Atla

Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar


Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar

Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar

Boşanma Davasında Hâkim Ne Sorar?

Boşanmak isteyen karı ve kocanın, açacakları boşanma davasında merak edilen konulardan biriside boşanma davasında hâkim neye dikkat eder  yada boşanma davasında hakim ne sorar hususlarıdır. Bu suale cevap arayan karı veya kocanın bilmesi gerekli olanlar arasında birkaç konu ön plana çıkmaktadır. Hâkim, boşanma davası açılmasına sebep olan hadiseler ve bu hadiselerin evlilik birliği içerisinde nasıl geliştiği gibi konularda inceleme yapar olaylar hakkında bilgi ve bir kanaate sahip olabilmek için karı ve kocaya bu yönde sorular sorar.

Boşanma davaları hem maddi açıdan hem de manevi açıdan çok zor bir süreçtir. Hâkim, boşanmak isteyen çiftlerin ileri sürdüğü boşanma sebeplerini iyice inceleyip araştırma yaparak evlilik birliğinin temelden neden sarsıldığı ve bu sarsılmada kusurun hangi tarafta olduğuna karar vermek için özellikle belirli hususlar üzerinde durur soru sorar, irdeler, tanık ifadesine başvurur.

Boşanma davasında hâkim, karı ve kocanın evlilik hayatındaki kusurlarının olup olmadığını araştırır ve bir kusur değerlendirmesi ve derecelendirmesi yapar. Boşanma davasında hâkimin özellikle dikkat edeceği bu konular, boşanma gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkacak olan boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarına etki edeceğinden dolayı davanın aydınlatılması ve karı ve kocanın kusur oranlarını tespit etmek adına çok önemlidir.

Hâkim, boşanma davasında önemli gördüğü hususlar da araştırma yapabilmek için karı ve kocaya değişik ve farklı sorular sorar. Bu sorular boşanma davasının hangi sebeple açıldığına ve davanın içeriğine göre farklılık gösterir.

Aldatmaya Dayalı Boşanma Davasında Hâkim Ne Sorar

Aldatma sebebiyle boşanma davası açılmış ise hâkim, aldatma hadisesinin ne zaman gerçekleştiği, aldatma olayının bir defaya mahsus olduğu veya sürekli olduğu, aldatmaya ilişkin kanıt bulunup bulunmadığı, kanıt var ise bunların neler olduğu, karı ve kocanın talep ettiği hususlarda birbirlerine karşı da farklı farklı sorular sorar ve boşanma davası hakkında kanaat oluşturur. Boşanma davasında hâkim nelere dikkat eder konusunun tek ve net bir cevabı yoktur. Boşanma davasının açılma sebebi ve içeriğine göre hâkim birçok husus üzerinde farklı alanlara dikkat edebilir.

Türk Medeni Kanunu’nda, boşanma sebepleri arasında bulunan hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı gibi olayların varlığın da hâkim bir takım araştırma ve inceleme yapar ve yaptırır. Karı veya kocadan herhangi biri akıl hastalığı ileri sürülerek boşanma davası açmış ise hâkim, bu eşin gerçekten akıl hastası olup olmadığının araştırılması için Adli Tıp Kurumundan bir rapor alınmasını kararlaştırır.

Boşanma davası açma nedeninin terk olması halinde de hâkim, hukukumuzda var olan evi terk şartlarının var olup olmadığını inceler. Ve şayet olay suç işleme iddiası ileri sürülerek boşanma davasına başvurulmuş ise hakim bu defa, bu hususta eş için herhangi bir mahkumiyet kararı verilip verilmediğini araştırır.


 

çekişmeli boşanma davasında hakim ne sorar

Bu hususların dışında boşanma davasında, karı ve kocanın var ise ortak çocuklarıyla ilgili olarak velayet meselesini de karara bağlanır. Hâkim, çocuğun velayeti hususunda karar verirken bazı konuları dikkatle göz önüne alır.

Bu konular arasında çocukların maddi ve manevi olarak daha iyi bir hayat süreceği anne veya babada kalması, arkadaşlarından, okul çağında ise okul çevresinden ayrılmaması gibi birçok problemi araştırılır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Hâkim Ne Sorar?

Çekişmeli boşanma davaları, daha uzun zaman ve farklı zor bir süreçtir. Çekişmeli boşanma davasında hâkim nelere dikkat eder denildiği zaman ise önümüze birçok farklı husus çıkmaktadır.

Eğer çocuk kendi düşüncelerini anlatabilecek bir yaşta ise hâkim çocukların tercihlerini öğrenir ve şayet çocukların yüksek menfaatleri açısından mahsuru yok ise çocukların o ebeveyn yanında kalmasına karar verir. Bu değişkenlerin hepsini inceleyip araştıran hâkim, takdir yetkisini kullanarak çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceğini kararlaştırır. Ayrıca çocukların eğitim, barınma, vücut ve ruh sağlığı, güvenlik konuları hakkında da iyice araştırır. Bu meselelerle ilgili şahitler dinlenir, pedagog ve sosyal hizmetler görevlilerinden raporda isteyebilir.
 

 

Bu hususların başında boşanma sebebi olarak ileri sürülen iddianın kanıtlanması gelmektedir. Bu hallerde her iki eş de kendi iddiaları üzerinden davayı devam ettirirler.

boşanma davasında hakim şahitlere ne sorar

Anlaşmalı Boşanma Davasında Hâkim Ne Sorar?

Anlaşmalı boşanma davasında hâkim nelere dikkat eder denildiğinde cevabı çekişmeli boşanma davasına göre çok basit olmaktadır. Çünkü karı ve koca kendi aralarında boşanmanın bütün hukuki sonuçları üzerinde anlaştıkları için hâkim boşanmayı gerektiren hadiselerin incelenmesine gerek görmez.

Hakiminin bu konudaki amacı boşanma için gerekli, yeterli bir sebep olup olmadığının anlaşılması ve yine tarafların kusur miktarlarının belirlenmesidir. Hâkim, diğer yasal işlemlerin yerine getirilip getirilmediği hususunu inceler ve eksiklik var ise taraflara tamamlamaları için kesin süre verir.

Hâkim, anlaşmalı boşanma davasında karı kocayı bizzat huzurunda görmek ister ve eşlerin boşanmaya ilişkin taleplerini alır ve inceler. Ayrıca karı ve kocanın hür iradeleri ile boşanmak isteyip istemediğine inceler. Örnek olarak, koca tehditle ve zorlama yoluyla karısına boşanmayı kabul ettirdiği izlenimi hâkimde oluşur ise, davayı reddeder.

Hâkim, karı ve kocaya boşanmak isteyip istemediklerini, boşanmanın tüm hukuki, maddi ve manevi hususlarında anlaşma içinde olup olmadıklarını sorar. Anlaşmalı boşanma davasında hâkim nelere dikkat eder sualine verilecek ilk cevaplardan biriside anlaşmalı boşanma protokolü düzenleyip düzenlemedikleri olacaktır.

Anlaşmalı boşanma protokolü inceleyen hâkim, her iki tarafında bu protokolü kabul edip etmediklerini tekrar sorar.Hâkim, diğer yasal yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği hususunu inceler ve eksiklik var ise taraflara tamamlamak için kesin süre verir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Somut olayda; davacı, düğünde takılan ziynet eşyalarının, davalının ailesi tarafından alındığını iddia etmiş, davalı ise, ziynet eşyalarının İzmir'de davacının annesinde kaldığını, davacının bu altınlar ile yurt dışına çıkmasının mümkün olmadığını savunmuştur. Davalı tanığı M. Ü. duruşmada alınan beyanında "... biz eve birisinin girdiğinden şüphelendik, bu nedenle daha önce muhafaza etmek amacı ile bizim evimizde bulunan taraflara ait ziynet eşyalarını ben oğluma teslim ettim. Ziynet eşyalarının tamamını davalıya verdim ..." şeklinde ve davalı tanığı E. Ü. ise duruşmada alınan beyanında "... Ben altınların ne olduğu konusunda bilgi sahibi değilim.

Altınlar oğluma teslim edilmişti..." şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmakla, davacı kadın, ziynet eşyalarının, davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edildiğini davalı tanık beyanları ile ispat etmiştir. Bu durumda ispat yükü davalıda olup, davalı ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kendisine verildiği yolunda bir savunmada bulunmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde ve yapılan bilirkişi incelemesinde bir yanlışlık görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça dosyaya sunulan fatura ve ödeme belgeleri ile tanık beyanlarındaneksper raporuna göre …. 
TL değerinde olan ve istinaf talebine mevzu olan Bellona marka doğrultu adet tekli,doğrultu adet üçlü koltuktan meydana gelen oturma takımının bedelinin davacıdoğrulusunda ödendiği, bu yönden mahkeme kararının usul ve yasaya makulbulunduğu anlaşılmakla oturma gurubuna yönelik davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine hüküm verilmiştir.

İlk derece mahkemesince, "davalı erkeğin davacı eşi ile ilgilenmediği, davacıya hakaret ve tehdit ettiği, davacıyı aldattığı, her fırsatta içki aldığı, evliliğin kendineyüklediği görevleri adına getirmediği, erkeğin tam kusurlu olduğu" kabul edilerek boşanmaya hüküm verilmiş ise de; davacı bayanın, dava dilekçesi ve yanıtayanıt dilekçesinde vakıa olarak dayandığı "davalı erkeğin hakaret ve tehdit ettiği" vakıaları tanık beyanları ile doğrulandığı gerekçesiyle davalı erkeğe kabahat olarak yüklenmiştir, ancak tanık beyanlarında tehdit ve hakaret vakıalarının somutlaştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle kanıtlanmış bulunduğu kabul edilemeyeceğinden erkeğe bu sebeplekabahat yüklenemeyeceği, yeniden davacı, davalının "evin greksinimlerinikarşılamayarak birlik yükümlülüklerini adına getirmediği" vakıasına dayanmış ve mahkemece de erkeğe ilişkin kabahat olarak yüklenmiş ise de davacının dayandığı bu vakıa ispatlanamadığından erkeğe ilişkin kabahat olmaktan çıkartılması gerekmiştir. 
Ayrıca tanık anlatımlarına göre mahkemenin davalı erkeğe kabahat olarak yüklediği "aldatma" vakıasının facebookta mesajlaşmadan ibaret bulunduğu, bu davranışının da aldatma olarak kabulünün olası olmadığı, fakat emniyet sarsıcıtutum olarak nitelendirilebileceği, erkeğe ilişkin kabahat belirlemesinden "aldatma" vakıasının çıkartılarak adına, "güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu" vakıasının yazılmak suretiyle ilk derece mahkemesinin yanlış kabahatbelirlemesinin yukarıda açıklama edildiği şekilde düzeltilmesi gereklidir.

Somut vakada, boşanma dosyası bünyesinde ve eldeki dava dosyasında dinlenen tanık beyanları, otel kayıtları ve başka delillerden, davalının davacının eşi de evlilik dışı ilişkiye girdiği tartışmasızdır.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının akrabasının tanıklığı ile müvekkilinin sadakatsizlik yaptığının kabulünün yanlış olduğunu, davalının eşini aldatmadığını, davacı tanıklarının beyanlarının asılsız ve ikilemli olduğunu, müvekkilinin terörteşkilatına katılma ve propaganda suçlarından salıverilme ettiğini, davacının ailesinin evlilik birliğine müdahalesi ile meseleler yaşadıklarını, nafaka ve tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, velayetin davacıya verilmesinin yanlışolduğunu söyleyerek mahkeme kararının kaldırılıp davanın reddine hükümverilmesini istemiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak