Atla

Özel Okul Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı


Özel Okul Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı

Özel Okul Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı

Özel Okul Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı

Özel öğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenler için özel yasaları gereğince yapılacak iş sözleşmeleri farklı olmaktadır. Bu kurumlarda çalışmakta olan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak olan iş sözleşmesi konusunda en az bir takvim yılı olmak üzere ilgili yönetmeliklerde belirtildiği şekillere ve esaslara uygun olarak yazılı bir şekilde yapılacaktır. Gerekli mazeretleri nedeni ile kurumdan ayrılan öğretmenler veya öğreticilerin yerine alınan kişiler ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre içinde iş sözleşmesi yapılması mümkün olabilmektedir.

Yasalarımızda yürürlükte olan bu kanun ayrıca sosyal güvenlik ve özlük hakları bağlamında 506 sayılı sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine bağlı olmaktadır.

Düzenlenecek olan iş sözleşmesinin süresine konusundaki açık hüküm bu kanun ile kabul edilmiş olması nedeni ile öğretide ve yargı karaları ile uygulamada bu kanuna dayanılarak varılan sonuçların geçerliliği korunmaktadır. Kanunda belirtilmiş olan süre sonucunda anılan kişilere yapılan sözleşmenin belirli süreli olması yasal bir zorunluluk olmaktadır ve bu sözleşmelerde objektif nedenlerin varlığı konusunda bir gerekçe aranmamaktadır. Aynı şekilde birden fazla yapılmış olan sözleşmelerde belirsiz süreli sözleşmelere dönüşmemektedir.

Bu konuda Yargıtay'a göre özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere yapılan birer yıllık sözleşmeler niteliği ile ayrı ayrı belirli süreli sözleşmeler olmaktadır. Bu konuda arka arkaya her sene yapılmış olması bunların belirsiz süreli olduğunu göstermemektedir. Süresi belirli olan sözleşme sürenin bitmesi ile kendiliğinden sona ermektedir.

Yargıtay Hukuk Dairesinin 01.02.2005 tarih ve 2005/2746 sayılı karına göre, özel eğitim kurumlarında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmakta olan öğretmenlerin taraflar arasındaki sözleşmeler 625 sayılı yasa uyarınca birer yıllık süre ile yapılmaktadır şeklinde ifade etmektedir. Sözleşmenin birden fazla sayıda yenilenmesi durumunda dahi belirsiz süreli hale gelmesi mümkün olmamaktadır. Bu durumda öğretmenin ihbar tazminatı hakkını kazanması söz konusu olmamaktadır.

İhbar tazminatının hak edilmesi durumundaki ön şart olan sözleşmenin belirsiz süreli olması gerekliliği bu şekilde yerine getirilmemiş olmaktadır. 4857 sayılı kanun 17'nci maddesinde belirtilen bu ifade nedeni ile yukarıda belirtildiği gibi Yargıtay'ın belirli süreli sözleşmelerde ihbara yer olmadığına karar verilmiş olmaktadır.

Özel öğretim kurumlarında görevli olan öğretmenlerin kıdem tazminatı konusunda da 1475 sayılı kanunun 14'üncü maddesinde düzenlenen hükümlere bağlı olduğu bilinmektedir. Kanunda belirtilen bu maddenin ifadelerine göre özel öğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenlerin kurumunda en az bir yıl çalışmış olması gerekmektedir. İşveren tarafından düzenlenmiş olan belirli süreli sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi durumunda iş sözleşmesinin feshinin işveren tarafından yapıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır ve kıdem tazminatı hakkı doğmaktadır. Ancak öğretmenin sözleşmeyi yenilmeme isteği varsa ve sözleşmenin yenilenmemesi konusunda öğretmenin bildirimi olmuş ise, sözleşmeyi fesheden taraf öğretmen olduğu için kıdem tazminatı hakkı ortaya çıkmayacaktır.

Özel eğitim kurumların çalışan öğretmenler için zamanaşımı konusunda, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları Borçlar Kanunun 125'inci maddesinde belirtildiği gibi on yıllık bir dava zamanaşımı süresine tabi olmaktadır.

 

Özel Okul Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı

Özel Eğitim Kurumlarında Çalışan İşçilerin Kıdem Tazminat Hakkı

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi olarak çalışmakta olan kişiler özel öğretim kurumlarında belirli süreli iş sözleşmesi düzenlenerek çalışmakta olan kişiler olmakta ve kıdem tazminatı ile buna benzer haklarını da bu kanuna göre şekillenmektedir. Taraflar arasında düzenlenecek olan belirli süreli iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunun 11'inci maddesinde Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir ifadesi ile tanımlanmıştır. Özel öğretim kurumlarında da bahsedilen kanuna uygun olarak çalışacak kişiler ile belirli süreli iş sözleşmesi düzenlenmektedir. Bu şekilde bu kanundaki hükümlerde geçerli olmaktadır. Bu durumu ve sözleşeme konusundaki ayrıntılar aşağıda açıklanacaktır.

Özel öğretim kurumunda yani halk arasındaki tabiri ile özel okullarda çalışmakta olan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olan kişiler Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi olarak özlük hakları ve tüm diğer işe hayatları yapılacak olan sözleşme ile ortaya çıkacaktır. Bu kanun kapsamında olmayan genel hususlar konusunda yukarıda sayılmış olan İş Kanunu ve diğer bazı kanunlara tabi olunması mümkün olmaktadır. 

 

Özel Okul Öğretmenleri Haksız Fesih Halinde Kıdem Tazminatını Nasıl Alabilir?

1475 sayılı İş Kanunun 14'üncü maddesi konu hakkında geçerliliğini korumaktadır. Bu kanun metninde kimlerin kıdem tazminatı alabileceği konusunda gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Kimlerin kıdem tazminatına hak kazandığı konusunda oldukça detaylı bir şekilde ilgili kanun maddesinde gerekli tüm açıklamalar yapılmıştır.  Belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalışmakta olan işçiler kıdem tazminatı konusunda bir hak elde edip edemedikleri konusunda ilgili kanunda maddesinde açıkça belirtilmiştir.

Özel Okul Öğretmeni Kıdem Tazminat

 

Açıkça belirtildiği şekilde sözleşmesi biten özel öğretim kurumlarında görevli olan öğretmenlerin sözleşmesini yenilemeyen tarafın haklı bir şekilde gerekçe göstermesi ile sözleşmeyi yenilmeme konusunda bir irade ortaya koyması gerekmektedir. Sonuç olarak iş sözleşmesi yenilenmeyen özel öğretim kurumu öğretmenlerini, kendisine haklı ve makul bir gerekçe sunulmamış olması ile kıdem tazminatına hak kazanmaları mümkündür.

Özel öğretim kurumlarında çalışmakta olan öğretmenlerin sözleşme sürelerinin bitmesi halinde işveren yeni bir sözleşme yapmasına rağmen yeni bir öğretmen ile anlaşmış ise yine kıdem tazminatı ödemeye mahkum olacaktır. Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu aldığı kararı ile birlikte belirli süreli iş sözleşmelerine dayalı olarak çalışmakta olan özel öğretim kurumu öğretmenlerinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler gibi değerlendirilmesini istemiş ve bu şekilde karar vermiştir. Bu karardan sonraki süreçte özel öğretim kurumu öğretmenleri sözleşmesinin süresine bakmaksızın kıdem tazminatı için haklarını İş Mahkemelerinde aramaları mümkün olabilmektedir.

 

Kıdem Tazminatı Ve İş Sözleşmesinin Fesih Durumu

İŞ sözleşmesinin feshi genel olarak süreli fesih veya haklı sebep ile fesih olarak iki ayrı şekilde olmaktadır. İşçinin işe başlamaktan vazgeçmiş olması durumunda, işçinin bu davranışının sözleşmesinin işçi tarafından feshi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple baştan beri geçerli bir şekilde devam etmekte olan iş sözleşmesi, işçi, işe başlamamak ile sona erdirmiş olmaktadır. Bu sebeple işçinin daha önce peşin ücret ödemesi ile kıdem tazminatı almış ise bunları iade etme yükümlülüğü ve yapılan usulsüz feshin sonuçlarından sorumluluğu söz konusu olmaktadır.

İş Kanunun iş mevzuatına girmekte olan iş güvencesi ile alakalı hükümleri kapsamında, işçilerin sözleşmesinin feshedilmesi işverene geçerli bir neden gösterme ve kanunda öngörülen fesih bildirim usulüne uyma yükümlülüğünü getirmiş olmaktadır.

Kıdem tazminatının alınabilmesi konusunda sorular İş Kanunu konusunda gerekli bilgilere sahip olan ve uzman olan bir avukatın cevaplaması gereken bir soru olmaktadır. Ancak bu konuda İş Kanunu ve ilgili kanunlar ile anayasanın incelenmesi ile bazı cevaplar bulunabilmektedir. Bu konuda Anayasanın 48'inci maddesinin getirdiği herkes istediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğüne sahiptir ifade ile sözleşme düzenlenmesi konusunda hürriyetten bahsedilmiştir. Bu şekilde Borçlar Kanunun 2'nci maddesinde sözleşmesinin esaslı noktalarında uyuşmaları olmuş ise, ikinci derecede noktalar üzerinde durulması mümkün olmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılmaktadır. Ayrıca borçlar kanunun 48'inci maddesi gereği hür irade ile borçlar kanunun 2'nci maddesinde belirtildiği gibi imzalanan sözleşmeler bağlayıcı bir mahiyette olmaktadır.

Yine Borçlar Kanunun 12'nci maddesi sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekilde bağlı olmamaktadır. İfadesi ile imzalanan sözleşmesinin içeriğini kabul etme şartını ortadan kaldırmaktadır. İş Kanunu ve diğer kanunlar ile anayasada belirtildiği şekillerde iş sözleşmelerinin ama hatları ve içeriği konusunda birçok düzenleyici uygulama ve hükümler bulunması mümkün olabilmektedir.

Bu konuda bir ihbar tazminatı veya kıdem tazminatı konusundaki talepler ve sorunlar için ankara avukat desteği ile davaların yürütülmesi ve kısa sürede gerekli işlemlerin yapılması sağlanabilmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak