Atla

Mirasçılar Manevi Tazminat Davası Açabilir Mi


Mirasçılar Manevi Tazminat Davası Açabilir Mi

Mirasçılar Manevi Tazminat Davası Açabilir Mi

Mirasçılar Manevi Tazminat Davası Açabilir Mi?

Bir kişinin ölümünün ardından uğranılan zararlar maddi ve manevi olarak ortaya çıkabilir. Manevi zarar denildiğinde kast edilen durum zarara uğramış olan kişinin yaşadığı acı ve elem olmaktadır.

Bu kişiler uğradıkları zararların karşılanması ve bir parça da olsa acılarının teselli bulması için tazminat talebinde bulunabilirler. Manevi zararın karşılanmasına yönelik olarak hukuk sistemine dahil edilmiş olan bu tazminat türünde kişilik haklarının korunması ilkesinden hareketle manevi tazminatların alınması mümkün olmaktadır.

Ölüm Halinde Açılan Manevi Tazminat Davaları

Manevi zarar tanımı içerisinde kullanılmakta olan zarar kavramı ise ölüm halinin ortaya çıkmasının ardından zarara uğramış olan kişinin kişilik haklarında yaşadığı eksilmeyi ifade etmektedir.

Manevi tazminat davaları ile bu eksikliğin giderilmesi hedeflenmektedir. Manevi tazminat taleplerinde bulunulabilmesi için mutlaka buna gerekçe olabilecek olayın ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Kişiler iç huzurlarında ve manevi bütünlüklerinde yaşadıkları azalmanın ve eksikliğin karşılığı olarak zarara uğradıkları beyanında bulunabilirler.  

Manevi zararlarda kişilik değerlerinin zarara uğramasından hareketle tazminat talebinde bulunabildiği için kişilik değerlerine yapılan saldırıların da ne olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bu zararlar kişinin doğrudan varlığına ya da onuru, saygınlığı, namusu ve özgürlükleri gibi hukuk sistemi içinde korunmuş olan değerlerine yapılan saldırılar sonucu ortaya çıkmaktadır. Tüm bu saldırıların ardından yaşanan eksilme ve azalmalar manevi zararları ifade etmektedir. Hukuk sistemi manevi zararları üç farklı başlık altında inceleyerek sınıflandırmıştır. Bunlardan ilki beden ve ruh bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararlardır. İkinci sırada ölüm nedeniyle hayatını kaybetmiş kişinin yakınlarının yaşadığı manevi zarar yer alırken üçüncü grup da kişilik haklarının zedelenmesinden dolayı açılan manevi tazminatlar olmaktadır.

Manevi Tazminatı Kimler Talep Edebilir?

Ölüm halinin ortaya çıkmasının ardından manevi tazminat taleplerinde bulunabilecek kişiler genellikle en çok zarara uğrayan ve elem duyan kişiler olan ölen kişinin yakınları olmaktadır. Ölüme sebep olan bir kişinin bulunması ya da tespit edilmesi halinde bu kişilerin tazminat ödemeleri zorunlu olmaktadır.

Manevi tazminat talebinde bulunabilecek kişiler ölen kişinin sadece yakın çevresi olan ailesi değil aynı zamanda ölümünden üzüntü duyan tüm yakınları olmaktadır.

 

Mirasçılar Manevi Tazminat Davası Açabilir Mi

Ölen Kişinin Anne ve Babasının Manevi Tazminat Hakkı Var Mıdır?

Ölüm halinin ortaya çıkmasının ardından manevi tazminat talebinde bulunması sürpriz olmayacak ilk kişiler ölen kişinin anne ve babası olmaktadır. Ölen kişinin cinsiyeti, yaşı gibi unsurlar manevi tazminatın verilip verilmemesinde etkili olmamaktadır. Aynı zamanda tazminat miktarlarının belirlenmesi de bu tür etkenlerle değişmemektedir.  

Eşlerin Manevi Tazminat Hakları

Çoğunlukla iş hukuku alanında ortaya çıkan durumlardan biri olan işçinin ölmesi ve eşinin bundan büyük elem duyması durumlarında kişiler manevi tazminat talebinde bulunma haklarını kullanabilirler. Kişilerin arasında evlilik bağının bulunması ve hatta nişanlılar için geçerli olan duygusal bağlılığın bulunması da manevi tazminat taleplerinin dile getirilmesini ortaya çıkarabiliyor. Fakat her bir dava koşulunun ayrı şekilde değerlendirilmesine dikkat edilmesinden dolayı kişilerin manevi tazminat talebinde bulunması mümkün de olmayabilir. Burada eşler arasında ayrılık yaşanmış olması, düşünce ve duygu birliğinin ortadan kalkmış olması manevi tazminat taleplerinin karşılık bulmasının önünde engel olmaktadır. Boşanma davasının açıldığı durumlarda ölüm hali ortaya çıkmışsa burada davanın kim tarafından açıldığına dikkat edilerek manevi tazminatın verilmesi ile ilgili karar çıkarılmaktadır.

Eğer hayatta kalan eş tarafından boşanma davası açılmışsa bu durumda manevi tazminat taleplerinin kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu tür durumlarda hukuk sisteminde duygusal bağlılığın bozulmuş olduğu fikrinden hareketle karar verilmektedir. Davalar hayatını kaybetmiş olan kişiler tarafından açılmışsa mahkeme bu noktada diğer eşin duygusal yakınlığının bitip bitmemiş olduğuna bakması gerekmektedir. Bu koşullar altında mahkeme tarafından kişiye manevi tazminat talebinde bulunması hakkı verilebilir.  

 

Ölen Kişinin Kardeşlerinin Manevi Tazminat Hakları

Ölen kişinin hayatını kaybetmesinin ardından büyük acı ve elem yaşayacak olan kişilerden biri de ölen kişinin kardeşleri olmaktadır. Manevi tazminat haklarını kullanabilecek olan bu kişilerin mutlaka ölen kardeşle aralarında bir bağın bulunuyor olması gerekmektedir. Özellikle şehirleşme ile birlikte ailelerin birbirinden kopmuş olmalarına dikkat edilirse kardeşlerin manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi de söz konusu olmaktadır. Ancak uygulamada bu şekilde bir karar çıkarılmamaktadır. Tamamen talep edilen manevi tazminatın takdirine kalmış olan bu durumda kardeşin yaşadığı acı ve eleme karşılık olarak manevi tazminat haklarını istemesi mümkün olabilmektedir. Yaşı küçük olan kardeşler söz konusu olduğunda da manevi tazminat taleplerinde bulunulabilir. 

Mirasçılar Manevi Tazminat Davası

Ölen Kişinin Çocuklarının Manevi Tazminat Hakları

Tıpkı eşler gibi çocukların da ölen kişinin iş kazası veya meslek hastalığı gibi kusurlu kişilerin bulunduğu olaylarda manevi tazminat taleplerinde bulunması hakkı vardır. Manevi tazminat davalarının bir niteliği olarak çocukların yaşları, cinsiyetleri, desteğe ihtiyaç duyup duymadıkları unsurları özel bir şekilde mahkeme tarafından dikkate alınmamaktadır. Aynı şekilde çocukların ölüm kavramını anlayamadığı yaşlarda ölümün gerçekleşmesinin ardından da manevi tazminat talebinde bulunma hakları kişilerin ellerinden alınmadan işlem yapılmaktadır. Burada çocuğun şimdi olmasa bile ilerde yaşayacağı acı dikkate alınarak karar verilebilir. Henüz dünyaya gelmemiş olan ancak ana rahminde olan çocuklar için de Yargıtay kararlarına bakıldığında tazminat talebinde bulunma hakkı tanınmıştır. Çocukların üvey olması halinde de herhangi bir değişiklik yaşanmadan aynı şekilde kişilere hakları verilmektedir. Fakat mahkeme hem üvey hem de öz çocukların bulunduğu hallerde üzüntü derecesi noktasında bir manevi tazminatın farklı olması ayrımına gidebilmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Mirasçılarından kaçırmak amacıyla erkek kardeşi olan davalıya satış yoluyla devrettiğini, davalı ve arkadaşlarının daha sonra kendi aralarında danışıklı bir ortaklığın giderilmesi davası açarak daireyi satmaya çalıştıklarını belirterek,

Anneannesinin davalıya devrettiği 3/5 hissenin 1/5'inin iptal edilerek adına tescil edilmesini, tapu iptali ve tescilin mümkün olmaması halinde davalı ve arkadaşlarının birbirlerine yaptıkları danışıklı satışlar sonucunda maddi ve manevi uğradığı tüm zararın davalıdan tazminine karar verilmesini, bunun da mümkün olmaması halinde tenkis talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.

ÖZET: Dava; muris muvazası nedeniyle tapu iptali ve tescil, tapu iptali ve tescilin mümkün olmaması halinde tenkis talebine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu .. Dairesinin ….tarih ve …. sayılı iş bölümü kararı gereğince, ….tarih, …sayılı

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına konu edilen ve uygulamada muris muvazaası olarak adlandırılan hukuksal nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemli davalar ile tenkis davaları sonucu verilen hüküm ve kararlar" hakkındaki istinaf başvurusunu inceleme görevi ilgili Hukuk Daireleri'ne ait olduğundan dosyanın görevli daireye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Hakimler ve Savcılar Kurulu ilgili Dairesinin ….tarih ve ….sayılı iş bölümü kararı gereğince, istinaf başvurusunu inceleme görevi dairemizin görev alanına girmediğinden dairenin görevsizliğine, dosyanın başvuruyu incelemekle görevli …Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili Hukuk Dairelerinden birine gönderilmesine karar verilmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak