Atla

Arabulucuya Nasıl Başvurulur


Arabulucuya Nasıl Başvurulur

Arabulucuya Nasıl Başvurulur

Arabulucuya Nasıl Başvurulur

Bir ülkede adaletin ve hukuk sisteminin ne kadar güçlü olduğu doğrudan o ülkenin gelişmişliği ile ilgili olmaktadır. Ülkenin gelişmişliği ekonomik faaliyetlerle doğrudan ilişkili olduğu için bu konuda çalışmalar yapan kişilerin bazı riskleri kendileri alarak işlerini yapması mümkün oluyor. Ancak bu riskler sırasında bile kişilerin kendilerini rahat hissettikleri bir çalışma ortamı sunan hukuk sistemi ve ülke içinde daha verimli sonuçlar ortaya çıkarmaları mümkün olmaktadır.

Özellikle yeni iş kurmak isteyen girişimciler için çalışma alanlarının güvenini artırmada en etkili yol hukuk sistemi olmaktadır. Hukuk sisteminin ne kadar eşit, adil ve nesnel çalıştığına başlı olarak ülkenin giderek gelişmesi de söz konusu oluyor. Bu konuda kesin örnekler görebilmek adına gelişmiş ülkelerin hukuk sistemlerinin ne kadar doğru şekilde işleyen sistemler olduğuna dikkat etmek gerekmektedir. Konu gelişmekte olan ülkeler sınıfında genellikle değerlendirilen Türkiye'ye gelince hukuk sisteminde yaşanan sorunlar da ilk bakışta göze çarpıyor. Yargı kurumlarının ve bu kurumlarda çalışan kişilerin teoriden farklı olarak ortaya koyduğu uygulamalar, mahkemelerin iş yoğunluğundan ve sistemin çarpıklığından kaynaklanan ağır dava işleyişleri toplumun hukuka olan bakış açısını değiştirdiği kadar ekonomik faaliyetlerin önünde de engel olmaktadır.

İş Davalarında 01.01.2018 Tarihinden itibaren Arabulucuya Başvuru Zorunlu Hale Gelmiştir. 

Ticari davalar ve iş davalarında çok daha hızlı bir işleyişin sağlanması ve kişilerin herhangi bir aksama ile karşılaşmadan çalışmalarına güvenle devam edebilmesi için mutlaka hukuk sisteminde düzenlemelere ve yeniliklere gidilmelidir. İşte arabuluculuk olarak bilinen sistem de bu çözümlerden biri olmaktadır.

Arabuluculuk sistemi temel olarak hukuk sistemindeki işleyişin özellikle uygulama alanında daha pratik ve hızlı sonuçlar doğurması amacıyla tercih edilen bir sistemdir. Arabuluculuk sistemini daha iyi anlayabilmek için ekonomi ile hukuk arasındaki ilişki hakkında çok daha detaylı bir şekilde inceleme yapılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti ilk kurulduğu zaman Osmanlı İmparatorluğu'nun o döneme kadar getirmiş olduğu tüm yabancı borçları üstlendi. Bu durum yıllar boyunca Türkiye'nin ekonomik alanda güçlenmesini daha da zorlaştırarak büyük bir maddi kayıp anlamına geldi. Hızlı bir kalkınma ve gelişme döneminde yaşanan bu sorunlar ülkenin gelişmesini sekteye uğrattı.

Türkiye ekonomik açıdan sürekli borç öder hale geldiği bu dönemde aynı zamanda hukuksal açıdan da çok fazla problemle baş etmek zorunda kalmıştır. Ülkenin ekonomisinin sürekli bir gelişmede ya da sabit ilerleyişte olmamasının doğal sonucu olarak çok çeşitli iş davalarında farklı problemlerin ortaya çıkması söz konusu olmuştur.

İcra iflas konularını ilgilendiren davalar, alacak davaları ve mal beyanı ve çeklerle ilgili olarak yaşanan hapis cezalarında büyük sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlara ek olarak işçi ve işveren arasındaki kişilerin temel haklarını düzenleme altına alan kuralların korunamaması ve İş Yasası üzerindeki uygulamaların hem işçi hem de işveren açısından olumsuz sonuçlar doğurması büyük problemlerden olmuştur. Tüm bu sorunlar karşısında ticari davalar ve iş davalarında mahkemelerin altına giremeyeceği kadar yoğunlukta iş altında kalmaları ve yargılama süreçlerinin ya da davaların çok uzun yıllar boyunca sürmesine ek olarak sonucunun tarafları tatmin etmemesi de büyük bir sorun teşkil ediyor.

    İşe İade Taleplerinde Arabulucuya Nasıl Başvurulur

Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan rakamlara göre 2012 yılında bu konuyu ele alan davaların sayısı 145 bin 768 iken 2014 yılında aynı konudaki davaların sayısının 198 bin 920'ye ulaşması en önemli göstergelerden olmaktadır. Türkiye'deki mahkemelerin yaşadığı bu yoğunlukların aynı zamanda ülkedeki hakim sayısının az olması ile ilişkilendirilmesi sonucu adalet sistemini hızlandırma ve işlevsel kılma özelliğinin daha öne çıkması gerekmektedir. Bu konuda en etkili çözüm arabuluculuk sistemi olacaktır.

Arabuluculuk sistemi sayesinde ticari ve iş sahası alanlarında faaliyet gösteren kişilerin davaları söz konusu olduğunda hem tarafların kısa sürede sonuç alması hem de yargı organlarının iş yükünün azalması mümkün olacaktır. Çünkü bu sistem sayesinde davaların yargı aşamasına gelmeden önce taraflar arasında çözüme kavuşturulması mümkün oluyor. Sistemin en büyük avantajlarından biri de tarafların kendi arasındaki anlaşmalarına bağlı olarak alınan kararların ortaya çıkmasını sağladığı için itiraz edilmeyen ve taraflar açısından kabul edilen sonuçların doğurulması olacaktır. Böylece iş alanı ve ticari alanda sulh en kolay şekilde sağlanabilecektir.

 

Arabulucuya Nasıl Başvurulur

Arabulucuya Nasıl Başvurulur - Arabuluculuk Süreci

Arabuluculuk sistemi taraflara yargı sistemi içinde bulunmayan bir özgürlük sunar. Buna göre sistem içinde çözüm arayışı içinde olan kişilerin başvurularını sonuçlandırmaları zorunlu değildir. Kişiler istedikleri zaman sistem dışına çıkabilirler. Buna ek olarak sistem güvenlik açısından da oldukça verimli bir çalışma ortamı sağlıyor. Arabulucular tarafından alınacak olan bilgi ve belgelerin tamamı mesleki yeterlilik konusunda eğitilmiş ve yasalarla kendi yükümlülüklerini bilen arabulucular tarafından saklanarak en iyi şekilde korunacaktır.

 

Arabulucuların bunların dışında bir eylem yapması sonucunda yargı sistemi içinde cezalandırılması söz konusu oluyor. Eğer taraflar arabuluculuk sisteminden başarılı sonuçlar alacak şekilde etkin bir biçimde kullanamazlarsa bu durumda uyuşmazlık meydana geldiği için kişilerin mutlaka yargıya başvurması ve dava açması gerekmektedir.

Yargıya başvurular yapıldığı zaman kişilerin daha önce arabuluculuk sistemi üzerinde gerçekleştirmiş olduğu tüm anlaşma noktalarının da ret edilmesi söz konusudur. Böylece daha önce tarafların üzerinde anlaşmaya vardığı tüm kabuller, belgeler, öneriler ve tekliflerin de mahkeme sırasında kullanılması mümkün olmaktadır. Taraflar mahkemede yalnızca arabuluculuk sistemine girmeden daha önce ellerinde tutmuş oldukları bilgi ve belgeleri mahkemeye sunabilirler.

Tarafların böyle bir sistem karşısında yapacakları bazı harcamalar olacaktır. Bu noktada ilk sırada arabulucuların alacakları ücretler gelir. Arabulucuların belirli bir tarife üzerinden yapacakları masraf belirlemesine ek olarak kişiler görüşmeler sonucunda farklı rakamlarda da anlaşabilirler. Tarifenin altında bir rakamın belirlenmesinin önüne geçilmek şartıyla masrafların taraflar arasında paylaştırılması ya da bir tarafa yüklenmesi anlaşmayla mümkün olabiliyor. Masraflar ve diğer temel konularda yapılacak görüşmeler için taraflar arabulucularla birlikte tek tek de görüşebilirler.

Arabulucuların taraflara zaman zaman yakınlık hissettiğini ya da doğal durumdan gelen yakınlıklarını söylemesi gerekmektedir. Her iki tarafa da yapılacak olan bu bildirimler sonrasında taraflar bir durum değerlendirmesi yaparak kararlarını açıklayabilirler. Ayrıca arabulucunun kişilerin sahip olduğu haklar, sistemin süreci ve kendisinin sorumlu olduğu şeyler hakkında tarafları bilgilendirmesi gerekmektedir.

Örneğin; arabulucular hali hazırda avukatlık mesleği yapan kişilerden oluşuyorsa bu durumda uyuşmazlıkların yargıya taşınması söz konusu olduğunda aynı uyuşmazlık konusunda daha önce arabuluculuk yapmış olan kişinin taraflardan biri için yasal vekil olması mümkün değildir. Ancak taraflar dava süreçlerine girilmesinin ardından da arabulucularla iletişim kurabilirler. Zaman zaman mahkemelerin bu konuda tarafları teşvik edici yönlendirmeleri de söz konusu olabiliyor. Böyle bir karar verildiği takdirde davaların 3 ayı geçmeyecek şekilde en fazla iki defa ertelenmesi mümkün olabiliyor

 

Arabuluculuk Sistemi Nasıl İşler?

Arabuluculuk sistemi içinde taraflar anlaşmaya varabilmesi için öncelikle bir tarafın karşı tarafı buna teklif etmesi gerekir. Her şekilde bu teklifin yapılması kabul ediliyor olsa da hakkında şüphe bırakmamak adına teklifin yazılı olarak yapılması gerekmektedir. Eğer diğer taraf yasal olarak belirlenmiş olan 30 günlük süre içinde diğer tarafın teklifini kabul ederse bu durumda arabuluculuk sistemi içindeki süreç başlayabiliyor. Eğer ret cevabı gelirse bu durumda arabuluculuk sisteminden söz etmek mümkün değildir.

 

arabulucuya başvuru nasıl yapılır

Eğer olumlu bir cevap gelmiş ve taraflar arabuluculuk sistemi içine girme kararı almışlarsa bu durumda tarafların arabulucuyu birlikte seçmeleri gerekmektedir. Arabulucunun belirlenmesinin ardından arabulucu tarafından taraflar kendileri ya da vekilleri aracılığı ile bir toplantıya çağırılırlar.

Bu toplantı sırasında resmi olarak tarafların arabuluculuk sisteminden yararlanmak istediği ve bu arabulucu ile süreci yönetmek istedikleri hakkında bir imza atmaları ve tutanak tutulması beklenir. Eğer mahkemelerin yönlendirmesi sonucunda tarafların arabuluculuk sistemine başvurusu söz konusu olmuşsa bu durumda mahkemenin tutanak tutulma aşamasına gelindiğinden haber olması gerekmektedir.

Bu durum mahkemede duruşma tutanağına arabuluculuk sisteminin eklenmesi şeklinde gerçekleşir. Taraflar arabuluculuk sistemine başvurdukları zaman hukuk tarafından belirlenmiş olan zamanaşımı süreleri tarafından kısıtlanmalarının da önüne geçilmiş olur. Böylece herhangi bir hak kaybı yaşanmadan sürecin etkin şekilde yönetilmesi mümkün oluyor.

Arabuluculuk Süreci Nasıl ve Ne Zaman Sonuçlanır?

Öncelikle arabuluculuk sisteminin temelde seçilme amacı olarak görülebilecek şekilde tarafların bir uzlaşmaya varması beklenir. Ancak arabulucu tarafından tarafların anlaşmaya yatkın olmadığının tespit edilmesi halinde de arabulucu tarafından sürecin sonlandırılması mümkün oluyor. Bunlara ek olarak taraflardan birinin arabuluculuk sistemi süreci içindeyken çıkmak istemesinin ardından da uzlaşma noktalarının arabuluculuk sisteminden dışarı çıkarılması mümkün oluyor.

Aynı zamanda arabuluculuk sisteminden sonuç alınmayacağının belirlenmesi yargı organlarına taşınması gerekebilir. Arabulucu tarafından hazırlanan tutanakların hem arabulucu hem de taraflar ya da vekilleri tarafından imzalanması gerekmektedir.

Arabulucunun bu tutanağı beş yıl süresince elinde tutması yükümlülüğü bulunmaktadır. Arabuluculuk sonucunda taraflar anlaşırlarsa bu durumda tutanak yerine bir anlaşma belgesi düzenlenerek süreç sonlandırılır.

 

Arabuluculuk Sistemi Hakkında Teknik Bilgiler

Anlaşma tutanakları oluşturulduğu zaman yargıya taşınmış konular için mahkeme tarafından şerh düşülmesi istenebilmektedir. İlam özelliğini bu şerh ile kazanan tutanak mahkeme tarafından verilmiş bir hüküm gibi belge haline gelmektedir. Şerh, sistem içinde icra edilebilirlik şerhi olarak adlandırılmaktadır.

Ayrıca bir diğer teknik bilgi de sadece ülke içindeki uyuşmazlıklarda değil uluslararası anlaşmazlıklarda da arabuluculuk sisteminin uygulanabilir olduğudur.

Arabuluculuk Sisteminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Arabulucunun seçilmesi aşamasında mutlaka sicilde kayıtlı olan kişiler arasından yetki belgesine sahip bir arabulucunun seçilmesi gerekmektedir. Bunun dışında bir durumda yapılan tüm masraflar ve harcanan vakit boşa girmiş olacaktır.

Arabulucuların seçilmesi başarılı bir şekilde gerçekleştiği takdirde bu durumda hem tarafların uyuşmazlıkları en kısa sürede çözüme kavuşturulmuş olacak ve yargı kurumlarının da iş yoğunluğu da azalmış olacaktır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Anonim5 -
    28 Temmuz 2017

    Slmlar hayırlı cumalar bızım bır dede denkalma arsa vb gibi annemin amca çocukları arasında bir paylaş a mama durumları var bubun Içinde ben arabulucu ıle bu işi çozmek Istiyorum yardımcı okursanız sevinirim saygılarımla

    Cevapla
Yorum Bırak