Nafakanın Kaldırılması Davası

A. NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NASIL AÇILIR B. NAFAKANIN KALDIRILMASININ ŞARTLARI C. NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI YETKİLİ MAHKEMED. Nafakanın Kaldırılması Davası

Nafakanın Kaldırılması Davası ile ilgili olarak açılacak davada görevli mahkeme, aile mahkemesidir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hakim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Nafakanın kaldırılması olmadığı takdirde indirilmesi yönünde talebi olduğu da dikkate alınarak, TMK’nın 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi nazara alınmak suretiyle, “çoğun içinde az da vardır ilkesi de nazara alınarak” davalının sosyo-ekonomik durumuna göre nafakanın indirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2-656 E. 688 K. sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.

Yargıtay Kararı – Nafakanın Kaldırılması Davası

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2015/4169 Karar: 2015/12395 Karar Tarihi: 02.07.2015

YOKSULLUK NAFAKASININ KALDIRILMASI İSTEMİ – DAVACININ ESKİ EŞİ HAKKINDA HAYSİYETSİZ BİR HAYAT SÜRDÜĞÜ FİİLEN BAŞKA ERKEKLERLE İLİŞKİSİ OLDUĞU VE LÜKS BİR HAYAT YAŞADIĞI İDDİASI – NAFAKANIN İNDİRİLMESİ ŞARTLARININ OLUŞUP OLUŞMADIĞININ TARTIŞILMASI GEREĞİ

ÖZET: Davacı boşandığı eski eşi davalının haysiyetsiz hayat sürdüğünü, fiilen başka erkeklerle ilişkisi olduğunu, yoksul olmadığını ve lüks bir hayat yaşadığını belirterek davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, olmadığı takdirde indirilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının nafakanın kaldırılması olmadığı takdirde indirilmesi yönünde talebi olduğu da dikkate alınarak, hakkaniyet ilkesi nazara alınmak suretiyle, “çoğun içinde az da vardır ilkesi de nazara alınarak” davalının sosyo-ekonomik durumuna göre nafakanın indirilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas:  2010/4352 Karar:  2010/5599 Karar Tarihi: 01.04.2010 

ÖZET: Tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılması sonucu; davacının emekli maaşı aldığı, banka kredisi ile ev aldığı ve evde eşi, oğlu, gelini ve torunları ile yaşadığı, bir miktar tarlasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının ise, oğlu ile müşterek malik olduğu evde yalnız yaşadığı, sekiz parça tarla ve bağının bulunduğu anlaşılmıştır. Önceki davada ve bu davada tarafların ekonomik ve sosyal durumunun değişmediği belirtilerek dava reddedilmiş ise, davacının talebi üzerine davalıya ait taşınmazların tapu kayıtları getirtilmiş, ancak bu taşınmazların gelirleri hiç bir davada bilirkişi marifetiyle araştırılarak, yoksulluk ortadan kalkmasa bile azalıp azalmadığı, davalının yaşlılık nedeniyle maaş alıp almadığı, almıyor ise sebebi üzerinde durulmamıştır. Eksik araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

Nafakanın Kaldırılması Davası

Nafakanın Kaldırılması Davası

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2010/3-634 Karar: 2010/677 Karar Tarihi: 22.12.2010 

ÖZET: Bir kısmı ev ortamında bir kısmı ise stüdyoda çekildiği anlaşılan fotoğraflarda, davalı ile imam nikahı kıydırdığı iddia edilen şahıs arasındaki yakınlık, davacı tanıklarının beyanlarını doğrular niteliktedir. Kaldı ki, tanık beyanlarının tümden duyuma dayalı olduğu da söylenemez. O halde, davacı tarafın dayandığı delillerle davasını ispat ettiği nazara alınıp yoksulluk nafakasının da kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

‘…….Türk Medeni Kanununun 176/3. maddesinde, yararına yoksulluk nafakası takdir edilen kadının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde mahkeme kararı ile nafakanın kaldırılacağı öngörülmüştür….’

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2014/1598 Karar: 2014/9103 Karar Tarihi: 09.06.2014

YARDIM NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI – YARDIM NAFAKASININ TAMAMEN KALDIRILMASI YERİNE İNDİRİLMESİ ŞEKLİNDE DE BİR KARAR VERİLEBİLECEĞİ – ÇOĞUN İÇİNDE AZ DA BULUNUR KURALI – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: “Çoğun içinde az da bulunur” kuralı gereğince, yardım nafakasının tamamen kaldırılması yerine, davacı ve davalının ekonomik durumları gözetilerek, davalı ile birlikte yaşadıkları anlaşılan anne ve kardeşin de ekonomik durumları ayrıntılı olarak araştırılarak, yardım nafakasının indirilmesi şeklinde de bir karar verilebileceği düşünülmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bozulması gerekmiştir.

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2013/19127 Karar: 2014/3680 Karar Tarihi: 10.03.2014

YOKSULLUK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI – DAVACININ EMEKLİ OLMASI NEDENİYLE ALDIĞI MAAŞ VE MALVARLIĞININ TEREDDÜTE MAHAL BIRAKMAYACAK ŞEKİLDE TESPİT EDİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Mahkemece yapılacak iş; davacının, emekli olması nedeniyle aldığı maaş ve malvarlığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, şartlar mevcutsa TMK’nın maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, nafakanın uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır. Nafakanın Kaldırılması Davası