Sigorta Davaları – Sigorta Avukatları Ankara

Trafik Sigorta Hukuku ve Sigorta Davaları

Yaşanılan bir trafik kazasında ölüm veya yaralanmanın meydana geldiği durumlarda kaza nedeni ile mağdur olan kişilerin araç sürücüsüne dava açmayı istememesi durumunda sigorta şirketine bir dava açmaları mümkün olabilmektedir.

Trafik kazası nedeni ile mağdur olan kişilerin araç sürücüsüne karşı bir dava açmak istememesi birçok farklı sebep nedeni ile mümkün olabilmektedir. İlk olarak araç sürücüsünü tanımakta olan kişiler araç sürücüne yüksek miktarlarda bir tazminat yüküne mahkum etmek istemeyebilir. Yaşanılan kazalarda ve özellikle ölümlü kazalarda mahkemenin kara verdiği yüksek miktarlı tazminatları araç sürücüleri karşılamayabilmektedir. Bu sebepler ile araç sürücüsüne dava açılmadan sadece sigorta şirketlerine dava açılması ve zararın bu şekilde tazmin edilmesi mümkün olabilmektedir.

Bu konuda Karayolları Trafik Kanunun 97’nci maddesinde belirtilen hükümlere göre, “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya dava da açabilir.” ifadesi yer almaktadır.

Trafik Kazası Nedeni İle Araç Hasarı Durumunda Ne Yapılır?

Aracın KASKO poliçesi bulunması durumunda ilgili sigorta şirketine müracaat ederek hasarın giderilmesi talep edilebilmektedir. Meydana gelen hasar ekspertiz raporu ile tespit edilerek size ödeme yapılabilmektedir. Kazada karşı tarafın kusurlu olması durumunda karşı tarafın sigortasına müracaat edilerek kusur oranı kadar tahsilat yapılması mümkündür.

Trafik Kazasında Bir Yaralanma Söz Konusu İse Ne Yapılır?

Kazada karşı tarafın kusurlu olması durumunda karşı tarafa ve sigorta şirketine müracaat edilebilmektedir. Karşı tarafın size meydana gelen yaralanma nedeni ile ödeme yapmaktan kaçınması mümkün olabilmektedir. Ancak sigorta şirketi fazlaca bir evrak ve formaliteden sonra bir miktar ödeme yapması mümkündür. Yapılacak ödeme karşı tarafın kusur oranına belirlenecektir. Böyle durumlarda sigorta şirketleri az ödeme yapmak ve hatta hiç ödeme yapmamak için çaba sarf edeceklerdir.

Sigortadan bir ödeme alındığında muhtemel olarak bu ödeme oldukça az olacaktır. Sigortaya bu konuda bir ibra verilmiş olsa bile sigorta şirketine ve sizin yaralanmanıza neden olan kişiye karşı tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. Bu tazminat sigorta şirketi için maddi tazminat olmaktadır. Ayrıca bu dava karşı taraf içinse maddi ve manevi tazminat olmaktadır. Sigorta şirketlerinden ve karşı taraftan yaşanılan mağduriyet için tazminat alınması konusunda yürütülecek hukuki sürecin avukat  yardımı ile yapılması sürecin sorunsuz sonuçlanmasını sağlayacaktır.

Yaşanılan Trafik Kazasında Yakınınızın Ölmesi Durumunda Ne Yapılır?

Böyle bir durumda karşı tarafın kusuru oranında sigortasından bir talepte bulunulması mümkündür. Yaralanma konusunda yazılmış olanlar bu durum içinde geçerli olmaktadır.

Trafik Kazasında Yaralanma ve Bir Yakının Ölmesi Durumunda Yapılacaklar

Böyle bir durumda yapılacak ilk iş karşı tarafın sigorta şirketine usulüne uygun bir şekilde müracaatta bulunmak olmaktadır. Bunun geciktirilmeden yapılması gerekmektedir. Bir süre vermek gerekirse birkaç gün içerisinde bu başvurunun yapılması önerilmektedir. Yapılacak bu müracaatta birçok formalitenin yerine getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca hesaplamaların yapılması konusu da zorlayıcı olabilmektedir. Yapılacak bu başvurularda bir avukat yardımı olmadan bireysel olarak yapılması başvurunun geçersiz olması ve eksiklikler ile hatalar nedeni ile tekrar düzenlemelerin yapılması ve zaman kaybının yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu konuda bir avukat ile müracaat yapma zorunluluğu olmasa bile hak kaybına uğramamak için avukatlar ile bu sürecin yönetilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak sigortadan bir ödeme alınmış olsa bile bu ödeme oldukça az olacaktır ve bir dava açmak gerekecektir.

Sigortaya Kimler Dava Açabilir?

Dava açılması konusunda ikili bir ayrımdan bahsetmek mümkündür. Yaşanılan trafik kazasının mağdurunun hayatta olması durumunda Borçlar Kanunun 41, 45 ve 47’nci maddeleri uyarında bizzat kendisinin maddi veya manevi tazminat davası açması gerekmektedir. Ancak yaşanılan trafik kazası nedeni ile mağdur olan kişi ölmüş ise bu kişinin ölmesi ile maddi ve manevi olarak zarar gören yakınlarının dava açması mümkün olabilmektedir. Bu konuda dava açabilecek kişiler ölenin annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı ile bakım ve desteğinden yararlanan kişiler olmaktadır. Bu kişiler maddi ve manevi olarak dava açma hakkına sahiplerdir. Mağdur olan kişinin kaza sonrasında ölmeden önce dava açmış durumda ölümünden sonra bu kişiler davayı devam ettirebilmektedir.

Trafik Kazaları Sonrasında Dava Açma Süreleri Ne Kadardır?

Borçlar Kanunun 60’ıncı maddesinde “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur. Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa, mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir” ifadesi yer almaktadır.

Kanunda açıkça belirtildiği üzere maddi veya manevi zararların giderilmesi konusunda açılması için gereken süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren bir yıldır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde dava açılmış olması gerekmektedir. Bunlar zamanaşımı süreleri olmaktadır. Ancak yaşanılan trafik kazası sonucunda ortaya çıkan durum bir ceza davasını gerektiriyor ise ve bu ceza davası için çok daha uzun bir zamanaşımı süresi olması durumunda tazminat davası açmanın zamanaşımı süreside ceza davasının süresi ile beraber ele alınacaktır. Eski ve yeni Ceza Kanununda belirtilen farklı ceza zamanaşımı süreleri mevcut olduğu için kazada meydana gelen zarar göre zamanaşımı değişebilmektedir.

Yaşanılan Trafik Kazası Nedeni İle Kime Karşı Dava Açılabilmektedir?

Yaşanılan trafik kazalarından sonra kime karşı dava açılacağı meydana gelen kazaya göre değişebilmektedir. Kazanın meydana gelmesi ile aşağıda belirtilecek sorumlular müşterek ve müteselsilen sorumlu olmaktadırlar.

Borçlar Kanunun 51’inci maddesinde ” Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur” ifadesi geçmektedir. Birlikte zarara neden olan kişilere ilişkin Borçlar Kanunun 50’nci maddesinde ise ” Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer’an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şümulünün derecesini tayin eyler.” İfadesi yer almaktadır. Bu şekilde zarar verenlerin sorumlulukları açıkça düzenlenmiş olmaktadır.

Buna göre bir kazanın meydana gelmesi durumunda aracı kullanmakta olan şoförün kusurlu olması durumunda, şoföre dava açılması mümkündür. Bunun yanında aracın trafik kaydında şoförün üzerine kayıtlı olmaması durumunda Kanun gereğince aracın maliki de zarardan sorumlu olduğu için tazminat davası her ikisine birden açılabilmektedir. Kaza nedeni ile zararı ortaya çıkartan eylemlere kimler sebep oldu ise kazadaki kusurları dikkate alınarak hepsine dava açılması mümkündür.

Ancak trafik kazasına yol açan kişiler bakımında yapılan bu ayırım yanında daha önemli olan bir ayrım ise zararın türüne göre sorumluların belirlenmesidir. Zararın kaynaklandığı hukuki ilişkinin türünden yola çıkılarak davalılar belirlenebilmektedir.

Kazaya Sebep Olan Kusurlu Aracın Şoförüne Yolcular Dava Açabilir Mi?

Yaşanılan bir trafik kazası nedeni ile aracı kullanan şoföre ve araç sahibine kaza nedeni ile mağdur olan yolcular dava açabilmektedir. Burada genel olarak şoför ve araç sahibinin aileden, akrabalardan, arkadaşlardan birisi olması ve tanıdık birisi olması nedeni ile dava açılmasından kaçınılması mümkündür. Açılacak davalara göre oldukça yüksek tazminat ödemeleri gereken bu kişilerin üstüne bu yükü yüklemek istenmemektedir. Ancak kazada kusuru olan araç şoförüne ve araç şoförünün araç maliki olmaması durumunda araç malikine de maddi ve manevi tazminat davası açılması mümkündür.