Müdahalenin (Meni) Önlenmesi Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Gayrimenkul Hukuku Davaları  > Müdahalenin (Meni) Önlenmesi Davası

Müdahalenin (Meni) Önlenmesi Davası

Müdahalenin (Meni) Önlenmesi Davası

Müdahalenin ( Meni ) Önlenmesi Davası

Mülkiyet Hakkı ile ilintili bir dava olan Müdahalenin meni davası. Türk Medeni Kanunu’ nda farklı maddelerde ve farklı konuları düzenleyecek şekilde hazırlanmıştır.

Yeni Türk Medeni Kanunu’ nda el atmanın önlenmesi ibaresi kullanılarak hazırlanmış olan düzenlemeler, aslında müdahalenin meni kavramının tam karşılığı değildir.

El atmanın önlenmesi ifadesiyle anlatılmak istenen ile müdahalenin meni ifadesiyle tanımlanan şeyler aynı değildir. El atmanın önlenmesi.

El atma gerçekleşmeden önce yapılması gereken tedbir müdahaleleri olarak anlaşılırken, Müdahalenin meni, el atma gerçekleştikten sonra eski duruma döndürülebilmesi için yapılması gerekenler anlamı taşır. Bu kapsamda el atmanın önlenmesi yerine, el atmanın giderilmesi gibi bir ifade daha doğru bir karşılık olacaktır.

Buna paralel olarak el atmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına yapılan saldırı veya müdahalelerin önlenmesi olarak tanımlanmalıdır.

El atmanın önlenmesi ifadesinden çıkarılan sonuç; bir kişinin mülkiyet hakkı kapsamında bulunan malına karşı yapılan haksız saldırı veya müdahaleler nedeniyle, malik olan kişinin malını kullanmasına olan engellemelerin yok edilmesinin sağlanmasıdır.

Örnekleme yaparak açıklamaya kalktığımızda, el atamaya örnek olarak maddi şekiller dışında da örnekler bulunur. Herhangi bir nedenle gerçekleştirilen greve katılan işçilerin.

Fabrikalardaki donanım ve makinelere el koyması, işverene ait aracın veya araçların önünü kesmeleri, herhangi bir tarlada bulunan hak sahibi haricindeki kişiler tarafından haksız olarak toplanması, birine ait bir binaya izinsiz ve haksız bir şekilde girilmesi, oturulması.

Herhangi bir kamu idaresinin herhangi bir taşınmaz üzerinden, arazisinden yol geçirmesi ve benzeri haller el atmaya net örnekler oluştururlar.

Müdahalenin Meni Önlenmesi Davası Nasıl Açılır

Türk Medeni Kanunu’ nun 718. Maddesinde taşınmaz mülklerinin kapsamları tanımlanmış ve yanı sıra arazi üzerinde bulunan mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üzerindeki hava ve altında ki arz katmanları da mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

Buradan çıkarılacak sonuçla; izin alınmadan veya kamulaştırma yapılmadan, bir gayrimenkulün üzerinden geçirilen enerji nakil hatları veya telefon hatları ve benzeri durumlar ile gayrimenkulün altından izin alınmadan veya kamulaştırma yapılmadan geçirilen petrol, su ve benzeri hatlarda birer el atma örneği oluştururlar.

Yanı sıra Türk Medeni Kanunu’ nun  684. Maddesi ile düzenlenen bütünleyici parça esası, 685 Madde sinde düzenlenen doğal ürünler ve 686. Maddesinde bahis olunan eklentiler de mülkiyet kapsamındadır.

Bu kapsamdaki örnekler olarak bir gayrimenkul de bulunan kaynak suyunun boru döşenerek ve izinsiz olarak başka bir yere aktarılıyor olması, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarından ürünlerin malikin haberi olmadan izinsiz bir şekilde toplanması, taşınmazın üzerindeki mahsulün yine izinsiz ve haksız bir şekilde başka kişilerce toplanması verilebilir.

Yukarıda bahsi edilen tüm örneklerde görülen haksız müdahaleye son verilmesi. Ve hakkın yeniden malike döndürülmesi için açılacak davada verilecek kararın el atmanın önlenmesi olmalıdır.

Buna paralel olarak çıkan kararın malın kendisine ait olup olmadığının belirlenmesi şeklinde olması bir tespit davası olacağından, el atmanın önlenmesini sağlayamaz.

Ankara Avukat Buradan Anlaşmalı Boşanma ile ilgili konumuzu okuyabilirsiniz.

Müdahalenin (Meni) Önlenmesi Davası | Sıkça Sorulan Sorular

TAZMİNAT DAVASI - DAVACILAR TARAFINDAN DAHA ÖNCE MÜDAHALENİN MENİ VE TAZMİNAT İSTEMLİ DAVA AÇILMIŞ OLDUĞU - KARARIN TEMYİZ EDİLMEKSİZİN KESİNLEŞTİĞİ - MAHKEMECE BU HUSUS DEĞERLENDİRİLMEKSİZİN KARAR VERİLMİŞ OLMASININ İSABETSİZ OLDUĞU

ÖZET: Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı …’nın davasının reddine, davacılar … ve …’nın davasının dahili davalı yönünden kısmen kabulüne, davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, davacıların hisseli malik oldukları parsellere içme suyu projesi kapsamında tesis yapımı için yapılan çalışmalar sırasında zarar verildiğini, daha önce meni müdahale davası açtıklarını, bu dava sırasında da zararlarının tespit edildiğini, davalıların bu zarardan sorumlu olduklarını belirterek oluşan maddi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı, taraf sıfatının bulunmadığını; dahili davalı ise, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacılardan …’nın tapuda malik olmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine, davacılar … ve …’nın parsellerinde meydana gelen zararın dahili davalı … Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi’nden alınmasına, davaya konu işin … Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi’ne bırakılan işlerden olduğu gerekçesiyle davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yönelik talebin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davacılar tarafından dava konusu edilen olay nedeniyle daha önce müdahalenin men’i ve tazminat istemli dava açılmış olduğu, davanın görüldüğü … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …esas … karar sayılı dosyasında, davacıların bu dosyada da dava konusu ettikleri parsellere yönelik olarak müdahalenin men’ine karar verildiği, tazminat istemlerine ilişkin olarak ise herhangi bir karar verilmediği, davacılar tarafından bu hususun temyiz konusu yapılmadığı, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin, karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor