Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur? Şartları ve Dava Süreci 2026 – Anlaşmalı boşanma, evliliği en az bir yıl sürmüş eşlerin boşanma konusunda ortak iradeye sahip olmaları ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumunu birlikte düzenlemeleri halinde uygulanabilen boşanma yoludur. Türk Medeni Kanunu m.166/3’e göre eşler mahkemeye birlikte başvurabilir veya eşlerden biri tarafından açılan boşanma davasını diğer eş kabul edebilir; ancak bu tek başına yeterli değildir. Hâkimin eşleri duruşmada bizzat dinlemesi, boşanma iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve nafaka, tazminat ile varsa çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzenine ilişkin anlaşmayı uygun bulması gerekir. Taraflar taşınmaz, araç, ziynet veya başka malvarlığı konularını da aynı protokolde düzenleyebilir; ancak mal rejiminin tasfiyesinin her anlaşmalı boşanmada mutlaka aynı protokol içinde yapılması zorunlu değildir. Anlaşmalı boşanmanın hızlı ilerleyebilmesi için asıl önemli olan yalnızca eşlerin “boşanmak istiyoruz” demesi değil, imzaladıkları protokolün açık, uygulanabilir ve sonradan yeni bir uyuşmazlığa yol açmayacak şekilde hazırlanmasıdır.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için evliliğin dava tarihinde en az bir yıldır devam ediyor olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi, hâkimin eşleri duruşmada bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin özgürce açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumuna ilişkin anlaşmayı uygun bulması gerekir. Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini korumak amacıyla protokolde değişiklik önerebilir; eşlerin önerilen değişikliği kabul etmesi halinde anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir. TMK m.166/3 bu şartları açıkça düzenlediğinden yalnızca imzalı bir protokolün mahkemeye verilmesi anlaşmalı boşanma için yeterli değildir.
1 Yıl Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Olur mu?
Hayır. Türk Medeni Kanunu m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma için resmi evlilik tarihinden dava tarihine kadar en az bir yıl geçmiş olması gerekir. Eşlerin altı aydır ayrı yaşaması, çocuklarının bulunmaması, bütün mali konularda anlaşmış olmaları veya boşanmayı birlikte istemeleri bir yıllık kanuni süreyi ortadan kaldırmaz. Bir yıl dolmadan da boşanma davası açılabilir ancak dava TMK m.166/3 anlamında anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz; somut olayın özelliklerine göre başka bir boşanma sebebine dayanılması gerekir. Bu konuda 6 Ay Ayrı Yaşamak Otomatik Boşanma Sebebi mi? başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma İçin İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Anlaşmalı boşanma düşünülüyorsa ilk olarak evliliğin bir yıllık süreyi doldurup doldurmadığı kontrol edilmeli, ardından eşlerin yalnız boşanma konusunda değil boşanmanın sonrasında önem taşıyacak konularda gerçekten uzlaşıp uzlaşmadıkları belirlenmelidir. Müşterek çocuk varsa velayet, çocukla kişisel ilişki ve iştirak nafakası; eşler bakımından yoksulluk nafakası ve tazminat; malvarlığı konusunda düzenleme yapılacaksa taşınmaz, araç, ziynet, ev eşyaları, banka hesapları ve kredi borçları ayrı ayrı ele alınmalıdır. Daha sonra bu irade açık bir anlaşmalı boşanma protokolüne dönüştürülmeli ve protokolle uyumlu dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Dilekçenin hazırlanması konusunda Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumuna ilişkin ortak iradelerini yazılı hale getirdikleri belgedir. Protokolün amacı yalnız mahkemeye “anlaştık” bilgisini vermek değil, boşanma sonrasında hangi hakkın kim tarafından ne şekilde kullanılacağını açık hale getirmektir. Bu nedenle velayet, çocukla kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi temel konular belirsiz bırakılmamalı; taraflar mal rejimi, taşınmaz, araç, ziynet veya borçlar konusunda da anlaşmışsa bunlar uygulanabilir ifadelerle yazılmalıdır. Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından uygun bulunup onaylanmadıkça boşanma hükmünün parçası haline gelmez.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yazılmalıdır?
Protokolde tarafların anlaşmalı olarak boşanmak istedikleri açıkça belirtilmeli, müşterek çocuk varsa velayetin hangi ebeveynde kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı düzenlenmeli, iştirak nafakası ve varsa yoksulluk nafakası miktarı ile ödeme şekli gösterilmeli, maddi veya manevi tazminat konusunda talep bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır. Taraflar malvarlığı ilişkilerini de boşanmayla birlikte çözmek istiyorsa taşınmazın açık tapu bilgileri, aracın plaka ve mümkünse diğer ayırt edici bilgileri, ziynetlerin durumu, para ödemelerinin tutarı ve vadesi gibi ayrıntılar tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır. 2026 tarihli Yargıtay kararında protokolde taşınmaz parsel bilgilerinin yanlış yazılması sonradan ayrı bir uyuşmazlığa dönüşmüş olduğundan özellikle taşınmaz hükümlerinde genel ifadelerden kaçınılması önemlidir.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Protokolde Zorunlu mu?
Hayır. Mal rejiminin tasfiyesi anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için her durumda protokolde sonuçlandırılması gereken zorunlu bir unsur değildir. Eşler boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda gerekli anlaşmayı sağlayıp mal rejiminin tasfiyesini ayrıca bırakabilir veya malvarlığını aynı protokol içinde tamamen çözebilir. Ancak mal paylaşımı daha sonra yapılacaksa “tarafların birbirinden hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır” gibi geniş feragat cümlelerinin hangi hakları kapsadığı dikkatle değerlendirilmelidir; çünkü ileride katılma alacağı, değer artış payı veya ziynet taleplerinin protokolle sona erip ermediği konusunda yeni uyuşmazlık çıkabilir.
Ev, Arsa veya Başka Taşınmaz Protokolde Nasıl Yazılmalıdır?
Taşınmaz eşlerden birine bırakılacak veya devredilecekse yalnızca “ev kadın eşe bırakılmıştır” ya da “Ankara’daki daire erkek eşte kalacaktır” gibi ifadeler kullanılmamalıdır. Taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm gibi tapu kayıtlarında ayırt edilmesini sağlayan bilgilerinin doğru yazılması, devrin hangi tarihte ve hangi koşullarda yapılacağının belirtilmesi, tapu harç ve giderlerini kimin karşılayacağının düzenlenmesi daha güvenli olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/147 E., 2026/3575 K. sayılı kararında tarafların protokolünde yanlış parsel bilgisinin yer alması sonradan tescil ve protokolün iptali tartışmasına dönüşmüştür; bu karar protokolde malvarlığı bilgilerinin neden dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini açık biçimde gösteriyor.
Araç Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nasıl Düzenlenmelidir?
Araç eşlerden birine bırakılıyorsa aracın plakası ve mümkünse ayırt edici diğer bilgiler protokolde açıkça belirtilmeli, noter devrinin hangi süre içinde yapılacağı ve devir masraflarının kime ait olacağı yazılmalıdır. Araç üzerinde kredi, rehin veya başka bir sınırlama bulunuyorsa eşlerin kendi aralarındaki anlaşmasının üçüncü kişilerin mevcut haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmadığı dikkate alınmalıdır. Araç için “otomobil erkek eşe bırakılacaktır” şeklindeki genel bir cümle, özellikle birden fazla araç varsa ileride hangi aracın kastedildiği konusunda sorun yaratabilir.
Ziynet Eşyaları Protokolde Yazılmalı mı?
Taraflar ziynet konusunda anlaşmışlarsa bu konuyu protokolde açıkça çözebilirler. Ziynetlerin aynen kime bırakıldığı, teslim edilip edilmediği, belirli ziynetlerden feragat bulunup bulunmadığı veya bedel ödeneceği kararlaştırılmışsa miktar ve ödeme tarihi açıkça yazılmalıdır. “Ziynet konusunda tarafların birbirinden talebi yoktur” gibi cümleler kullanılacaksa bunun gerçek iradeyi yansıttığından emin olunmalıdır; çünkü boşanma sonrasında ziynet alacağı konusunda ayrı uyuşmazlıkların çıkmasının temel nedenlerinden biri protokolün bu konuda belirsiz kalmasıdır.
Konut Kredisi ve Ortak Borçlar Protokolde Nasıl Düzenlenmelidir?
Eşler ortak kredi veya başka borçları boşanmadan sonra kimin ödeyeceğini protokolde belirleyebilir; ancak eşlerin kendi aralarında yaptığı bu anlaşma, kredi sözleşmesine taraf olan bankanın haklarını kendiliğinden değiştirmez. Örneğin kredi sözleşmesinde iki eş borçluysa protokole “kalan kredi taksitlerini yalnız erkek eş ödeyecektir” yazılması, banka açıkça kabul etmedikçe diğer eşin bankaya karşı sözleşmesel sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle borç düzenlemelerinde eşlerin birbirlerine karşı sorumluluğu ile banka veya başka üçüncü kişiye karşı sorumluluk birbirinden ayrılmalıdır.
Çocuklu Anlaşmalı Boşanmada Nelere Dikkat Edilmelidir?
Müşterek çocuk bulunan anlaşmalı boşanmalarda protokol yalnızca “velayet anneye bırakılmıştır” şeklinde düzenlenmemelidir; velayet yanında çocukla diğer ebeveyn arasındaki kişisel ilişkinin hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatilleri, bayramlar ve gerekiyorsa özel günler bakımından uygulanabilir biçimde yazılması önemlidir. Çocuk için ödenecek iştirak nafakası, ödeme günü ve taraflar istiyorsa artış yöntemi de belirlenebilir. Anne ve babanın yaptığı düzenleme hâkimi bağlamaz; hâkim çocuğun üstün yararına uygun görmediği hükümlerde değişiklik önerebilir. Velayet ve nafakaya ilişkin uyuşmazlıklar hakkında Boşanma Velayet ve Tedbir Nafakası Kararına İtiraz başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Çocuk Kimin Velayetinde Kalacağına Kendisi Karar Verebilir mi?
Anne ve babanın velayet konusundaki anlaşması anlaşmalı boşanma protokolünde gösterilir ancak nihai değerlendirme çocuğun üstün yararı çerçevesinde mahkemeye aittir. Özellikle idrak çağındaki çocuğun görüşünün önem taşıdığı durumlar bulunabilir ancak çocuğun tek başına “annemle kalmak istiyorum” veya “babamla kalmak istiyorum” demesi velayeti otomatik belirlemez. Çocuğun yaşı, mevcut yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi ve ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.
Anlaşmalı Boşanmada İştirak Nafakası Nasıl Belirlenir?
İştirak nafakası müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma ve diğer ihtiyaçlarına velayeti kendisinde olmayan ebeveynin mali gücü oranında katılmasını amaçlar. Taraflar protokolde nafakanın tutarını, ödeme gününü ve isterlerse TÜFE gibi objektif bir ölçüte bağlı yıllık artış yöntemini kararlaştırabilir. Çocuk için belirlenen iştirak nafakası eşe ödenen yoksulluk nafakasından farklıdır ve aynı genel cümle içinde iki nafaka türünün birbirine karıştırılmaması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Yoksulluk Nafakası Nasıl Düzenlenir?
Taraflardan biri boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecekse koşulları çerçevesinde yoksulluk nafakası kararlaştırılabilir. Protokolde nafakanın miktarı, hangi tarihte başlayacağı, ödeme günü ve varsa artış yöntemi açıkça yazılabilir. Eşler yoksulluk nafakası istemediklerinde de bu iradenin açık biçimde ortaya konması önemlidir; “nafaka yoktur” şeklindeki genel bir cümlenin çocuk için iştirak nafakasını da kapsadığı izlenimi yaratmaması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl Düzenlenir?
Eşler maddi ve manevi tazminat konusunda karşılıklı olarak taleplerinin bulunmadığını belirtebilir veya belirli bir tazminat üzerinde anlaşabilir. Tazminat ödenecekse miktar, ödeme zamanı ve taksitlendirme varsa taksit tarihleri açık biçimde yazılmalıdır. “Taraflar tazminat konusunda anlaşmıştır” gibi miktarı ve yükümlüyü göstermeyen ifadeler sonradan icra edilebilirlik sorunu yaratabilir.
İnternetten Bulunan Hazır Anlaşmalı Boşanma Protokolü Kullanılabilir mi?
İnternetteki protokol örnekleri hangi konuların düzenlenebileceğini görmek bakımından yardımcı olabilir ancak başka bir çift için hazırlanmış metnin yalnız isimleri değiştirilerek kullanılması önemli riskler taşır. Çocuklu bir aile ile çocuksuz bir ailenin, taşınmazı ve kredisi bulunan eşlerle hiçbir ortak malvarlığı bulunmayan eşlerin ihtiyaçları aynı değildir. Özellikle “bütün haklardan karşılıklı feragat edilmiştir” gibi hazır kalıp cümleler, imzalayan kişinin gerçekten vazgeçmek istemediği mal rejimi, ziynet veya başka alacaklarını etkileyebilir. Dilekçenin ve protokolün birlikte nasıl hazırlanacağı için Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesinde Neler Yazılmalıdır?
Dilekçede mahkemenin adı, eşlerin kimlik ve adres bilgileri, evliliğin en az bir yıl sürdüğü, tarafların anlaşmalı olarak boşanmak istedikleri ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumu üzerinde anlaştıkları açıkça belirtilmelidir. Hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü dilekçeyle birlikte dosyaya sunulabilir. Dava dilekçesinin protokol ile çelişmemesi önemlidir; örneğin dilekçede nafaka talep edilmediği yazılırken protokolde nafaka düzenlenmesi bulunması gereksiz tereddüt yaratabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; Aile Mahkemesi bulunmayan yerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir. Yetki bakımından TMK m.168 uygulanır ve dava eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada “taraflar Türkiye’de istedikleri herhangi bir Aile Mahkemesine gidebilir” şeklindeki bilgi doğru değildir.
Ankara’da Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede Açılır?
Ankara’da dava açılacak olması tek başına hangi adliyenin yetkili olduğunu göstermez; tarafların yerleşim yerleri ve davadan önce son altı ay birlikte yaşadıkları yer değerlendirilmelidir. Çankaya, Keçiören, Etimesgut, Sincan veya başka bir ilçede yaşanması halinde görev ve yetki mevcut adli teşkilat ile tarafların hukuki yerleşim yerlerine göre belirlenmelidir. Ankara’da anlaşmalı boşanma sürecinde avukatın rolü ve uygulama hakkında Anlaşmalı Boşanma Avukatı Ankara başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Duruşmasına Eşlerin Gitmesi Gerekir mi?
Evet. TMK m.166/3, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini şart koşmaktadır. Bu nedenle eşlerden birinin veya her ikisinin avukatla temsil edilmesi, anlaşmalı boşanma duruşmasında kişisel olarak hazır bulunma şartını kural olarak kaldırmaz. Yalnız vekilin “müvekkilim boşanmayı kabul ediyor” demesi anlaşmalı boşanma hükmü kurulabilmesi için yeterli değildir.
Anlaşmalı Boşanma Duruşmasında Hâkim Ne Sorar?
Hâkim duruşmada tarafların kimliklerini belirledikten sonra genellikle boşanmak isteyip istemediklerini, dosyaya sunulan protokolü okuyup kabul edip etmediklerini, imzaların kendilerine ait olup olmadığını ve protokol hükümlerini özgür iradeleriyle kabul edip etmediklerini sorar. Çocuk, nafaka, tazminat veya malvarlığı düzenlemesi bulunuyorsa bu hükümler hakkında da tarafların iradeleri teyit edilebilir. Anlaşmalı boşanmada amaç eşlerin kusurunu araştırmak değil, boşanma iradesinin gerçek ve özgür olup olmadığını ve yapılan düzenlemenin kanuna uygunluğunu denetlemektir. Güncel ilk sayfa içerikleri de duruşma sorularını özellikle bu çerçevede ele alıyor.
Hâkim Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Değiştirebilir mi?
Evet. TMK m.166/3 açıkça hâkime tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi vermektedir. Ancak hâkimin önerdiği değişikliklerin taraflar tarafından da kabul edilmesi gerekir; eşlerden biri değişikliği kabul etmezse mahkeme o protokol üzerinden anlaşmalı boşanmaya karar veremez. Bu denetim özellikle çocukların velayeti, kişisel ilişki ve nafaka hükümlerinde önemlidir.
Eşlerden Biri Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?
Taraflardan biri duruşmaya katılmazsa hâkim her iki eşin boşanma iradesini bizzat teyit edemeyeceğinden o duruşmada TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün olmayabilir. Daha önce protokolün imzalanmış olması tek başına bu şartı ortadan kaldırmaz. Mahkemenin bundan sonraki usuli işlemi dosyanın durumuna göre belirlenir.
Eşlerden Biri Duruşmada Boşanmaktan Vazgeçerse Ne Olur?
Anlaşmalı boşanma ortak ve devam eden boşanma iradesine dayanır. Eşlerden biri duruşmada artık boşanmak istemediğini söyler, protokolü kabul etmediğini belirtir veya protokolün önemli bir hükmünden vazgeçerse anlaşmalı boşanmanın şartları ortadan kalkabilir. Protokolün daha önce imzalanmış olması eşlerin karar verilinceye kadar iradelerini değiştiremeyecekleri anlamına gelmez. Uyuşmazlık devam ederse davanın çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesinin usul ve şartları ayrıca değerlendirilir.
Çekişmeli Boşanma Davası Sonradan Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi?
Evet. Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler devam eden çekişmeli boşanma davası sırasında boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumu konusunda anlaşmaya varırsa anlaşmalı boşanma koşullarının oluşması mümkün olabilir. Tarafların hazırladıkları protokolü mahkemeye sunmaları, duruşmada bizzat dinlenmeleri ve protokolün hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Çekişmeli Boşanma Anlaşmalı Boşanmaya Nasıl Dönüşür? başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Tek Celsede Biter mi?
Dilekçe ve protokol eksiksiz hazırlanmış, taraflar duruşmaya gelmiş ve hâkim protokolü uygun bulmuşsa anlaşmalı boşanma davasının tek duruşmada karara bağlanması mümkündür. Ancak bunun her dosya için garanti edildiği söylenemez; protokolde eksiklik veya çelişki bulunması, tarafların beyanlarının uyuşmaması, çocukla ilgili hükümlerin uygun görülmemesi veya mahkemenin ek açıklama istemesi halinde süreç uzayabilir. Bu nedenle “anlaşmalı boşanma kesin tek celsede biter” yerine “şartları uygunsa tek celsede sonuçlanabilir” ifadesi daha doğru olur.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanmanın kaç gün veya kaç haftada sonuçlanacağını bütün mahkemeler için geçerli sabit bir süreyle belirtmek mümkün değildir. Duruşma günü mahkemenin iş yoğunluğuna, dava dilekçesi ve protokolün eksiksiz olup olmamasına ve tarafların duruşmadaki beyanlarına göre değişir. Dava tek duruşmada karara bağlansa dahi gerekçeli kararın hazırlanması, tebliğ ve kesinleşme aşamaları ayrıca zaman alır. Bu nedenle “7 günde boşanma” veya “en geç 30 günde kesinleşir” şeklindeki garanti niteliğindeki ifadelerin kullanılmasını önermiyorum.
Tek Celsede Boşanma Kararı Verilirse Evlilik Hemen Sona Erer mi?
Duruşmada boşanma kararının açıklanması ile kararın hukuken kesinleşmesi aynı şey değildir. Mahkeme duruşmada boşanmaya karar verdikten sonra gerekçeli karar hazırlanır ve taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilir; kanun yolu süresinin tamamlanması veya usulüne uygun feragat işlemleri sonrasında karar kesinleşir. Nüfus kayıtlarına boşanma bilgisinin işlenmesi de kesinleşmeden sonra gerçekleşir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da anlaşmalı boşanmanın kesinleşmeden önce taraflardan birinin ölmesi gibi durumların davanın sonucunu etkileyebildiği görülmektedir.
Taraflar İstinaftan Feragat Ederse Boşanma Daha Hızlı Kesinleşir mi?
Karar verildikten sonra tarafların kanun yolundan usulüne uygun biçimde feragat etmeleri kesinleşme sürecini hızlandırabilir; ancak hangi aşamada ve ne şekilde feragat edileceği usul hükümlerine uygun olmalıdır. Duruşmada “istinaf etmeyeceğiz” demek ile gerekçeli karardan sonra geçerli kanun yolu feragati aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.
Anlaşmalı Boşanmada Avukat Tutmak Zorunlu mu?
Hayır. Anlaşmalı boşanma davasının avukatla takip edilmesi kanunen zorunlu değildir ve eşler kendi dilekçe ve protokollerini hazırlayarak başvurabilir. Bununla birlikte çocuk, taşınmaz, araç, kredi, ziynet, şirket hissesi veya önemli parasal ödemeler bulunan dosyalarda protokolde kullanılan tek bir geniş feragat cümlesi dahi ileride sonuç doğurabileceğinden imzalanacak hükümler dikkatle değerlendirilmelidir. Ankara’daki dava süreci ve avukatın rolü için Anlaşmalı Boşanma Avukatı Ankara başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
İki Eş Aynı Avukatla Anlaşmalı Boşanabilir mi?
Eşlerin boşanma konusunda anlaşmış olması onların dava içerisindeki karşı taraf konumunu tamamen ortadan kaldırmaz. Aynı avukatın birbirine karşı taraf olan eşleri birlikte temsil etmesi meslek kuralları ve menfaat çatışması bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulamada bir eş avukatla temsil edilirken diğer eş protokolü kendi iradesiyle kabul edebilir veya kendi avukatından ayrıca hukuki görüş alabilir. Özellikle yüksek değerli malvarlığı veya bir tarafın geniş haklardan feragat ettiği protokollerde her eşin imzaladığı düzenlemenin kendisi açısından sonuçlarını anlaması önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Sonradan Değiştirilebilir mi?
Taraflar mahkeme kararından önce ortak iradeleriyle protokolde değişiklik yapabilir veya hâkimin önerdiği değişiklikleri kabul edebilir. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra ise protokolün her maddesi tarafların tek taraflı iradesiyle serbestçe değiştirilemez; hükmün niteliğine göre yeni dava veya başka hukuki yollar gerekebilir. Özellikle velayet, iştirak nafakası ve çocukla kişisel ilişki gibi çocukların üstün yararını ilgilendiren konular değişen koşullara göre daha sonra yeniden değerlendirilebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Feragat Edilirse Sonradan İstenebilir mi?
Bu sorunun cevabı hangi nafaka türünden söz edildiğine ve protokoldeki düzenlemenin içeriğine göre değişir. Eşe ilişkin yoksulluk nafakası ile çocuğa ilişkin iştirak nafakası aynı nitelikte değildir; çocuk yararına olan nafaka, anne veya babanın kendi şahsi mali hakkı gibi sınırsız biçimde tasarruf edebileceği bir hak değildir. Bu nedenle protokolde “nafaka istemiyoruz” şeklindeki tek bir genel ifade yerine hangi nafakanın kastedildiği açıkça belirtilmelidir.
Anlaşmalı Boşanmada Çocuğun Soyadı veya Eşin Soyadı Düzenlenebilir mi?
Boşanmadan sonra eşlerin soyadı ve çocuğun soyadı kanuni düzenlemelere tabidir; protokolde tarafların kendi aralarında yaptığı her düzenleme ilgili nüfus veya soyadı hükümlerini kendiliğinden değiştirmez. Taraflar protokole iradelerini yazabilir ancak kanunun ayrıca mahkeme kararı veya belirli koşullar aradığı konularda yalnız protokol hükmü yeterli olmayabilir. Bu nedenle protokol hazırlanırken tarafların serbestçe düzenleyebileceği konularla kanunun emredici biçimde düzenlediği konular birbirinden ayrılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Kusur Araştırılır mı?
Anlaşmalı boşanmanın temelinde eşlerin ortak boşanma iradesi bulunduğundan çekişmeli boşanmada olduğu gibi tarafların hangi olayda ne kadar kusurlu olduğuna ilişkin geniş bir kusur araştırması yapılmaz. Hâkim için temel mesele tarafların boşanmayı özgür iradeleriyle isteyip istemediği ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklara ilişkin düzenlemenin uygun olup olmadığıdır. Taraflar anlaşamadığında ve dava çekişmeli hale geldiğinde ise kusur tazminat ve bazı diğer sonuçlar bakımından önem kazanabilir. Çekişmeli boşanmanın genel sebeplerinden biri hakkında Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanmada Tanık Gerekir mi?
Anlaşmalı boşanmada eşlerin boşanma iradesi ve protokol hükümleri üzerinde anlaşması esas olduğundan çekişmeli boşanma davalarındaki gibi zina, şiddet, terk veya evlilik birliğinin sarsılması olaylarını tanıklarla ispat etmek kural olarak gerekli değildir. Hâkim eşleri bizzat dinleyerek ortak ve özgür boşanma iradesini tespit eder. Dosyada başka özel bir uyuşmazlık ortaya çıkmadıkça anlaşmalı boşanmanın mantığı tarafların kusur iddialarını tanıklarla ispatlamasına dayanmaz.
Anlaşmalı Boşanmada Arabuluculuk Zorunlu mu?
Boşanma talebinin kendisi zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Eşlerin anlaşması mahkemenin boşanma hükmü yerine geçmez; evlilik ancak mahkemenin vereceği ve kesinleşecek boşanma kararıyla sona erer. Taraflar boşanmanın sonuçları konusunda kendi aralarında anlaşabilir ancak çocukların durumu ve boşanmanın fer’î sonuçları hâkim denetimine tabidir.
Anlaşmalı Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma nasıl olur?
Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşler birlikte başvuruyor veya biri diğerinin davasını kabul ediyor, hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin özgür olduğuna kanaat getiriyor ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun buluyorsa anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir.
1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanılabilir mi?
Hayır. TMK m.166/3 kapsamındaki anlaşmalı boşanmanın uygulanabilmesi için resmi evliliğin en az bir yıldır devam ediyor olması gerekir.
Anlaşmalı boşanmada protokol gerekli mi?
Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumunda anlaşmaları zorunludur; uygulamada bu anlaşma yazılı protokol halinde mahkemeye sunulur ve hâkim tarafından denetlenir.
Mal paylaşımı protokolde olmak zorunda mı?
Hayır. Mal rejimi tasfiyesi her anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsuru değildir; ancak taraflar bu konuyu da boşanmayla birlikte çözmek istiyorlarsa protokolde açık biçimde düzenleyebilirler.
Anlaşmalı boşanmada iki taraf da mahkemeye gitmek zorunda mı?
Evet. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi TMK m.166/3’ün kanuni şartlarından biridir; avukat bulunması bu şartı kural olarak kaldırmaz.
Hâkim protokolü kabul etmek zorunda mı?
Hayır. Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini dikkate alarak protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir; değişikliklerin eşler tarafından da kabul edilmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi?
Şartlar tamamsa ve protokol uygun bulunursa tek celsede karar verilmesi mümkündür ancak her dosya için garanti değildir.
Karar çıkınca hemen boşanmış olur muyuz?
Hayır. Kararın gerekçeli olarak yazılması ve kanun yolu süreçlerinin ardından kesinleşmesi gerekir; nüfus kaydındaki değişiklik de kesinleşmeden sonra yapılır.
Eşlerden biri son anda vazgeçerse ne olur?
Ortak boşanma iradesi ortadan kalkarsa anlaşmalı boşanma koşulları oluşmayabilir. Dosyanın çekişmeli şekilde devam edip etmeyeceği usuli duruma göre değerlendirilir.
Çekişmeli dava anlaşmalı boşanmaya çevrilebilir mi?
Evlilik bir yıldan uzun sürmüş ve eşler dava sırasında boşanmanın sonuçlarında anlaşmışlarsa diğer şartların da sağlanması halinde anlaşmalı boşanma gündeme gelebilir. Ayrıntılı bilgi için Çekişmeli Boşanma Anlaşmalı Boşanmaya Nasıl Dönüşür? başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu?
Hayır. Ancak özellikle çocuk, taşınmaz, araç, kredi, ziynet veya önemli parasal yükümlülüklerin bulunduğu protokollerde hükümlerin ileride yaratacağı sonuçların önceden değerlendirilmesi önemlidir.
Anlaşmalı boşanmada tanık gerekir mi?
Kural olarak hayır. Anlaşmalı boşanmada çekişmeli davadaki gibi boşanma olaylarını tanıkla ispat etme gereği bulunmaz; tarafların bizzat dinlenmesi ve ortak iradelerinin devam etmesi esastır.
Anlaşmalı boşanma için aynı şehirde yaşamak gerekir mi?
Hayır. Eşlerin aynı evde veya aynı şehirde yaşaması şart değildir; ancak davanın hangi mahkemede açılacağı TMK m.168’deki yetki kurallarına göre belirlenmelidir.
Anlaşmalı Boşanma Sürecinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar evliliğin bir yılı dolmadan anlaşmalı boşanma başvurusu yapılması, görevli ve yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesi, protokol ile dava dilekçesinin birbiriyle çelişmesi, çocukla kişisel ilişki günlerinin uygulanamayacak kadar belirsiz yazılması, iştirak nafakası ile yoksulluk nafakasının birbirine karıştırılması, mal rejimi daha sonra çözülecek olmasına rağmen protokole geniş feragat cümlesi konulması, taşınmaz bilgilerinin eksik veya yanlış yazılması, aracın hangi tarihte devredileceğinin belirtilmemesi ve ortak kredi borcunun bankaya karşı da protokolle sona ereceğinin düşünülmesidir. 2026 tarihli Yargıtay kararında yanlış taşınmaz bilgisinin sonradan ayrı dava konusu olması, protokolün yalnız hızlı boşanmak için hazırlanacak bir formalite olmadığını açıkça gösteriyor.
Anlaşmalı Boşanma İçin Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?
Anlaşmalı boşanma düşünülüyorsa önce resmi evlilik tarihinden itibaren bir yıllık sürenin tamamlanıp tamamlanmadığı kontrol edilmeli, ardından tarafların çocuk, nafaka, tazminat ve boşanmanın diğer mali sonuçları konusunda gerçekten anlaşma sağlayıp sağlamadığı belirlenmelidir. Mal paylaşımı da aynı dosyada çözülecekse taşınmaz, araç, ziynet ve borçlar ayrı ayrı ele alınmalı, üzerinde anlaşılmayan hiçbir konu genel feragat ifadelerinin arkasına gizlenmemelidir. Protokol hazırlandıktan sonra bununla uyumlu dava dilekçesi görevli ve yetkili Aile Mahkemesine sunulmalı, taraflar duruşmaya bizzat katılarak boşanma iradelerini ve protokolü kabul ettiklerini açıklamalıdır. Dilekçe hazırlığı için Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi, Ankara’daki uygulama ve hukuki destek için Anlaşmalı Boşanma Avukatı Ankara, anlaşma sağlanamaması halinde Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve velayet–nafaka uyuşmazlıkları için Boşanma Velayet ve Tedbir Nafakası Kararına İtiraz başlıklı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Av. İlkay Uyar Kaba – Ankara
Son Güncelleme: 25 Eylül 2026
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Anlaşmalı boşanma protokolünün kapsamı; müşterek çocuk, nafaka, tazminat, taşınmaz, araç, ziynet, kredi ve diğer malvarlığı ilişkilerine göre her dosyada ayrı değerlendirilmelidir.

Strazburg Cad. Bina No: 10 Kat:3 Daire: 9-10-11-12 PK:06410 Sıhhiye - Çankaya - ANKARA
+90 312 995 02 02
E-Posta Gönderin
SORULAR
iyi günler kolay gelsin. Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur hakkında sorum olucaktı ? Bilgi verebilirmisiniz.