Menfi Tespit Davaları Davası

Menfi tespit davalarında davaya bakan mahkeme menfi tespit davasında hukuki yararı kendiliğinden araştır. Hukuki yararı tespit edemezse menfi tespit davasını bu sebeple red eder. Açılan  Menfi tespit davasında dava açmakta hukuki yararı bulunduğu davasında ispat etmelidir. Menfi tespit davası İcra takibinden önce ve sonra açılabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde % 15 den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir

Menfi Tespit Davasının Açılma Zamanı ve Bunun Önemi

1-Menfi Tespit Davası Takipten Önce Davanın Açılması

Borçlu,kendisine karşı takibe başlanmadan önce menfi tespit davası açabilir.Ancak bunun için borçlunun borcu olmadığının hemen tespitinde korunmaya değer bir yararın bulunması gerekir.Örneğin,alacaklı,borçlunun imzasını taşıyan bir senede dayanarak ihtarname göndererek borcun ödenmesini istemişse,borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yarar vardır.Çünkü altındaki imza kendine ait olan,fakat hata veya hile sonucu kendisinden alınan senede dayanılarak başlatılan takibe borçlu itiraz ettiğinde,alacaklının itirazın kaldırılmasını istemesi ve bunun sağlaması mümkündür.Zira,hata veya hile gibi savunmalar icra mahkemesinde itirazın kaldırılması prosedüründe incelenmeyecek ve itiraz kaldırılabilecektir.Henüz alacaklı tarafından takip başlatılmamakla beraber senet bedelini ödemiş olduğunu veya borcun sona erdiğini tespit ettirmekte de borçlunun yararı bulunabilir.

Borçlunun kendisine karşı başlatılan takipte ileri sürülebileceği hususlar için,tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.Örneğin,alacaklının elinde 68.madde anlamında belge yoksa,borçlu takibe itiraz ederek takibin durmasını sağlayabilir.Bunun üzerine alacaklının itirazın iptali davası açarak itirazı hükümden düşürmesi gerekir.Borçlunun itirazın iptali davasında ileri sürebileceği hususlar için,önceden menfi tespit davası açmasında hukuki bir yarar yoktur.Bunun gibi,borçlunun,alacaklının takip konusu yapacağı alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle menfi tespit davası amasında hukuki yarar yoktur.Zamanaşımı itirazı senetten anlaşılan itiraz sebebi olduğundan,borçlu alacaklının hem itirazın iptali yoluna başvurmasında hem de itirazın kesin kaldırılması için başvurduğu icra mahkemesinde zamanaşımı savunmasını ileri sürebilecektir.

Borçlunun takipten önce menfi tespit davası açması,bu davadan sonra alacaklının başvuracağı takibi kendiliğinden önlemez veya durdurmaz.Borçlu teminat karşılığında davaya bakan mahkemeden,icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini isteyebilir.Mahkeme bu durumda da mutlaka ihtiyati tedbire karar vermek zorunda değildir.Eğer borçlunun talebini ciddi görürse,alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmayan bir teminat karşılığında,icra takibinin durdurulmasına karar verebilir.Bu yönde verilebilecek olan ihtiyati tedbir kararı,takip yapılmasına engel olmaz,ancak takibin olduğu yerde durmasını ve ilerlemesini sağlar.

İhtiyati tedbir kararından sonra,alacaklının itirazın kaldırılması yoluna başvurup başvurmayacağı veya başvurmuşsa,icra mahkemesinin kaldırma kararı verip vermeyeceği tartışmalıdır.Yargıtay,ihtiyati tedbir yolu ile takibin durmasına karar verilse bile,icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasının istenebileceğini ve mahkemenin işin esasını inceleyebileceği görüşündedir.Kanımızca,Yargıtay’ın görüşü isabetlidir.İcra mahkemesinde yürütülen prosedür ve inceleme ayrı olduğundan,alacaklı icra mahkemesine başvurabilir ve icra mahkemesi de ihtiyati tedbire rağmen,itirazın kaldırılmasına karar verebilir.Ayrıca tedbir kararı ile sadece takip işlemleri durur,dava açılması ve açılan davanın görülmesi tedbir kararı ile durdurulamaz.Ancak,itirazın kaldırılması dava sonunda verilen kararın sonuçlarını doğurması,menfi tespit davasının sonuna ertelenmelidir.Yani haksız çıkan,taraf aleyhine hükmedilen tazminatların tahsili ve haciz yapılması menfi tespit davasının sonuna kadar ertelenir.

2. Menfi Tespit Davası Takipten Sora Davanın Açılması

Borçlunun icra takibinden sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.Takipten sonra açılacak menfi tespit davasında da borçlunun hukuken korunan bir yararının bulunması gerekir.Hukuki yarar menfi tespit davası bakımından dava şartı olup,mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınmalıdır.Ödeme emrine itiraz üzerine takip durmuşsa,borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.Yine itirazın iptali davası açılmışsa,borçlu menfi tespit davası açamaz.Buna karşılık alacaklının itirazın kaldırılmasını talep etmesi,borçlunun menfi tespit davasını açmasına engel değildir.Çünkü borçlu itirazın kaldırılmasında tüm savunmalarını ve delillerini ileri süremeyecektir.Ödeme emrine itiraz etmemiş borçlunun kural olarak menfi tespit davası açmasında hukuki yarar vardır.Bunun gibi itirazın kesin kaldırılması kararından sonra da borçlu menfi tespit davası açabilir.Ancak ödeme süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmamış olan borçlu,itiraz süresi geçtikten sonra alacağın zamanaşımına uğradığını tespit için menfi tespit davası açamaz.

Takipten sonra açılan menfi tespit davası da başlamış olan takibi kendiliğinden durdurmaz.Hatta mahkeme yukarıda belirtilen şekilde,talep üzerine ihtiyati tedbir kararı vererek de takibin durmasını sağlayamaz.Ancak,mahkeme takip sonunda tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesi için,alacağın yüzde on beşinden az olmayan bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verebilir.Buna göre takipte sonra açılan menfi tespit davası,borçlunun mallarının haczedilmesi,satılmasını önlemeyecektir.

Uygulamada bu hükümden hareketle,henüz haciz veya haciz yapılıp da satış yapılmamışsa,borçlunun borç miktarını (faiz ve takip giderleriyle birlikte) icra dairesine ödeyerek ve ayrıca bu paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak takibin durmasını sağlayabileceği kabul edilmektedir.Bu durumda borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar,satış yapılmaz.Henüz haciz yapılmamışsa,haciz yapılmaz,ayrıca para,gösterilen teminat karşılığı davanın sonuna kadar alacaklıya ödenmez.Bu yönde haczi veya haczedilen mallarının satılmasını önlemek isteyen borçlu alacağın tamamı yanında tüm takip masrafları ve faizi icra dairesini ödemesi,ayrıca,bu paranın alacaklıya ödenmesini önlemek için ihtiyati tedbir talep ettiği mahkemeye teminat göstermesi gerekmektedir.Bu durumda borçlu,en azn borcun tamamı yani %100’ü + %15 teminat=alacağın %115’inin para ve teminat olarak gösterilmesi şartıyla takibin durmasını sağlayabilecektir.Belirtmek gerekir ki,burada %115 teminat gösterilerek takibin durdurulduğundan söz edilemez.Borçlu borcun tamamını icra dairesine yatırdıktan sonra,buna ilaveten m.72, II’de öngörülen borcun yüzde onbeşini teminat olarak göstermek zorundadır.Bu teminatın peşin para olması gerekmektedir.

MENFİ TESPİT DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME VE SÜRE

Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (2004 S. K. m. 72).

MENFİ TESPİT DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ NASIL HAZIRLANIR

Menfi tespit davası dilekçesi hazırlanırken aşağıda belirttiğimiz başlıklar dahilinde dilekçe yazılır. Menfi Tespit Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur; Mahkemenin adı, Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri, Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,  Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri , Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,  İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, Dayanılan hukuki sebeplerler yazılır. En son kısımda ise Talep olunan hususlar Açık bir şekilde istenir.  Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.

Hazırlanan Menfi Tespit Davası Dilekçesi Mahkeme tevzi bürosuna gidilerek dava açılır. Dava ile ilgili harç vergi ve talep edilen bilirkişi, kesif veya tanıklarınız varsa gider avansı yatırılır. Menfi tespit davasını aşağıda kısaca başlıklar halinde anlatmaya çalışacağız.

MENFİ TESPİT DAVASINDA TEBLİGAT

T.C. YARGITAY  HUKUK GENEL KURULU  E. 2010/4-469  K. 2010/494  T. 13.10.2010

MENFİ TESPİT DAVASI ( Davacı 15 Günlük Yasal Süre İçerisinde Davasını Açtığı – İkinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Tarihi Başlangıç Kabul Edilerek Davanın Yasal Hak Düşürücü Süre Geçtikten Sonra Açıldığı Gerekçesiyle Reddedilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )

HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( İkinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Tarihi Başlangıç Kabul Edilerek Davanın Yasal Hak Düşürücü Süre Geçtikten Sonra Açıldığı Gerekçesiyle Reddedilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )

HACİZ İHBARNAMESİ TEBLİĞİ ( Davacı 15 Günlük Yasal Süre İçerisinde Davasını Açtığı – İkinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Tarihi Başlangıç Kabul Edilerek Davanın Yasal Hak Düşürücü Süre Geçtikten Sonra Açıldığı Gerekçesiyle Reddedilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu ) 2004/m.89

ÖZET : Dava, İcra ve İflas Yasası’nın 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; üçüncü haciz ihbarnamesi davacı üçüncü kişiye tebliğ edilip, eldeki menfi tespit davası da … günü açıldığına göre, yasal dava açma süresi geçmemiştir. Diğer bir ifade ile davacı üçüncü kişi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre içerisinde davasını açmıştır. Mahkemece ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi başlangıç kabul edilerek, davanın yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yargıtay Kararları – Menfi Tespit Davaları Davası

1. YARGITAY KARARI

T.C. YARGITAY 19.Hukuk Dairesi Esas:  2012/15421 Karar: 2013/1789 Karar Tarihi: 30.01.2013

MENFİ TESPİT DAVASI – DAVACININ İMZASI BULUNMAYAN KREDİ KARTI VE TÜKETİCİ KREDİ SÖZLEŞMELERİNDEN KAYNAKLANDIĞI – KEFİLİN KEFİL OLARAK İMZALAMADIĞI SÖZLEŞMELERDEN DOĞAN BORÇTAN SORUMLU TUTULAMAYACAĞI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Davacı, davalı banka ile dava dışı M… arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamıştır. Dava konusu borcun ise, davacının imzası bulunmayan kredi kartı ve tüketici kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı kefilin kefil olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulması doğru değildir. Her ne kadar mahkemece genel kredi sözleşmesinin ilgili madde hükmüne dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de anılan sözleşme hükmü davacıyı, imzası bulunmayan sözleşmeler nedeniyle sorumluluk altına sokacak biçimde yorumlanamaz. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

YARGITAY KARARI: MENFİ TESPİT DAVASI

T.C. YARGITAY 4.Hukuk Dairesi Esas:  2012/14365 Karar: 2013/147 Karar Tarihi: 14.01.2013

MENFİ TESBİT DAVASI – ÜÇÜNCÜ KİŞİ DURUMUNDA OLAN DAVACININ AÇTIĞI MENFİ TESPİT DAVASINDA İKAMETGAHININ BULUNDUĞU YER MAHKEMESİ DE YETKİLİ OLDUĞU – İŞİN ESASINA GİRİLEREK BİR KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – YETKİSİZLİK KARARI VERİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Somut olayda icra takibinde üçüncü kişi durumunda olan davacının açtığı menfi tespit davasında ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu durumun gözden kaçırılarak yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

YARGITAY KARARI: MENFİ TESPİT DAVASI

T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2012/10907 Karar: 2012/16882 Karar Tarihi: 18.12.2012

MENFİ TESPİT VE ALACAK DAVASI – İCRA MAHKEMESİNCE TAKİBİN İPTALİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASI – TAKİBE KONU SENET NEDENİYLE AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASININ KONUSUZ HALE GELMEYECEĞİ – İŞİN ESASININ İNCELENEREK BİR KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: İcra mahkemeleri icra-iflas işleri için kurulmuş, kendine özgü kuralları olan özel bir yargı organıdır. Keza bu mahkemelerce verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm kuvvetine sahip olmadığı da bilinen bir gerçektir. O nedenle icra mahkemesince takibin iptaline karar verilmiş olması takibe konu senet nedeniyle açılan menfi tespit davasını konusuz hale getirmeyeceği gibi davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının kalmadığından da söz edilemez. Alacak tehdidi altına olan borçlu hukuki yararı bulunmak şartı ile icra takibi söz konusu olmadan da bu davayı açabilir. Mahkemece menfi tespit istemi hakkına işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi hatalı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

MENFİ TESPİT DAVASI ARAMA KELİMELERİ: menfi tespit davası ile ilgili aramalar, menfi tespit davası nedir, menfi tespit davası dilekçe örneği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, menfi tespit davası açma süresi, menfi tespit davası zamanaşımı, menfi tespit davasında görevli mahkeme, menfi tespit davasında harç.