Atla

Ses Kaydı Delil Olur Mu


Ses Kaydı Delil Olur Mu

Ses Kaydı Delil Olur Mu

Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Evlilik birliğinin devam ettirilebilmesinin olanaksız hale geldiği evliliklerin Türk Medeni Kanunu çerçevesinde sonlandırılabilmesi mümkündür. Özellikle de evlilik birliğini temelden sarsacak etkenlerin geçerli boşanma nedeni olarak görüldüğü Türk Medeni Kanunu kapsamında belirtilmiş olan boşanma nedenleri üzerinden evlilik birliğini kuran tarafların başvurusu ile boşanma davacı açılabilmektedir. Günümüz Türkiye’ sinde boşanma davalarında neden olarak en sık görülen nedenlerden birisi de aldatma eylemi ve buna dayalı aldatmalı boşanma davalarıdır. .

Evlilik birliğinde taraflardan birisinin karşı tarafı evlilik birliği dışındaki üçüncü bir şahıs ile cinsel birliktelik ile aldatması halinde aldatma nedeni ile boşanma hakkı aldatılan eşte bulunmaktadır. Bu kapsamda boşanma davalarında, davayı açan taraf söz konusu boşanma nedeni olarak ileri sürdüğü konuyu ispatlamakla yükümlüdür. Bu konuya ilişkin olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından ‘özel hayatın gizliliği ihlal edilerek, hukuki açıdan uygun olmayan biçimde elde edilen ses kayıtlarına dair CD’ nin’ boşanma davasında hükme esas alınamayacağı kararını aldı.

 

Ses Kaydı Delil Olur Mu

Örnek Yargıtay Kararında Ses Kaydı Kararı

Söz konusu boşanma davası dosyası kapsamında evlilik birliğinin sonlandırılması amacı ile mahkemeye başvuruyu yapan davacı erkek, boşanmak istediği karısının haberi olmadan evliliklerine dair ses kaydı oluşturdu. Eşine boşanma davası açan koca, bu söz konusu ses kayıtlarını da bir CD’ ye aktararak, açmış olduğu boşanma davasındaki iddiasının somut delili olarak mahkemeye sundu.

Telefon Kayıtları Boşanma Davasında Delil Kabul Edilir Mi?

Yerel mahkeme tarafından davacı erkek tarafın davalı olan kadın tarafın haberi olmadan bu ses kayıtlarının özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde etmiş olduğu kararını vererek, sunulan bu delili geçersiz saydı. Delilleri hukuka uygun olmayan şekilde ele geçirilmiş olarak kabul eden mahkeme, bu delillerin mahkeme kararı hükmü açısından baz alınamayacağını açıklayarak, davacı erkeğin eşinden boşanma davasına ret yanıtı verdi.

Ses Kaydı İle Yüksek Yargı Kararları

Bunun üzerine söz konusu boşanma davası temyiz’ e gitti. Temyiz’ de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından da yerel mahkeme tarafından alınan kararı yerinde bularak, bu kararı oybirliği ile onadı.

Davacı olan erkek tarafın boşanma davası dosyasına sunmuş olduğu ses kayıtlarına dair CD’ nin, kadının özel hayatının gizliliği ihlal edilecek şekilde hukuki yönden aykırı biçimde elde edilmiş olduğunun anlaşıldığı ve bu sebep dolayısı ile de karar hükmünde esas alınamayacağı kararı alındı.

Ses Kaydı Delil Niteliği

 

Yargıtay tarafından alınan son 2 yıldır bu yönde karar vermiş olduğu ve gizli şekilde, eşin haberi olmadan ses ve görüntü kayıtlarını boşanma davalarında alınacak hüküm açısından esas alınamayacağı bildiriminde bulunuyor. Bu sebep ile yerel mahkeme tarafından alınan boşanma davası reddi Yargıtay tarafından da onanarak, boşanma davası ret kararı uygulandı.

Bu yüzden boşanma davalarına ilişkin olarak kişilerin öne sürecekleri iddialarına ilişkin olarak hangi delilleri değerlendirebilecekleri konusunda daha net ve açık bilgiye sahip olabilmesi ve dava sonucunda olumsuz sonuç almasının engellenebilmesi için profesyonel bir boşanma avukatı veya hukuk bürosu desteği alınması öneriliyor.

Telefon Konuşmalı Ve Sms Kayıtlarında Detay İçerik Alınır Mı?

Boşanma davalarında en çok merak edilen konu telefon konuşma detayları veya sms içerikleri Gsm şirketlerinden alınır mı. Gsm şirketinden istendiği takdirde içerikler verilir mi?

Aslında bu sorunların hepsine karşılığına cevap verecek olursak hayır diyebiliriz. Konuşma ve sms detaylarını ancak bir suç unsuruna karşı dinleme veya savcılıkça bir talep varsa buda resmi kararla yapılması durumunda kayıt tutulmaktadır. Bunun dışında Gsm şirketlerine bu konuda yapılacak başvurular sonuçsuz kalmaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargılamaya mevzu olayda; katılan, 05/02/2012 tarihinde sanığın kendine hitaben “şerefsizsin, mizaçsız bir insansın” demek sureti ile hakaret ettiğini beyan etmektedir. Ancak suçun işlendiği bu tarihte suçla alakalı herhangi bir yasal müracaat inşa etmek adına sonrası gün olan 06/02/2012 tarihinde sanığın yanına yeniden gittikçe onun bilgisi haricinde eskiden görüşmeyi kayıt altına almaya başlamıştır. 

Sanığa 06/02/2012 tarihli müzakere bünyesinde daha sanığın bir hakaret söylemi yokken “abi sen bana sebep karaktersiz” diyorsun ki demek sureti ile onun kendine yeniden hakaret etmesi halinde  bunu kayda almayı hedeflemiştir.

Kişinin kendine başka işlenmekte olan bir suçla alakalı olarak, bir henüzdelil elde etme ve yetki sahibi makamlara başvurma imkanınınbulunmadığı ani ilerleyen hallerde başka tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka makul bulunduğu itiraza mevzu edilen kararımızda da belirtilmiştir. 

Oysa burada şahıslar arasındaki müzakerenin ani ilerleyen bir vaziyet bulunmadığı, katılanın emelinin bir gün evvel sanığın kendine hakaret ettiği iddiasını delillendirmek bulunduğu, ihlal edilen menfaat ile korunan menfaat dengesinde, sanığın kalifiye hayatının gizliliğinin ve hayatının saklı alanının savunması hakkının ağır basan menfaat bulunduğu bundan dolayı  Mahkeme doğrulusunda hükme asal alınan görüşme kaydının hukuka makul  bir kanıt olmadığı  hükme asal alınamayacağı anlaşılmaktadır.

Yargılamaya konu olayda; katılan, 05/02/2012 tarihinde sanığın kendisine hitaben “şerefsizsin, karaktersiz bir insansın” demek sureti ile hakaret ettiğini beyan etmektedir. Ancak suçun işlendiği bu tarihte suçla ilgili herhangi bir yasal başvuru yapmak yerine ertesi gün olan 06/02/2012 tarihinde sanığın yanına tekrar giderek onun bilgisi haricinde önceden görüşmeyi kayıt altına almaya başlamıştır. Sanığa 06/02/2012 tarihli görüşme içeriğinde henüz sanığın bir hakaret söylemi yokken “abi sen bana neden karaktersiz” diyorsun ki demek sureti ile onun kendisine tekrar hakaret etmesi durumunda bunu kayda almayı amaçlamıştır. Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğu itiraza konu edilen kararımızda da belirtilmiştir. Oysa burada kişiler arasındaki görüşmenin ani gelişen bir durum olmadığı, katılanın amacının bir gün öncesinde sanığın kendisine hakaret ettiği iddiasını delillendirmek olduğu, ihlal edilen menfaat ile korunan menfaat dengesinde, sanığın özel hayatının gizliliğinin ve hayatının gizli alanının korunması hakkının ağır basan menfaat olduğu dolayısıyla Mahkeme tarafından hükme esas alınan görüşme kaydının hukuka uygun bir delil olmadığından hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.

Kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanıkların beraatlerine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

Mağdurenin posta yolu ile dosyaya gönderdiği CD içerisinde yer alan ve bilirkişi raporu ile çözümü yaptırılıp hükme esas alınan ses kaydındaki sesin sanığa ait olup olmadığının sorulması, kabul etmemesi halinde CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

Sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayalı olarak beraat kararı verilmesine rağmen uygulanan kanun ve maddesinin hatalı olarak gösterilmesi suretiyle kanuna aykırı hareket edilmesi, hükmün düzeltilerek onanmasını gerektirmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak