Atla

Eşe Darptan Kamu Davası


Eşe Darptan Kamu Davası

Eşe Darptan Kamu Davası

Eşe Darptan Kamu Davası

Modern toplum yaşantısı içerisinde aile içi şiddet olayları ile çok sık şekilde karşı karşıya kalınabiliyor. Türk Medeni Kanun’u kapsamında koruma altında bulunan aile içi güvenliğini sarsan ve aile içerisinde eşinden şiddet görmekte olan kadınların haklarının korunması ve güvencesinin sağlanabilmesi hedefi ile dava açma hakkı veriliyor.

 

Eşe Darptan Kamu Davası

Boşanma davası nedenlerinden birisi olarak Türk Medeni Kanun’u çerçevesinde yer alan eşe darp durumu ile ilgili olarak eşinden şiddet görmesinden dolayı eşi ile ilgili olarak kendisine uyguladığı şiddete odaklı olarak şikayetçi olması halinde açılan ceza davası süreci içerisinde daha sonra şikayetini geri çekmesi halinde ya da şikâyetten vazgeçmesi durumunda ceza davasının durumunun ne olacağı merak ediliyor.

Kendisine şiddet uygulamakta olan eşi ile ilgili olarak gerçekleştirmiş olduğu şikâyeti üzerine ceza davası açılmaktadır. Modern Türk hukuk sistemi çerçevesinde kadının eşinden şiddet görüyor olması dolayısı ile savcılığa şikâyette bulunması üzerine açılan ceza davasının, kadının şikayetinden vazgeçmesi etkilenmesine yol açmamaktadır.

Eşe Darp Şikayetten Vazgeçme Ve Sonuçları

Yani kadının eşinden şiddet görmesi nedeniyle şikâyette bulunması üzerine açılan ceza davaları, kadının şikayetini geri çekmesi veya şikayetinden vazgeçmesi halinde kesinlikle sona ermemektedir.

Kadına uygulanan şiddeti Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamında kasten yaralama suçunun ağırlaştırılmış vaziyetini teşkil edecektir ve bu hüküm kapsamında da kasten başkasının vücuduna acı veren, sağlığının veya algılama yeteneğinin zarar görmesine sebep olacak kişinin 1 yıldan başlayarak 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmektedir.

 

Türk Ceza Kanunu çerçevesinde kasten yaralama suçu eyleminin basit tıbbi müdahale ile giderilecek düzeyde hafif olması durumunda ise söz konusu mağdurun şikâyeti durumunda 4 aydan başlayarak 1 yıla kadar hapis cezasının uygulanması veya adli para cezasına hüküm verilmektedir. Bu suçun eşe karşı gerçekleştirilmiş olması durumunda bu suç nitelikli duruma çıkar ve şikâyet gerekliliğine kesinlikle bakılmaz.

 

Eşe Darp Sonucu Açılan Kamu Davası

Bu sebep ile de darp edilen eşin şikâyette bulunup, bulunmasına bakılmadan veya şikâyet edip, daha sonra vazgeçilmesine bakılmadan ceza davasının işleyişi devam ettirilir. Bu noktada kişinin eşinden şiddet görüyor olması dolayısı ile şikâyette bulunması üzerine açılan ceza davası, kişinin şikayetini geri çekmesi üzerine kapanmaz ve sürecine kamu davası sıfatı ile devam etmektedir.

Bu konuya ilişkin olarak emsal teşkil edecek çok önemli kararlarda mevcuttur. Özellikle de tartışmış olduğu eşini darp ederek, hakaret etmiş olduğu dolayısı ile hakkında ‘basit yaralama, hakaret ve tehdit’ davası açılmış olan eş için 5 ay hapis cezası verildi. Ancak bu ceza daha sonra ertelendi.

Eşe Darp

Eşe Darptan Alınan Cezalar 2017 -2018

Asliye Ceza Mahkemesi’ nede görülen dava çerçevesinde taraflar duruşmada bulunurken, sanık hakkındaki suçlamaları reddetti. Sanık vermiş olduğu ifadesinde suçlamayı kabul etmediğini, resmi nikahlı olan eşini kasıtlı olarak yaralamadığını, hakaret etmediğini ve tehdit etmediğini dile getirerek, eşi ile barışmış olduklarını ve beraber yaşamlarını sürdürmekte olduklarını belirtti.

Müşteki ise ifadesinde sanık olan resmi nikahlı eşi ile tartışma yaşayarak, kendisini darp etmiş olduğunu, eşinin kendisini yumruklayarak darp ettiğini ve üzerine hakarette bulunduğunu belirtirken, tehditte bulunmadığını dile getirerek, kendisinden şikayetçi olmadığını, herhangi bir maddi tazminat talebinin de bulunmadığını belirtti.

Bu ifadeler ardından mahkeme başkanı sanık kocaya eşi kasten yaralama suçu nedeni ile 5 ay hapis cezası verme kararı alırken, daha sonra bu cezayı erteledi. Mahkeme başkanı, sanığın hakaret ve tehdit suçundan ise beraat etmesine karar verdi.

Yukardaki açıklamaların yanında ceza kararının boşanmaya etkiside önemli olmaktadır. Maakaleye bu önemli hususu not düşecek olursak, Eşin darp edilmesi, yaralanması ve zarar görmesi durumunda, karşı tarafın ceza alması boşanma davalarında önemli delil oluşturmaktadır. Eşi darp etme veya kasten yaralama suçunda ceza alması yanında hakkında açılacak boşanma davasında kusurlu kabul edilmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

27.02.2013 tarihli sağlık kurumu raporunda mağdurda darp ve cebir izinin olmadığının vurgulanması karşısında, tahkîkat evresinde bilgisinemüracaatlan ve vakanın tek tanığı olan .... 27.02.2013 tarihli sağlık kurumu raporunda mağdurda darp ve cebir izinin olmadığınınvurgulanması karşısında, tahkîkat evresinde bilgisine müracaatlan vevakanın tek tanığı olan .... dinlenilmeden karar kurularak, CMK'nın 210/1. dinlenilmeden karar kurularak, CMK'nın 210/1. maddesine marjinal davranılması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu nedenden dolayıyerinde görülmüş olmasından, başka yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine marjinal davranılması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu nedenden dolayıyerinde görülmüş olmasından, başka yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması lüzumlenen 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince uygulanması lüzumlenen 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma evveli aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle hükümverildi. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma evveli aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle hükümverildi.

Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2015/373 Esas, 2015/562 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince hükmedilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 100 gün hukuki para cezası cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiylesonuçta 2000 Türk Lirası hukuki para cezası ile cezalandırılmasına,kararın başka kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu oran üstündenyapılmasına, dosyanın yereline sevk edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 04.05.2016 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.

Dosya kapsamına göre, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/09/2015 tarihli iddianamede sanığın 5237 sayılı Kanunun 102/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanığın eşi olan müştekiyi cinsel ilişkiye girmek istememesi üzerine darp ederek cinsel ilişkiye zorlaması, müştekinin direnmesi üzerine amacına ulaşamaması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2 ve 35. maddeleri kapsamında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilerek görevsizlik kararının kaldırılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 29/11/2016 gün ve 94660652-105-80-12667-2016-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: 

Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26/08/2016 tarihli ve 2016/576 Değişik İş sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 11.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 

Sanık hakkında eşe karşı kasten basit yaralama suçu nedeniyle Çeşme (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/633 E, 2014/9 sayılı kararıyla ''beraat'' kararı verildiği, kararın katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairemizin 16.04.2015 gün ve 2014/36429 Esas, 2015/13657 sayılı kararıyla ''Katılan ...'in ve tanık ...'ün beyanları ve beyanlarıyla uyumlu olarak katılanın adli raporunda vücudunda darp izi tanımlanmasına göre; sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,'' gerekçesiyle sanık hakkındaki beraat kararının bozulduğu, bu karara karşı yerel mahkemece direnilerek sanık hakkında tekrar beraat hükmü kurulduğu, hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.01.2016 tarih ve 2015/431294 numaralı ''bozma'' düşüncesini içerir tebliğname ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderildiği, 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 307. maddesinin üçüncü fıkrasının değişik ikinci cümlesi gereği dosyanın incelenmek üzere 07.12.2016 tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından dairemize gönderilmesi üzerine yeniden yapılan incelemede; 

Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 08.10.2015 tarih, 2015/314 E. ve 2015/527 sayılı direnme kararının yerinde görülmemesi nedeniyle direnme kararı hakkında değerlendirme yapılması için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 14.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Somut vakada davalı bayana atfı olası hiçbir kusurun bulunmadığının anlaşılmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Kalifiye Daire bozma arzusuna uyulması gerekirken, evvelki kararda direnilmesi usul ve yasaya marjinal çoğu, bu nedenden dolayı direnme hükmü bozulmalıdır.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak