Atla

Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık


Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık

Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık

Sağlık Davaları Avukat Ve Danışmanlık

Ülkemizde hekim hataları, tıbbi hatalar ve tıbbi hizmetlerin yanlış ve kötü kullanımı gibi kavramlar olarak da ifade edilebilmektedir. Bir doktorun tedbirsizlik, dikkatsizlik ve acemilik veya kurallara uymama gibi durumlar ile tedavi ve teşhis konusunda standartlara uymayan davranışları ile hastalarına zarar vermesi de hekim hatası olarak tanımlanmaktadır.

İnsanlar genel olarak sağlıklarını kaybetmeden değerini anlayamasalar da, sağlığın önemi herkes tarafından bilinmektedir. Hayati bir tehlikenin söz konusu olmadığı sağlık sorunlarında bile insanların ne kadar mutsuz olduğu, sağlık olmadan mutlu olunamayacağını doğrulamaktadır. Tüm bu sebepler ile sağlık hakkı insanların en temel haklarından birisi olmaktadır. İnsan hakları evrensel bildirgesinin 25'inci maddesinde de bu konu belirtilmektedir. Ayrıca ülkemizin anayasasında da sağlık hakkı konusunda bir güvence bulunmaktadır.

Sağlık Davaları

Yaşama hakkının en temel parçalarından birisi olan sağlık hakkı kapsamında, herkesin sağlıklı olma ve sağlığını koruma ile geliştirme hakkı bulunmaktadır. Ancak yaşanan hastalıklar, kazalar ve farklı nedenler sonucunda insanlar sağlıklarını kaybedebilmektedir. Bu durumda hasta hakları söz konusu olmaktadır.

    Doktorlar görevini en iyi şekilde yerine getirme, hastalara azami özen ve alaka gösterme ve hastayı bilgilendirme zorunluluğu bulunmaktadır.

    sağlık davaları

    Hasta hakları genel olarak bunlardır ve daha detayları da bulunmaktadır. Burada önemli olan konu mağdur olan hastaların tazminat konusundaki haklarıdır. Kısaca doktorlar hastalarını en kısa sürede ve en iyi şekilde iyileştirmek zorundalardır. Bunların aksi durumlarında ise hastanın tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Doktorlar tarafından yapılan hatalar çoğu zaman telafi edilmeyen ve geri alınamayan hatalar olmaktadır. Yanlış bir tedavinin veya teşhisin uygulaması sonucunda meydana gelen sorunlar çoğu zaman telafi edilmemektedir. Yapılan yanlış tedaviler bazı durumlarda ölümlere bile neden olabilmektedir.

    Hasta hakları ise aşağıda belirtildiği gibidir.

    Koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı

    Irk, dil, din, cinsiyet ve ekonomik durum gibi bir ayrıma maruz kalmadan sağlık hizmetine ulaşma hakkı

    Sağlık hizmetini güvenli bir şekilde ve hijyenik şartları sağlanmış şekilde alma hakkı

    Sağlık hizmetleri ve olanakları hakkında bilgilendirme hakkı

    Sağlık kurumu ve sağlık hizmeti veren kişileri seçme ve değiştirme hakkı

    Mahremiyet hakkı

    Kendisine uygulanacak olan tıbbi müdahaleler hakkında rızasının alınması hakkı

    Tedaviyi kabul etme, reddetme ve durdurma hakkı

    Uygun bir şekilde ziyaretçi kabul etme hakkı

    Hakların ihlali ve mağdur olması durumunda şikayet ve dava hakkı

    Tazminat Davası Kime Karşı Açılabilmektedir?

    Yanlış bir tedavinin uygulandığı hastanenin özel veya devlet hastanesi olması bu konuda belirleyici olmaktadır. Yanlış bir tedavinin yapıldığı hastanenin bir devlet hastanesi olması durumunda, dava devlete karşı açılacaktır.

    Ancak bazı durumlarda kişisel kusurların ön planda olması ile sadece doktorlara da davalar açılabilmektedir. Yapılan yanlış tedavi bir özel hastanede olmuş ise bu konuda tazminat davası hem doktora, hem de hastaneye açılabilmektedir. Bu durumda doktor ile birlikte doktoru çalıştıran ve tedavinin uygulandığı hastane de sorumlu olmaktadır.

    sağlık davalarında tazminat ve cezai sorumluluk

    Doktorun Sorumluluğu

    Doktorların hastalarına karşı bakım ve tedavi konusunda görevleri bulunmaktadır. Bu sebeple doktorlar her türlü kusurdan Dolayı sorumlu olmaktadır. Hatta hafif kusurlarından bile doktorlar sorumlu olmaktadır.

    Doktorların kusurları durumunda hastalar dava açma ve tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Bunun yanında hastalarda tedavinin başarılı olması için doktorun talimatlarına uygun bir şekilde davranmalılardır.

    Hastaların yapacakları bu davranışlar kendi sorumluluklarında olmaktadır. Bu sebeple de dikkatli ve özenli olmaları gerekmektedir.

    Doktorlar ise hastalarının tüm tedavilerini hatasız ve eksiksiz şekilde yapmak ve tamamlamak zorundadır.

    Yapacağı basit ve küçük yanlışlar için bile tazminat ödemek zorunda kalabilmektedirler Doktor yanlış tedavi ve teşhis nedeniyle tazminat konusu hakkında ki makaleyi okuyabilirsiniz.

    Sağlık Davaları günümüzde sık sık gündeme gelen konuların başında gelmektedir. Dolayısıyla günümüzde Doktor - Hasta ilişkisinden kaynaklanan davalar ve tazminat davalar mahkemelerde konu edilmektedir.

    Sağlık Davaları

    Sağlık Davaları

    Sağlık Davaları ile ilgili diğer konu başlıkları, sağlık davası, sağlık hukuku davaları, sağlık tazminat davaları gibi aşağıda ki konularda dava açılmaktadır.

    Hekimin Hesap Verme Yükümlülüğü

    Hekimin Tedaviyi Yürütmesi

    Hekimin Uygulayacağı Tedavi Yönteminin Seçimi

    Tanıda Sorumluluk Doğuran Haller

    Hekimin Teşhis Koyması

     Doktorun Hukuki Sorumluluğu

    Doktorun Hastaya Karşı Sözleşme Dışı Sorumluluğu

    Doktorun Sözleşme İçi Ve Sözleşme Dışı Sorumluluğu

    Doktor Hasta Hukuki İlişki

     Hastanın Rızasının Alınması

    Hatalı Tıbbi Tedavi 

    Sağlık Davaları

    Konusu içerisinde olmasından yanlış tedavi nedeniyle maddi manevi tazminat konusu hakkında ki makaleye göz atabilirsiniz.

    SIKÇA SORULAN SORULAR

    Doktor tarafından meme küçültme, yağ alma ve karın gerdirme ameliyatlarının yapıldığını, ancak ameliyat sonrasında davacı ...'ın karnında kalın bir ameliyat izinin kaldığını, karnının bir yanının içeri çöktüğünü, diğer yanında ise bir çıkıntının mevcut olduğunu, yine davacının göğüsleri arasındaki simetri bozulduğu gibi göğüslerinde düzensiz izler kaldığını, davalı doktorun ikinci bir ameliyatla sorunların giderilebileceğini bildirerek hatasını kabul ettiğini, ayrıca davalı doktorun gerek ameliyat öncesi, gerekse ameliyat sonrasında gerekli bilgilendirmeleri yapmadığını, bu nedenlerle davacıların evlilik ve cinsel hayatlarının bozulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, tazminat davası açılmıştır.

    Dava; davacılardan G......'e uygulanan ilaç tedavisi sonucu “anaflaktik şok” geçirmesi sebebi ile uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere G.......'in iş gücü kaybı nedeniyle toplam 125.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararın, G.........'in oğlu K...... için 50.000,00 TL, eşi U..... için 100.000,00 TL ve annesi S.... için de 100.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 125.000,00 TL maddi, 350.000,00 TL manevi zararın (verilen 03.11.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarı ...... için 831.330,00 TL'ye yükseltilmiştir) tazmini istemiyle açılmıştır.

    Dava süresince ve daha sonraki yıllar için yapılacak bakıcı gideri tazminat hesaplamasının, ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden ve ağır engelli kişinin yaşadığı belgelendirilmek kaydıyla her takvim yılının başında peşin olarak yapılmasına, bu kısım açısından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen kriterler dikkate alınarak alınacak bilirkişi raporuyla 6/8'lik kusur oranında tenzilat yapılmadan idarenin yürüttüğü hizmetin genel olarak kusurlu olduğu göz önüne alınarak, TRH yaşam tablosu da esas alınmak suretiyle iş gücü kaybı ve bakıcı giderine ilişkin tazminatın yeniden dönemsel olarak hesaplatılarak karara bağlanması gerekmektedir.

    Açıklanan nedenlerle, idare Mahkemesinin 1..... sayılı kararının; davalı idarenin temyiz talebinin reddi ile davacının temyiz talebinin kısmen reddi, manevi tazminatın kısmen kabulü ve kısmen reddine ilişkin kısmının onanmasına, davalı idare ve davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın bakıcı giderleri ve iş gücü kaybına yönelik maddi tazminat kalemine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

     

    Doktorun edimlerini yerine getirmediği, taahhüt ve tıbbın gereklerine uygun ameliyat yapmadığı ve estetik ameliyatın başarısız olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Varılmak istenilen sonucun ve buna dayalı olguların hukuki nitelendirilmesi yapıldığında ise, taraflar arasında BK'nun 355 ve devamı (TBK'nun 470 ve devamı) maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ortadadır. 

    Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; gerek Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan ilk raporda, gerekse öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan ikinci raporda, eserin ayıplı olup olmadığını değerlendirmeye imkân verecek bilgiler ve açıklamaların yer almadığı, ayrıca davalı doktorun, davacı işsahibini aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, her iki raporu hazırlayan heyetlerde; sadece bir tane Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanının yer aldığı, görüş bildiren diğer heyet üyelerinin başka dalların uzmanları olduğu görülmektedir. Buna göre, aldırılan bilirkişi raporları hüküm vermeye yeterli değildir. 

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi bölümünden seçilecek uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden; davalı yüklenicinin Borçlar Kanunu'nun 357/son (Türk Borçlar Kanunu'nun 472/son) maddesi uyarınca risk aydınlatmasını yazılı olarak yerine getirip getirmediği, gerçekleştirdiği estetik amaçlı ameliyatın taraflar arasındaki sözleşme, yüklenicinin taahhüdü ve tıbbın gereklerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, amacına ulaşıp ulaşmadığı, ortaya çıkan eserin ayıplı olup olmadığı hususlarında hükme esas teşkil edecek nitelikte rapor alınması ve diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yapılmıştır.

    Eser sözleşmesini; vekalet akdi gibi diğer işgörme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Bu taahhüdün altına giren yüklenici, BK'nun 356/1 (TBK'nun 471/1) maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin işsahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır. Buna göre, işi yüklenen yüklenicinin, kararlaştırılan edimleri ifa ederken, mesleğinin tüm kurallarını eksiksiz yerine getirmesi, işsahibinin edim menfaatinin gereğidir.


    BİZE YAZIN

    Av. İlkay Uyar Kaba
    Av. İlkay Uyar Kaba

    2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

    İLGİLİ KONULAR
    YORUMLAR
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      ALEYNA ASILLIOĞLU -
      5 Ağustos 2016

      İnsanların çoğunda adalet sevgisi, adaletsizlik korkusu yüzünden vardır. (La Rochefoucauld)

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      CENGİZHAN GÜMÜŞSU -
      10 Ağustos 2016

      Sağlık Davaları Aydınlatıcı bilgiler için teşekkür ederim.. Başarılar dilerim..

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      EVRİM ŞIVGIN -
      17 Ağustos 2016

      Sağlık Davaları hukuk mahkemesine başvuru dilekçe örneği bulabilirmiyim..

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      RAHİME YÜNGÜL -
      22 Ağustos 2016

      Sağlık Davaları hukuk mahkemesine başvuru dilekçe örneği bulabilirmiyim..

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      AKAY PİYADE -
      16 Eylül 2016

      Sağlık Davaları hukuk mahkemesine temyiz dilekçesi örneği varmıdır. Bana yardımcı olurmusunuz..

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      GÜLİSTAN OLMUŞ -
      18 Eylül 2016

      Sağlık Davaları Dava ve avukat masrafları konusunda bilgi verebilir misiniz?

      Cevapla
    • Sağlık Davaları Avukatı Ve Danışmanlık - Yorum
      Oğuz -
      18 Şubat 2017

      İlkay hanım merhabalar öncelikle ekibinize ve size bu bilgilendirmeler için teşekkür ederim. Bundan yaklaşık 5 ay önce vücudumun bazı bölgelerine lazer uygulaması yaptırdım. Bu işlemden sonra vücudum da yanık izleri oluştu ve şuanda pantolon dışında utancımdan giyinemiyorum. Bu işlemden dolayı maddi ve manevi tazminat açmak istiyorum.

      Cevapla
    Yorum Bırak