İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır

İş ve Güvenlik Hukukunda İş Kazaları ve İş Kazaları Sonucu Açılan Tazminat Davalar İle İlgili Genel Bilgilerden Bahsedecek olursak.

İş kazaları, işçilerin işyerinde, iş görevi kapsamında işyeri dışında veya iş yerinin araçları ile işe gidip geldiği sırada yaşadığı kazalara denmektedir. Bir iş kazasının olması durumunda işveren hemen yetkili kolluk kuvvetlerine durumu bildirmek zorundadır. Aynı şekilde bir iş kazasının olması durumunda işveren Sosyal Güvenlik Kurumuna üç gün içerisinde yaşanan iş kazasını bildirmek zorundadır. İş Kazası Tazminat konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

Bir iş kazası geçiren işçiler veya iş çinin kaza sonucunda ölümü durumunda yasal hak sahipleri, maddi ve manevi olmak üzere iki tür dava açma hakkına sahip olmaktadır. Yaşanılan iş kazası nedeni ile çalışamaz duruma gelen işçi yaşayacağı bu kayıp için iş verene tazminat davası açabilmektedir. Aynı zamanda işçinin bakımına muhtaç olan kişilerde işçinin çalışamaması nedeni ile bakımdan mahrum kalacakları nedeni ile destekten yoksun kalma teminatı ve iş görmezlik tazminatı için dava açabilmektedirler.

İşçinin tekrar işe başlayamayacak kadar kötü bir duruma gelmesi veya kaza neticesinde ölmesi durumunda işçinin yasal hak sahipleri tazminat davası açabilmektedir. Bir kazası sonrasında yüzde on oranında çalışamaz durumuna gelen işçiler, sürekli iş görmezlik gelirini almaya hak kazanırlar. Kaza yaşayan işçinin tedavi masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır. Kaza geçiren işçinin sigortasız şekilde çalışıyor olması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu ödeyeceği tedavi masraflarını işverenden tahsil edecektir.

İş Kazası Nedir Nasıl Alınır

Ülkemiz açısından iş kazasını ele aldığımızda işverenin kanunda öngörülen tedbirleri almaması nedeniyle veya bütün önlemleri alması dahilinde bile olsa işçinin bu tedbir ve önlemleri dikkate almadan kanuna aykırı hareket etmesi nedeniyle veya her iki tarafında kanundaki önlem ve tedbirleri önemsemeden hareket etmesi sonucu işçinin bedensel veya ruhsal anlamda zarar uğramasına literatürde iş kazaları denir. Bu iş kazaları kimi zamanda bütün önlemlerin alınması dahilinde gerçekleşmektedir. Birçok ihtimale dayanan iş kazaları sonucunda işçinin canı tehlike girmekte hatta bazen en vahim sonuç olan ölüm ile karşılaşılmaktadır. İş kazasında kanunda hüküm altına alınarak düzenlenmiştir. İş Kazası Davasında Tazminat Nasıl Belirlenir konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazasında Tazminat Nedir Nasıl Alınır

İş kazası tazminatı ise iş kazası sonucu ruhen veya bedensel olarak zarara uğrayan işçinin maddi ve manevi olmak üzere iki farklı türde açabileceği tazminat türüdür. İş kazası tazminatının alınması için bu kazanın iş yerinde gerçekleşmiş olası yeterli bir sebep olmaktadır. Az önce saydığımız ihtimallerden işverenin gerekli önlem ve tedbirleri alması tazminat ödememesi için geçerli bir sebep değildir. Yani işveren kanunda yer alan bütün önlemleri ve tedbirleri alsa dahi bir iş kazasının sonucunda hakim tazminata hükmederse ödemek zorundadır. Burada en önemli hususlardan biri illiyet bağıdır. Kaza ile iş ve uğranılan zara arasında illiyet bağının olması tazminat için yeterlidir.

İş Kazasında Tazminatı Nasıl Alınır – İş Kazası Tazminat Davası

Zarara uğrayan işçi maddi veya manevi olarak tazminat davası açarak tazminat alabilir. Somut zararlara maruz kalırsa işçi maddi tazminat davası, gördüğü zararlar nedeni ile ruhen yıpranması vb. Sebeplerden dolayı da manevi tazminat davası açılır. İş kazası tazminat davasında, hakim olayla ilgili belgeleri, raporları Ve bilirkişi raporlarını inceleyerek kusur oranına göre maddi ve manevi tazminata hükmeder. İşçi de bu mahkeme kararına dayanarak iş kazası tazminatını alır. İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazasında Maddi Tazminat Nasıl Alınır

Maddi tazminat davalarında talep edilebilecek olanlar:

  • Tedavi masrafları
  • Kazanç kaybı
  • Çalışma gücünden yoksun kalınması nedeniyle oluşan zararlar
  • Çalışma gücünün azalması ile uğranılacak zararlar vb.

Bir maddi kaybın olması gerekmektedir. İş Kazası Maddi Manevi Tazminat Davası konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazasında Tazminat Manevi Nasıl Alınır

İşçinin ölümü gerçekleşmişse mirasçıları ölümü nedeni ile kendileri üzerinden manevi tazminat davaları açabileceklerdir. Eğer işçi ağır bedensel zararlar geçirmişse, örneğin artık yürüyemeyecekse, bu vakıa işçiyi fazlası ile etkileyeceğinden bu nedenle de manevi tazminat davaları açılabilmektedir.

İş Kazasında Zaman Aşımı Süresi:

Tazminat davaları için zaman aşımı süresi 10 yıldır. Kazanın olduğu andan itibaren başlamaktadır. İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazasında Tazminat Nasıl Belirlenir – İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır

İş kazaları sonrasında açılacak olan tazminat davalarında malul kalan işçilere veya kaza sonucunda işçinin ölmesi durumunda destekten yoksun kalacak olan hak sahiplerine verilecek tazminatlarda bazı indirimler uygulanabilmektedir. Bu konuda öncelikle zarar ile alakalı olan indirim nedenleri, sonrasında ise tazminatla alakalı indirim nedenleri uygulanmaktadır. İndirim nedenlerinin uygulanması konusunda hakimler geniş ölçüde takdir yetkisine sahip olmaktadır.

  • Maluliyet derecesine göre indirim. Yaşanan iş kazasında mahkemede olan işçinin maluliyet durumu hastane tarafından mahkemeye bildirilmektedir. Mahkemede bilirkişi hastanenin gönderdiği bu oranı dikkate almaktadır. Maddi zararın hesabında, işçinin 60 yaşına kadar çalışacağı, sonrasında emekli olacağı ve bakiye ömrünü tamamlayarak vefat edeceği öngörülmektedir. Bu durumda tutar ile maluliyetin derecesinin çarpımı işçinin zararını oluşturmaktadır. İşçi ile işveren gibi konunun tarafları bu orana itiraz edebilmektedir.
  • Kusur oranı. Tazminatın belirlenmesi konusunda ilk bakılacak olan kusur durumu olmaktadır. İş kazasındaki kusuru bilirkişiler belirlemektedir. Meydana gelen iş kazasında işçinin dikkatsizlik, ihmal, kurallara aykırı davranması gibi nedenler ile kendisinde de kusur bulunması durumunda işveren tam kusurlu bulunamaz. İşçinin kusurunun oranında tazminattan indirim yapılmaktadır. İş kazası ile alakalı bir ceza davası ve mahkumiyet varsa bu kusur hukuk hakimini bağlamaktadır. Ancak hukuk hakiminin verdiği kusur oranı ceza hakimini bağlamamaktadır.
  • Eşin evlenme şansı indirimi. İşçinin ölmesi durumunda dul kalan eşin çocuklu olması evlenme şansını azaltmaktadır. Genç olması halinde ise yeniden evlenme olasılığı yüksektir. Bu durumdaki takdir hakim tarafından yapılmaktadır.
  • Kaçınılmazlık indirimi. İşçinin sözleşmede bulunan veya herkese görev yükleyen genel bir davranışı ve kuralı kaçınılmaz suretle ihmal etmesi durumunda bir indirim uygulanmaktadır.
  • Hakkaniyet indirimi. Kaza sonrasında zarar gören, bu zarara razı olduysa, kendisinin bir eylemi ile zararın doğmasına veya büyümesine yardımcı olduysa ve zararı yapanın durumunu ağırlaştırdıysa hakim bir indirim yapabilmektedir.
  • SGK tarafından yapılan yardımların indirimi.

İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır – İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır

İş kazaların tazminatların hesaplanmasında işçinin net olarak aldığı ücret üzerinden hesap yapılmaktadır. İşçinin bürüt olarak aldığı ücret üzerinden hesaplama yapılmamaktadır. İşçinin asgari ücretli olması durumunda, sonraki ücretler de artırımlı olarak hesaba eklenmesi gerekmektedir. İşçinin bir gelir elde etmediği dönemlerdeki geliri hesaplanmamaktadır. Bu konuda daha açıklayıcı olması için, çalışılmayan tatil günleri ve erkek işçilerin askerlik günleri dikkate alınmamaktadır. İşçinin kazada ölmesi halinde aktif dönem denilen çalışma süresindeki aylığı ile pasif dönem denilen emekli olacağı zamanki aylığı da hesaplanmaktadır. Yaşlılık gelirleri genel olarak sağ eşin yararlanacağı gelirler olmaktadır. Kurallar ve Yargıtay da alınan kararlar ile sağ eşe yaşlılık gelirinin yarısı verilmektedir. İş Kazası Kusur Oranı Nasıl Hesaplanır konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

Kaza geçiren ve bu kaza sonucunda ölen işçinin bekar olması durumunda anne ve babaya sağlayacağı destek payının hesaplanmasında anne ve babanın yaşına göre ömürlerinin dikkate alınması ve işçinin eveleneceği gibi konularda hesaplama da dikkate alınacaktır. Destekten mahrum kalacak kız çocuklarının ise destekten yararlanma süreleri evlenecekleri muhtemel yaş üzerinden hesaplanmaktadır. Erkek çocuğun destekten yararlanma konusundaki hesaplamada 18 yaşına kadar, okuması durumunda 25 yaşına kadarlık süre hesaba dahil edilmektedir. Destekten yoksun kalma sürelerinde eş için ise ölen işçiden büyük olması durumunda iş kazasındaki bakiye ömrü üzerinden hesaplanmaktadır. İşçiden küçük olması halinde ise iş kazasındaki bakiye ömrüne göre aktif ve pasif döneme göre hesaplanmaktadır. İş kazasında nedeni ile ölümün gerçekleşmesi durumunda alınacak maddi ve manevi tazminatta ölüm tarihinden itibaren faize hükmedilmektedir. İş kazasında maluliyet durumunda ise faize maluliyet tarihinden itibaren hükmedilir.

Yargıtay Kararı – İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır

İşçinin iş kazasında, tazminat nasıl alınır sorusu sıkça sorulan sorular arasındadır. İş kazasında, tazminatı nasıl alınır sorusundan önce iş kazasında tazminat alma şartları, iş kazasında kusur oranı, iş kazasında iş göremezlik raporunun oranı, iş kazasında kusur oranı, tazminat miktarını etkileyen unsurlardır. Hukuk sisteminde nasıl alınır  veya davaların yürütülmesinde yargıtay kararları önem teşkil etmektedir. Bu nedenle İş kazasında Tazminat konularına örnek yargıtay kararları aşağıda verilmiştir.

T.C. YARGITAY 10.Hukuk Dairesi Esas: 2014/12007 Karar: 2015/16506 Karar Tarihi: 12.10.2015 – İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır

İŞ KAZASINDA TAZMİNAT DAVASI – UZMAN BİLİRKİŞİ HEYETİNDEN KUSUR ORAN VE AİDİYETİ YÖNÜNDE RAPOR ALINMADIĞI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: İş kazasından kaynaklanan tazminata konu olan davada, iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti yönünde rapor alınmadan, hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan ve işverenin iş kazasında veya meslek hastalığından sorumluluğunu düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 21/1’inci maddesinde; sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken harcama ve ödemeler yönünden herhangi bir sınır öngörülmemişken; bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmüştür. Bunun bir gerçek zarar hesabını gerektireceği açıktır. Gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır. Sigortalı sürekli iş göremezlik durumuna girmişse bedensel zarar hesabı, ölüm halinde ise destekten yoksun kalma tazminatı (818 sayılı Borçlar Kanununun 45 ve 46, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 54 ve 55’inci maddeleri) hesabı dikkate alınmalıdır.

Uygulamada, sigortalının veya hak sahibinin bakiye ömürleri 1931 tarihli “PMF (Population Masculine et Feminine)” Fransız yaşam tablosundan yararlanılmakta ise de; Başkanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, … Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup Sosyal Güvenlik Kurumunun 2012/32 sayılı Genelgesiyle de ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda, Ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınmalıdır.

Aktif devre 60 yaşı kadar, pasif devre 60 yaşından bakiye ömür sonuna kadar olan devredir. Aktif dönemden amaçlanan “iş görebilirlik çağı”dır. Yani; sigortalının, olağan olarak işinde çalışabilme gücünün devam süresidir ki, bu da Yargıtay’ca benimsenen görüşe göre, kural olarak “60” yaşa kadar sürer. Sosyal Güvenlik Yasalarında, sosyal amaç ya da istihdam politikaları gözetilerek değişik yaşlar ile tanınan emeklilik yaşının, aktif dönem sonu olarak ele alınması uygun değildir. Öte yandan, meslekte kazanma güç kaybı oranının % 60’ın altında kaldığı durumlarda ise, işgöremezlik oranına bağlı olarak emsallerine göre fazla efor harcamak suretiyle de olsa, çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün bulunduğundan, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmamaktadır. “Malul Sayılma” başlıklı 5510 sayılı Kanunun 25. maddesinin “iş kazasında veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybeden sigortalıların malül sayılması” gereğine ilişkin hükmü gözetildiğinde sigorta kolu farklı da olsa, iş kazasında sonucu sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı %60 veya daha üstünde ise; artık sigortalının ileride çalışmasını sürdürmeyeceğinin kabulü ile, aktif dönemle birlikte pasif döneminde maddi zarar hesabına dahil edilmesi gerekir. Sigortalı yaşlılık aylığı alıyor ise pasif devre zarar hesabı yapılmamalıdır. Bununla birlikte, tazminatların peşin olarak hesaplanması, oysa gelirlerin taksit taksit elde edilmesi, bu nedenle peşin belirlenen tazminattan her taksitte ödenen kısmın bakiyesinden faiz geliri elde edileceğinden sermayeye ekleneceği nazara alınarak, tazminata esas gelire iskonto uygulanmaktadır. Peşin sermayeden elde edilecek yarar reel faiz kadardır. Buna göre; önceki uygulamalardaki gibi %10 iskonto oranı yerine, enflasyon dışlanarak, değişen ekonomik koşullar ve reel faiz oranları da nazara alınıp, Sosyal Güvenlik Kurumu ilk peşin sermaye değeri hesaplamalarına paralel olarak %5 oranının uygulanması hakkaniyete uygun olacaktır.

Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin iş kazasının meydana geldiği iş kolunda bir uzmanlıklarının bulunmaması nedeni ile öncelikle, İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti yönünde rapor alınmalı, ilk kararı davacı vekilinin temyiz etmemesi nedeni ile davalı lehine %50 kusur oranı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeli, sonrasında, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde gerçek zarar miktarı belirlenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır bozma nedenidir.

Makalemizde İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır sorusu anlatılmıştır. İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır konusunun yanı sıra, tazminat alınırken sürler, İş Kazasında Tazminat Nasıl Alınır diğer cevaplara yanıt aranmıştır.

İŞ KAZASI HAKKINDA BU KONULARDA FAYDALI OLABİLİR

İş Kazası Tazminat Davası konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazası Tazminat konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Nerede Açılır konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

Ölümlü İş Kazası Tazminat konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İş Kazası Tespit Davası konulu makaleyi okuyabilirsiniz.