesih protokolüne göre iade edilmesi gerektiği ileri sürülerek menfi tespit dava dilekçesinde dökümü yapılan çek ve senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, talebi şeklinde açılmıştır. Bu menfi tespit davasında ispat fesih protokolüdür.

Menfi tespit davası dilekçe örneği ile açılan menfi tespit davası harç ve dava masrafları yatırılması ile dava açılır. Menfi tespit davası ne kadar sürede sonuçlanır ya da Menfi tespit davası ne kadar sürer veya menfi tespit davası ne kadar sürede sonuçlanır sorusuna Avrupa birliğinin davanın tahmini sonuçlanma süresi olarak 541 gün olarak belirlenmiştir. Bu sürenin kısaltılması ve uzaması çeşitli sebeplerden dolayı mümkün olmaktadır.

Menfi tespit davası hangi mahkemede açılır, menfi tespit ne demek ve menfi tespit nerede açılır merak edilen sorulara kısa kısa açıklanmıştır. (Menfi Tespit Davaları Davası)

Yargıtay Kararları – Menfi Tespit Davaları Davası

MENFİ TESPİT DAVASI ÖZET : Dava, İcra ve İflas Yasası’nın 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; üçüncü haciz ihbarnamesi davacı üçüncü kişiye tebliğ edilip, eldeki menfi tespit davası da … günü açıldığına göre, yasal dava açma süresi geçmemiştir.

Diğer bir ifade ile davacı üçüncü kişi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre içerisinde davasını açmıştır. Mahkemece ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi başlangıç kabul edilerek, davanın yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Menfi Tespit Davaları Davası)

YARGITAY KARARI: MENFİ TESPİT DAVASI

MENFİ TESBİT DAVASI – ÜÇÜNCÜ KİŞİ DURUMUNDA OLAN DAVACININ AÇTIĞI MENFİ TESPİT DAVASINDA İKAMETGAHININ BULUNDUĞU YER MAHKEMESİ DE YETKİLİ OLDUĞU – İŞİN ESASINA GİRİLEREK BİR KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – YETKİSİZLİK KARARI VERİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Somut olayda icra takibinde üçüncü kişi durumunda olan davacının açtığı menfi tespit davasında ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu durumun gözden kaçırılarak yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

YARGITAY KARARI: MENFİ TESPİT DAVASI

MENFİ TESPİT VE ALACAK DAVASI – İCRA MAHKEMESİNCE TAKİBİN İPTALİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASI – TAKİBE KONU SENET NEDENİYLE AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASININ KONUSUZ HALE GELMEYECEĞİ – İŞİN ESASININ İNCELENEREK BİR KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: İcra mahkemeleri icra-iflas işleri için kurulmuş, kendine özgü kuralları olan özel bir yargı organıdır. Keza bu mahkemelerce verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm kuvvetine sahip olmadığı da bilinen bir gerçektir. O nedenle icra mahkemesince takibin iptaline karar verilmiş olması takibe konu senet nedeniyle açılan menfi tespit davasını konusuz hale getirmeyeceği gibi davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının kalmadığından da söz edilemez.

Alacak tehdidi altına olan borçlu hukuki yararı bulunmak şartı ile icra takibi söz konusu olmadan da bu davayı açabilir. Mahkemece menfi tespit istemi hakkına işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi hatalı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır. (Menfi Tespit Davaları Davası)

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz.

Menfi Tespit Davaları Davası | Sıkça Sorulan Sorular

MENFİ TESPİT DAVASI - KEŞİDECİNİN DAVACI LEHDAR İLE ARASINDAKİ TEMEL İLİŞKİDEN KAYNAKLANAN DEFİLERİ İYİNİYETLİ HAMİLE KARŞI İLERİ SÜREBİLMESİ İÇİN ÖNCE LEHDARA BORÇSUZLUĞUNU KANITLAMASI GEREĞİ - YORUM YOLU İLE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

ÖZET: Keşideci davacı lehdar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri iyiniyetli hamile karşı ileri sürebilmesi için önce lehdara borçsuzluğunu kanıtlaması daha sonra da hamilin kötüniyetle çeki devir aldığını kanıtlaması gerekir.

Mahkemece bu hususlar gözetilmeden ve özellikle davalı bankanın kötüniyeti ispatlanamadığı halde yorum yolu ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

MENFİ TESPİT DAVASI - KANUN İLE GETİRİLEN BU OLANAKTAN YARARLANMA KONUSUNDA DAVACI TARAFIN BELEDİYEYE YAPTIĞI BİR BAŞVURUNUN OLUP OLMADIĞI - NE GİBİ İŞLEM YAPILDIĞININ BİLDİRİLMESİ İÇİN DOSYANIN MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİ

ÖZET: 7020 sayılı Kanun ile getirilen bu olanaktan yararlanma konusunda, davacı tarafın, davalı (belediyeye/idareye) yaptığı bir başvurunun olup olmadığı, var ise ne gibi işlem yapıldığının bildirilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.

BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İSTEMİ - SÜRESİNDE İTİRAZ EDİLMEDİĞİ İÇİN KESİNLEŞEN ÖDEME EMİRLERİ YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİ LÜZUMU - DAVANIN AÇILMASINDA HUKUKİ YARAR BULUNUP BULUNMADIĞININ TESPİTİNDEN SONRA DAVA KONUSU MİKTARIN BELİRLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: İcra takibine itiraz süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen ödeme emrinin, menfi tespit davası açılamayacağının gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Diğer taraftan, her ne kadar menfi tespit talepli olatak bu dava açılmış ise de, diğer ödeme emirlerinin kesinleşip kesinleşmediği, gözönünde bulundurularak davacıların bu davayı açmakta hukuki bir yararlarının olup olmadığının  dava konusu miktarlarının da belirlenmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor