İş Mahkemeleri Davaları Davası | Ankara Avukat

İş Mahkemeleri Davaları Davası

İş Mahkemeleri Davaları Davası

İş Mahkemeleri Davaları Davası Nasıl Açılır? İş mahkemelerinde görülen davalar iş hukukuna dayalı anlaşmazlıklardır.  İş mahkemeleri özel mahkeme niteliğindedir.

İş mahkemeleri genel itibariyle işçi ve işveren arasında yaşanan uyuşmazlığın çözülebilmesinde görevlilerdir.

Bunların dışında iş mahkemeleri davaları davası görevinde olan bir başka konu ise Sosyal Güvenlik Kurumu ile yaşanan anlaşmazlıklardır.

Hangi Durumlarda İş Mahkemesine Başvurulmalıdır?

İşçi ve işveren arasında yapılmış sözleşmeden ya da kanundan doğan uyuşmazlıklarda yetkili iş mahkemesidir. Bu mahkemelere sıklıkla tazminat alacakları için başvurulmaktadır.

İşçi işten çıkarılması durumunda kıdem tazminatı almalıdır. İşveren bunu ödemediğinde de işçi iş mahkemesinde davasını açarak hak talebinde bulunabilir. Bunun dışında şu davalarda da iş mahkemesi yetkilidir:

  • İhbar ya da kötü niyet tazminatı alacağı,
  • Fazla mesai alacağı,
  • İş kazasından kaynaklanan alacaklar.

İş Mahkemelerinde İstinaf Ya Da Temyiz

İş mahkemesini kaybeden işçi mahkemede çıkan kararına karşılık istinaf başvurusunda bulunabilir. Bu başvuru kararın bir üst mahkemece yeniden değerlendirilmesinin talep edilmesi için yapılır.

Bunun yanı sıra iş mahkemelerince verilmiş kararın temyiz edilebilmesi de mümkündür. Bir işçi karara ilişkin istinaf başvurusu yapıp oradan da olumsuz sonuç aldığıysa bu sever temyiz yoluna gidebilir.

İş Mahkemelerinde İstinaf Zamanaşımı

Bir işçi mahkeme kararı için istinaf başvurusunda bulunacaksa eğer kararın açıklanmasının ardından 2 hafta içerisinde bu başvurusunu gerçekleştirmelidir.

Bu başvuru İş Mahkemesine istinaf dilekçesi ile yapılmalıdır. Bu süre içerisinde başvuruda bulunmayan kişiler mahkeme kararını kabul etmiş sayılır ve bir daha istinaf başvurusunda bulunamaz.

İş Mahkemeleri İşe İade Davaları

Bir işçinin iş akdinin geçersiz nedenler ile feshedilmesi durumunda işçi iş mahkemesi başvurusu yaparak işe iade talebinde bulunabilir. Bu davalar iş mahkemelerinde en çok görülen davalardan bir tanesidir.

4773 sayılı kanun ile bir işçinin haklarının korunabilmesi için geçersiz feshi durumlarında işe iade yapılabileceği kararlaştırılmıştır. İşe iade talebinde bulunacak işçinin yapması gereken şey işçi mahkemesine giderek dava sürecini başlatmasıdır.

İşe iade davaları iş akdinin feshinin ardından 30 gün içerisinde açılmalıdır. Daha sonrasında işçi feshi kabul etmiş sayılacak ve zamanaşımı gerçekleşecektir.

İş Mahkemeleri Davaları Davası

İşçiyi işyerinde bir haftadan daha fazla süre ile çalışmaktan engelleyen zorlayıcı bir nedenin bulunması durumunda: işveren haklı nedenle iş sözleşmesini derhal fesih etme hakkına sahiptir.

Zorlayıcı nedenlerin başlığında, işçinin tutulması ve tutuklanması durumlarda düzenlenmiş olup; İş Kanununda belirtilen sürelerin geçmesi halinde de bu nedenle işveren derhal fesih hakkını kullanabilecektir.

Yasa koyucu haklı sebeple derhal fesihle ilgili süreyi belirlerken, feshin işveren ya da işçi tarafından yapılmasını göz önünde bulundurmamıştır. Sürenin belirlenmesinde önemli olan konu haklı sebeplere ilişkin yapılan gruplandırmadır.

Buna göre, işçi ve işveren sözleşmeyi feshetme gayesinde ise o zaman, meydana gelen hadisenin öğrenilmesinden itibaren 6 gün ve her durumda olay tarihinden itibaren 1 yıllık süreye tabidir.

Bu süreler hak düşürücü olup bu sürelerden sonra yapılan fesih geçersiz hükmündedir. Bu sürelerin tek istisnası, işçinin feshe konu olan hadiseden maddi çıkar temin etmesidir. Bu durumda işveren, 1 yıllık süre ile sınırlı olmayacaktır.

Sağlık nedenleri ya da zorlayıcı nedenler açısından kanun yapıcı herhangi bir süre şartına sınırlama getirmemiştir.

İşveren ile işçi arasında ister belirli ister belirsiz süreli iş sözleşmesi yapılmış olsun, haklı sebeplerin varlığı durumda taraflar sözleşmeyi derhal fesih etme hakkına sahiptir. Haklı sebeple derhal feshin, geçerli sebeple fesihten bir fark, feshin neticeleri ve bunların meydana geldiği zamandır.

Bilindiği gibi geçerli sebeple iş sözleşmesi fesihte, bildirimden itibaren işçinin kıdem süresine göre belirli bir sürenin geçmesi gerekmektedir ki fesih neticeleri meydana gelsin. Aksi halde mahkeme, ihbar tazminatı hükmü verecektir.

Haklı sebeple derhal fesihte ise işverenin mi işçinin mi işbu hakkı kullandığının bir önemi olmaksızın, ihbar tazminatı verilmeden fesih gerçekleşecektir. Zira haklı sebeplerin varlığı durumda, fesih derhal netice doğuracak olup işçinin kıdem süresine göre belirlenen ihbar süresi tamamlanmalıdır.

Kıdem tazminatı açısından ise yasa, işveren ve işçinin fesih durumunu birbirinden bağımsız olarak dikkate almıştır. Buna göre iş sözleşmesini haklı sebeple fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İş sözleşmesini işveren haklı sebeple feshedilmesi halinde işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanamaz. (İş Mahkemeleri Davaları Davası)

Yargıtay Kararı – İş Mahkemeleri Davaları Davası

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASIİŞ MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN KESİN YETKİ KURALI OLDUĞU.

MAHKEMENİN USULE İLİŞKİN OLAN YETKİSİZLİK KARARINDA YETKİLİ MAHKEMEYİ GÖSTERMESİ GEREĞİ – EKSİK ARAŞTIRMA – DİRENME KARARININ BOZULMASI.

ÖZET Somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada  ikametgahının …’da bulunmadığı ve iş sözleşmesinin de …’da ifa edilmediği gerekçesiyle, 6100 Sayılı Kanunun ilgili aracılığı ile kanunun ilgili maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de,

somut olay itibariyle 6100 Sayılı Kanunun ilgili maddesine göre daha özel düzenlemeler olduğundan mahkemenin usule ilişkin nihai karar olan yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, eksik araştırma ve hatalı kabulle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (İş Mahkemeleri Davaları Davası)

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri