Sağlık Nedeniyle İş Akdinin Feshi

Yapılacak olan fesih işleminin sağlık nedenlerinden olduğunun haklılık tespiti için tam teşekküllü devlet hastaneleri ve üniversite hastaneleri tarafından verilen rahatsızlık ile ilgili rapora ihtiyaç vardır. Bu konuyla ilgili tek doktordan alınan rapor yeterli olmamaktadır. Rapora yapılacak bir itirazın karşılanması Adli Tıp Kurumu raporuyla olmaktadır. Alınması gerekli olan raporda davalı iş yerinin niteliği ve davacının çalışma koşullarıyla birlikte yapmış olduğu iş belirtilmelidir. Bunun dışında davacının yaşı ve hizmette bulunduğu süre de raporda belirtilmesi gereken bilgilerdir.

Ayrıca iş sözleşmesine konu olan işin yapılmasının, işin kendisinden ve niteliğinden ortaya çıkan bir sebeple, işçinin sağlığı ve hayatı yönünden tehlike taşıyıp taşımadığı da açık bir şekilde belirtilmelidir. Eğer mevzu bahis olan iş, işçinin sağlığı ve hayatı için tehlike arz ediyorsa, ilgili fesih haklı kabul edilir. İşçi sağlık nedenlerinden dolayı iş ilişkisini ortadan kaldırmak istediğinde bunu hemen yapabilir. Yani belirsiz süreli sözleşmede bildirim süresine, belirli süreli sözleşmede de sürenin dolmasına bağlı değildir. Sağlık nedeni ile yapılan fesihte işçi kıdem tazminatı alabilir fakat lehine ihbar tazminatı bulunmaz.

Haklı sebepten fesih yapmış olan taraf ihbar tazminatı isteyememektedir. Anlaşıldığı üzere, sağlık sebebi ile fesih hakkı işçidedir. Sağlık nedeni ile ilgili durum ortaya çıktığı ve bu durum devam ettiği sürece fesih hakkı da devam etmektedir. Hak düşürücü süre olarak bilinen 6 günlük süre, bu durumda geçerli olmaz. İşçi sağlık nedeni ile haklı fesih sebebine sahipken, maddi yetersizlikler nedeni ile çalışmaya devam ederse, bu durum işçinin rıza göstermesi şeklinde yorumlanamaz.

İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması durumunda, işçi rapor alma olanağına sahip olmadığı için sözleşmeyi eylemli olarak derhal feshedebilir. Eğer fesih sebebi yerinde değilse, bunu kanıtlaması gereken kişi işverendir. Eğer istifa dilekçesi yazılması gerekirse, bu durumun dağlık nedeniyle olduğu belirtilmelidir. Feshin yazılı olması gereklidir. Bu gereklilik, geçerlilik için değil ispat şartı içindir. Kendisinden doğan sebeplerden dolayı sözleşmeyi feshettiğinin ispatı işçi üzerindedir. Yani işçi sahip olduğu nedenlerin sözleşmeyi sonlandırmada haklı nedenler olduğunu ispatlamalıdır. Heyet raporu alınmadan evvel, alanında ve konusunda uzman doktor, iş güvenliği ve işçi sağlığı uzmanı ilgili mahalde keşif yapar ve mahkemece gerekli tespitler sağlanır.  Yapılan keşifte davacıda oluşan hastalığın oluşumunda iş yerinin etkisinin var olup olmadığı, ilgili konuyla alakalı olarak iş yerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirlerinin alınıp alınmadığı, bununla birlikte koruyucu kıyafet kullanılıp kullanılmadığı, koruyucu kıyafet kullanılmasına rağmen hastalığın oluşup oluşmama ihtimali tespit edilmelidir.

İş yerinin özellikleri, davacı kişinin ne şartlarda çalıştığı, yapılan iş, davacının yaşı ve verdiği hizmetin süresi İş Kanunu 24/1. madde de öngörülen unsurlar bütün halinde dikkate alınmalıdır. Dikkate alınan unsurlarla birlikte davacı kişinin işi yapmasına engel sağlayacak bir rahatsızlığın var olup olmadığına bakılmak ve tespit etmek için tam teşekküllü bir devlet hastanesinden,  Adli Tıp veya üniversite hastanelerinden heyet raporu alınması gereklidir. Burada unutulmaması gereken şey, kararın tek doktor raporuyla verilemeyeceğidir. İşçinin beraber çalıştığı işveren veya işçinin birlikte iş yaptığı diğer işçinin, iş ile örtüşmeyen hastalığa tutulması durumunda işveren kendisinde ve diğer işçide bahsi geçen türde bir hastalık olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. İşçi bahsi geçen durumda kendi ayrılma gösterse de kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Fakat ihbar tazminatına yönelik hakkı yoktur. Ayrıca kullanılmamış olan yıllık izinler için (tüm çalışma süresi boyunca) feshe bağlı bir hak olan yıllık izin alacağı hakkına da sahiptir. Ödenmeyen alacakları varsa, bu alacaklar feshe bağlı olmasa da talep edilmelidir.

Bu haklarla ilgili zamanaşımı söz konusudur. Kıdem tazminatı ve yıllık izin alacakları için zamanaşımı 10 yıldır. Ücret alacaklarında ise süre 5 yıl şeklindedir. Konuyla ilgili olarak uygulamalarda mahkemeler tarafından birtakım hatalar yapılabilmektedir. Bu hatalar içinde en sık karşılaşılanlar; mahallinde keşif yapılmaması ve keşif yapılıyorsa da uzman hekimin keşifte bulundurulmamasıdır. Ayrıca rapor alınmadan sonuca gitmek veya eksik raporla sonuca ulaşmak da sık yapılan hatalardandır. Diğer bir hata da raporun tam teşekküllü hastaneden alınmaması durumudur. Tam teşekküllü hastane yerine edinilen tek hekim raporuyla yetinilmeye çalışmak da sık karşılaşılan hatalardandır.

Sağlık Nedeniyle İş Akdinin Feshi

Ankara avukat