Atla

İlamsız İcra Takibine İtiraz


İlamsız İcra Takibine İtiraz

İlamsız İcra Takibine İtiraz

İlamsız İcra Takibine İtiraz

İlamsız İcra Takibi Nedirİcra işlemleri ilamlı icra şeklinde gerçekleşebileceği gibi aynı zamanda ilamsız icra takipleri için de gerçekleşebilmektedir. İlamsız icra yoluna giderek takip işlemini gerçekleştirmek ancak para ve teminat alacakları söz konusu olduğunda ortaya çıkmaktadır. Takip yolunu değerlendiren alacaklı kişinin alacağı para ya da teminatlarla ilgili olarak mahkemeden bir ilam alınmış olması gerekli olmamaktadır. Alacaklı konumundaki kişiler ilamsız icra takipleri için icra dairelerine giderek başvurularını yapabilirler. İcra takiplerinin yapıldığı kişiler borçlu olan kişiler olmaktadır. Bunun dışında genel haciz yolu ile takip işleminin yapılması söz konusu olmuşsa yine aynı şekilde kişilerin elinde bir belge bulunmasına gerek kalmamaktadır. Alacak konusunda borçlu ile arasında para ya da teminata dair bir ilişki bulundurmayan kişiler bile bu takip işleminin yapılması için başvuruda bulunabilir. Takip işleminin başarıyla sonuçlanması ancak borçlunun takip işlemine karşı itirazda bulunmaması ile söz konusu olmaktadır. Daha öncesinde herhangi bir yargılama sürecinden geçilmemiş olduğu için ilamsız icra takiplerinde borçlu konumunda suçlanan kişilerin takibe itiraz haklarını kullanarak takibin sonuçlanması sürecini sekteye uğratması hakkı tanınmıştır. Bu borçlunun haklarının kanunlar dahilinde korunmasıyla avantajlı bir durum anlamına gelmektedir. İlamsız icra takipleri sadece para veya teminat alacakları için başvurulan takip yollarından biri değildir. Buna ek olarak kira alacaklarının ödenmemesi ve buna ilişkin süreçlerdeki taşınmazların tahliyesi durumlarında da yapılabilmektedir. Eğer alacaklılar kambiyo senetlerine sahipken icra yoluna başvurmak istiyorlarsa bu noktada ilamsız icra takibi ile özel olarak yapılan düzenlemeler sayesinde başvurularını yapabilmektedirler. Tüm bunlar özetlenecek olursa kişiler genel haciz, kambiyo senetlerine özgü haciz ve kiralanan taşınmazların tahliyesi yolu ile takibin yapılması mümkündür.İlamsız İcra Takiplerine İtiraz Süreciİlamsız icra takiplerine itiraz edecek olan kişilerin mutlaka bu süreci kuralına uygun yasalar dahilinde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Dilekçeyle yazılı şekilde yapılabilecek olan bu itirazlar aynı zamanda sözlü olarak da yapılarak tutanaklarla kayıt altına alınabilir. Kişilerin itirazlarının ilk aşamada kabul görmesi için tüm hukuki şartlarının sağlanmış olduğu şartı arandığından mutlaka bazı kalıpların uygulanması gerekli olmaktadır. İlamsız icra takiplerine itirazlar söz konusu borçlu kişinin itirazı sırasında ortada duran borcun bir kısmını veya tamamını inkar etmesi ile mümkün olur. Bu konuda kanunlarda belirtilmiş olan tek şart yapılacak olan itirazların anlaşılabilir niteliğe sahip olmasıdır. Herhangi bir şekil esasına bağlı kalınarak hazırlanması zorunlu olmasa da zaman zaman borçlu kişinin imzasının dilekçe üzerinde kesinlikle bulunması şartı da aranabilmektedir. Bu noktada ilamsız icra takipleri için hazırlanmış olan itiraz dilekçelerinde mutlaka icra memuruna havale yoluyla bilgilerin iletilmiş olması ve icra tutanaklarına geçirilmiş olması gerekmektedir. Bunların yapılmaması halinde itiraz dilekçelerinin kabulü mümkün olmamaktadır. Kabul etmeme sebebi olarak en ön planda yer alan gerekçe ise ödeme emirlerine itiraz süresinin aynı zamanda icra tutanaklarına geçirilmiş olan kayıt tarihi olduğudur. Yazılı olarak yapılan itirazların doğrudan tutanağa geçirilmesi söz konusu olurken sözlü olarak yapılan itirazlarda da mutlaka icra memuru tarafından itirazın kayıt altına alınması gerekmektedir. Beyanların mutlaka borçlu kişi veya eğer bulunuyorsa borçlunun vekili ya da icra memuru tarafından imzalanması gerekmektedir. İtirazın yapıldığı tarihin belirlenmesinde ise doğrudan itirazın yapıldığı tarih ya da muharebe ile gönderim yapılmışsa muharebenin yapıldığı tarih dikkate alınmaktadır. Dilekçeler hazırlanırken hukuk dallarının pek çoğunda itiraz yapacak olan kişinin bu itiraz için hangi gerekçeleri ortaya koyduğunun da bilinmesi gerekli olabilir. Ancak ilamsız icra takiplerine yapılacak olan itirazlarda gerekçelerin sıralı şekilde listelenmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Borçlu kişiler ancak yetki itirazlarında bulunabilir ve bu konuda birden fazla icra dairesinin yetkili sıfatına sahip olduğunu gösterebilir. İmzaya itiraz edilmek istenen durumlarda borçlu için mutlaka imzanın kendisine ait olmadığı gibi bilgilerin aktarılması gerekli olmaktadır. Açık bir şekilde itiraz edilmemiş olan imza itirazları doğrudan geçersiz sayılmakta ve bu noktada takibe değil sadece borç miktarlarına itiraz edilmiş kabul edilmektedir. Kişilerin kendi beyanları ya da avukatlarının beyanları aracılığı ile imzaların kendilerine ait olmadıkları ortaya koymaları gerekmektedir. Bu sayede ödeme emrinden önce de itiraz edilirken bu aşamadan sonra da itiraz hakları kullanılabilmektedir. İlamsız icra takiplerinde itiraz hakkına sahip olan kişiler kendisine ödeme emri gelmiş olan borcun sahibi olan kişiler olmaktadır. Uygulamada bu konu ile ilgili olarak ödeme emrinden önce itiraz yapılmışsa bu durumda itirazın ancak ödeme emirlerinin tebliğ edilmesiyle birlikte geçerli olması mümkün olmaktadır. İtirazlar aynı zamanda ödeme emri gönderilen kişinin ehliyetli olması ile geçerlilik kazanabilmektedir. Ehliyetsiz olan küçükler için mutlaka kanuni temsilci sıfatına sahip olan kişiler tarafından şikayette bulunulmalıdır. Küçüğün itiraz ettiği durumlar ortaya çıkar ve yasal temsilci tarafından bu itirazlar için onay çıkarsa bu durumda itirazlar geçerli sayılmaktadır. Hakkında başlatılan takip işlemleri için itiraz haklarını kullanamayacak kişiler aynı zamanda kısıtlılar da olabilmektedir. Bu noktada vasi olarak atanmış kişiler bulunuyorsa bunların itirazlarını yapması gerekmektedir.

İlamsız İcra Takibinde İtiraz Nereye Yapılır?

İlamsız icra takibi süreçlerinde itiraz haklarını kullanmak isteyen borçlu sıfatına sahip olan kişilerin itirazlarını ancak icra dairelerine yapması mümkün olabiliyor. Uygulamada ödeme emrini göndermiş olan icra dairesine itirazın yapılacağı belirlenmiş olsa da başka daireler aracılığı ile de itirazların yapılması mümkün olur. Ancak görevli icra dairesinin dışında bir icra dairesine itiraz yapıldığı takdirde bu daire tarafından söz konusu itirazların ulaşması gereken icra dairelerine iletilmesi sağlanmaktadır. Burada ortaya çıkan masrafların karşılanması gerekli olmakta ve eğer bu masraflar karşılanmazsa da icra memuru masrafların karşılanmasından sorumlu tutulmaktadır. İcra memurlarının bu süreçteki önemli görevlerinden bir diğeri de sözlü olarak yapılan itirazları tutanaklara geçirmek oluyor. Bunun ardından görevli memurun ilgili itirazı mutlaka icra dairelerine de göndermesi gerekmektedir. İtiraz süreleri içinde icra mahkemelerine başvurulduğu takdirde ilamsız icra takiplerinin reddi yönünde bir karar verilmesi söz konusu olabiliyor.İlamsız İcra Takibine İtiraz SüreleriÖdeme emirlerinin tebliğ edilmesinin ardından itirazda bulunulabilecek olan süreler yedi gün olarak belirlenmiştir. Ödeme emirlerine ilk itiraz noktasında öncelikle Tebligat Kanunu'na uygunluk şartları aranmaktadır. Usulsüzlük bulunduğu tespit edilen belgelerle karşılaşıldığı takdirde bunun düzeltilmesi istenmektedir. Borçlunun ortada bulunmadığı hallerde düzenlemesi yapılmış olan haciz tutanaklarında ödeme emirlerinin içeriğine ilişkin bilgilerin öğrenilmesi söz konusu değildir. Eğer itiraz süresi olarak farklı gerekçeler öne sürülerek yedi günlük süreden daha fazla bir süre belirlenmişse bu durumda yasal olarak belirlenmiş yedi günlük süreye bağlı kalınmadan sürelerin işletilmesi mümkün olmaktadır. Süresinden sonra itiraz yapan kişilerin mutlaka bu itirazlarının kabul edilmemesi yoluna gidilmemektedir. Sadece gecikmiş itiraz hakları ortaya çıkarılırsa ancak bu şekilde ilamsız icra takipleri süreçlerinin başlatılması mümkün olabiliyor. Takibe itiraz haklarını kullanamayan kişilerin bir engel nedeniyle bunu kullanamaması durumunda ilamsız icra takiplerine itiraz edilebilmektedir. Bu süreçte icra memuru tarafından res'en araştırma yolu ile itirazın belirtilen yasal ve bunun dışında artırılmış sürelerle birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğine dikkat edilir. Yedi günlük süreler yasalarda hak düşürücü süre olarak belirlendiği için ilamsız icra takibine yapılacak olan itirazlarda borçlu kişiye gönderilmiş olan tebliğ tarihlerinin esas tarih olarak dikkate alınarak sürenin işletilmesi sağlanmaktadır. Bu nedenle ödeme emirlerinin mutlaka tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. Zaman zaman yeterli şartların oluşması halinde ödeme emirlerinin tebliğ edilmesinden önce itiraz haklarının kullanılması da mümkün olabilmektedir. Uygulamada takip edilen yeni kararlara bakıldığında ikinci kez tebliğ yapılmış olan durumlar ortaya çıktığı takdirde ikinci kez tebliğ edilmiş ödeme emirleri için de itiraz haklarının kullanılması mümkün olmuştur. Ancak yetkisiz icra daireleri tarafından ödeme emirleri çıkarılırsa bu durum hukuki bir sonuç ortaya çıkarmamaktadır.İlamsız İcra Takiplerine İtiraz UsulüUsul açısından ilamsız icra takipleri için itiraz yapılacakken harç ödenmesi söz konusu değildir. Özellikle ilk olarak ortaya çıktığında kişinin borçlu olup olmadığı gerçekten ortaya konamadığı için harç ödemeden ilamsız icra takiplerine itiraz yapılması mümkün olmaktadır. Gerçek borçlu olduğu tespit edilen kişiler söz konusu ise bu durumda başvuran kişi tarafından tahsil harçlarının ve takip giderlerinin ödenmesi gerekli olacaktır. Emirleri geçerlilik kazanabilmesi ise tebliğ giderlerinin karşılanması gibi bir zorunluluğa tabii tutulma şartı bulunmamaktadır. Eğer tüzel kişiler ile ilgili olarak bir takip süreci başlatılmışsa bu durumda da tüzel kişinin temsilcisi olan kişi tarafından ödeme emirlerine itiraz yapılması mümkün olmaktadır. Bu noktada temsilci sıfatına sahip olan kişinin mutlaka temsil belgesini ortaya koyması gerekmektedir. Eğer birden fazla temsilcisi bulunan ve imza usulü yoluyla arasında ilişki bulunan kişiler varsa bu durumda temsilcilerin icazet vermiş oldukları otomatik olarak kabul edilmektedir. İlamsız icra takipleri yapılırken kişiler eğer icra takiplerine değil de borca karşı itiraz ediyorlarsa bu durumda borcun tamamına karşı itiraz etmesi mümkün olabilirken aynı zamanda borcun bir kısmı için de itiraz haklarını kullanabilmektedir. Para olarak belirlenmiş olan borçlar ortaya çıkmışsa bu durumda borcun miktar olarak ortaya konması gerekmektedir. Kişinin bu notada itiraz ettiği miktarı da açık bir şekilde ortaya koymuş olması gerekiyor. Yine aynı şekilde bu süreçte yedi günlük itiraz süreleri uygulanmaya devam edilebilir. Borçlu kişiye itiraza ait ücret ve pul yükü barındıramayan bir belgenin verilmesi sağlanır.
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak