Atla

Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı


Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı

Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı

Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı

Müşterek çocuğun 2008 doğumlu olduğu, okula gittiği, daha önce hükmedilen nafakanın üzerinden geçen süre, TÜFE-ÜFE oranlarındaki artış, paranın alım gücündeki düşüş, çocuğun büyümesi ve ihtiyaçlarının artması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen nafaka hakkaniyete uygun olduğundan, davacı ile davalının usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......Aile Mahkemesi'nin 2010/494 esas 2012/503 karar sayılı boşanma ilamı ile müvekkili için aylık 270,00 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk D. için de aylık 180,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen süre içerisinde müvekkilinin ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını, paranın alım gücünün düştüğünü belirterek, müvekkili ve müşterek çocuk için hükmedilen nafakaların aylık 1.000,00'er TL’ye çıkarılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

 

Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı

Davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yeni evlilik hayatı ile 4 kişilik bir aile olarak yaşamını sürdürdüğünü, zaman zaman kredi kullanmak zorunda kaldığını, davacının babasının öldüğü tarihlerde boşandığını, davacıya babasından maaş ve taşınmazlar kaldığını, davacının güzellik merkezinde ücret karşılığı çalıştığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; Davacının yoksulluk nafakasına yönelik talebinin reddine, iştirak nafakasına yönelik talebin kısmen kabulü ile aylık 180,00 TL olan iştirak nafakasının aylık 500,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmiştir.

 

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline babasından dolayı bağlanan yetim aylığının çok düşük olduğunu, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığını, hükmedilen iştirak nafakasının da yetersiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesi talebiyle, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının yoksulluk nafakasının reddi nedeniyle lehlerine vekalet ücreti verilmediğini, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının ise fazla olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Nafakanın Artırılması İstinaf Mahkemesi Kararı

HMK.nun 355. maddesine göre resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, yoksulluk ve iştirak nafakalarının arttırılması davasıdır.

Türk Medeni Kanununun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.

Nafakanın Artırılması

Türk Medeni Kanunu'nun 327/1. maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı kanunun 328. maddesinde; ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.

Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK.nun 329/1.maddesi) Yargıtay uygulaması da dikkate alındığından iştirak nafakasının kapsamına çocuğun yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim-öğretim, harçlık ve ulaşım giderleri girmektedir.

Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. (TMK.nun 330/1. maddesi)

TMK.nun 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarım yeniden belirler.

Tüm bu maddeler doğrultusunda; mahkemece, iştirak nafakası artırım oranı belirlenirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde "Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutan, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur.

Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz. Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.” hükmü düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda davacının yoksulluk nafakasının reddine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;

Taraflar 07/10/2011 tarihinde kesinleşen kararla boşanmışlar, bu karar ile davacı lehine aylık 270,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk için ise aylık 180,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir. Davacının aile nüfus kayıt tablosunun incelenmesinde, davacının babasının 08/04/2014 tarihinde öldüğü, davacı ile ilgili yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması, SGK yazısı ve davalı tanıklarının beyanından davacıya babasından dolayı 380,00 TL maaş bağlandığı, ayrıca taşınmaz kaldığı, yine dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan davacının gelirinin tespit edilenden daha fazla olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin yoksulluk nafakasının arttırılmasına yönelik talebin reddine karar vermesi doğrudur.

Davalının yoksulluk nafakasının reddi nedeniyle vekalet ücreti verilmemesine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;

Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının arttırılması davası iki ayrı dava olup, iki dava için de harç yatırılmıştır. Yoksulluk nafakasının arttırılması talebi tamamen reddedildiğine göre, davalı lehine  nafaka  avukatı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmadığından, davalı tarafın bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı ile davalının iştirak nafakasının arttırılmasına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;

Müşterek çocuğun 2008 doğumlu olduğu, okula gittiği, daha önce hükmedilen nafakanın üzerinden geçen süre, TÜFE-ÜFE oranlarındaki artış, paranın alım gücündeki düşüş, çocuğun büyümesi ve ihtiyaçlarının artması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen nafaka hakkaniyete uygun olduğundan, davacı ile davalının usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Diğer makaleler için ankara avukat ana sayfasını takip edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Tarafların gerçekleşen sosyol-ekonomik hallerine, müşterek çocuğun yaşı ve gereksinim seviyesine, nafakanın niteliği ile evvelki nafaka tarihinden ardından geride bıraktığımız süreye göre mahalli mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı kısa çoğu hakkaniyet ilkesine marjinal görülmüş, bu sebeple kararın bozulmasına hüküm verilmiştir.

O durumda mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuğun gereksinimleri, tarafların ekonomik sosyal vaziyetleri, halen ödenen nafaka miktarı nazara alınarak hakkaniyet ilkesine makul, henüz aşırı derecede nafakaya hükmetmek olması gereklidir.

Tarafların gerçekleşen sosyo ekonomik hallerine, müşterek çocukların yaşı ve gereksinim seviyesine, nafakanın niteliği ile evvelki nafaka tarihinden ardından geride bıraktığımız süreye göre mahalli mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarları biraz çok bulunmuş, bu konu hakkaniyet ilkesine marjinal görülmüş, bu sebeple kararın bozulmasınahüküm verilmiştir. 

O durumda mahkemece yapılacak iş; çocukların yaşı, eğitim vaziyeti,gereksinimleri, nafaka yükümlüsü babanın ekonomik vaziyeti, evvelkinafaka tarihinden ardından geride bıraktığımız müddet gözetilerek ve hakkaniyet ilkesi öneme alınarak daha düşük miktarda nafakaya hükmetmek olması gereklidir.

Somut olayda; davacının fakirlik nafakası isteği tamamiyle reddedildiğine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet fiyatına hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir hüküm vermemiş olması usul hükümlerine makul değildir. Ne var ki uygulanan bu yanlışlığın giderilmesi yine yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 436/2 maddesi gereğidir.

Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirti edilen nedenlerle davacının bütün davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirti edilen nedenle temyiz olunan hükmün vekalet fiyatına ait kararın 5. maddesinin hükümde çıkarılarak adına “5- Davalı kendisini vekil iletemsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca tespit edilen 1.800,00 TL vekaletfiyatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” maddesinin yazılması suretiyle kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının heves durumunda temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince hükmün tebliğinden ardından 15 günlük müddet içinde hüküm düzeltme yolu kapalı olmak suretiyle, 21/06/2017 tarihinde oybirliği ile hüküm verildi.

Dava iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Mahkemece yapılacak iş, dava tarihi bakımından davalının... 6.Aile Mahkemesinin 2014/ 558 asal sayılı ilamındaki hükme göre, davacıya müşterek çocuk içersinde ÜFE artış seviyesine göre halen ödediği nafaka miktarının, müşterek çocuğun gereksinimlerini en yüksek ölçüde karşılayıp karşılamadığı belirleme edilerek, davalının da geliri ile orantılı kalitede şekilde, tarafların ölçülen sosyal ekonomik vaziyetleri, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim vaziyeti, gereksinimleri, ekonomik göstergelerdeki değişim de öneme alınarak, mahkemece; hakkaniyet ilkesine makul hüküm verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddi doğru görülmemiş vehükmün bozulması gerekmiştir.

Mahkemece; nafaka yükümlüsü davacı doğrulusunda, nafaka alacaklısı olan davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabul edilmesi hasebiyle, reddedilen bölüm istikametinden vekille delegasyon edilen davalı lehine vekalet fiyatına hükmedilmemesi usul ve yasaya marjinal çoğu, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yine yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması lazım olur.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Nafakanın Artırılması İstinaf Kararı - Yorum
    Sessiz Seda -
    30 Ocak 2018

    Merhaba ben canan 2004 senesinde bosandim esimden bana o donem 20 gibi bi nafaka baglamisti hakim simdi dava acsam ne kadar alabilirim cevap verirseniz sevinnirim

    Cevapla
Yorum Bırak