Atla

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası


İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davaları

Günümüzde sıklıkla karşılaştığımız ve can kayıplarına sebep olabilecek kadar feci sonuçlara yol açan iş kazası nedeni ile açılacak tazminat davalarını bu makalede incelemeye geçmeden önce gerekli kavramları ve iş kazası nedeni ile açılabilecek diğer davaları da kısaca ele aldıktan sonra iş kazası nedeni ile açılan tazminat davalarını incelemekte fayda vardır. Ele alınması gereken kavramlar iş kazası ve tazminat davalarıdır.

İş Kazası Tazminat Davası Nedir?

Hukuka aykırı bir eylem nedeni ile zarar gören kişinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için açılan davaya tazminat davası denir. Haksız fiil hükümlerine dayanan tazminat davaları birçok hukuk alanında hukuka aykırı fiil nedeni ile zarara uğramış kişinin açtıkları davalardır. Türk Medeni Kanununda Aile Hukukunun boşanma bölümünde, Borçlar Kanununda haksız fiil hükümlerinde, Türk Ticaret Kanunun haksız rekabet kısmında, Türk Ceza Kanununda ve daha birçok kanunda ele alınan tazminat davaları İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda da önemli bir yer edinmektedir.

Tazminat davaları maddi ve manevi olmak üzere 2’ye ayrılır. Maddi tazminat davaları zarara uğrayan kişinin malvarlıkları üzerinde bir zarara uğraması ve bu zararların giderilmesi için açtığı davadır. Bedensel zarar ve maliki olduğu şeye gelen zararların tazmin edilmesini talep etmektedir davacı.

Manevi tazminat davası da davacının kişilik haklarına haksız eylem nedeni ile müdahale edilmektedir ve hakları ihlal edilen kişi bu nedenle dava açmaktadır. En tipik örneklerinden biri ölüme bağlı iş kazalarında ya da trafik kazalarında ölen kişinin yakınlarının vakıada kusuru olan ve zarara neden olan kişiye açtıkları manevi tazminat davalarıdır.

Özel olarak kanunlarda geçmediği sürece Türk Borçlar Kanununda haksız fiil hükümleri altında ele alınan tazminata ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

İş Kazası Nedir?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 3. Maddesinde tanımlar altında incelenen iş kazası şu şekilde tanımlanmıştır:

İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaya iş kazası denmektedir.

İş kazası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. Maddesinde 6331 sayılı kanuna göre daha ayrıntılı düzenlenmiştir. 5510 sayılı kanunun 13. Maddesine göre iş kazası ile ilgili tanım yapılmıştır.

6331 sayılı ve 5510 sayılı Kanunların tanımladığı iş kazasının kanunların lafzından yola çıkarak şu şekilde bizler de ifade edebiliriz:

Bir olay nedeni ile işte çalışan kişinin bedensel bütünlüğüne zarar gelmesi ya da ölmesi her zaman iş kazası olarak nitelendirilemez. İş kazası olarak nitelendirilmesi için kanunda da sayıldığı üzere işçinin

  • *Sigortalı olarak çalışan kişinin işyerinde bulunduğu sırada
  • *Kendi adına ve hesabına işverenden bağımsız fakat işveren kişinin yürüttüğü iş nedeni ile (burada acenteleri örnek verebiliriz)
  • *Sigortalı çalışanın çalıştığı iş nedeni ile görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderildiği vakit iş dışında başka bir şeyle meşgul olduğu zaman
  • *Sigortalı çalışan annenin bebeğini emzirmek için işten ayrıldığı zamanda
  • *Sigortalı kişinin işveren kişinin temin ettiği bir araçla işin yapıldığı yere gidip gelirken başına gelen olaylar nedeni ile ölmesi ya da bedensel bütünlüğüne zarar gelmesi ya d ruhsal olarak rahatsızlanması sonucu ortaya çıkan duruma iş kazası denmektedir.

Bir olaya iş kazası denmesi için bu durumlardan biri gerçekleşmeli ve işverenin yanında çalışan kişinin yani işçinin de sigortalı olması da gerekmemektedir.

İş Kazası Nedeni İle Açılacak Olan Davalar Nelerdir?

*Ceza Soruşturması ve Ceza Davası

*Maddi ve Manevi Tazminat Davası

*Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Açılacak Rücu Davaları

İş Kazası Nedeniyle İşçiye Tanınan Haklar Nelerdir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının 16. maddesinde iş kazasına uğramış bir kişinin hangi haklara sahip olacağı dile getirilmiştir. Bu haklar tazminat hakları olarak ele alınmakta ve kazaya uğrayan kişinin ya da ölüm meydana gelmişse kazada ölen kişinin yakınlarının tazminat davası kapsamında neler isteyebileceğini de kanun koyucu bu madde de dile getirmiştir. Kanunun lafzını yorumladığımızda şunları ifade edebiliriz:

  • *İş kazasına uğraması nedeni ile geçici olarak çalışamayacak olan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Yani kazaya uğramasaydı o süre içinde kazanabileceği muhtemel kazanç verilmektedir.
  • *İş gücünü tamamı ile kaybettiği durumlarda ise kanun koyucu sürekli iş göremezlik ödeneğinin bağlanmasını öngörmüştür.
  • *İş kazası nedeni ile ölen kişinin yakınlarına gelir bağlanması kanunda ifade edilen haklardan biridir.
  • *Gelir bağlanmış sigortalı ölen kişinin kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmektedir.
  • *Ölen kişinin cenaze giderlerinin karşılanması öngörülmüştür.

Maddi tazminat davalarında daha ayrıntılı olarak ele alınacak olan bu hususlar kanun koyucunun iş kazasına uğrayan kişiye verdiği haklardır.

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Yukarıda iş kazasını ve tazminat davasını kısaca tanımlamaya çalıştık. İş kazası sonucunda ruhsal olarak rahatsızlanan ya da bedensel olarak zarara uğrayan işçi hayatta ise iş kazası nedeni ile tazminat davasını kendi açabilmektedir. Eğer akıl sağlığını yitirmiş yani temyiz kudreti ortadan kalkmış ise bu durumda kendisine atanacak olan yasal temsilci aracılığı ile tazminat davaları açılabilmektedir.

Eğer işçi iş kazası nedeni ile ölmüş ise bu durumda da davayı iş kazası nedeni ile ölen işçinin yakınları işverene tazminat davasını açacaklardır.

Türk Hukuk sisteminde dava açmak için avukat zorunluluğu bulunmamaktadır fakat bu gibi zor davalarda davacı ve haklı olan taraf hak kaybına uğramak istemiyor ise bir avukat aracılığı ile davayı açmasında fayda vardır.

Türk Hukuk sisteminde davalar dilekçe ile açılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununda dilekçenin asıl bir içeriğe sahip olması gerektiğini ifade etmektedir. Kanunda ifade edilen içeriğe uygun şekilde hazırlanan dilekçe ile görevli ve yetkili mahkemede zamanaşımı sürecine uğramadan dava açılabilmektedir.

İş Kazası Tazminat Dava Dilekçesinin İçeriği Nasıl Olmalıdır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119. Maddesinde dava dilekçesinin içeriği hüküm altına alınmıştır. Kanun hükmüne göre içerikte bulunması gerekenler şunlardır:

  • *Mahkemenin adı
  • *Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri
  • *Davacının TC kimlik numarası
  • *Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri
  • *Davanın konusu, malvarlığına ilişkin davalarda dava konusunun değeri
  • *Davacının iddiasının dayandığı olayın özeti
  • *İddia edilen vakıanın ispat edilmesi için kullanılan deliller
  • *Dayanılan hukuki sebepler
  • *Ne talep ediliyor? Bunun açıkça ifadesi
  • *Davacının varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası

İş Kazası Nedeniyle Açılacak Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İş kazasının meydana geldiği yerdeki İş Mahkemelerinde, İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde iş kazası nedeni ile açılacak tazminat davası görülmektedir.

İş Kazası Tazminat Davalarının Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

10 yıllık bir zamanaşımı süresi mevcuttur. Süre iş kazasının ortaya çıkması ile başlar.

İş Kazası Nedeniyle Açılacak Olan Tazminat Davalarının İçeriği Nedir?

İş kazası sonucu işçinin yaralanması veya ruhen rahatsızlanması ve ölümü olmak üzere iş kazası 2 ayrı şekle bürünmektedir davacı tarafı belirleme konusunda. Eğer işçi ölmemiş ise bu durumda davayı kendi açacaktır ve gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasında iş kazası nedeni ile işçiye dayanan haklardan yola çıkarak gerekse Türk Borçlar Kanunun 54. Maddesinden hareketle maddi tazminat davası açabilecektir. Bedensel bütünlüğüne zarar gelmiş bir işçinin maddi tazminat kapsamında isteyebileceklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

İş Kazası Bedensel Bütünlüğüne Zarar Geldiğinde Açılacak Tazminat Davalar

Bu durumda işçi her durumda tedavi masraflarının giderilmesini işverenden isteyebilmektedir. Ve daha sonra uğradığı zarar göre Türk Borçlar Kanunun 53. maddesinde de yer alan sürekli olarak iş gücünün kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılması ya da kazanç kaybı yani geçici olarak iş göremezlik ödeneğini isteyebilecektir.

Bu 3 halden birini duruma göre isteyecektir. Bu durumlar:

İş Kazası Tedavi Giderleri:

Tedavi giderlerini incelediğimizde burada özellikle ifade edilmesi gereken mesele işçinin iyileşmesi şart değildir. Burada ayrıca hastalığının ya da sakatlılığının devamının ilerlememesi için yapılan tıbbi uygulamalar ve tedaviler de tedavi gideri kapsamında sayılmaktadır. Ayrıca gelecekte yapılması gereken tedaviler için de gerekli masrafları işçi isteyebilmektedir. İşverenin aleyhine açılacak maddi tazminat davasında işçi geleceğe yönelik haklarını da saklı tutarak bu davayı açmalıdır. Bazı durumlarda zarar hemen ortaya çıkmayacağından işçi bir avukat ile hak kaybına uğramamak için davayı açmalıdır.

İş Kazası Geçici Olarak İş Gücünün Kaybı:

Bu durumda iş kazası nedeni ile yaralanan işçi iş kazası meydana gelmeseydi iyileşme sürecinde kazanabileceği miktarı işvereninden isteyebilmektedir. Bu duruma kanun koyucu Türk Borçlar Kanunundan kazanç kaybı demektedir.

İş Kazası Sürekli Olarak İş Gücünün Kaybı:

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasının 16. maddesinde iş kazasına uğramış olan işçinin talep edeceği haklar hüküm altına alınmıştı. Bu haklara baktığımızda eğer işçi iş kazası nedeni ile sürekli olarak iş görmeden yoksun kalabilecek bir duruma düşmüş ise örneğin sakat kalmış ve hareket yeteneğini büyük ölçüde kaybettiğinden çalışamayacak duruma geldiyse bu durumda işçi işvereninden sürekli iş göremezlik ödeneğinin bağlanmasını talep edebilecektir.

İster geçici isterse sürekli olarak iş göremezlik ödeneği işçiye bağlanmış olsun. Kanun koyucu bu iş göremezlik ödeneğini 5510 sayılı kanunda hüküm altına almıştır. 18. Madde de geçici olarak iş göremezlik ödeneğini hüküm altına alırken 19. Madde de sürekli iş göremezlik ödeneğine dair hükümler bulunmaktadır.

İş Kazası Nedeniyle İşçi Ölmüş İse Açılacak Tazminat Davası:

Kanun koyucu gerek 5510 sayılı kanunda gerekse genel anlamda Türk Borçlar Kanununda ölüm halinde açılacak tazminat davasında nelerin istenebileceğini yani tazminat davasının sınırlarını belirlemiştir. Kanun koyucunun belirlediği haklara göre iş kazasında ölen işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminat davasını açabileceklerdir, gelir bağlanması cenaze giderlerinin karşılanması ve ölen işçinin kız çocukları varsa evlenme ödeneğinin verilmesini kanun koyucu hak olarak vermiştir. Bu hususları kısaca incelediğimizde şunları ifade edebiliriz:

Ölümlü İş Kazasında Cenaze Giderleri:

İşçi iş kazasında ölmemiş tedavi altındayken hayatını kaybetmiş ise bu durumda tedavi giderleri de yine tazminat davasında talep edilebilecektir. Cenaze giderleri kefen parası, defin masrafları ve adet ve göreneklere göre ölünün arkasından verilen yemek dağıtımı masrafları ve ölen kişi eğer başka yere defnedilecekse ulaşım masrafları cenaze giderleri kapsamında değerlendirilmektedir.

İş Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı:

Bu tazminatı açabilecek olan kişiler ilk başta herhangi bir ispata gerek duymadan iş kazasında ölen kişinin annesi, babası, kardeşler, eşi ve çocuklarıdır. Sigortalının iş kazasında ölmeden kendisine destek olduğunu iddia eden kişinin bu davayı açabilmesi için ispat etmesi gerekmektedir. Karine sayılan kişilerin destek almadığını iddia eden taraf bunu kanıtlamakla yükümlüdür.

Bu haklar 5510 sayılı kanun ile kanun koyucu tarafından güvence altına alınmıştır.

İş Kazası Nedeniyle Açılan Manevi Tazminat Davası

Burada hakim iş kazası nedeni ile açılan manevi tazminat davasında somut olayın özelliklerine göre hakim davacı tarafın çektiği acı ve eleme göre ve tarafların kusuru oranında bir manevi tazminat hükmedecektir. Burada Türk Borçlar Kanunun manevi tazminat ile hükümleri ele alınır.

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası-Kanun Maddesi

İş kazasının 5510 sayılı Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının;

(a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde,

(b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç iş günü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • SENEM ALAY -
    7 Ağustos 2016

    İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Bu davada bir çok talebim oldu hiç bir şekilde sonuç alamadım bundan sonra ne yapılabilir.

    Cevapla
  • ERDAL EDİZ -
    11 Ağustos 2016

    İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Size email olarak gönderdiğim davamda zaman aşımı söz konusumudur. teşekkürler....

    Cevapla
  • ÇETİN YARDIMCI -
    14 Ağustos 2016

    iyi günler kolay gelsin. İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası hakkında sorum olucaktı ? Bilgi verebilirmisiniz.

    Cevapla
Yorum Bırak