Mala Zarar Verme Suçu

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Genel  > Mala Zarar Verme Suçu

Mala Zarar Verme Suçu

Mala Zarar Verme Suçu

Mala Zarar Verme Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) malvarlığına yönelik işlenen suçlar kısmındaki 151.madde çerçevesinde mala zarar verme durumu için düzenleme gerçekleştirilmiştir.

TCK’nın ilgili maddesinde başkasının taşınır ya da taşınmaz malını kısmen ya da tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamayacak duruma getiren veya kirleten kişi, mağduriyet yaşayan söz konusu taşınmaz ya da taşınır malın sahibi tarafından gerçekleştirilecek şikayet çerçevesinde 4 aydan başlayarak 3 yıla kadar hapis ya da adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Örnek yargı kararında mala zarar verme suçunu anlacak olursak, aracın kapısını açmaya çalışarak aracı tekmeleyip, aracın camını ve dikiz aynasını kırdıklarını iddia edip, soruşturma aşamasında da C. Başsavcılığı iş bölümü gereğince uzlamaya tabi olmayan müşteki F. E.’in aracında bulunan F. U.’ın Ş. E.’in aracına yönelik Mala Zarar Verme suçu yönünden evrakın ayrılıp,

Başka soruşturma numarasına kaydedildiği ve müşteki F. E.’in olay tarihinde alınan geçici doktor raporunda tespit edilen bulguların “göz içi kanama, burunda ağrı” olup Göz Hastalıkları Uzmanı tarafından verilen kesin rapora göre de, “sağ subkonjektival hemoroji nedeniyle basit tıbbi müdahale ile düzeleceğinin” bildirilmesine ve bu durumda doktor raporuna göre müştekinin tek eylemle yaralandığı tespit edilmesine rağmen,

Tüm sanıkların tekme ve tokatla müştekiye vurarak yaralandığının kabul edilerek hangi delillere üstünlük tanındığı belirtilmeden ve sanık Ş. E.’e ait araçta meydana gelen Mala Zarar Verme suçu ile ilgili soruşturmanın ne olduğu araştırılarak haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilmemesi ve aksi ispat edilmeyen savunma sanık lehine kabul edilerek sanıklara,

TCK 29 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp, uygulanmayacağının kararda tartışılmaması hususlarının CMK 289/1-g maddesinde öngörülen hukuka aykırılık halini oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Diğer örnek kararda, mala zarar verme eyleminin TCK.nın 151/1 inci maddesi kapsamında sabit olduğunu kabul etmesine karşın sanığın nitelikli hırsızlık eyleminin hangi nedenlerle TCK.nın 142/1-e maddesi kapsamında kaldığını, hangi nedenlerle eylemin TCK.nın 142/2-h maddesi kapsamında kalmadığını,

Sanığın mala zarar vermek eyleminin unsurlarının ne suretle oluştuğunu tartışmadığı, sübutun TCK.nın 142/1-e maddesine mümas olduğuna ilişkin yapılan kabulde mahkumiyete esas alınan delillerin neler olduğunun belirtilmediği, keza mala zarar vermek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, mahkumiyete esas alınan delillerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı,

İş bu nedenlerle hükmün CMK.nın 230/1-b maddesine uygun şekilde gerekçelendirilmediği, bu durumunda kesin hukuka aykırılık hali olduğu,

Mala Zarar Verme Suçunun Detayları

Malın yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması ve kullanılamayacak duruma getirilmesi veya kirletmek ya da haklı bir sebep bulunmadan sahipli hayvanın katledilmesi, işe yaramayacak duruma getirilmesi ya da değerinin düşmesine sebep olacak sonuçlarını oluşturacak etkenle hareketlerle suç uygulanmaktadır.

Bu sebep ile suçun seçimlik sonuçlu olduğu şekilde seçimli hareketli de olduğu kabul ediliyor. Bu kapsamda söz konusu hayvanın zehirlenmesi, vurulması, mala makas, bıçak gibi sivri ve delici aletlerin kullanımı gibi icrai hareketler ile işlendiği belirtilir. İhmali hareketler ile suçun işlenmesi de olanaklı olurken, kanunlar dahilinde belirlenmiş olan seçimlik sonuçları;

*Yıkma ve yok etme: Taşınır ya da taşınmaz eşyanın geri dönüşü olanaksız biçimde kısmen ya da tamamen ortadan kaldırılması, eşyanın malik açısından maddi mevcudiyetini yitirerek eşya olmaktan çıkması şeklinde değerlendirilmektedir. Eşyanın yakılması, taşınmazın su altında bırakılması da bu konuda örneklerdir.

*Tahrip etme: Eşyanın eşya niteliğini yitirmesine sebep olmasa da biçimi yönünden birinin ya da birkaç tanesinin telafisi olanaklı bulunmayacak ya da telafisi olanağı olacak biçimde hasara uğratılmasını kapsamaktadır.

*Kullanılamayacak duruma getirilmesi: Eşyanın biçim yönü yerine fonksiyonel açıdan geri döndürülmesi olarak hasara uğratılması manasına gelir.

Bozulma sonucunda eşya değerine oranlı fazla olmayacak masraf ile onarımını yaparken kullanılamayacak hale getirmede eşyanın onarımı olanaksız veya çok masraflı olduğunu göstermektedir.

*Bozulma: Eşyanın niteliğinden çok fonksiyonel açıdan fakat onarılabilir biçimde hasara uğratarak çalışmasına engellenmesi anlamına gelir.

*Eşyayı kirletme: Eşyanın şekil niteliğine görsel yönden zarar verilmesi manasına gelen eşyayı kirletmek, bir evin camlarının boyanması buna örnek teşkil eder.

*Sahibi bulunan bir hayvanın öldürülmesi: Hayvanın hayatını kaybetmesine olanaklı, ateş etme, bıçak kullanma, zehirleme, uçurumdan atma gibi hareketler ile meydana geldiği belirtilir. Bu noktada ihmal durumu da bu kapsam dahiline girmektedir.

*Sahipli hayvanının fonksiyonunu oluşturamayacak duruma getirilmesi: Hayvanın failinin eylemi evvelinde gerçekleştirebildiği fonksiyonları gerçekleştiremeyecek duruma getirilmesini kapsamaktadır.

Bu durumlarda hayvanın canlı olmasına karşın zarara uğramasından daha ağır bir netice meydana gelmektedir.

*Sahipli hayvanının değer kaybı yaşamasına yol açmak: Bu hallerde hayvanın işlevlerine zarar verilmese de piyasa rayici açısından olumsuz etkide bulunacak durumlara sebep olur. Günümüzde piyasa rayici örf ve adetler göz önünde bulundurularak belirlenmektedir.

Mala Zarar Verme Suçu Yargıtay Kararları

MALA ZARAR VERME SUÇU – SANIĞIN TAŞINMAZI KAZDIRDIKLARI SIRADA ARAZİ ÜZERİNDEKİ AĞAÇLARI SÖKMESİ – EYLEMİN MALA ZARAR VERME VE HAKKI OLMAYAN YERE TECAVÜZ SUÇLARININ OLUŞMASINA SEBEBİYET VERDİĞİ – EN AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SUÇTAN CEZALANDIRILMASI GEREĞİ

Sanıkların, … ilçesi … köyünde bulunan katılanlara ait … parsel sayılı arazi kenarındaki yolu genişletmek amacıyla iş makinesi getirerek katılana ait taşınmazı kazdırdıkları sırada arazi üzerinde bulunan çam ağacı,

Nar ağacı ve üzüm bağlarını da sökme eylemi ile nitelikli mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarının oluşmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla, 5237 Sayılı Kanunun ilgili maddesi gereğince sadece en ağır cezayı gerektiren mala zarar verme suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin her iki suçtan mahkumiyetlerine dair hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3 Yorum

Yorum Bırak