Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası

1. MESLEK HASTALIĞI NEDENİYLE TAZMİNAT, 2. MESLEK HASTALIĞI TAZMİNATI, 3. MESLEK HASTALIKLARI NELERDİR

Meslek Hastalığı Tazminatı

Meslek Hastalığı Tazminatı Nedir?

Günlük hayatta gördüğümüz mesleklerin birçoğu aslında masum insana zarar vermeyen mesleklerden değillerdir. Kişilerin bir işi sürekli yapması ya da edindiği mesleğin bu kişinin sağlığında doğrudan zararlara, tehlikelere yol açması kişide birçok hastalığın oluşumuna sebebiyet verebilir. Bu nedenle sosyal güvenlik sistemleri hastalık durumunu kişi için risk kabul etmiştir. Ve bu her ne kadar Borçlar kanunu, İş kanunun- gibi kanunlarda kanun koyucu tarafından tanımlanmasa da doktrinde meslek hastalığı olarak nitelendirilmiş ve tanımlanmıştır.

Meslek hastalığı kavramının öne çıkardığı unsur, nokta şudur: işçinin çalıştığı iş veya çalıştığı iş yerindeki durum nedeni ile zamanla yavaş yavaş ortaya çıkardığı hastalık, ruhsal, bedensel özürlülük, aksaklık halidir.

Meslek Hastalığının Tespitinde Kullanılacak Olan Unsurlar Nelerdir?

Bir kişinin çalıştığı iş yerinden kaynaklı veya işinin niteliğinden dolayı hasta olduğunun yani meslek hastalığına yakalandığını veya yakalanmadığı anlamak için nasıl bir yol izlenmelidir? Bu noktada tespitin yapılması için izlenecek yollar şu şekildedir:

  • Kişinin meslek hastalığına yakalandığının ilk tespiti için kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet kurumları tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu ve bu raporun oluşturulmasında kullanılan tıbbi belgelerin incelenmesi
  • Kurum öngördüğünde iş yerindeki çalışma şartlarının incelenmesi ve tespiti zorunludur.
  • Meslek hastalığı işçide meslekten ayrıldıktan sonra oluşmuş ve işçi o işten çıktıktan sonra başka bir yerde çalışmışsa en son çalıştığı o yerdeki çalışma süresinin meslek hastalığının oluşmasına neden olacak işindekinden daha az sürede çalışmış olması

Kanun koyucunun hazırladığı gerekli yönetmelikler ve tüzükler doğrultusunda şunları da izah edebiliriz ki meslek hastalığı o kadar hızlı oluşan bir hastalık olmamakla beraber buna 2 ile 25 yıl süre vermişlerdir. Meslek hastalıkları ilgili yönetmeliğe göre 5 farklı ana grupta incelenir.

Meslek Hastalığı Maddi Tazminat – Manevi Tazminat Davaları:

Maddi tazminat davasının açılabilmesi için bedensel zararın meslek hastalığının bir organa zarar vermesi, görme işitme gibi duyularında azalma meydana gelmesi şeklinde oluşması gerekmektedir. Vücut yapısında bir değişiklik meydana getirmeyen fakat ruhsal olarak insanı etkileyen meslek hastalıklarının da kişinin beden bütünlüğüne zarar verdiği düşünülmektedir. Maddi tazminatın amacı meslek hastalığına yakalanmış işçinin bu hastalığa yakalanmasaydı şuan ki durumu ne olurdu sorusu göz önüne alınarak cevaplanmakta ve ona göre tazminata hükmedilmektedir.

Meslek hastalığına uğramış işçi veya mirasçılarının da pekala maddi tazminat davası açabilecekleri gibi manevi tazminat davası açabilmeleri de mümkündür.

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Görülür

YETKİ: Dava davalının ikamet ettiği veya meslek hastalığın belirlendiği yer iş mahkemesinde açılabileceği gibi işçinin işini gördüğü yer iş mahkemesinde de açılabilir.

Adam çalıştıranın sorumluluğunda, sorumluluğun kaynağı, adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü, yani çalıştırdığı kişiler üzerinde denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi, kanun tarafından kendisine yükletilen bu tür bir objektif ödevi ihlal etmesine dayanır. Buna göre, adam çalıştıran üçüncü kişilere zarar vermelerini önleyecek her türlü dikkat ve özeni, denetim ve gözetimi yapmak zorundadır. Burada sorumluluk, kendisinin ya da emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için, objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir.

İşçinin, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm ya da meslekte kazanma gücünü kısmen veya tamamen kaybetmesi nedeniyle açılan tazminat davalarında hakim, kural olarak, zarar ve tazminat hesabına ilişkin tüm verileri belirlemek zorundadır. Bu nedenle, ölen veya cismani zarara uğrayan işçinin net geliri, yaşam ve çalışma süresi, sakatlık derecesi, karşılık kusur oranı, davacıların sosyal durumları, destek süresi ve payları, eşin evlenme olasılığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yapılan yardımların miktarı gibi hususlar tam ve eksiksiz olarak belirlendikten sonra, dosya hesap için bilirkişiye verilmelidir.

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;

Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi,

Sosyal Güvenlik Kurumu’nca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,

sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.

Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.

Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.

Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar

MADDE 16 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 08.05.2008 RG NO: 26870 KANUN NO: 5754/10) (KOD 1)  İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

  1. Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.
  2. Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
  3. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.
  4. Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
  5. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.

Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilir.

Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

(a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,

(b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, şarttır.

Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.