Atla

Kasko Sigorta Davaları


Kasko Sigorta Davaları

Kasko Sigorta Davaları

Kasko Sigortası Davaları Avukat Ve Danışmanlık

Düzenlenen poliçelerde yer alan hükümlere uyulmadığı gerekçesi ile sigorta şirketlerine dava açılması mümkün değildir. Ancak dava açmadan önce poliçenizi bir hukukçuya inceletmek gerekmektedir.

Poliçede yer alan hükümler konusunda bir tazminat hakkı ortaya çıksa bile poliçede yer almayan hükümler için böyle bir hak bulunmamaktadır.

Ülkemizde yürürlükte olan sigorta hukuku para karşılığında ödenen primlerin herhangi bir sorun veya eksiklik olması durumunda, geri dönülmemesi ve gerekenlerin yapılmaması durumunda ortaya çıkmaktadır.

Yaşanacak her türlü kaza durumunda veya evler ile iş yerlerinde meydana gelecek hırsızlık, yaralanma, yangın ve benzeri durumlar ile birlikte vücutta oluşabilecek herhangi bir organ kaybı söz konusu olduğundan bu zararların karşılanması sigorta şirketlerinin sorumluluğu ve yükümlülüğü olmaktadır.

Kasko Sigorta Davaları

Sigorta şirketi seçimlerinde güvenilir ve alanında uzman olması tercihleri etkilemektedir. Meydana gelecek olan sorunların önüne geçilmesi konusunda bu tercihler önemlidir. Çünkü bazı sigorta şirketleri ödeme konusunda çeşitli zorluklar yaratabilmekte ve ödemeyi geciktirebilmektedir.

Böyle olaylarda devreye giren sigorta hukuku oluşan mağduriyetleri önlemek konusunda elinden geleni yapmaya çalışmaktadır. Sigortacılık faaliyetlerinin getirdiği mali risk idarelerin de sigortacılık faaliyetlerini yoğun bir şekilde denetlemeye yönelmesine sebep olmaktadır.

 

Kasko Avukatı Ankara

Sigorta hukuku sağlık, hayat, işletme, konut, ulaşım ve bunun gibi birçok alanda yapılan sigorta poliçelerini içermektedir. Bir sorun durumunda öncelikli olarak düzenlenen poliçenin bir bilene veya hukukçuya inceletmesi gerekmektedir.

Sigorta poliçenizde yer alan hükümlere uygun davranılmaması durumunda dava açılması ve kazanılması yüksek bir olasılık olmaktadır.

Poliçe düzenlenirken incelenmemesi ve inceletilmemesi durumunda gereken hükümlerin yer almaması nedeni ile bu haklardan mahrum kalınması mümkün olabilmektedir.

Poliçenizde yer alan hükümleri sigorta şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmediği durumlarda bu konu için öncelikle şirkete itiraz edilmelidir. İtirazınızı kabul edilmemesi durumunda hukuki yollara başvurulmalıdır.

Kasko Ve Sigorta Hukuku Nedir?

Sigorta hukuku sigortacının bir prim karşılığında kişinin para ile ölçülebilen bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin ve rizikonun meydana gelmesi durumunda bunu tazmin etmeyi yükümlendiği sözleşmeleri ve sözleşmelerden doğan hak ve yükümlükleri incelemekte olan, ticaret hukuku kapsamında olan bir özel hukuk alanıdır.

Sigorta Davalarında Dava Açılma Süresinin Önemi

Poliçe ile alakalı olarak bir avukat veya hukuk bürosundan dava açılması konusunda onay alınması durumunda dava açma sürelerinin kontrol edilmesi oldukça önemlidir. Dava açma süreleri yapılan sigorta türüne göre değişiklik gösterebilmektedir.

Örnek olarak trafik kazalarında kazadan 3 ile 4 yıl sonra talepte bulunmanız durumunda sigorta şirketi kaza masrafı karşılamaz. Bazı davalarda ise 4 yıla kadar dava açma süresi olabilmektedir.

Ancak trafik sigortalarında bu süre çok uzun olmaktadır. Ölümlü trafik kazalarında 15 yıl, yaralanmalı trafik kazalarında 8 yıl ve hem ölüm hem de yaralanmanın olduğu kazalarda 15 yıl dava süresi bulunmaktadır.

 

Kasko Sigorta Avukatları

Sadece Araç Hasarlarında Ne Yapılmalı?

Araçlar için düzenlenen KASKO poliçesinin bulunması durumunda sigorta şirketine müracaat edilebilmektedir. Meydana gelen hasar ekspertiz raporu ile tespit edilmektedir. Bu ekspertiz raporu ile sigorta şirketi ödeme yapmaktadır.

Kazada karşı tarafın kusuru olması durumunda karşı taraf ve sigorta şirketine müracaat edilerek tahsilat yapılmaktadır. Bu durumda sigortalının karşı taraf ile uğraşmasına gerek kalmadan ödemesini alması mümkündür.

Trafik Kazalarında Yaralanması Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Karşı tarafın kusuru oranında karşı tarafa ve sigortasına müracaat edilebilmektedir. Yaralanmaya sebep olan muhtemelen ödeme yapmak konusunda çekinceli davranacaktır.

Ancak karşı tarafın sigortası birçok evrak ve prosedür sonrasında bir miktar ödeme yapmak zorunda kalacaktır. Yapılan bu ödeme kusurlu olan sigortalının kusuru oranında olacaktır.

Bu gibi durumlarda sigorta şirketleri ödeme yapmamak ve az ödeme yapmak için süreci uzatabilmektedir. Sigortadan tüm evrak ve prosedürlerin yerine getirilmesi durumunda alınacak olan ödeme oldukça az bir miktarda olacaktır.

Sigortaya bu konuda bir talepte bulunulsa ve ödeme alınsa bile yaralanma nedeni ile bir tazminat davası açılması mümkündür. Bu tazminat sigorta için maddi tazminat olmaktadır.

 

Sigorta Rücu Davaları

Sigortacının ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçmesi nedeni ile zarar verenlere karşı açtığı davaya da rücu davası denmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davalarında esas itibari ile sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatı ile sigorta şirketi tarafından açılmasıdır.

Tazminat davalarının genelinde olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı olan sigortacıya düşmektedir. Bunun yanında sigortacı kusurla beraber zarara uğradığını ve zararın miktarını da ispat etmek zorundadır.

Sigorta şirketleri trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortalarında rücu davalarını zarar verene karşı olarak değil, kendi sigortalısına karşı açmaktadırlar.

Trafik sigortasından dolayı zarar talebinde bulunan karşı tarafa sigortalı aracın kusurlu olması durumunda, sigorta şirketleri her ahvalde tazminatı ödemektedirler.

Ancak laza sırasında trafik sigortası olan aracı kullanmakta olan şoför ehliyetsiz veya alkollü ise kanunen yeterli ehliyete sahip olmaması durumda ve araca istiap haddinden fazla yolcu veya yük alınması durumunda sigorta şirketleri ödediği tazminatı geri almak için rücu davaları açabilmektedir.

Sigorta Şirketine Araç Değer Kaybı

Araç değer kaybı kaza nedeni ile onarım gören araçların ikinci el piyasa değerlerinde meydana gelen maddi kaybı ifade etmektedir.

Aracın yaşanılan kazada herhangi bir hasar görmesi durumunda tamamı ile en güzel şekilde tamir edilse bile aracın değer kaybı oluşmaktadır. Ana sayfada Sigorta Avukatı Ve Danışmanlık konularını kapsayan diğer makalelere göz atabilirsiniz.

 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.

Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü karşısında davacının dava dışı  ...'un dava haklarına halefiyet yoluyla sahip olduğu açıktır.

Davada onun sahip olduğu tüm haklara halefiyet gereği davacı da sahiptir. Diğer bir anlatımla somut olaya ilişkin dava, ... Tarafından davalı aleyhine açılmış olsa idi nasıl aradaki ilişkinin ticari bir iş olmadığı ve sorunların çözüm yerinin de Ticaret Mahkemeleri değil de Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu söyleyebiliyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur.

Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır. Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır.

 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmemektedir..

Esasen hasar gören ve sigorta teminatı altında bulunan yer işyeri değil konuttur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 4. maddesi gereğince davanın ticari dava olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması doğru değildir.

Görev kuralının niteliği gereğince taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacağından ve mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulması gerektiğinden, istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin görevsiz mahkemede davanın görülerek sonuçlandırılmış olması nedeniyle kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak