Atla

Boşanma Davasında Ekonomik Ve Sosyal Durum Araştırması


Boşanma Davasında Ekonomik Ve Sosyal Durum Araştırması

Boşanma Davasında Ekonomik Ve Sosyal Durum Araştırması

Boşanma Davasında Ekonomik Ve Sosyal Durum Araştırması

Boşanma davasında SED raporu olarak da ifade edilen sosyal ekonomik durum raporu boşanma davası açan kadın ve kocanın ekonomik istemleri açısından, yargılamayı yapan yetkili aile mahkemesinin karar verirken eşlerin veya dava ilgililerinin sosyal ekonomik koşullarını dikkate alması gerektiği hallerde yapılması gereken araştırmadır.

Boşanma Davasında SED Raporu Nedir

SED araştırmasını mahkeme kolluk kuvvetlerinden yapılmasını ister ve kolluk kuvvetleri araştırmayı yapar. SED araştırması için boşanma davası açan eşlerin dosya veya ilgililerin mernis kayıtlarındaki ikametgâh diğer ifadeyle yerleşim yeri adreslerinden yararlanılır.

Aile mahkemesi hakimi eşlerle ilgili karar alırken adaleti ve hakkaniyeti göz önünde bulundurmak durumundadır.

Boşanma Davasında Sosyal Ekonomik Durum Raporu Nedir?

Hakimin vereceği kararda sosyal ekonomik şartlara göre farklılık gösterecek olduğundan dolayı bu araştırma çok önemlidir. Sosyal ekonomik durum raporu boşanma davasında doğrudan kanıt olarak gösterilmemektedir. Ancak medeni kanunun ve diğer kanunlarda sıklıkla karşımıza çıkan ekonomik ve sosyal durumuna göre ifadesiyle yapılan gönderme neticesinde yargılama uygulamalarında önemli kanıt olduğu görülmektedir.

Yargıtay sosyal ekonomik durum raporu diğer deyişle SED raporunu verdiği kararlarda önemsediği görülmektedir. SED raporu araştırmasının usulüne uygun ve gerçek verilere dayanmadan yapılması durumunda boşanma davası sonucunda ciddi mağduriyetler yaşanmasına sebep olur.

Yargıtay örnek kararı "davacı kadının  usulüne uygun ekonomik ve sosyal durumu araştırılıp; bir işte çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa eğer düzenli ve yeterli gelirinin olup olmadığının ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin tespit edilmesi, gerçekleşecek neticeye göre yoksulluk nafakası bağlanıp bağlanmayacağına karar verilmesi gerekirken; bu husus hakkında eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup ve bozmayı gerektirmiştir.”

SED veya Sosyal Ekonomik Durum Raporu Nafaka Arasındaki İlişkisi Nedir?

Boşanma davasında tedbir nafakası istemleri değerlendirilirken veya tedbir nafakası istemi yok ise yoksulluk ve iştirak nafakası istemleri aile mahkeme hakimi tarafından nafaka bağlanmasına veya bağlanmamasına karar verirken eşlerin sosyal ekonomik durumları kesin olarak dikkate alınması gerekiyor.

Hakim karar vermeden önce mahkeme tarafından istenilen diğer araştırmalar yapılırken SED araştırmalarından da yararlanılır.

SED Raporu Yeniden Alınabilir mi?

Hakimin boşanma davası esnasında talep ettiği sosyal ekonomik durum raporu geçerliliğini her zaman devam ettirmez. Boşanma davasının ilerleyen dönemlerinde nafaka alacaklısı eşin sosyal ekonomik durumunda bir iyileşme, kötüleşme olduğu da veya nafaka borçlusu eşin sosyal ekonomik durumunda bir iyileşme, kötüleşme olduğunda yargılama sırasında eşlerin bu konunun yeniden değerlendirilmesini yani yeni bir SED araştırma yapılması talep edebilir.

SED Raporuna İtiraz

Sosyal Ekonomik Durum Raporuna İtiraz

SED raporunun özelliği ve etkisi açısından boşanma davasının gidişatını ve neticesini büyük çapta etkilediği tartışmasız bir gerçektir. Bu durumda SED raporunun usulüne ve gerçeklere uygun düzenlenmediği taktirde eşlerden veya dava ilgililerinden bir tarafın ciddi mağduriyet yaşayacaktır.

Eşlerden herhangi biri SED raporunun gerçek durumu yansıtmadığını veya usulüne uygun düzenlenmediğini iddiasını ileri sürerek yeniden bir araştırma yapılmasını aile mahkemeden talepte bulunabilir.

 

Boşanma Davasında SED Raporu Nedir

Sosyal ekonomik durum raporu için yapılan inceleme ve araştırmada boşanma davası taraflarının gerçeğe uygun vermekle sorumludur.

Yanlış beyan veren boşanma davası tarafları; dürüst davranma ve doğruyu söyleme sorumluluğuna aykırı davranmış olduğu gibi kanıtlanabildiği takdirde yanlış beyandan dolayı cezai yaptırımla karşılaşabilir.

SED Raporunda Araştırılan Kişinin Yurtdışında Yaşaması Durumda

Hakkında araştırma yapılacak eş yurtdışında yaşaması durumda takip edilecek hukuki yol ilgili ülkede bulunan temsilciliğimiz aracılığıyla o ülkenin resmi kurumlarıyla irtibata geçmektir.

SED araştırmasına mevzu edilen eş yurtdışında yaşıyor veya yabancı ülke vatandaşı ise uluslararası resmi yazışmalar ile bu bilgilerin ilgili ülkede bulunan temsilciğimiz vasıtasıyla temin edebilir. Fakat bu yola başvurmak boşanma davasını çok ciddi bir şekilde uzatır.

Genel olarak bu yola pek başvurulmaz. Boşanma davası tarafının sosyal ekonomik durumunun alternatif bir yollardan belirlenmesi mümkünse bu yolu kullanmak davanın sürecinin uzamasına engel olacaktır.

Boşanma Davasında Sosyal Ekonomik Durum SED Raporunda Ne Sorarlar

Anlaşmalı Boşanmada SED Raporu Araştırması

Anlaşmalı boşanma davasında karı koca nafaka, müşterek çocukların velayeti, maddi ve manevi tazminat gibi birçok konuda anlaşmaya varıp anlaşmalı boşanma protokolü oluştururlar.

Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası miktarları hususu ayrı ayrı belirlenmelidir. Hakim anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan eşlerin ortak iradesini dikkate alır.

Ancak boşanma davasında kamunun çıkarları veya ortak çocuklarının çıkarlarının zedelenmesi durumda hakim müdahale eder ve SED araştırması yapılmasını ister. Aksi durumda hakim SED raporuna ihtiyaç duymaz, araştırma yaptırmaz.

Boşanma Davasında Sosyal Ekonomik Durum SED Raporunda Ne Sorarlar?

Boşanma davasında aile mahkemesi hâkimi eşler veya dava ilgililerinin sosyal ve ekonomik durumlarını tespit edebilmek, davada nafaka ve tazminat konusunda karar verirken elde veri olmasını sağlamak amacıyla kolluk kuvvetlerinden araştırma yapmasını ister.

Kolluk kuvvetleri mahkeme tarafından SED araştırması istenen kişiler hakkında;

Oturdukları evin kira mı yoksa sahibi mi olduğu,

Herhangi bir işte çalışıyor olup olmadığı.

İşin ne olduğu, aylık kazancının ne olduğu,

Başka gelirin olup olmadığı.

Araç olup olmadığı, aracın değerinin ne olduğunu ilgiliye sorarak sosyal ve ekonomik durumu tespiti yaparak verileri mahkemeye gönderir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Davacı-davalı kadının yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında yüksek lisans yaptığı ancak çalışmadığı, gelirinin olmadığı tutanağa bağlanmış ise de, dosyaya sunulan belgelerde çalışma kayıtlarının bulunduğu görülmektedir.

Bu nedenle davacı-davalı kadının çalışma durumu araştırılarak, kadın lehine yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın yoksulluk nafakası yönünden bozulması gerekmiştir.

ÖZET: Tarafların maddi durumuna yönelik olarak yapılan araştırma sonucunda toplanan kanıtlara göre, davalının maddi durumu dikkate alınarak küçükler yararına hükmedilen her çocuk için aylık iki yüz elli TL nafakanın günün ekonomik durumu dikkate alındığında yeterli olmadığı açıktır.

Mahkemece, nafaka talebi tekrar değerlendirilerek yeterli bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

ÖZET: Davacı kadının dava açarken işletme sahibi olduğu yapılan sosyal ekonomik durum araştırması ile tespit edilmesine karşın, yargılama sırasında tarafına tebliğ edilen sözleşmesinin devam etmeyeceğine dair ihbarnameyi mahkemeye ibraz ettiği görülmektedir.

Değişen bu durum karşısında; davacı kadının yargılama sırasında, düzenli gelir getirici bir işinin olmadığını belgelendirildiği gözönüne alınarak kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdirine karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece; davalı hakkında ikamet adresinin tespiti sonrasında etraflıca sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yaptırılması, yine yerleşik içtihatlar da dikkate alınmak suretiyle davalıya bağlanan yaşlılık aylığının nafakanın tamamen kaldırılmasına neden olmayıp "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince yoksulluk nafakasından indirime neden olabileceği dikkate alınmak suretiyle davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken davacının ekonomik durumve taraflar arasında mevcut olan denge durumve davacının hastalığı da dikkate alınarak, hakkaniyet ilkesi gereğince, davalının yoksulluğunun da ortadan kalkmadığı kabul edilerek, (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) nafakadan uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yoksulluk nafakasının kaldırılması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak